🚀 TÜSİAD "Dönüşümü Hızlandır! Demoday" etkinliğinde genç girişimciler, girişimcilik ekosistemi ile buluştu.
TÜSİAD Bu Gençlikte İŞ Var! girişimcilik programı tarafından ölçeklendirilebilir, sürdürülebilir ve globalleşme potansiyeli olan erken aşama girişimlere yönelik olarak kurgulanan hızlandırma programına 10 girişim dahil oldu.
����️ Etkinliğin açılış konuşmalarını TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Gelecek Endüstrileri, Girişimcilik ve Yatırım Yuvarlak Masası Başkanı Ahu Serter yaptı.
📲 Etkinlikle ilgili detaylar için: https://t.co/YNDvgKEHf1
#TÜSİAD #BuGençlikteİŞVar #DönüşümüHızlandır #Demoday
📌 TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı gerçekleşti.
Toplantının açılış konuşmaları, TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren tarafından yapıldı.
Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol toplantıya onur konuğu olarak katılarak bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmanın ardından, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fatih Kemal Ebiçlioğlu'nun moderasyonunda, Fatih Birol'un katılımıyla bir oturum düzenlendi.
Toplantıda ayrıca TÜSİAD Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi'nin (TÜSİAD-RGE) sektörel sonuçları tanıtıldı. Oturum, TÜSİAD Baş Ekonomisti Gizem Öztok Altınsaç’ın moderasyonunda Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hakan Kara, Saha Analytics Kurucu Ortağı Dr. Şeref Saygılı ve Saha Analytics Kurucu Ortağı-CEO Oğuz Atuk'un katılımı ile gerçekleşti. Oturumda geçtiğimiz yıl yayınlanmaya başlayan TÜSİAD-RGE’nin kapsadığı 10 sektöre ilişkin veriler ilk kez sunularak rekabetçiliği etkileyen dinamikler sektörel düzeyde ele alındı. TÜSİAD-RGE’nin 2026 1. Çeyrek sonuçlarına dair sektörel verileri de içeren rapor, 26 Haziran Cuma günü yayınlanacak.
🔗 Açılış konuşmalarına erişmek için: https://t.co/StTEhArLGg
Günümüzde su kısıtı, kuraklık, biyoçeşitlilik kaybı gibi çevresel risklerin baskısını daha yoğun biçimde hissediyoruz. Bu riskler karşısında, tarım-gıda değer zincirlerinden endüstriyel üretime kadar her alanda çevresel sorumluluğu odağına alan, uygulanabilir ve ölçeklenebilir eylemleri hayata geçirmek en temel önceliğimiz olmalı.
Bu yıl Türkiye ev sahipliğinde “uygulama COP’u” anlayışıyla gerçekleşecek COP31, net sıfır hedefine yönelik yenilikçi ve somut çözümlerin ivmelendirilmesi açısından kritik bir eşik. Bugün “İklim için Şimdi” temasıyla kutlanan Dünya Çevre Günü de konunun aciliyetini ve ortak hareket ihtiyacını güçlü bir şekilde ortaya koyuyor.
Bu anlayışla TÜSİAD olarak uzun vadeli bir kararlılık gerektiren iklim gündeminin güçlendirilmesi için çalışmalarımıza ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içinde devam edeceğiz. Dünya Çevre Günü kutlu olsun.
♻️ TÜSİAD, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında “Sanayinin Net Sıfır Dönüşümünde Teknoloji” başlıklı bir etkinlik düzenledi.
TÜSİAD Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, sanayide net sıfır teknolojilerinin sunduğu çözüm alanları ve uygulama deneyimleri ele alındı.
📲 Etkinliğe ilişkin detaylı bilgi için: https://t.co/B8F7u4aYgi
TÜSİAD Yönetim Kurulu heyetimizle Paris’te temaslarda bulunuyoruz. Kamu, iş dünyası, parlamento ve düşünce kuruluşu temsilcileriyle Türkiye–Fransa ekonomik ilişkilerini ve Türkiye–AB gündemindeki öncelikli başlıkları değerlendiriyoruz.
