@ibbsporistanbul Ne zaman çalıștığının ne önemi var artık 1 saat korta 600 lira verip gelemeyecek olduktan sonra…bi saat korta 600 lira kimin verip kimin veremeyeceği bellidir. Siz kimin belediyesi olmaya niyetlenmişsiniz o da artık bellidir. Yazıklar olsun.
@MerveeBolugur Bu lanet tweeti attığımın üstünden 1 buçuk sene geçmiş ve hayat kınadığını yaşamadan ölmezsin düsturunu işletmeye devam ediyor. @MerveeBolugur hakkını helal et, düştüğün çukur bayağı derinmiş…
@MerveeBolugur 2. Evliliklerinde ilk evlilikleriymişçesine coşan insan sahteliği diye bir şey var🤯 yahu murat dalkılıçla olan evliliği bundan daha büyük bir aşkın sonucuydu ama evliliğin o aşkı nasıl da çöpe çevirdiğini görüp yaşamışken hala nasıl you said yes i don’t understand yani😵💫
📢İşte 2023’te Otomotivin ZİRVESİ...
📌A Segmenti: Kia Picanto-Hyundai İ10-Dacia Spring
📌B Segmenti: Renault Clio-Hyundai İ20-Opel Corsa
📌C Segmenti: Fiat Egea Sedan-Egea Cross-Renault Megane
📌D Segmenti: Chery Tiggo 8Pro-Skoda SuperB-Mercedes C Serisi
📌E Segmenti: Bmw 5 Serisi-Mercedes E Serisi-Audi A6
📌F Segmenti: Bmw 7 Serisi-Range Rover Sport-Mercedes S Serisi...
👉Türkiye’de 2023 yılında 48 Markadan,
Tam 323 farklı model otomobil satıldı ‼
🚘 11 modelden sadece 1'er adet satılırken
🚘 113 model 100’er adetin altında kaldı...
🚘 126 model 1 bin adedi
🚘 56 model 5 bin adedi
🚘 25 model 10 bin adedi
🚘 8 model 20 bin adedi
🚘 2 model ise 50 bin adedi
🚘 1 model ise 80 bin adeti geçmeyi başardı.
📌2023 Sonunda Otomobil pazarından Segmentlerin aldığı pay,
✅A Segmenti %0,85 pay ve 8.265 adet
✅B Segmenti %32,05 pay ve 309.987 adet
✅C Segmenti %56,07 pay ve 542.432 adet
✅D Segmenti %7,46 pay ve 72.195 adet
✅E Segmenti %2,95 pay ve 28.558 adet
✅F Segmenti %0,61 pay ve 5.904 adet pay almakta...
Otomobil Pazarının %86 oranı B ve C segmenti alt-orta sınıf araçlardan oluşuyor...
📌2023 yılı sonunda Gövde tipine göre Otomobil pazarından,
🟥Sedan %26,62
🟦Hatchback %20,35
🟫S/W %0,60
🟩MPV %0,43
🟪CDV %0,15
🟧SPOR %0,79
🟧SUV-CUV %51,06 Pay almakta...
Yani satılan her 2 otomobilden 1 adeti SUV-CUV gövde tipine ait...
👉Pazarda satılan 967.341 adet otomobilin,
👉%32,19 yani 311.352 adeti 🇹🇷yerli üretim olurken,
👉%67,81 yani 655.989 adeti ithal otomobillerden oluştu...
Hangi yakıt tipi otomobil ne kadar sattı ⁉️
⛽️Benzin 646.385 adet ve %66,82 pay
⛽️Dizel 133.374 adet ve %13,79 pay
⛽️Otogaz 10.599 adet ve %1,10 pay
🪫Hibrit 111.421 adet ve %11,52 pay
⚡️Elektrikli 65.562 adet ve %6,78 pay almakta...
👉Yazıya dair tablolar aşağıda yorum bölümünde bulunmaktadır...
@eozpeynirci@ODMDOtomotiv
@sakaturk2 @Saka_larr Deprem yıkmadıkça ne sağcısı ne solcusu kendi çocuklarının iyiliği için dahi olsa cami yıktırmaya cesaret edemez🤷🏻♂️ içerenköy gibi park fakiri bir mahallede dahi…
Bir toplumda şiddet artıyorsa bireylerin hasta olup olmadığına değil, ekonomik ve sosyal yaşama bakmak gerekir.
