@mamosteyenizan Ara söz için uzun tire kullanımı 1980 civarı öncesinde mevcuttu. Görseller sırasıyla 41, 61 ve 98 TDK İmla kılavuzlarından. Ara söz için dünyadaki en yaygın kullanım 2 taraftan bitişik uzun tire, sonra 2 taraftan ayrık orta tire. Bizdeki gibi 1 taraftan bitişik orta tire yok.
Erman Gören'in İlias çevirisi gerçekten çok iyi bir çeviri. Özellikle Erman Hoca'nın Homeros'un kullandığı her kelimeyi atlamadan veya aşırı yoruma maruz bırakmadan çevirmesi biz Yunanca çalışanlar için bu çeviriyi referans çevirilerden biri haline getiriyor. Bu açıdan Azra Erhat'ın çevirisine kıyasla çok daha doğru ve olabildiğince Homeros'un kelimelerine sadık olan bir çeviri: Azra Erhat'ın yer yer aşırı yoruma maruz bıraktığı kısımları, yanlış çevirileri bu çeviride görmüyoruz. Fakat sıradan okuyucu bu çeviride Homeros'un o meşhur kıvraklığını, akıcılığını bulamayabilir; Azra Erhat'ın çevirisini çok daha akıcı bulabilir. Bunun belli birtakım nedenleri var, onları belki bir ara açarım. Şimdilik diyeceğim şu: Erman Hoca'nın çevirisini okurken Homeros'un orijinalinde kullandığı her bir kelimenin karşılığını okuduğunuza emin olabilirsiniz (Bu verilen karşılıkların bazıları tartışmaya açık olabilir ama bunlar sıradan okuyucuyu ilgilendirmiyor) Dolayısıyla çok güvenilir bir çeviri olduğunu tekrar belirtmem lazım; fakat üstte de dediğim gibi, şahsi görüşüm, akıcılık ve tempo konusunda Azra Erhat'ın çevirisi bir tık daha önde.
«Çeviriler o derece sorunlu ki ortada Türkçeye çevrilmiş bir Pindaros olduğunu söylememiz bile maalesef mümkün değil: Bu çevirilerde Pindaros yok, bir Pseudo-Pindaros var.»
Erman Gören'in Pindaros çevirileri üzerine yaptığım incelememi yayımladım.
https://t.co/6eXcJjOT7v
Christopher Alexander'ın Erken Dönem Türk Halısı kitabının Albaraka'dan çıkan baskısı tükenmiş durumda. Yeni baskısını yapabilecek bir yayınevi arıyorum. İlgilenen veya ilgilenebilecek birini tanıyan varsa, temasa geçebilir. https://t.co/LQWcmpYpez
Almanca felsefeye ilgi duyanlar ve Saygın hocanın sevenlerine müjde! Bize farklı bir evrenden sesleniyor: "Dilbilgisi anlatılırken örnekler olabildiğince Nietzsche'nin Zerdüşt'ünden seçilecektir. Felsefi Almancaya giriş Hartmann'ın "Felsefeye Giriş" kitabı üzerinden olacaktır.
Politik ve sosyal konularla ilgili giriş Arendt üzerinden yapılacaktır. Aşamalı olarak edebi metinler okunacaktır. Örneğin: 1) Lessing, Fulda, Meissner ve Pestalozzi'den Fabllar 2) J. Wagner Wanderer und Quelle 3) Schiller Parabeln 4) Herder Lilie und Rose
@BVRAY@omeraygungsu@iskultur Yazmadığım dediğiniz ifade daha öncede alıntıladığım bu cümlede geçmiyor mu? "Latince medium kelimesi iki ucun ortasını ya da iki noktanın arasını ifade eden bir terimdir ve Cicero bu anlamda kullandığını belirtmiştir." Sorum şu: Cicero bunu bu eserin neresinde belirtmiştir?
@BVRAY@omeraygungsu@iskultur Cicero'nun "medium"u De Officiis'te bahsettiğiniz anlamda ("iki ucun ortası ya da iki noktanın arası") kullandığı pasajı gösterirseniz konu kapanır. Ben o anlamda kullanmadığına dair pasajları ve ikincil kaynakları gösterebilirim.
@BVRAY@omeraygungsu@iskultur Şu cümle her şekilde yanlıştır: "En erdemli ile en erdemsizin orta noktasına Aristoteles kathekon demiştir." Keza şu cümlenin 2. kısmı: "Latince medium kelimesi iki ucun ortasını ya da iki noktanın arasını ifade eden bir terimdir ve Cicero bu anlamda kullandığını belirtmiştir."
@BVRAY@omeraygungsu@iskultur Cümleniz kathekon'a dairdi. Kathekon'u Stoacılar kullanıyor. Meson yazmış olsaydınız bile hatalı olurdu. Aristo'da "meson" duygu ve eylemlere dair iki aşırılığın (ifrat ve tefrit) ortasıdır. Orta nokta da "erdem"dir. "En erdemli ile en erdemsizin orta noktası" ifadesi yanlıştır.
@BVRAY@omeraygungsu@iskultur Ben de aynı şey "yükümlülük" için de geçerli olabilir diyorum. Siz "hayır o özel bir hukuk terimi ve ahlaki değil, hukuki bağlayıcılık çağrışımı taşıyor" diyorsunuz. Peki o zaman bu şekilde bağlayalım.
@BVRAY@omeraygungsu@iskultur "En erdemli ile en erdemsizin orta noktasına Aristoteles
kathekon demiştir." cümlesi yanlış ama bu "bir şey değiştirmez" diyorsunuz sanırım.
@BVRAY@omeraygungsu@iskultur Makalede şöyle diyorsunuz ama: "Bu kitap hukuka dair önemli tespitler içerse de esas olarak etik üzerine yazılmış bir eserdir ve hukuka, adalete de ahlak öğretilerinden yola çıkarak değinmektedir."