Utanarak, Yeniden, Kamuoyunun Bilgisine!
Büyükçekmece ve Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Rıza Can Özdemir hakkında uygulanan görevden uzaklaştırma tedbiri, yargı denetimi devam ederken bir kez daha uzatılmıştır. Son uzatma yazısı, idarenin bu tedbiri hangi hukuki anlayışla ve hangi sınırlar içinde uyguladığını ortaya koyamamaktadır.
İçişleri Bakanlığı ve Valilik tarafından tesis edilen uzatma işleminde, görevden uzaklaştırma kararının “göreviyle ilgili bir suç nedeniyle” verildiği ileri sürülmektedir. Ancak bu ifade, somut olay bakımından hukuki gerçeklikle bağdaşmamaktadır. Zira müvekkil Rıza Can Özdemir, isnat edilen olayın gerçekleştiği tarihte yalnızca Büyükçekmece Belediye Meclis Üyesidir.
Olay tarihi itibarıyla İBB Meclis Üyesi değildir. Daha da önemlisi, hakkında yürütülen soruşturma konusu fiilin, Büyükçekmece Belediye Meclisi üyeliği göreviyle doğrudan ya da dolaylı hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. İsnat edilen fiil, meclis üyeliği görevinin ifası sırasında gerçekleşmemiştir. Belediye Meclisi kararlarıyla, komisyon çalışmalarıyla veya temsil yetkisiyle bağlantılı değildir. Kamu hizmetinin yürütülmesiyle illiyet bağı kurulamamaktadır. Buna rağmen idare, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47. maddesinde yer alan “görevleriyle ilgili bir suç nedeniyle” ifadesini, sınırları belirsiz ve keyfi bir biçimde yorumlamakta, göreviyle hiçbir ilgisi olmayan bir fiili, görevden uzaklaştırmanın gerekçesi haline getirmektedir.
Bu yorum benimsendiğinde, belediye meclis üyesi hakkında, göreviyle ilgisi olmayan herhangi bir fiil nedeniyle soruşturma açılması, aylarca hatta yıllarca görevden uzaklaştırma sebebi yapılabilecektir. Bu durum kanunun açık lafzını ve amacını aşan, keyfiyete kapı aralayan bir uygulamadır. Üstelik müvekkil 30 Ekim 2025 tarihinde tahliye edilmiştir. Tahliye sonrası döneme ilişkin olarak kamu hizmetinin aksadığına, belediye Meclisi çalışmalarının zarar gördüğüne, görevde kalmanın somut bir tehlike yarattığınadair tek bir olgu ortaya konulmamıştır. Buna rağmen, aynı soyut gerekçeler tekrar edilerek görevden uzaklaştırma tedbiri otomatik biçimde uzatılmaktadır.
Görevden uzaklaştırma, Anayasa’nın 127. maddesi uyarınca geçici ve istisnai bir tedbirdir. Somut olayda bu tedbir, göreviyle ilgisi olmayan bir fiil gerekçe gösterilerek, zincirleme uzatmalarla süreklilik kazanmış bir yaptırıma dönüştürülmüştür.
Burada mesele yalnızca bir kişinin görevi değildir. Kesinleşmiş bir mahkumiyet bulunmaksızın, seçilmiş bir meclis üyesinin, göreviyle ilgisi olmayan bir fiil gerekçe gösterilerek aylarca görev dışında tutulması, seçmen iradesinin fiilen askıya alınmasıdır.
Yargılamalarda “Göreviyle ilgili suç” kavramı sınırsız yorumlanamaz, göreviyle ilgisi olmayan fiiller, görevden uzaklaştırmanın gerekçesi yapılamaz, geçici tedbirler, keyfi biçimde kalıcı yaptırıma dönüştürülemez.
Mahkemece dahi vareste turulan bir sanığın, yargılamasının sonucunun istikameti belliyken takınılan bu tutumun idari yargıda sonuna kadar takipçisi olacağımız bilinirken, asıl kamu zararının bu kararlar olduğu açıktır.
Mücadelemiz hukuki olarak, sonuna kadar devam edecektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın'dan Kılıçdaroğlu'na ziyaret:
"Moral motivasyonu gayet iyi, herkesin iyi. Yapacak bir şey yok; bunlar olağan şeyler. Birlik beraberlik her şeyin ilacı olacaktır"