Temaslarımız kapsamında, Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek’in katılımıyla düzenlediğimiz yuvarlak masa toplantısında, Fransız iş dünyasının önde gelen temsilcileriyle bir araya geldik.
Toplantıda Türkiye ekonomisi ve yatırım ortamının yanı sıra Türkiye–Fransa ekonomik ilişkilerinin geleceğini, Avrupa’nın rekabetçilik gündemini, Sanayi Hızlandırıcı Yasası (IAA) çerçevesinde şekillenen yeni sanayi yaklaşımını ve Türkiye’nin Avrupa değer zincirlerindeki rolünü değerlendirdik. Fransız üst düzey özel sektör temsilcileri ile mevcut iş birliklerinin derinleştirilmesini ve yeni ortak çalışma alanlarını ele aldık.
Türkiye ile Fransa arasındaki güçlü ekonomik bağların; karşılıklı yatırımlar, ticaret, finansman, teknoloji ve sanayi alanlarındaki iş birlikleriyle önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğine inanıyoruz.
Yuvarlak masa toplantısına katılımları, değerlendirmeleri ve katkıları için Sayın Şimşek'e ve tüm şirket ve kurum temsilcilerine teşekkür ediyorum.
Bugün Belçika Kraliçesi Majestelerinin başkanlığında; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur Özdemir Göktaş, Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Sayın Maxime Prévot, ilgili Bakanlar, Belçika Girişimciler Federasyonu (VBO – FEB) Onursal Başkanı Sayın René Branders, Türkiye’nin Brüksel Büyükelçisi Sayın Barış Tantekin, Belçika’nın Ankara Büyükelçisi Sayın Hendrik Van de Velde ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda yer almaktan memnuniyet duyduk.
Toplantıda TÜSİAD’ın çalışmalarını ve Türkiye–Belçika ilişkilerinin stratejik önemine ilişkin kısaca değerlendirmelerimizi paylaşma fırsatı bulduk.
Yarın FEB–TÜSİAD ortaklığında düzenlenecek öğle yemeğinde, Türkiye–Belçika ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesi ve Türkiye–AB gündemi çerçevesindeki değerlendirmelerimizi aktarmaya devam edeceğiz.
AB-Türkiye Entegrasyonunun Derinleştirilmesi Daha Güçlü Bir Ortak Geleceğin Anahtarıdır
TÜSİAD 9 Mayıs Avrupa Günü kapsamında bir açıklama yaptı. Açıklamada şu görüşlere yer verildi:
“Avrupa Birliği (AB) birlik, dayanışma ve ortak refah vizyonu üzerine inşa edilmiştir. Bugün Avrupa hızlanan jeopolitik, ekonomik ve teknolojik dönüşümlerle karşı karşıya. AB’nin gelecekteki rekabet gücü, güvenliği, dayanıklılığı ve küresel etkisi daha iddialı, ileriye dönük ve kapsayıcı bir entegrasyon modelini hayata geçirebilmesine bağlı olacak.
Birlik, güvenlik, demokrasi ve refah üretebilen kapsamlı ve tutarlı bir Avrupa projesi Türkiye ile derin ve stratejik bir entegrasyonu gerektiriyor. AB aday ülkesi, Gümrük Birliği ortağı ve NATO müttefiki olarak Türkiye halihazırda AB’nin sanayi, ekonomi ve güvenlik mimarisinin ayrılmaz parçasıdır. AB ve Türkiye ekonomisi arasındaki son derece iç içe geçmiş değer zincirleri ve yakından bağlantılı üretim ve yatırım ekosistemleri, bu derin yapısal entegrasyon üzerine kurulmuştur. Mevcut jeopolitik ortamda AB–Türkiye ilişkileri parçalı ve işlevsel bir yaklaşımın ötesine geçmelidir. Uzun vadeli uyuma dayanan ve üyelik perspektifini koruyan tutarlı ve stratejik bir çerçeve yeniden tesis edilmelidir.
