ADLİ PARA CEZASI ÖDENMEZSE NE OLUR?
1. Hapisten çevrilen adli para cezalarının dışında, mahkeme tarafından doğrudan gün karşılığı olarak verilen adli para cezaları kesinleştiğinde;
➡️ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ödeme emri gönderilir.
➡️ Mahkeme kararında taksit öngörülmüşse, mahkemenin belirlediği taksitlere göre ödenir.
➡️ Mahkeme taksit yapmamışsa, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 3 taksite bölünür.
⚠️ Taksitlerden birinin dahi süresinde ödenmemesi halinde taksitlendirme hakkı sona erer. Borcun tamamının ödenmesi gerekir.
2. Para Cezası ödenmezse:
➡️ Hükümlü kamuya yararlı bir işte çalıştırılır.
3. Kamuya yararlı çalışma kabul edilmez veya yükümlülüklere uyulmazsa;
➡️ Adli para cezası hapis cezasına çevrilir.
🏢 4. Hapis cezasının infazı
➡️ Kural olarak açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.
💳 5. Hükümlü her asamada hatta cezaevine girdikten sonra da para cezasını ödeyebilir.
➡️ Borcun tamamı ödendiğinde infaz derhal sona erer.
➡️ Kısmi ödeme yapılırsa, ödenen miktara karşılık gelen süre infazdan düşülür.
⚠️ Paradan çevrilen hapis cezalarında;
❌ Koşullu salıverme (şartlı tahliye)
❌ Denetimli serbestlik
❌ Konutta infaz (evde infaz)
❌ Hafta sonu infazı
❌ Gece infazı
UYGULANMAZ!
✍️ Hapisten çevrilen adli para cezalarının ödenmemesi halinde ise tekrar hapis cezasına çevrilir ve klasik tabi olduğu infaz oranına göre infaz edilir.
📌Yargıtay'a Göre Sahte Fatura Yargılamalarında Olmazsa Karar Verilemeyecek Unsurlar📌
Sahte belge düzenleme🧾
1- Fatura örneği, imza araştırması (elektronik belgenin irade dışı düzenlenmesi hallerinde) ya da inkar halinde tanık dinlenmesi ve imza/imzalama süreci bilirkişi incelemesi yapılması,
2- İmza/imzalama sanığa ait değilse kullanıcılar nezdindeki tespitlerin intikalinin sağlanması,
3- Kullanıcı mükelleflere karşı açılan davalara ait belgelerin getirtilmesi,
4- Kullanıcıların tanık olarak dinlenmesi,
yapılmadan karar verilemez.
Sahte belge kullanma🧾
1- Düzenleyici raporları,
2-Düzenleyicilere karşı açılan davaların sonuçları,
(Gerektiğinde)
3- Düzenleyicinin satış yaptığına dair ticari belgeler,
4- Ticari defter ve belgeler üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi sonucu,
incelenmeden karar verilemez.
Görüldüğü üzere asliye ceza kararlarının çoğu bozmaya/kaldırmaya açık.
SUÇ TARİHİ 04.06.2025 SONRASI YATAR HESAPLAMA
ÖNEMLİ HUSUSLAR
1-Öncelikle cezalar kesinleşmeden infaz edilmez
2-Para cezası dışında, erteleme veya HAGB yapılmamışsa her cezanın en az 5 gün yatarı vardır. Girdi çıktı olayı kalmadı
3-2.tekerrür ceza, miktarına göre en az 1 ay kapalıda infaz olur
4-Yatar hesabındaki 1/10 oranında cezanın tamamı değil koşullu salıverme süresi dikkate alır.
Yani cezanın koşullu salıverme süresinin 1/10 u cezaevinde geçirilmek zorundadır.
