Aziz milletim, sizden istirhamımdır. Lütfen bunları görün ve paylaşın.
Yokluğumu fırsat bilip "Kanal İstanbul" denen rant ve talan projesi uğruna Avrupa Yakası’nın en önemli su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı’nın etrafında 24 bin konutun inşaatını başlattılar.
Bu kez alelacele TOKİ'yi devreye almışlar. Dozer ve iş makinelerini mutlak koruma alanının içine, suyun dibine kadar sokmuşlar.
İBB’nin ve İSKİ’nin resmi uyarılarını dikkate almadıkları gibi Cumhurbaşkanlığı kararıyla Sazlıdere Barajı’nın içme suyu kullanım oranını %100’den %0’a indirmişler. Bunu hiç utanmadan kamuoyundan saklayıp, İSKİ’ye bile bildirmemişler.
Şunu herkes anlasın ki, bizim gözbebeğimiz İstanbulumuz’da feda edilecek bir tek damla su kaynağımız yok. Bu haksız, hukuksuz ve fırsatçı yaklaşımla mücadeleyi asla bırakmayacağız.
Sizin iklim değişikliği ve çevre koruma konusunda zerre kadar samimiyetiniz olsaydı, İstanbul’un su kaynaklarına böylesine saldırmazdınız.
Hukuka, ekonomiye, demokrasiye verdiğiniz zararın yanına çevreye, İstanbul'un su kaynaklarına verdiğiniz zararı ekliyorsunuz. Tüm dünyanın cebelleştiği, yeni yol ve yöntemler aradığı iklim krizine bir kriz de siz ekliyorsunuz.
Hemen vazgeçin bu rant ve talan projesinden. Millet sizi zaten gönderecek bari gitmeden toprağa, suya, havaya daha fazla zarar vermeyin.
❗️Adli Tıp Kurumu, Mahir Polat ile ilgili kararını bir an önce açıklamalıdır❗️
Önemli sağlık sorunlarına rağmen cezaevinde tutulan ve sağlığını olumsuz şekilde etkilemesi muhtemel koşullarda mükerrer sevklere tabi tutulan Mahir Polat’ın sağlık durumunun cezaevi koşullarına uygun olup olmadığını tespit etmek için Adli Tıp Kurumu’nda 7 Nisan Pazartesi günü yapılan değerlendirmenin sonucunun bir an önce açıklanmasını talep ederiz.
@adalet_bakanlik
İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu'nun açıklaması👇
https://t.co/Igsf5Wq9Yk
Mahir Polat’ın cezaevi koşullarında kötüleşen sağlık durumu nedeniyle tahliyesi için itiraz dilekçemizi verdik. Dilekçemizde de belirttiğimiz gibi, müvekkilimiz 29 Mart 2025 tarihinde 24-11’e çıkan tansiyonu nedeniyle Mehmet Akif Ersoy Kalp ve Damar Hastalıkları Hastanesi’ne kaldırılmı�� ve Bt görüntüleme anjiyo işlemi yapılmış olmasına rağmen tahliye edilmemiştir.
Hipertansiyon durumu, gece ve gündüz tansiyon farklılıkları ve daha önce geçirdiği anjiyolar sonucu stent takılmış olması, beyin kanaması riskini devam ettirmektedir. Mevcut sağlık raporları, tutukluluğunun sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Bu nedenle adli kontrol tedbirleri uygulanarak acilen tahliye edilmesini talep etmekteyiz.
Sürecin hukukun temel ilkeleri doğrultusunda değerlendirilmesini bekliyor, kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.
Boykot epey hassas bir konu, sevdiklerini kapsar, zordur, gerçekten zordur, keyfine göre insan gözetirsin, keyfine göre laf edersin bunu yapma.
Şunu söylemek isterim biz yıllardır boykota maruz kalan insanlarız, kimse boykot gözetmezken boykot ettiğimizden boykot yemiş insanlarız,
Herkes susarken çok konuşmakla suçlanan insanlarız. Omurgasız, veya yandaş santçıyı eleştirdik, laf ettik diye davalar görmüş, negatif algılanmış, duyar kasmakla itham edilmiş insanlarız… öncelikle yeni başlayanlara günaydın derim.
