Terörden beslenen karanlık odaklara karşı Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan liderliğinde milletimizin iradesi birdir: Terörsüz Türkiye yolundan dönmeyecek, kardeşliğimizi ve istikbalimizi kimsenin hesabına kurban etmeyeceğiz.
Ünlüce ve Karakaya ailelerinin Kâbe’de yaşanan bir tartışmanın ardından aylardır Suudi Arabistan’da Türkiye’ye dönmeyi beklediği haberlerini büyük bir üzüntüyle takip ediyorum.
Bir ibadet niyetiyle çıkılan yolculuğun, aylar süren bir bekleyişe ve aile hasretine dönüşmesi hepimizin vicdanını yaralamaktadır.
Ortada devam eden bir hukuki süreç varsa elbette hukuk işletilecektir. Ancak vatandaşlarımızın yalnız olmadığını hissetmesi, devletimizin gücünü ve şefkatini yanlarında görmesi de büyük önem taşımaktadır.
Dışişleri Bakanlığımız ve ilgili tüm makamlarımız, inşallah vatandaşlarımızın yaşadığı mağduriyetin giderilmesi ve Türkiye’ye dönüşlerinin sağlanması için gereken girişimleri sürdüreceklerdir.
Devlet, vatandaşının dara düştüğü yerde yanında olandır. Rabbim ailelerimizi bir an önce sevdiklerine kavuştursun.
Son günlerde yaşadığımız fon krizi, yaklaşık 1 milyon yatırımcıyı ilgilendiren; Borsa İstanbul’dan sermaye piyasalarına kadar uzanan ciddi bir meseledir.
Burada mesele yalnızca birkaç fonun ya da yatırımcının uğradığı zarar değildir. Asıl mesele, milletimizin alın teriyle biriktirdiği parasına ve finansal sisteme duyduğu güvendir.
Bu süreci görmezden gelen, ihmali veya sorumluluğu bulunan kim varsa hukuk önünde hesabını vermelidir. Ucu nereye giderse gitsin, kime dokunursa dokunsun, gerçekler bütün açıklığıyla ortaya çıkarılmalıdır.
Adalet Bakanımızın ve ilgili kurumlarımızın bu soruşturmayı en kılcal damarlarına kadar takip edeceğine, milletimizin mağduriyetinin giderilmesi için gereken adımların kararlılıkla atılacağına inanıyorum.
Biz milletimizin yanında, hakkın ve adaletin yanındayız.
Bu mesele üzerinden Cumhurbaşkanımızı yıpratmaya yönelik hiçbir siyasi hesabın da milletimizin mağduriyetinin önüne geçirilmesine izin verilmemelidir.
Adalet Bakanlığımızın gayretli çalışmalarını destekliyoruz. Devletimizin adaleti tecelli edecek, sorumlular kim olursa olsun hukuk önünde hesap verecek, milletimizin hakkı korunacaktır.
We listened to the address delivered by our President, Mr. Recep Tayyip Erdoğan, from the rostrum of the United Nations General Assembly, in which he spoke—for the 16th time—our nation’s commitment to justice and the just struggle of the oppressed.
Bringing the oppression in Gaza to the attention of humanity’s collective conscience, our President issued a strong call for the recognition of an independent Palestine, the equal application of international law to all, and the establishment of a more just global order based on the principle that “the world is bigger than five.”
“We will endure hardship if necessary, and we will pay the price if necessary, but we will not remain silent in the face of injustice, and we will never acquiesce to oppression.”
These words embody the unwavering resolve of our nation—a resolve rooted in standing by the oppressed and defending justice no matter the cost—as embodied in the person of our President.
We are proud to be the companions of a leader who never wavers in defending the truth in the face of any form of oppression and who raises the voices of the oppressed from the world’s most influential platforms. Under the leadership of our President, we will continue to work resolutely to build a future founded on justice, solidarity, and a shared will.
#ErdoganTheVoiceOfJustice
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kürsüsünden 16’ncı kez milletimizin adalet iradesini ve mazlumların haklı mücadelesini dile getirdiği hitaplarını dinledik.