5-Genel koşullu salıverme süresi 1/2 dir. Ancak kanunda sayılan bazı suçlarda 2/3 ve 3/4 oranları vardır. Yine 1.tekerrürde oran 2/3, 2.tekerrürde 3/4 tür. Buna göre;
6-Örnek 1: 6 aylık cezanın koşullu oranı 1/2 ise 180/2=90, onun da 1/10 u 9 gün,
Koşullu 2/3 ise, 180x2/3=120, onun da 1/10 u 12 gün yatarı vardır
Örnek 2: 4 yıllık bir cezanın koşullu oranı 1/2 ise 2 yıl, 1 yıl denetim düşünce 1 yıl cezaevinde kalır
4 yıl cezanın Koşullu oranı 3/4 ise 3 yıl, 1 yıl denetim düşünce 2 yıl cezaevinde kalır
* 3 yıl ve altı çağrı kâğıdı gelir. 3 yıl üstü cezalar doğrudan yakalama çıkar ve 10 yıla kadar 1 ay kapalı infaz görür. Ancak açığa ayrılmak için ayrıca cezanın koşullu salıverilmesine suça göre 7 yıl, 5 yıl veya 3 yıl kalmış olması gerekir
*Hükümlünün denetimliye ayrılması cezaevinde iyi halli olmasına bağlıdır. Önceki suçuna bağlı değildir
*Denetimliye ayırmama işlemine önce infaz hakimine, sonra ağır cezaya itiraz edilebilir. Bu da ret olursa kanun yararına bozmaya gidilebilir
Salt istihbari bilgi ve ikâmette hassas terazinin bulunması, sanığın uyuşturucu madde ticareti işlediğine dair yeterli olmayacağına ilişkin Yargıtay'ın 19.03.2025 tatihli kararı:
AÇIĞA GEÇİŞ ÖZET BİLGİ
1-Kasıtlı suçlarda 3 yıl ve altı, taksirli suçlarda 5 yıl ve altı cezalar doğrudan açık cezaevine alınır
2-İkinci tekerrür cezalar 3 yıl altı olsa bile (yatar daha fazla ise) önce 1 ay kapalıya alınmaktadır
3-Örgütlü suçlar, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ve cinsel suçlarda ceza miktarı ne olursa olsun önce kapalıya alınırlar
AÇIĞA GEÇİŞ ŞARTI
4-Cezalarının toplamı 10 yıldan az ise, cezalarının 1 ayını kapalı cezaevinde geçirmesi, “iyi halli” olması ve koşullu salıverilme süresine 7 yıl veya daha az kalması,
KAPALIDA DAHA ÇOK KALACAK SUÇLAR
Koşullu salıvermeye,
-Adam öldürme, nitelikli hırsızlık, uyuşturucu ticareti 》5 yıl,
-Cinsel saldırı(tecavüz), çocukların cinsel istismarı, eşe karşı öldürme veya yaralama suçu》 3 yıl
-Örgüt yöneticilik, üyelik yardım suçlarında örgütten ayrıldığı tespiti üzerine son 1 yıl
📌Birden çok suçun içtiması varsa koşulluya ayrılmaya daha az süre aranan suç yani daha olumsuz olan suçun kriteri esas alınır. Örneğin mala zarar verme, hırsızlık ve eşe karşı yaralama suçları içtima edilmişse yaralama esas alınıp 3 yıl kala açığa ayrılır
5-01.07.2016 öncesi işlenen suçlarda istisna suçlar hariç 5 yıl altı cezalar 3 gün içinde açığa oradan da denetime ayrılır
AÇIĞA GEÇİŞ HAKKI OLMAYANLAR
-Ağırlaştırılmış müebbet hapis
-Kapalı kurumlardan bir kez firar edenler ile açık kurumlardan ikinci kez firar etmiş olanların, firar tarihinden önce kesinleşmiş olan cezaları ve koşullu salıverilme tarihine kadar kesinleşerek infazına başlanacak olan cezalarının tamamı,
-Koşullu salıverilmenin geri alınması cezasının tamamı,
-İcra-iflas kanunu dışında verilen tazyik hapsi, disiplin veya zorlama hapislerinin tamamı,
-Açık cezaevindeki çalışma koşullarına uyum sağlayamayacakları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenler
AÇIĞA İDARE ve GÖZLEM KURULU KARARI İLE GEÇİŞ MÜMKÜN OLUP, Bu karara infaz hakimliğine ve Ağır Ceza Mahkemesine itiraz mümkündür
Buradan da ret çıkarsa Kanun yararına bozma başvurusu yapılabilir
Bu twit akabinde birçok meslektaşım özelden ‘Kusur incelemesi için nereye itiraz edeceğiz?’ diye sorması hasebiyle faydalı olması açısından, en azından kendi başvuru yöntemlerimi, en basit haliyle ileteyim. (Daha pratik yöntemleri olan lütfen belirtilse biz de dikkate alalım)
1-) Öncelikle sadece kolluğun tuttuğu kusur oranına itiraz edilecek merci için internette birçok karmaşık bilgi var özellikle belirteyim ki; sulh ceza da sulh hukuk da kusur oranını incelemede kendilerini yetkili görmüyor. O yüzden başvurular genel anlamda sonuçsuz kalıyor. Bu durumun maalesef ki mahkemelerin tüm yükü başkalarına atmasından kaynaklandığını düşünüyorum.