Sanatçının laylaylom olabileceği bir yerde değiliz bunu bu kadar geç anlamışsan eğer lütfen kendini de eleştir. Yok bana ego de yok ona lego bunlar belki bahanendi artık değil.
kimse kim, öyle veya böyle biraz bil araştır sonra bak duruma. Ezbere sıraya girme.
Bu işler kolay değil demiştim ama benim listemi buraya koysam ortalık yanar, siz de uygularken bugünü değil geçmişi de bir tarayın isterim. Bugün başlamadı bu, hafıza değerlidir.
Saygılar, sevgiler.
Aybüke Pusat canımın içidir, rol arkadaşımdır. Tertemiz bir kalbi, şahane bir enerjisi, fedakâr bir arkadaşlığı vardır. Hem anayasal hem demokratik bir hak olan “Boykot”a destek için ifade özgürlüğünü kullanarak bir destek storysi atıyor sonra da (belli ki gelen baskılara dayanamayıp) kaldırıyor. Sonra da kamu kurumu olan herkese eşit mesafede olması gereken fakat birilerinin gasp ettiği babasının çiftliği gibi kullanıp sömürdüğü TRT’de oynadığı diziden çıkartılıyor.
Bu sistematik, otokratik baskıyı yıllardır yaşayan birisi olarak arkadaşıma uygulanan bu haksızlığa şaşırmıyorum ama bu vesile ile buna hala ufak da olsa şaşkınlıkla bakanlara, bilmiyorlarsa anlatmak, biliyorlarsa tekrar hatırlatmak isterim ki bu yıllardır yapılıyordu. Buna kendimden örnek vermek isterim.
Gezi Direnişi zamanı TRT’de baş rolünde oynadığım “BİR YASTIKTA” adlı dizinin 14. Bölümü’nde bir kaç arkadaşımla birlikte diziden çıkarıldım sonrasında kara listelere alındım. Sesimi çıkarttım ama duyuramadım. İşsiz kaldım, gelecek kaygısı yaşadım, üzüldüm, ama asla KORKMADIM. Barış Atay, Levent Üzümcü, M.Ali Alabora v.b arkadaşlarımla ve büyüklerimle “Ama onlar da çok konuşuyor… Ama onlar da çok sert çok marjinal denilerek dışlandık ve yalnız bırakıldık. Mehmet Ali dahasını da yaşayarak sürgüne gitti.
(Bu sitemde yakınımda olup bana destek olan, sayısı bir elin parmağını geçmeyen arkadaşlarım hariçtir. Onlara minnettarım.)
Şimdi şaşırıyorlar, nasıl olur diyorlar. Halkın tüm kamun kaynakları sanki yok edilmemiş, yağmalanmamış gibi davranıyorlar. Az da olsa aksak da olsa DEMOKRATİK HAKLARIMIZ iğdiş edilmemiş gibi yapıyorlar. LAİKLİK parçalanmamış, CUMHURİYET sanki şimdi tehlikeye girmiş gibi hayretleniyorlar.
Geçmişe dair özeleştiri verdiklerinde de -Ama çocuğum var- dediler sanki bizim yokmuş gibi.
-Ama korkuyorum- dediler sanki bizim korkmaya hakkımız yokmuş gibi.
-Ama ekmek parası- dediler sanki biz fayans yiyormuşuz gibi.
Vatan, Eşitlik, Özgürlük, Hak, Hukuk, Adalet dedik MARJİNAL olduk.
Bir meslek büyüğümüzün de dediği gibi -Hani biz MARJİNALDİK abi”
Son söz canım Aybüke’ye : Dün gece attığın story’i kaldırdığın için bir arkadaşımla konuşurken seni eleştirdim. Mesele bu hale geldiğinde eleştirim cılızlaşır, sözüme seni candan seven bir arkadaşın olarak tavsiyeyle devam etmem daha etik olur. Canımın içi biz çok çabaladık sesimizi duyurmak için bak seninki göklere ulaştı. Sadece biz değil koca bir halk gördü uğradığın haksızlığı. At o storyi KORKMA canım.
