MERKEZ ve KOMİSYONLARDA
MESLEKTAŞIN İRADESİ HAKİM
🟥Merkez - Komisyon Yürütmelerinin Başkan ve Yönetim Kurulu tarafından belirlendiği anti-demokratik işleyiş artık tarihe karıştı.
🟩Yürütmelerin tamamının seçimle belirlendiği özerk yapı hayata geçti.
🟥Yürütmelerde; gençlik kotası ile 30 yaşın altındaki genç avukatların, fermuar sistemi ile kadın meslektaşların eşit temsili güvence altına alındı.
DEĞİŞİM’E BAŞLADIK, BİRLİKTE BAŞARDIK!
RUHSAT TÖRENLERİNDE YENİ DÖNEM:
SÖZ CÜBBE GİYENLERİN!
🟥 Meslektaşların bir dakika içerisinde ruhsatını alıp, yalnızca fotoğraf çektirebildiği alelacele törenler geride kaldı.
🟩 Cübbesini giyen her avukata mikrofon uzatılıyor, mesleğe ait duyguları ve düşünceleri paylaşılıyor. Üstelik tüm bunlar an be an YouTube üzerinden de canlı yayınlanıyor!
DEĞİŞİM'E BAŞLADIK, BİRLİKTE BAŞARDIK!
Tera’nın kapalı fonunda manüplasyon yapan 12 şerefsizin dışındaki;
7 şirkete ait 131 fondaki 511 bin mağdur fon yatırımcısına sesleniyorum!
AKP tarafından tuzağa düşürüldünüz!
17 Eylül operasyonundan, önceden haberi olup da, sistemden çıkış yapanlar tarafından dolandırıldınız.
Ortamı sizin dolandırılmanıza uygun hale getirenler, tabii ki kendi yarattıkları bu sorunu da çözmeyecekler.
Ölümü gösterip sıtmaya razı ederek, birikiminizin ya çoğunu ya da tümünü yok edecekler.
Sorunun çözümü nettir⬇️
AKP’nin iktidardan gitmesidir!
Zira birikiminizin tek kurtuluşu, paranızın zimmetine geçirenlerden geri alınmasıdır.
Onu da AKP yapamaz. Çünkü zaten bu rezilliğin dibine kadar batmıştır.
511 bin mağdur fon yatırımcısı’na sesleniyorum!
AKP’nin size attığı bu tokadı unutmayın!
Ve hep hatırlayın⬇️
YENİ Parti paranızın izini sürecek ve iktidara geldiğinde hortumlayanlardan tahsil edecek!
ŞEFFAF BARO
BİZİM İÇİN BİR SLOGAN DEĞİL, DÜZENLİ HESAP VERME BİÇİMİ.
🟥 Dört ayda bir bilanço: Meslektaştan gizlenen değil, meslektaşla paylaşılan yönetim.
🟩 “Şeffaf Baro” anlayışının gereği olarak, ilk defa dönemimizle birlikte Baronun harcamaları, gelir - gider kalemleri üç ayda bir internet sitesinde yayımlanıyor.
DEĞİŞİM'E BAŞLADIK, BİRLİKTE BAŞARDIK
@elvenjig_ Sözlerim sokağı öncüllemeyenleredir, mevcut yönetiminde bu konuda eksiklikleri olmuştur ama önemli olan daha eylemlilik yönünde gösterdiği çabadır,eksikliği hep birlikte gidermeliyiz. Şahsen tüm eylemlerde sokaktaydım, Çağlayan’dan servisle Taksime geçenlerden olmadım,olmayacağım
İstanbul Barosu yönetimi kuzuların sessizliğine oynuyor!
Duruşmaların arasını birer dakika koymanızda bir problem var. Eğer usulü uygularlarsa, bu çözülemeyecek bir problem değil.
Bu kadar sessizlikle çözemezsiniz.
Seçilirsek derhal bu konuda gerekli girişimleri yapacağız!
@AvCanselTuna Gerçekten komik oluyorsunuz, bu sözleri isterseniz @keremdonat ‘a söyleyin, tabi sizler fildişi kulelerinde saklandığınız için sokakta mücadele edildiğini, zaferin sokakta kazanıldığını bilmezsiniz..
Barodan bihaber olmak bu olsa gerek; tüm merkez ve komisyonlar bütün meslektaşlara öylesine açıktı ki baro tarihinde bu kadar yoğun çalışma hiçbir zaman yapılmadı, dayanaksız gerçeklikten kopuk beyanlarınızı bizahmet çalışmalara katılan meslektaşlarımızdan öğreniverin!
Şunu çok net ifade ediyoruz: İstanbul Barosu’nu kişisel ilişkilere ve dar grupçu anlayışlara teslim etmeyeceğiz.
Tüm meslektaşlarımızın kendilerini ait hissedeceği, sorunlarını çekinmeden dile getirebileceği bir ortamı inşa edeceğiz. Karşımıza çıkacak engelleri aşmak için gereken tavrı gösterecek, bu uğurda bedel ödemek gerekiyorsa da göze alarak yürümeye devam edeceğiz.