2-) Eğer ki yaşanan trafik kazası, yaralamalı trafik kazası ise ve %100 kusur karşıya verildiyse zaten sorun yok. Tazminat talepli davanızı açarsınız ve mahkeme aşamasında yeni kusur raporu alınır (Tahkim yoluna da başvuru yapabilirsiniz). Burada önemli olan tek husus; kolluk tarafından hazırlanan kusur raporunda tam kusur karşıya verilse de mahkeme aşamasında size de kusur atfedilebilir. O yüzden belirsiz alacak şeklinde dava açarak (özellikle ıslah aşamasında) temkinli yaklaşmanızda fayda var.
3-) Yaralamalı trafik kazası meydana geldi ve kolluk ilk aşamada %100 kusuru sizin tarafa verdi. Burada ilk olarak trafik kazasından kaynaklanan tüm alacak kalemlerini (maluliyet, iş göremezlik gibi kalemleri) 100 TL gibi çok düşük bedelde tutarak tazminat davası açıyoruz. En kötü senaryoda; kusur oranı değişmezse, herhangi bir kalemi ıslah etmeyeceğimizden ilk açılan düşük bedelden red yiyeceğiz ki müvekkile karşı da zor duruma düşmeyelim. Kusur oranı lehe olacak şekilde değişirse de ne ala, ona göre talepleri ıslah ederiz. ☺️
4-) Maddi hasarlı trafik kazası meydana geldi ve ilk aşamada kolluk %100 kusuru karşı tarafa verdi. Bu aşamada yine (değer kaybı, hak mahrumiyeti vs) alacak kalemleri yönünden belirsiz alacak şeklinde dava açıyoruz. Kusur oranı değişmezse ne ala☺️, kusur oranı aleyhe değişirse de kusur oranını dikkate alarak ıslah ediyoruz. Bazı meslektaşlar, kendileri hesaplama yapıp icra takibi yapabiliyor ancak burada itiraz gelirse ona göre de karşı vekalet yeme ihtimaliniz doğacaktır, bilginiz olsun.
5-) Maddi hasarlı trafik kazası meydana geldi ve ilk aşamada kolluk %100 kusuru sizin tarafa verdi. Bu aşamada yine (değer kaybı, hak mahrumiyeti vs) alacak kalemleri yönünden belirsiz alacak şeklinde dava açıyoruz. İlk aşamada kusur raporu alınacağı için kusur oranı değişmesi halinde son aşamalarda ona göre yine ıslah yapabilirsiniz. (%100 kusur size verildiği durumlarda, tahkim yolunda kusur oranının değişikliğinde pek lehe karar çıkmadığı için dava açılmasını tavsiye ederim.)
6-) Son olarak ve bence en önemlisi; maddi hasarlı trafik kazası ve %100 kusurlu sizsiniz. Kusur oranının yanlış olduğuna eminsiniz ama çok fazla zarar olmadığı ve kaza anında anlaştığınız için dava/icra takibi falan açmak istemediniz. Ancak karşı taraf sözünü tutmadı ve size karşı icra takibi başlattı. Siz burada takibe itiraz edip takibi durdurabilirsiniz. Eğer alacaklı taraf itirazın kaldırılması davası açmazsa takip askıda kalır ancak sorun olmaz.
Ama siz alacaklının sözünü tutmamasına sinirlendiniz ve karşı hamle yapmak istiyorsunuz. Öncelikle (alacaklı tarafından açılacak itirazın kaldırılması davasını beklemeden) menfi tespit davası açarsınız ve mahkemeden borçlu olmadığınızın tespitini istersiniz. Bu mahkemede kusur raporu alınacağı için kusur oranını da öğrenmiş olacaksınız. Kusur oranı değiştiğinde, bu sefer de siz karşı tarafın kusuru oranında tazminat talep edebileceksiniz. (Not: çok bariz olmadıkça kusur oranı genelde az da olsa değişir ki aşağıda attığım twit bu konuya ilişkindi.)