Gazze’de yaşanan zulmü insanlığın ortak vicdanına taşıyan Sayın Cumhurbaşkanımız; bağımsız Filistin’in tanınması, uluslararası hukukun herkese eşit uygulanması ve “Dünya beşten büyüktür” anlayışıyla daha adil bir küresel düzenin kurulması için güçlü bir çağrıda bulundu.
“Biz gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz.”
Bu sözler milletimizin, bedeli ne olursa olsun mazlumun yanında durmayı ve adaleti savunmayı esas alan duruşunun, Sayın Cumhurbaşkanımızın şahsında vücut bulan sarsılmaz iradesidir.
Her türlü baskı karşısında hakikati savunmaktan vazgeçmeyen, mazlumların sesini dünyanın en etkili kürsülerinden yükselten bir liderin yol arkadaşları olmaktan gurur duyuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, geleceği adaletle, dayanışmayla ve ortak iradeyle inşa etmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.
Adaletin Sesi Erdoğan
#ErdoganTheVoiceOfJustice
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın BM 81. Genel Kurulu kapsamında Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile gerçekleştirdiği görüşmeye eşlik ettik.
Bölgemizde yaşanan gerilimler ve belirsizlikler, enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi için ülkelerimiz arasındaki iş birliğini daha da önemli hâle getiriyor. Bu kapsamda dost ve kardeş Katar’la köklü bağlarımıza dayanan stratejik ortaklığımızı, bölgemizin enerji güvenliğine katkı sağlayacak projelerle derinleştirmeyi hedefliyoruz.
Doğal gaz ve petrolden yenilenebilir enerjiye, elektrik ve doğal gaz bağlantılarından karşılıklı yatırımlara uzanan geniş bir alanda geliştireceğimiz iş birlikleriyle enerji tedarik kaynaklarının ve güzergâhlarının çeşitlendirilmesine, bölgesel refah ve istikrara katkı sunmayı amaçlıyoruz.
As part of our visits in New York, we met with Ms. Paula Henao Vera, Venezuela’s Minister of Hydrocarbons.
During our meeting, we discussed in detail the concrete steps we can take and new opportunities in the areas of oil, natural gas, and mining.
Drawing strength from our deepening relations with Venezuela, we are determined to take our cooperation in the energy sector to a much higher level by combining the potential of both countries.
New York temaslarımız kapsamında, Venezuela Hidrokarbonlar Bakanı Sayın Paula Henao Vera ile bir araya geldik.
Görüşmemizde petrol, doğal gaz ve madencilik faaliyetlerinde atabileceğimiz somut adımları ve yeni fırsatları detaylıca ele aldık.
Venezuela ile derinleşen ilişkilerimizden aldığımız güçle her iki ülkenin potansiyelini birleştirerek enerji alanındaki iş birliklerimizi çok daha ileri bir noktaya taşımakta kararlıyız.
We participated in the COP31–UAE UN High-Level Dialogue on Energy Transition Solutions, held at UN Headquarters.
We listened to the insightful remarks of the esteemed Mrs. Emine Erdoğan. During the roundtable discussion that followed, we shared Türkiye’s vision for energy transition and our concrete goals in this area with international stakeholders.
In the face of deepening global supply issues and rising energy costs, we emphasized the strategic importance of electrification—not only for reducing emissions but also for strengthening energy supply security, reducing dependence on imported fuels, enhancing the competitiveness of our industry, and supporting economic growth.
Electrification will be at the heart of Türkiye’s 2040 energy vision. We will electrify Türkiye by bringing more electricity to every sector of our economy—from buildings to industry, and from transportation to agriculture and manufacturing. We will support this transformation with renewable energy, energy efficiency, and nuclear energy, as well as robust grids, storage capacity, digital infrastructure, and regional energy interconnections. With this vision—which holds over $300 billion in investment potential in the energy and mining sectors by 2040—we aim for Türkiye to have a more secure, independent, and competitive energy system.
We aim to measure the success of COP31, which we will host in Antalya, not only by the new targets that will be announced, but also by accelerated grid connections, the storage capacity brought online, the widespread adoption of electrification, and the implementation of innovative financing models.
