If the Ottoman Empire had discovered America, the indigenous peoples would likely have preserved their existence until the 20th century. Then, encouraged by imperialist countries, they would have massacred the relatively small number of Turks who had migrated to the American continent and gained their independence. In the 21st century, they would have continued their hostility toward Turks and cooperated with imperialist powers. But that is not what happened, because it was the imperialists who discovered the American continent, and they wiped out the indigenous peoples.
Hükümetle anlaştılar Uber'i yasaklattılar, Temu'yu yasaklattılar, Booking'i yasaklattılar, Airbnb'yi yasaklattılar, Starlink'i yasaklattılar, Paypal'ı yasaklattılar. Bu artık yol oldu.
Gram altından kar edemiyoruz, hükümet yasaklasın. Millet bilezik alsın, bize işçilik ödesin...
Erhan Hoca düşündüğümüzden daha değerli bir iş yapıyor. Hatta Erhan Hocanın yaptığını yapabilecek bir başkası yoktur muhtemelen.
Bir gün Türklük tartışmaya açılıp Türkiyeli ifadesi konuşuluyor. Erhan Hoca buna karşı çıkıp "Osmanlı'da benzeri denendi, hepimiz Osmanlıyız dendi ama tutmadı. Şimdi de hepimiz Türkiyeliyiz ifadesi kullanılıyor ama bu da tutmaz" diyor. Türk denmesi gerektiğini savunuyor.
Bir gün bazı Türk beylikleri ve devletleri için "Türk değil kürt beyliği" iddiası ortaya atılıyor. Erhan Hoca belgeleriyle paylaşıp Türk olduklarını ispat ediyor.
Bir gün Türklüğü savunmak için Osmanlı arşivlerinden belgeler paylaşıp Osmanlı Türk'tü, padişahlar Türk olarak geçerdi belgede, Türklük değerliydi diyor.
Bir başka gün kürtçülük Türkiye için tehlikelidir, müsaade edilmemeli diyor. Tarihte, Osmanlı'da zaten hiç k*rdistan olmadı diyor.
Bir gün Talat Paşaya laf geliyor, Erhan Hoca Talat Paşayı savunuyor ve tarihi örneklerle tehcirin öneminden bahsediyor.
Şimdi papa'nın gelişini eleştirmiş ve yine tarihi örnekler vererek yapmış bunu.
Dikkat edin, yaptığı eleştiriler ve Türklüğü savunması hep tarih üzerinden oluyor. Genelde de Osmanlı tarihi ve Osmanlı padişahları üzerinden. Bu sayede söyledikleri sadece milliyetçi çevrede değil, Osmanlıcı İslamcı muhafazakar çevrelerde de çok karşılık buluyor.
Papa ziyaretini de tarih üzerinden vurmuş yine. Çok akıllıca çok etkili bir yöntem. İyi ki konuşuyor Erhan Hoca, umarım hep konuşur.
Atatürk düşmanlığı yeni bir olgu değil, lakin kaybetmeye mahkum.
Ben çok dindar bir ailede yetiştim. İslamcı damarın etkisinde kalan bir abim, beni Atatürk düşmanı yetiştirmeye özen gösterdi. Timaş ve Nesil Yayınları’nın nice kitabını okudum. Burada anlatılan portreye göre Atatürk din düşmanıydı, İngiliz ajanıydı. Şeriatı kaldırmış, bıraksa hayatına devam edecek Osmanlı İmparatorluğu’nu yıkmıştı. İlkokulda sosyal bilgiler hocamla derslerde tartışır, bu öğrendiklerimi ve Vahdettin’in hain olmadığını anlatırdım. Bazen tansiyon yükselse de hocam sabır ve şefkatle yanıtlar, daha çok okumamı söylerdi.
Lisede aileden koptum, okuya okuya ve gençlik ateşiyle komünist oldum. Bu sefer başka bir Atatürk düşmanı damarla karşılaştım ve benimsedim. Atatürk burjuva devrimcisiydi, faşistti. Bu dönemler post-kemalizmin zirve yaptığı yıllardı. Okuma, öğrenme, keşfetme duygum devam etti.
Üniversitenin ilk yıllarında daha liberal görüşler ilgimi çekti. Burada da belki son Atatürk düşmanı damarla karşılaştım. Atatürk otoriterdi, jakobendi, hürriyetlere düşmandı. Fakat artık Türkiye’de de işler değişiyordu. Gezi olmuştu, mevcut hükümetin otoriterliği ayan beyan ortaya dökülmüştü. İroniktir, Sevan Nişanyan’ın Yanlış Cumhuriyet kitabı beni Atatürk’e ve Kemalizm’e en çok yaklaştıran kitaplardan biri oldu. Okudukça Atama hak verdim.
Atatürk üstüne okuyup öğrendikçe, onun büyüklüğünü ve yaptıklarının hepimizin hayatı için olan anlamını idrak ettim. Hikayenin sonunda, babasız büyümüş bir çocuk olarak bana, manevi bir baba oldu.
Çevremde benzer ortamlardan gelen, ailesi Atatürk düşmanı olsa da kendisi Atatürk’e ve onun yoluna minnetle bağlanmış sayısız genç var. Onların hikayelerini de biliyorum.
Atatürk, yaptıklarıyla tarihimize adını kazımış, ulusumuzun ve devletimizin kurucusu, ebedi atamız. Hiçbir propaganda onun hatırasını zedeleyemez. Gerçeğin peşinde koşan her zihin, onu ve yaptıklarının değerini anlayacaktır. Bize düşen hatırasına layık olmak ve kurduğu Cumhuriyeti yaşatmaktır.
Saygıyla ve minnetle anıyorum.
Maalesef ki çok doğru. Günümüzde Balkanlar’da bize yapılanları hatırlamayı bırakın, oradan gelenlere, orada yaşayanlara karşı bile bir “Türk/Müslüman değil” algısı var.
Biz bir şeyler gündem olmadıkça ne kin, ne nefret ne de intikam besleyebiliyoruz.
Bugün Balkanlar’da ufak bir kiliseye girseniz dahi, içeride bir yerde haç takılmış veya minareleri kırpılmış Ayasofya fotoğrafları görebilirsiniz… Biz her şeyi unutuyoruz, fakat onlar unutmuyor…
👇🏻 Rumeli Muhâcirîn-i İslâmiye Cemiyeti tarafından Balkan Harbi'nden sonra yayınlanan "İNTİKAM" başlıklı harita.