DÜĞÜN MERASİMİNDE HAVAYA ATEŞ EDİLMESİ SONUCU KİŞİNİN ÖLÜMÜNE SEBEBİYET VERİLEN DURUMDA İLGİLİ HAREKETİN BİLİNÇLİ TAKSİR DEĞİL OLASI KAST OLACAĞI YÖNÜNDE DETAYLI AÇIKLAMALAR İÇEREN BİR KARAR.(Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/5941 Esas , 2025/8668 Karar ve 04.12.2025 Tarih)
“sanığın sorumluluğu meydana gelen muhtemel neticenin ağırlığına göre, yani bir kişinin ölümü neticesine göre belirlenmesi gerektiğinden; buna göre, çok sayıda insan bulunan merasim alanında rastgele ateşlediği mermilerden birinin veya silahını yere doğrultsa dahi kalabalık bir alan içerisinde doldur boşalt yaparken patlayan mermilerden birinin çevrede bulunan kişilerden birisine de isabet edebileceğini, bu durumda muhtemel bazı neticelerin meydana gelebileceğini öngörmesine rağmen, neticeyi önlemek adına herhangi bir çaba sarf etmediğinin ve bu suretle muhtemel neticeyi kabullenerek fiili gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eylemini olası kast ile öldürme suçunu işlediği ve olası kast hükümleri uygulanmak suretiyle cezalandırılması yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek, bilinçli taksir hükümleri uygulanmak suretiyle mahkumiyetine karar verilmesi,”
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2016/20120 E. , 2020/8147 K. Sayılı kararında da ifade edildiği üzere işçi de işveren gibi ihtarnamesinde göstermiş olduğu fesih sebepleriyle bağlıdır. Dolayısıyla, mahkemece değerlendirme yapılırken ihtarnamede yazmayan bir husus mahkemece haklı neden kabul edilirse bu işveren lehine bozma nedeni teşkil edebilecektir.
Ceza dosyalarında bir telefon numarası kullanılarak suçun işlenmesi halinde hattın fiili kullanıcısının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 11. Ceza Dairesi E. 2021/33453 K. 2021/8283 Sayılı Kararı)
Denetimli serbestlik yönetmeliğinin 44/3’üncü maddesinde 1 yıl içinde 3 kere yükümlülüğe aykırı davranmanın açık cezaevine iade sebebi olan ısrara neden olacağı ifade edilmektedir. Ancak, bu ihlallere ilişkin uyarı yazılarının hükümlüye usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerekir. Tebliğ usulüne uygun yapılmadıysa açığa iade kararı kalkacaktır.
Daha evvel yazmıştım ama gözden kaçtı sanırım. Sürekli aynı soru geldiğinden hatırlatmakta yarar var.
Gayrimenkul alanlara ve satanlara vergi dairelerinden bu aralar aşağıdaki gibi yazılar geliyor.
Mealen; sen tapuda evin bedelini düşük gösterdin. Aslında bölgedeki rayiç bedeller benim tespit ettiğim kadar. Gel eksik bildirdiğin bedeli artırıp tapu harcını öde.
Bu uygulamanın hukuki bir yanı yok. Zira;
📌 Tapuda yapılan satışlarda belediyelerden temin edilen vergi değeri (uygulamada rayiç bedel yazısı denir) üzerinden satış yapılır. Kredi kullanılan ve kredi tutarının vergi değerinden fazla olduğu hallerde ise kredi tutarından düşük yapılmasına izin verilmez. Ancak bir gayrimenkul değerleme raporu aranmaz. Paranın güvence bedeline yatırılması gibi bir zorunluluk da yoktur. Yani bu sistemdeki açmazı yaratan devletin bizatihi kendisi.
📌 Ben bölgedeki rayiç bedelleri tespit ettim, o da şu aralıkta demek de hatalıdır. Zira belirsiz tespitlere dayalı, neye göre olduğu belli olmayan, evin özelliklerinden kaynaklı olmayan afaki rayiç bedel aralıklarının bir anlamı yoktur.
📌 Alıcı veya satıcının ikrarı yoksa, alıcı veya satıcı arasında tapuda gösterilenden daha fazla bir para alışverişi olduğu vergi idaresince tespit edilmemişse, sırf bu tip yazılara dayalı olarak tapu harcı ödetme dayatması yapılamaz.
📌 Danıştay 9. Dairesi bir kanun yararına bozma kararında diyor ki "...tapu harcına esas alınan matrahın gerçekte olandan düşük beyan edildiği hususunun somut olarak ortaya konulamadığı görüldüğünden, eksik incelemeye dayanılarak yapılan cezalı tarhiyatta ve bu tarhiyatın kaldırılması istemiyle açılan davanın reddine yönelik vergi mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır…" (T. 20.05.2021, E. 2020/6223, K. 2021/3075 (Resmi Gazete: T. 14.07.2021, S. 31541).