Bir hastalık olarak depresyon ile ev kirası maaşından fazla olduğu için mutsuz ve umutsuz hisseden kişilerin ruh halini birbirinden ayırt etmek gerekir. Birincisi sağlık hizmetlerinin, ikincisi çalışma koşullarının iyileştirilmesini gerektirir.
Sosyoekonomik bir krizin içinde çırpınan insanların ruh sağlığını psikiyatrist ve psikologlardan medet umarak değil sosyoekonomik durumlarını iyileştirerek, sosyal destek sistemlerini harekete geçirerek azaltabilirsiniz.
...
Özne anıların bıraktığı izlerin üstüne kurulur. Anılar ise her zaman kişiler ve mekânlarla bağlantılıdır. İnsanın her eylemi etine işlenmiş acıların, belleğine kazınmış resimlerin yeniden yorumlanmasıdır. Bu da ancak ötekilerle mümkündür. Düşünce hemen her zaman bir ötekiyle mücadele halindedir. Hem kendimizi, hem dünyayı, hem de hayatı, sokağı ancak başkalarıyla yorumlayabiliriz. Kendimizin kıymetini anlamak için başkalarıyla, başkalarının kıymetini anlamak için kendimizle kalabilmemiz, konuşabilmemiz gerekir. İnsan ruhsallığının kurucusu, dayanağı, onarıcısı öteki insanlarla kurduğu ilişki ve dayanışmadır.
Travma düşünceyi ve sözü parçalar. Toplumda artan kaygıyı dindirebilmek için bu parçalanmış düşünce ve sözleri duyup dinlemek, daha çok dinlemek, sabırla dinlemek gerekir. Bunu birbirimizden ve kendimizden esirgeyemeyiz. Dayanışma, yardımlaşma ve birbirimizi dinlemek profesyonellerin vereceği yardım kadar değerlidir.
(Röportajın tamamı @GazeteOksijen 'de)
@adana01tor68321@Mustafaemrpala@ulketv Trol pas atıyor programdakiler memura gol atıyor😂 damacana su ve kiralar memur maaşı arttığı için artıyormuş meğer bak şu Allah’ın işine. Bunu engellemek için zammı düşük tutmak gerekiyormuş😂 özel sektörde istifa üstüne istifa ediliyormuş memur olmak için🤪🤪🤪ye kafanı kudur..
Oslo'nun 2019 yılında trafikte yaşanan ölüm sayısını nasıl 1'e düşürdüğünün cevabı bu görselde. 650K nüfuslu kentteki yolların %65'i yani üçte ikisi 30kms hız sınırına sahip. %89'u ise 50kms ve altında. Sıkı da denetim var tabii ki.
Şehir içi hız limitlerini düşürmeden yaya ve bisikletli ölümlerinin önüne geçmek mümkün değil. Şehir içinde ister sahil hattı olsun isterse başka bir yer nüfusun bu kadar yoğun olduğu, sosyal donatı alanlarının yaygın olduğu yerlerde 70kms hız sınırı kabul edilemez.
Akaryakıt ürünlerinden alınan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) nin %200 üzeri yükseltilmesi kabul edilebilir ve hakkaniyetli bir düzenleme olmamıştır.
ÖTV dolaylı bir vergi düzenlemesidir. Yani yoksulla zenginin, geliri düşük olanla yüksek olanın aynı oranda ödediği vergidir. Akaryakıta bu denli zam yapmak yerine mesela, doğalgazda geliri yüksek olanlara uygulanan sübvanse (yüz milyarca TL) ile siyasi partilere verilen milyarlarca TL hazine yardımı kaldırılabilirdi.
Ekonominin şöför mahallinde oturanlar kolaycılığa kaçarak, çözümü dolaylı vergilerde bulup faturayı dar gelirli ve üretici ile yüksek gelirlinin sırtına aynı oranda yüklememelidir. Bu doğru ve hakça değildir. Ayrıca bugüne dek yapılan tüm iyileştirmeleri de değersiz kılmaktadır.
Zamlarla ya da kemer sıkarak ekonomiyi düzeltmek, bütçe açıklarını kapatmak sıradan ekonomi yöneticilerinin de yapabileceği şeylerdir. (Nitekim 70’li ve 90’lı yıllarda Türkiye’de sıkça uygulanmıştır)
Dünya ekonomi çevrelerinin itibar ettiği ya da ağırlıkları olduğu söylenen isimler iş başında ise o vakit daha konforlu ve can yakmayacak çözümler beklemek vatandaşımızın en tabii hakkıdır.