BM Genel Merkezi’nde düzenlenen COP31–UEA BM Yüksek Düzeyli Enerji Dönüşümleri Çözümleri Diyaloğu’na katıldık.
Saygıdeğer @EmineErdogan Hanımefendi’nin kıymetli hitaplarını dinledik. Ardından gerçekleştirilen yuvarlak masa toplantısında, Türkiye’nin enerji dönüşümü vizyonunu ve bu alandaki somut hedeflerimizi uluslararası paydaşlarla paylaştık.
Küresel ölçekte derinleşen tedarik sorunları ve artan enerji maliyetleri karşısında elektrifikasyonun, emisyonların azaltılmasının yanı sıra enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi, ithal yakıtlara bağımlılığın düşürülmesi, sanayimizin rekabet gücünün artırılması ve ekonomik büyümenin desteklenmesi açısından taşıdığı stratejik önemi vurguladık.
Türkiye’nin 2040 enerji vizyonunun merkezinde elektrifikasyon olacak. Binalardan sanayiye, ulaşımdan tarıma ve imalata kadar ekonomimizin her alanını daha fazla elektrikle buluşturacak, Türkiye’yi elektriklendireceğiz. Bu dönüşümü yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve nükleer enerjinin yanı sıra güçlü şebekeler, depolama kapasitesi, dijital altyapı ve bölgesel enerji bağlantılarıyla destekleyeceğiz. 2040’a kadar enerji ve maden sektörlerinde 300 milyar doların üzerinde yatırım potansiyeli taşıyan bu vizyonla Türkiye’nin daha güvenli, daha bağımsız ve daha rekabetçi bir enerji sistemine sahip olmasını hedefliyoruz.
Antalya’da ev sahipliği yapacağımız COP31’in başarısını yalnızca açıklanacak yeni hedeflerle değil, hızlanan şebeke bağlantıları, devreye alınan depolama kapasitesi, yaygınlaşan elektrifikasyon ve hayata geçirilen yenilikçi finansman modelleriyle ölçmeyi hedefliyoruz.
Enerjide tam bağımsızlık hedefimize gençlerimizin dinamizmi, inancı ve parlak zihinleriyle ulaşacağımıza yürekten inanıyoruz. En büyük güvencemiz; bilime, teknolojiye ve araştırmaya gönül veren gençlerimizdir.
Bu doğrultuda başlattığımız TENMAK Lisans Başarı Bursu programımızda değerlendirme süreçleri tamamlandı. 30 farklı lisans programından, aralarında YKS birincimizin de bulunduğu 500 öğrencimiz burs almaya hak kazandı. Tüm gençlerimizi tebrik ediyorum.
Nitelikli insan kaynağımıza yönelik desteklerimizi hız kesmeden sürdüreceğiz. Önümüzdeki süreçte bursumuzun kapsamını daha da genişletecek; programa hem yeni lisans bölümlerini dâhil edecek hem de üniversitelerin 3’üncü ve 4’üncü sınıflarında öğrenim gören öğrencilerimizi kapsama alacağız.
Ülkemizin enerjisine güç katacak, stratejik alanlarda Türkiye'yi çok daha ileriye taşıyacak her bir evladımızın daima yanında olmaya devam edeceğiz.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın #Alparslanbayraktar@aBayraktar1 Ülkemi Enerji Alanında Güzel Çalışmalar Yaptığı için Teşekkürler Bağımsız Türkiye İçin Bölgesel Güç İçin Enerji de Bağımsız Olması Lazım
#Sayın Bilal Erdoğan çok önemli bir noktaya dikkat çekiyor:
📌 “Kötülüğün bu denli reklamının olduğu bir zamanda, iyiliğin de reklamını yapmaya ihtiyacımız var.” Gerçekten de sosyal medya; kötülüğün, şiddetin, ahlaksızlığın ve yozlaşmanın reklam ve yayılım mecrasına bırakmayız
Tarih boyunca olduğu gibi bugün de Türkiye, kimliğine bakmadan zalimin karşısında, mazlumun yanındadır!
Adaletin Sesi Erdoğan
#ErdoganTheVoiceOfJustice