#AybükePusatYalnızDeğildir
After careful consideration and hearing the feedback from our fans whilst fully respecting their concerns, our show in Istanbul will be now postponed until 2026 so we can ensure DBL Entertainment will not be involved.
Thank you for your ongoing support, it means everything to us. See you in 2026!
Dostumuz Mahir Polat tansiyon problemi nedeniyle 21.00’de cezaevi acile kaldırıldı. Ardından Mehmet Akif Göğüs Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edildi. Şu anda tansiyonu normale döndü. Hayati bir tehlikesi bulunmamakta ancak Mahir Polat’ın daha fazla cezaevinde tutulması kabul edilemez.
Mahir Polat’ın sağlık sorunları ciddidir. Bunun sorumluluğunu kimse alamaz. Sizleri uyarıyorum.
Mahir Polat’ın hastaneye sevkinin savcılık tarafından kabul edilmesinin üzerinden 36 saat geçmesine rağmen cezaevi yönetimi hâlâ harekete geçmedi.
Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü savcılık kararına mı direniyor?
Mahir Polat’ın hastane sevki resmi tatil dönüşüne kadar bekletilecek mi?
Bugün 2 Sulh Ceza Hakimliği'nden tutuklama çıkmadı. Gençler bayramda evdeler. 1 mahkeme devam ediyor.
Cevahir AVM’nin önünden ters kelepçeyle gözaltına alınan, tutuklama istemiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen 34 üniversite öğrenci hakkında kararlar açıklanıyor.
Ev hapsi kararı ve adli kontrolle serbest bırakıldı.
İBB Başkanı #Ekremİmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından başlayan protestolara ve üniversitelerde geleceksizliğe karşı yapılan yürüyüşlere katıldıkları için gözaltına alınan gençlerin Çağlayan Adliyesi'ne sevki devam ediyor.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya soru:
Sessiz bir talimat verildi de işkence Türkiye’de serbest bir hale mi geldi?
"Herkesin sesini her zaman kısamazsınız"
Bugünkü yazı:
https://t.co/JRZa7Rbbat
A Call to Turkish Authorities Regarding Mahir Polat
As people who greatly value the history and cultural heritage of Istanbul, we are deeply concerned about the deteriorating health of Mahir Polat @mhrpolat , manager of the İBB Heritage project, who was recently detained. He was taken into custody on March 19, 2025, and sent to Silivri Prison.
Mr. Polat’s career boasts remarkable expertise and achievements in the field of cultural heritage preservation. For many years, he has been involved in academic research and on-site projects, playing significant roles in the protection of Istanbul’s Byzantine and Ottoman-era artifacts. His efforts in restoring the city walls in the Historical Peninsula, safeguarding iconic structures such as the Basilica Cistern for future generations, and documenting the findings from archaeological excavations all attest to his expertise in this domain and his dedication to Istanbul. Mr. Polat is recognized not only as an administrator but also as a competent professional in the fields of history and archaeology.
However, it is alarming that Mr. Polat is being held in prison at a time when he is facing serious health issues. It is known that he has a heart condition that has previously required multiple surgeries and demands regular medical follow-up. On March 27, 2025, it was reported that his health deteriorated in prison and he was taken to the hospital. These circumstances indicate that his continued detention poses serious risks from both a human rights and a health perspective.
Therefore, as a humanitarian request, we call upon the Turkish government and the relevant authorities to:
- Urgently arrange a transfer of Mr. Polat to a fully equipped medical facility for a comprehensive evaluation of his health condition,
- Reevaluate his detention status, considering his health needs, and explore alternative measures such as house arrest or judicial control.
In the name of justice and human rights, we hope that Mr. Polat will regain his freedom and restore his health as soon as possible.
#mahirpolat