Bir mektup, yolculuğunu hiçbir zaman tamamlamaz.
Siz bu satırları okurken biri yıllar önce yazılmış bir mektubu ilk kez açıyor. Bir başkası yazmaya başlayıp yarıda bırakıyor. Bir zarf hâlâ sahibini bekliyor.
Boleka'nın üçüncü sayısında şair ve yazarların daha önce hiç yayımlanmamış mektupları var. Dünyanın dört bir yanından yazarların Boleka için gönderdiği mektuplar ve şiirler de bu sayıda okurla buluşuyor.
Yıllar önce yazılmış satırlarla bugün kaleme alınanlar, aynı sayfalarda yan yana duruyor. Diller degişiyor, ülkeler degişiyor; mektubun yolculuğu sürüyor.
Her mektup, yeni bir okurla yeniden yola çıkıyor.
Boleka'nın 3. sayısı "Yaz" şimdi ön satışta.
İstanbul merkezli, üç aylık basılı edebiyat dergisi Boleka, ilk sayısıyla okurla buluşuyor. Kadınlar tarafından kurulan ve kolektif bir editoryal anlayışla hazırlanan dergi, edebiyatı bakışın, tanıklığın ve sorumluluğun mekânı olarak düşünüyor.
İlk sayı, bir imge üzerinden Aslı Erdoğan’a odaklanıyor. Bu sayı, onun yazınından açılan bakışı, etik duruşu ve tanıklık biçimini izleyen bütünlüklü bir çalışma.
Yola çıkışın ana imgesi “göz”: saklayan, incinen, kaydeden; gördüğü için yaralanan bir göz.
Boleka’nın editoryal yaklaşımı; sessizliklere, eksiltilmiş anlatılara ve bastırılmış seslere alan açıyor.
Metinler arası diyaloglar, disiplinler arası geçişler ve görsel–metinsel karşılaşmalar bu yapının temelini oluşturuyor.
Her metin, okuru yalnızca okumaya değil; bakmaya, durmaya ve yeniden görmeye davet ediyor.
Sınırlı sayıda basılan ve nitelikli bir edebiyat dergisi olmayı hedefleyen Boleka, soruyor:
Gördüklerimizi nereye bırakırız?
Görmediklerimiz nereye gider?
“Yeni oyuncak ayısı ablamı o kadar heyecanlandırmış ki, dalgın dalgın kürek çeken babasına neden bu kadar açıldığını, sonunda kürekleri bıraktığında, neden yemlerini hazırlamayıp iğnesine takmadığını sormamış.” Özlem Öztürk'ün kaleminden Bağ https://t.co/EpNxmMi0po