İstanbul Barosu yönetimi kuzuların sessizliğine oynuyor!
Duruşmaların arasını birer dakika koymanızda bir problem var. Eğer usulü uygularlarsa, bu çözülemeyecek bir problem değil.
Bu kadar sessizlikle çözemezsiniz.
Seçilirsek derhal bu konuda gerekli girişimleri yapacağız!
Baromuz çatısı altında hukuka, ahlaka ve haysiyete bağlı kalacağımıza yemin ederek çıktığımız yolda; değişime devam ediyoruz, geleceği birlikte kuruyoruz.
AV. HATİCE KOCAEFE DAVASI BAŞLIYOR: SAVUNMANIN ONURU İÇİN BURSA’DAYIZ
29 Nisan 2026 tarihinde Bursa’nın Gürsu ilçesinde vekil olarak yürüttüğü bir icra takibi nedeniyle uğradığı silahlı saldırı sonucunda hayatını kaybeden İstanbul Barosu üyesi meslektaşımız Av. Hatice Kocaefe’nin davası, 23 Eylül 2026 ��arşamba günü saat 10:00’da Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başlanacaktır.
Bir avukatın yalnızca mesleğini icra ettiği için hedef alınması; savunma hakkına, adil yargılanma hakkına ve hukuk devletine yönelmiş bir saldırıdır. Savunma güvende değilse hiçbir yurttaş güvende değildir.
İstanbul Barosu olarak yargılamanın her aşamasını titizlikle takip edeceğiz. Katledilen meslektaşlarımızın anısını, hukuk yoluyla demokrasi mücadelemizde yaşatacağız. Hedef alınan hiçbir meslektaşımızı yalnız bırakmayacağız.
Tüm meslektaşlarımızı, Av. Hatice Kocaefe’nin anısına ve savunma mesleğinin onuruna sahip çıkmak için 23 Eylül’de Bursa Adliyesinde bir arada olmaya çağırıyoruz.
Bursa Adliyesine gidecek araçların organizasyonu için duruşmaya katılacak meslektaşların iletişime geçmelerini rica ederiz.
0536 381 93 38 (Hüseyin Güleryüz)
27 yıldır süren #PınarSelek davası yine ertelendi.
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu üyeleri ve avukatlar, hastanede tedavisi devam eden Pınar Selek'in babası Av. Alp Selek'i canlı bağlantıyla selamladı. Alkışlarla destek gönderdi.
Dört kez beraat eden sosyolog Pınar Selek, Yargıtay’ın 2022’de bozduğu kararın ardından beşinci kez yargılanıyor.
Dava 1998’den beri, yani 27 yıldır sürüyor.
27 yıldır devam eden
en az 15 başkan, 100’e yakın heyet yargıcı ve sayısız savcının değiştiği 5. davadaya yeni atanan heyetle devam edildi. Dava ertelendi.
27 yıldır süren #PınarSelek davası yine ertelendi.
Dört kez beraat eden sosyolog Pınar Selek, Yargıtay’ın 2022’de bozduğu kararın ardından beşinci kez yargılanıyor.
Dava 1998’den beri, yani 27 yıldır sürüyor.
Pınar Selek dört kez beraat etti (2006, 2008, 2011, 2014). 2022’de Yargıtay Ceza Genel Kurulu son beraat kararını esastan bozarak yeniden yargılama ve müebbet hapis cezası istedi. Beşinci yargılama 2023’ten beri devam ediyor; gıyabi tutuklama ve yakalama kararları geçerliliğini koruyor. Selek, Fransa’da yaşıyor; Fransız vatandaşı ve sosyoloji profesörüdür.
İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen 5. yargılamanın 8. duruşmasına; İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, İstanbul Barosu yönetim kurulu üyeleri ile çok sayıda baro avukatı, DEM Parti Milletvekili Özgül Saki, Fransa’dan avukatlar, aktivistler, feministler, La France Insoumise (LFI) ve Fransız Komünist Partisi temsilcileri, Avrupa parlamenterleri, Nice Côte d'Azur Üniversitesi akademisyenleri, öğretim üyeleri ve dekanlar katıldı.
Hâkim, "Bu aşamada gelen dosya olmadığı görüldü." diyerek yargılamayı başlattı.
Savcı, "Yakalama ve diğer hususların devamına karar verilmesini talep ederiz." dedi.
Av. Bahri Belen, davanın başından beri en az 15 başkan, 100’e yakın heyet yargıcı ve sayısız savcının değiştiğini belirterek davanın temel aşamalarını ve evrelerini değişen mahkeme heyetine anlattı.
Belen, "Davanın başından beri adalet temsilcileri ve insan hakları aktivistleri burada." diyerek sözlerine başladı.
Emniyet bomba uzmanlarının olay sonrası inceleme yaptığını hatırlatan Belen, "Bombaya ilişkin bulgu olmadığını söylediler. Kamuoyunu bilgilendirmek için yapılan açıklamada da 'Bomba yok, tüp patlaması var.' dendi." dedi.