📌 Yani idare, alıcı ve satıcı arasında fazladan para ödendiğini ve tapudaki bedelin düşük gösterildiğini somut olarak ispatlamadığı (örneğin bankadan yapılan para transferi gibi) ispatlamadığı sürece bu yazılar bir anlam ifade etmiyor. Alıcı ve satıcılar bu yazıları alınca "ben tapuda gösterdiğimden daha fazlasını almadım/vermedim" diye cevap verse, idarenin yapacağı sonraki işlemlerin hepsi hukuka aykırı olacaktır.
📌 İdare bu durumda bu aralar alıcı ve satıcıları takdir komisyonuna sevk ederek takdir komisyonu kararına istinaden cezalı tapu harcı hesaplayıp ihbarname marifetiyle tebliğ etmekte. Somut tespit olmayan durumlarda açılacak davaların, yukarıda belirttiğim kanun yararına bozma kararının gerekçesinde yazılı nedenlerle iptal edileceği kanaatindeyim.
Avukat Bey tasarrufun iptali için aciz vesikası alacağız da borçlunun adresine gidiyoruz kimse yok, nasıl aciz vesikası alacağız?
17. HD. 15.06.2009 T. 2624/4232;
"Borçlunun ev ve işyeri adreslerinde tutulan haciz tutanaklarında "borçlunun bu adreslerden ayrılmış olduğu" nun belirtilmiş olması ve tapu, trafik ve bankalara yazılan müzekkerelere verilen cevaplardan 'borçlunun, borcuna yetecek malvarlığının bulunmadığı' nın anlaşılması halinde, düzenlenen tutanaklarin 'geçici aciz belgesi' niteliğinde sayılacağı"
Yargıtay’dan çok önemli bir CMK 134 kararı: Lisanssız yazılım için yapılan hukuk mahkemesi delil tespiti, CMK 134'e uygun yapılmadığı takdirde ceza yargısında delil olamaz.
Yargıtay, 5846 sayılı Kanun kapsamında sanığın bilgisayarında yapılan incelemenin CMK m.134’e uygun arama kararı olmadan yapılmış olmasını hukuka aykırı buldu. 7. CD., E. 2024/6390 K. 2025/1172 T. 20.1.2025
Değerli arkadaşlar, Ülkemizin kanayan yarası TCK 158/1-f nitelikli dolandırıcılıktan İlk Derece Mahkemelerinden verilen Beraat ve Yargıtay'ın konuya dair yine güzel bir Beraat kararını meslektasların dünkü ricası üzerine paylaşıyorum, faydalı olmasını dilerim 🙏📌
📌 Suçu inkara yönelik beyan, savunma hakkı kapsamındadır. bu nedenle, kendisine isnat edilen suçlamaları inkâr eden sanık hakkında, pişmanlık göstermediği gerekçesiyle takdiri indirim uygulanmaması hukuka aykırıdır.
Yargıtay 3. CD
2021/4140 E
2024/3739 K
Yargıtay Ceza Genel Kurulu
Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz.
2022/229 E.
2025/290 K.
25.06.2025 T.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar bulunan kararlarında açıklandığı üzere, bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü yoksa kasten yaralama mı sayılacağının belirlenmesinde:
➡️Fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi,
➡️Failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği,
➡️Darbe sayısı ve şiddeti,
➡️Mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri,
➡️Hedef seçme imkânı olup olmadığı,
➡️Failin fiiline kendiliğinden mi yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır.
2023/23 E.
2025/333 K.
17.09.2025 T.
Kolluk tarafından CMK md. 134 uyarınca karar alınmaksızın "telefon inceleme tutanağı" adı altında şüphelilere ait telefonların içeriğinin rızayla dahi olsa incelenmesi ve bu durumun tutanağa dökülmesi hukuka aykırıdır.
Rızaları bulunsa dahi kolluk görevlileri tarafından şüphelilerin telefonlarının incelenip, telefon içeriğindeki mesaj ve benzeri bilgilerin kayıt altına alınmasının hukuka aykırılığına ilişkin Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 14.05.2024 tarihli ve 2024/1821 E., 2024/4126 K. sayılı kararı;