AB’nin küresel ölçekte etkin bir aktör olabilmesi, hem siyasi ve ekonomik bütünlüğünü hem de yakın çevresiyle kurduğu stratejik entegrasyon kapasitesini birlikte güçlendirmesine bağlıdır.
AB–Türkiye ilişkilerinin geniş ölçüde kabul gören stratejik öneminin, AB gündeminin tüm alanlarına yayılan somut adımlara dönüşmesi için açık bir siyasi iradeye ihtiyaç vardır. Bu da giderek jeopolitik rekabetin yoğunlaştığı küresel ortamda AB söylem ve politikalarının AB’nin bütünlüğünü ve güvenilirliğini güçlendirecek şekilde, kapsayıcılık ve entegrasyon temelinde şekillenmesini gerektiriyor.
AB–Türkiye ilişkilerine yönelik yapılandırılmış ve uygulanabilir bir yol haritası şu alanlara odaklanmalıdır:
-Sanayi ve teknoloji alanında daha derin entegrasyon sağlanmalıdır. Sanayi Hızlandırma Yasası gibi “Made-in-EU” (AB tercihi) girişimleri AB–Türkiye Gümrük Birliği’nin hukuki ve ekonomik temelini tam olarak yansıtmalı ve Türkiye “Birlik menşei” tanımına açık biçimde dahil edilmelidir.
-Savunma, inovasyon ve ileri teknolojiler alanında işbirliği geliştirilmelidir. Horizon Europe dahil olmak üzere, yeni engeller yaratılmaksızın, yapılandırılmış AB–Türkiye iş birliği geliştirilerek Avrupa’nın ortak güvenliği, teknolojik dayanıklılığı ve inovasyon kapasitesi güçlendirilmelidir. Bu aynı zamanda Avrupa’nın savunma yetisi eksikliklerinin azaltılmasına ve barış ve istikrarı destekleyecek stratejik dayanıklılığının güçlendirilmesine katkı sağlayacaktır.
-Siyasi veya teknik ön koşullar olmaksızın Gümrük Birliği modernizasyonu süreci başlatılmalıdır. Gümrük Birliği modernizasyonu daha derin entegrasyon ve daha uyumlu bir ortak ekonomik gündem için gerekli hukuki ve düzenleyici zemini sağlayacaktır.
-Ulaştırma, enerji ve dijitalleşme alanlarında daha güçlü bağlantılılık sağlanmalıdır. Bu yöndeki girişimler sanayi stratejisiyle daha güçlü şekilde ilişkilendirilmeli, böylece bağlantı koridorları sanayi kapasitesini ve dayanıklılığını güçlendiren ortak üretim platformlarına dönüştürülmelidir.
-AB-Türkiye politika koordinasyonunu güçlendirecek mekanizmalar canlandırılmalıdır. Üst Düzey Siyasi Diyalog toplantıları yeniden başlatılmalı, düzenleyici uyumu güçlendirmek üzere Ortaklık Konseyi yeniden işler hale getirilmeli, bağlantılılık alanındaki işbirliği ivmesini desteklemek amacıyla enerji ve ulaştırma alanlarındaki Üst Düzey Diyaloglar canlandırılmalıdır.
Tüm bu unsurlar, Türkiye’nin ekonomik, demokratik ve sosyal reform gündemindeki ilerlemeyle birlikte, AB–Türkiye ilişkilerinde daha tutarlı, etkili ve geleceğe dönük bir entegrasyon ortaklığının temelini olu��turabilir. Böyle bir entegrasyon ortaklığı, Avrupa’yı bugün güçlendirirken geleceğini şekillendirme kapasitesini de destekleyecektir.
Avrupa Günü, kalıcı ilerlemenin ancak vizyonun siyasi irade ve somut adımlarla desteklenmesi halinde mümkün olduğunu hatırlatmaktadır. İş dünyası olarak AB–Türkiye entegrasyon ortaklığına katkı sağlamaya devam edeceğiz.