Sözlerine devam eden Belen şunları kaydetti:
"Pınar Selek bir sosyolog olarak araştırmalar yapıyordu. Bu olaydan bağımsız olarak gözaltına alındı ve patlamayla ilgili kendisine hiç soru sorulmadı.
Selek, 1998’de yaptığı araştırmalar gerekçe gösterilerek tutuklandı; üstelik iddianamede bu konuyla ilgili bir suçlama da yoktu. Kürtlerle ilgili yaptığı araştırmalar gerekçesiyle örgüt üyeliğiyle suçlandı. Mısır Çarşısı patlamasından bir ay sonra ise başka bir müdahale geldi.
Bir ay sonra Abdülmecit isimli bir kişi ifade vererek 'Bombayı Pınar Selek’le birlikte koyduk.' dedi. 27 yıllık süreç içinde bunun bir bomba olmadığını, patlamanın gaz sıkışmasından kaynaklandığını anlatmaya çalıştık. Bu davanın siyasi bir dava olduğuna dikkat çektik.
Mahkemede dinlenen bomba uzmanı patlamaya dair iz bulunmadığını söyledi ve beraat kararı verildi.
Bu karar Yargıtay tarafından usul yönünden bozuldu. Yeniden görülen mahkemede yine beraat verildi.
Daha sonraki yargılamalarda da beraat kararları çıkmaya devam etti ve 2014’te bir kez daha beraat verildi."
Avukatı, Abdülmecit Öztürk hakkındaki yakalama kararının kaldırılmasını talep etti.
Mahkeme heyeti ise yakalama kararlarının devamına karar vererek duruşmayı 5 Şubat 2027 saat 09.45’e erteledi.
İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu ve baro yöneticilerimiz, 27 yıllık yargılama sürecinde aynı suçtan daha önce 4 kez beraat etmiş, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2022’de bozduğu karar sonrasında Pınar Selek’in 5. davasının duruşmasına katıldı.
27 yıldır süren yargılamada 15 mahkeme başkanı, 100’e yakın heyet üyesi değişti. Yeni atanan heyetle devam eden yargılamanın son duruşmasında yine erteleme kararı verildi.
Pınar Selek müdafi Av. Bahri Belen’in de savunmasında belirttiği gibi Dreyfus, Rosenberg’ler ve Georgi Dimitrov yargılamalarına benzeyen bu davanın takipçisi olmaya ve adaletin sağlanması için çalışmaya devam edeceğiz.
İstanbul Barosu Başkanımız, Yönetim Kurulu Üyelerimiz, TBB Delegelerimiz, Disiplin ve Denetleme Kurulu üyelerimiz ile bir araya geldik.
Kurul toplantılarımızda şekillenen yeni fikirlerle ve her zaman ortak akılla çalışmaya devam edeceğiz.
DEĞİŞİM SÜRÜYOR MÜCADELE BÜYÜYOR
Bundan tam iki yıl önce, Başkanımız Av. Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ile birlikte “Baroda değişim için hep birlikte yola çıkalım!” diyerek ilk adımı atmıştık.
Değişim iradesiyle çıktığımız bu yolda, Baromuzu sözün, kararın ve mücadelenin bütün avukatlar tarafından paylaşıldığı bir alan haline getirdik.
İstanbul Barosundaki değişim, meslektaşlarımıza güç verdi. İstanbul Barosu, avukatların evi, dayanışmanın ve ortak mücadelenin merkezi oldu.
Şimdi başlattığımız değişimi daha büyük bir coşkuyla, daha geniş bir katılımla ve daha güçlü bir iradeyle ileriye taşıyoruz.
Değişim İçin Avukatlar olarak demokrasi, eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.
Şimdi fikri, dayanışmayı ve eylemi büyütme zamanı!
Atları Hatırlayın!
Son günlerde AKP’den peş peşe aynı mesaj geliyor: Erdoğan’ın yeniden adaylığının önünde anayasal bir engel yok, diyorlar.
Devlet Bahçeli, bunun için erken seçime bile gerek olmadığını söylüyor.
Erdoğan’ın yeniden adaylığı dayatılıyor.
Yeniden bir başkanlık yolu açılarak, ABD’nin Ortadoğu politikalarıyla uyumlu gerici dönüşümün tamamlanması hedefleniyor.
Muhalefeti bölme girişimleri, “Terörsüz Türkiye” süreci ile Kürt muhalefet dinamiklerinin iktidara yedeklenmeye çalışılması, bunun için…
Atları Hatırlayalım… Yine oldu bittiyle, mühürsüz oylarla… Yetmez ama evetçilik kapıları yeniden açılarak bir kez daha aynı oyun oynanmak isteniyor…
Erdoğan’a açılacak tüm yolları kapatmak, bu kez bu oyunu bozmak için, ülkemizin kaderine sahip çıkmak için birleşelim.
#AtlarıHatırlayın #Birleşelim #BirlikteMücadele