#9Mayıs
“Deepening EU–Turkey Integration Is the Key
to a Stronger Common Future”
TÜSİAD issued a statement on the occasion of Europe Day. The statement included the following views:
The European Union was founded on a vision of unity, solidarity, and shared prosperity. Today, Europe faces accelerating geopolitical, economic, and technological transformation. The EU’s future competitiveness, security, resilience, and global influence will depend on its ability to pursue a more ambitious, forward-looking, and inclusive model for the next phase of European integration.
A truly comprehensive and consistent European project capable of delivering unity, security, democracy, and prosperity requires deep and strategic integration with Türkiye. As a candidate country, Customs Union partner, and NATO ally, Türkiye is already an integral part of EU’s industrial, economic, and security architecture. The highly intertwined value chains and closely interlinked production and investment ecosystems between the EU and the Turkish economy are built upon this deep structural integration. EU–Türkiye relations should move beyond fragmented and transactional engagement. A coherent and strategic framework, anchored in long-term alignment while preserving the accession perspective, should be reinstated.
EU’s ability to act as an effective global actor depends on strengthening both its political and economic cohesion and its capacity for strategic integration with its wider neighbourhood.
A clear political commitment is needed to translate the recognised strategic importance of EU–Türkiye relations into concrete action across all pillars of the EU agenda. This requires EU narratives and policies grounded in inclusion and integration, capable of strengthening EU’s coherence and credibility in an increasingly contested global environment.
A structured and actionable roadmap for EU–Türkiye relations should focus on:
- Deeper industrial and technological integration, including the full recognition of the unique legal and economic foundations of the EU–Türkiye Customs Union within “Made-in-EU” initiatives such as the Industrial Accelerator Act, including Türkiye’s full inclusion in the “Union origin” definition;
- Structured EU-Türkiye cooperation in defence, innovation, and advanced technologies, without creating new barriers, including in Horizon Europe, to strengthen Europe’s collective security, technological resilience, and innovation capacity, while supporting the reduction of capability gaps and strengthening Europe’s strategic resilience contributing to peace and stability;
- Launching the modernisation of the Customs Union without political or technical preconditions, providing the necessary legal and regulatory foundation for deeper integration and a more coherent common economic agenda;
- Stronger connectivity across transport, energy, and digitalisation linked to industrial strategy, enabling connectivity corridors to evolve into platforms for joint production that strengthen industrial capacity and resilience;
- The resumption of High-Level Political Dialogue to enhance EU-Türkiye policy coordination, the reactivation of the Association Council to strengthen regulatory alignment, and the relaunch of High-Level Dialogues on energy and transport to support the momentum in connectivity cooperation.
Together, these elements supported by continued progress in Türkiye’s economic, democratic, and social reform agenda can provide the basis for a more coherent, effective, and future-oriented EU–Türkiye integration partnership capable of strengthening Europe today while shaping its future.
Europe Day reminds us that lasting progress is achieved when vision is matched by political will and concrete action. As the business community, we remain committed to contributing to EU-Türkiye integration partnership.
🌱 TÜSİAD ve @tgdfmerkez iş birliğinde, "Tarım-Gıda Sektörünün Geleceği ve Tarım Diplomasisi" etkinliği düzenlendi.
TÜSİAD Ankara Temsilciliği'nde gerçekleşen etkinliğin açılış konuşmasını TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İzzet Özilhan gerçekleştirdi.
Kamu ve sektör temsilcileri ile yabancı misyonlardan ilgili ataşelerin katılımıyla gerçekleşen toplantıda, iklim krizi karşısında daha dirençli tarım-gıda sistemleri için çok paydaşlı iş birliği alanları değerlendirildi.
📲 Detaylar: https://t.co/Zq4w9ElLPb
OECD Beceriler Zirvesi, 27-28 Nisan'da İstanbul'da gerçekleşti. Zirve kapsamında TÜSİAD’ın üyesi olduğu @BusinessatOECD (BIAC) tarafından düzenlenen “Yaşam Boyu Becerilerin Desteklenmesinde İş Dünyasının Rolü” başlıklı yan etkinlikte, TÜSİAD Genişletilmiş Yönetim Kurulu Üyesi ve Eğitim Çalışma Grubu Başkanı Feyza Narlı konuşmacı olarak yer aldı.
Feyza Narlı, yapay zekânın beceri dönüşümünü hızlandırdığı bu dönemde hem dijital hem de insana özgü sosyal ve duygusal yetkinliklerin önem kazandığını vurguladı. TÜSİAD’ın geleceğin işleri, beceriler ve yapay zeka odağında özel sektörün dönüşümüne yönelik çalışmalarına değinen Narlı; başarılı bir dönüşüm için kurumlarda liderlik, beceri gelişimi için yaşam boyu öğrenme kültürü, kapsayıcılık ve mentorluk mekanizmalarının kritik rol oynadığına dikkat çekti.
Jeopolitik ve jeoekonomik baskıların yoğunlaştığı mevcut konjonktürde, AB ve daha geniş Avrupa giderek daha belirsiz bir küresel ortamla karşı karşıya bulunuyor. AB’ye aday ülke statüsü ve Gümrük Birliği ortağı olarak Türkiye ile bölgesel ve küresel dinamikleri yansıtan, açık ve uygulanabilir bir yol haritasına dayalı, güçlü bir entegrasyon gündeminin ilerletilmesi hem AB’nin hem de Türkiye’nin ortak çıkarınadır.
Bu çerçevede, AB kurumlarının temsilcilerinden iş dünyası olarak beklentimiz, kapsayıcılık ve entegrasyon anlayışının AB–Türkiye ilişkilerinde hem söylemlere hem de politikalara yön vermesidir.
AB bütünleşmesinin bir sonraki aşamasını ve küresel konumunu şekillendiren bu kritik dönemde birlik, güvenlik, demokrasi ve refah üretebilen gerçek anlamda kapsamlı bir AB projesi, Türkiye’yi etkin biçimde içermelidir.
Son aylarda yeniden ivme kazanan üst düzey temaslar ile Üst Düzey Diyalog mekanizmaları ve daha temel düzeyde acil modernizasyon ihtiyacı olan AB–Türkiye Gümrük Birliği, ilişkilerin ilerletilmesi için önemli bir temel oluşturmaktadır.
İş dünyası olarak, AB-Türkiye entegrasyon sürecinde ortak rekabet gücünü, dayanıklılığı ve ekonomik güvenliği desteklemeye devam edeceğiz.
Sağlık Bakanı Sayın Kemal Memişoğlu’nu ziyaret ederek sağlık alanındaki gelişmeler ve ülkemiz ekonomisine yansımalarını değerlendirdik. Sağlıkta inovasyon ve dijital dönüşüm, demografik dönüşüm, tamamlayıcı koruyucu sağlık politikaları ve kamu-özel iş birliği konuları hakkında görüşlerimizi paylaştık. Temmuz ayında yayınladığımız “Yaşlılık Politikaları Araştırması: Demografik Dönüşüm ve İhtiyaçlar” başlıklı raporumuza ilişkin karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk. Sayın Memişoğlu’na teşekkür ederiz.
In the current context of intensifying geopolitical and geoeconomic pressures, the EU and the wider Europe are facing an increasingly uncertain global environment.
Advancing a strong integration agenda with Türkiye, as a candidate country and a Customs Union partner, grounded in a clear and actionable roadmap that reflects evolving regional and global dynamics, is in the shared interest of both the EU and Türkiye.
In this context, as the business community, we expect from the representatives of the EU institutions that an approach based on inclusion and integration will guide both narratives and policies in EU–Türkiye relations.
At this pivotal moment shaping the next phase of European integration and its global standing, a truly comprehensive EU project, capable of delivering unity, security, democracy, and prosperity, should effectively include Türkiye.
High-level engagements that have regained momentum in recent months, together with mechanisms such as the High-Level Dialogues and, more fundamentally, the EU–Türkiye Customs Union, which requires urgent modernisation, provide an important foundation for advancing relations.
As the business community, we will continue to contribute to the EU–Türkiye integration process, supporting collective competitiveness, resilience, and economic security.
Dün akşam, TÜSİAD’a iz bırakan üç değerli isim için bir aradaydık.
2022-2025 dönemi Yönetim Kurulu Başkanımız Orhan Turan’la birlikte geçen yılları andık. Ülkemizin kalkınması için yılmadan çalışma azminin kıymetini, aynı yolda yürüdüğümüz zamanların ve paylaştıklarımızın ne kadar derin olduğunu bir kez daha hissettik.
Uzun yıllar görev yapan Genel Sekreter Yardımcılarımız Hale Hatipoğlu ve Dr. Nurşen Numanoğlu’nun TÜSİAD’a kattıkları değeri konuşurken, geride ne kadar güçlü bir entelektüel birikim bıraktıklarını bir kez daha anımsadık.
Orhan Başkanımıza, Hale Hanım’a ve Nurşen Hanım’a gönülden teşekkür ediyorum. İyi ki varlar 🙏
♻️ TÜSİAD ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (@faoturkiye) iş birliğiyle, “Türkiye'de Tarım Kooperatiflerinde İş Modelleri Araştırması” tanıtım etkinliği düzenleniyor.
Etkinlikte;
🔹 Araştırma bulguları ve çalışma kapsamında geliştirilen iş modeli önerisi,
🔹 Türkiye’de tarımsal kooperatiflerin pazar ve sanayi ile ilişkileri,
🔹 İyi uygulamalar ve geleceğe yönelik politika önerileri ele alınacak.
🗓 8 Nisan 2026, Çarşamba
🕰 13.00–16.00
📍 TÜSİAD Merkezi
📲 Kayıt için:
https://t.co/ZG8ldKrdTZ
📊 TÜSİAD Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi (TÜSİAD-RGE), 2025 Yılı Dördüncü Çeyrek Sonuçları
📈 Maliyet bazlı rekabet gücündeki %2,9'luk yıllık yükselişin kompozisyonu:
🔹Ara malı kalemi 2,6 puan ile en büyük katkıyı yaptı.
🔹 İş gücü maliyetleri geçtiğimiz yıla göre olumlu seyrederek endeksi 0,4 puan artırdı.
🔹Yıllık bazda enerji maliyetlerindeki sınırlı artış endeksi 0,1 puan düşürdü.
🔹Finansman maliyetlerinde önemli bir değişim gözlemlenmedi.
ℹ️ Endekse erişmek için: https://t.co/CXfY8lsTaz
📊 İhracatçı imalat sanayi sektörlerinin üretim maliyetlerini rakip ülkelerle karşılaştırmalı olarak analiz eden TÜSİAD Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi'nin (TÜSİAD-RGE) 2025 yılı dördüncü çeyrek sonuçları açıklandı.
📉 TÜSİAD Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi 2025’in dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe (90,1) göre %1,5 gerileyerek 88,8 değerini aldı.
📈 Yıllık bazda ise endeks %2,9’luk bir yükseliş kaydetti.
📌 İhracatçı firmaların maliyet bazlı rekabet gücünde son bir yılda gözlenen bu iyileşmeye rağmen TÜSİAD-RGE, 2015’ten başlayan endeks tarihinin en düşük seviyelerine yakın seyrediyor.
ℹ️ Endekse erişmek için: https://t.co/CXfY8lsTaz
📢 “Türkiye-AB İlişkilerinin Bugünü ve Geleceği” Webinarı
🗓 27 Mart Cuma
🕒 15.00-16.30
🔹 Açış Konuşması: TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren
🔹 Moderasyon: Evren Balta (@evreki)
🔹 Konuşmacılar: Selim Yenel, Sedat Ergin (@ErginSedat1), Senem Aydın Düzgit (@SenemAydnDzgit), Özgehan Şenyuva (@Ozgehansenyuva)
ℹ️ Webinarda, Türkiye-AB ilişkilerinin geçmişten bugüne yansıyan durumu ve geleceğe yönelik perspektiflerle gümrük birliğinin güncellenmesi konuları ele alınacak.
📲 Kayıt için: https://t.co/lmLs7rOQIa