1) @Metiskitap son dönemlerde özellikle artan dikkat dağınıklığı üzerine mükemmel bir inceleme araştırma kitabı. Geçmişten günümüze teknoloji kullanımının artması ve kapitalizmin her geçen gün varlığını hissettirmesiyle beraber üzerimizde oluşan dikkat dağınıklığı ele alınmış. +
“Çalınan Dikkat” eserini sindire sindire okudum. Notlar aldım. Onlarca alan uzmanıyla görüşülerek yazılan bu eseri tüm ebeveynlerin ve öğretmenlerin okuması gerektiğini düşünüyorum. Tehlike çok büyük. Bakın bilimsel araştırmalar ne diyor: Öğrencilerin bilgisayarlarına yerleştirilen yazılımlar ortalama her 65 saniyede başka bir şeye geçtiklerini göstermiş. Odaklanma sürelerinin ortalaması ise inanılmaz: 19 saniye! Ofiste bilgisayar başında çalışanlar için ise bu süre 3 dakika! Peki, bir şey odaklandıktan sonra dikkatiniz dağıldığında aynı şeyi tekrar odaklanmanız ne kadar sürüyor biliyor musunuz? 23 dakika! Cep telefonlarına 24 saatte ortalama dokunma sayısı 2.617! Ortalama ekran süresi 3 saat 15 dakika. Beynin yapısını aynı anda tek şeye odaklanmaya göre yaratılmış; biz ise aynı anda birkaç şeye odaklanmaya çalışıyoruz. Amerika’da sınav olan öğrencilerle yapılan bir çalışmada bir gruba telefon verilmiş diğerlerine ise verilmemiş. Telefon öğrencilerin başarısı %20 düşük çıkmış. İstatistiklere göre trafikte ölüm nedenlerinde dünya genelinde birinci sırada dikkat dağınıklığı var. Uzmanlar bu durumu “sarhoş araba kullanmakla” eşdeğer buluyorlar.
Sessiz sınıflarda ders gören öğrencilerin başarısı yüksek.
Facebok, Twitter ve Instagram’ın geliştiricileri, yazılım uzmanları; Skinner’in fareleri mantığıyla çalışıyorlar. Burada fare biziz… Haz ve ödül olgaritmaları öyle bir işliyor ki… Uzmanlar; sosyal medya uygulamalarının sizin dikkatinizi dağıtmak için tasarlandığını, dikkat dağınıklığının onlar için âdeta yakıt olduğunu söylüyor. Filtreler bizi uyutmak için tasarlanmış. Sosyal medya başında geçirdiğiniz her saniye para kazanan şirketler telefonunuzu neden elinizden bırakmanızı istesin ki? Bizim “sonsuz” şekilde “telefonunuzu kaydırmanızı” istiyorlar ve bunun için de bizi resmen yemliyorlar. Her türlü bilginizi ele geçirip, sizi zayıf noktanızdan avlıyorlar. Mesela bildirimler. Dileseler günlük tek bildirim yollayabilirler ama sizi sürekli yeni bildirimlerle “ekrana” çağırıyorlar. Sonsuz şekilde ekranı kaydırın istiyorlar. Kendinizi frenleyebilir misiniz? İradenize hâkim olabilir misiniz? Ekranın arkasında size karşı çalışan dünyanın en zekilerinden oluşan bin tane mühendis var! Size karşı çalışıyorlar. Sizin için değil. Ve sizi çok iyi tanıyorlar. Teknoloji bizi parçalıyor, hırpalıyor, bozuyor. DEHB’den bahsetmiyorum bile. İnsanlar; ailelerine, sosyal sorumluluk projelerine, kitap okumaya, kendilerini geliştirmeye, dünyayı daha iyi bir yer yapmak için geçirecekleri zaman “puf” diye sosyal medyada kaybediyorlar. 13-17 arasındaki çocuklarla yapılan bir araştırmada, uyanık oldukları sürede her 6 dakika bir mesaj gönderdikleri tespit edilmiş. Geçmiş yüzyıla göre insanoğlunun ortalama uyku süresi 1 saat azalmış durumda. Fiziksel oyunların yararı bilimsel olarak kanıtlanmış durumdayken çocuklarımız ekran karşısında. Uyum sağlayan, eleştirel düşünebilen, işbirliği yapabilen, sosyalleşen, hayal edebilen, problem çözebilen çocuklar için bu elzem. Peki, biz ne yaptık? Sınav hariç; oyunu, eğlenceyi, teneffüsü, egzersizi azalttık. “Harekette bereket var”ken çocukları sıralarda hareketsiz bırakarak öğrenmeye zorladık. Amerika’da DEHB teşhisi konulan öğrenci ortalaması %20’lerdeyken bu oran Finlandiya’da %1 bile değil; %0,1… Nedeni işte bu… Unutmayalım… “Hayat konfor alanınızın kıyısında başlar.” ve “Yavaşlamak dikkat becerisini besliyor, hız ise örseliyor.”
Tavsiye ederim efendim. Sevgiler…
Geçenlerde Depresyonu yenmenin en iyi yolları üzerine bir araştırma yayınlandı.
En üstte yürüyüş ve koşu var. Terapi ile ilaçtan bile daha etkili görünüyor.
Reçetemde artık ilk sırada yer alacak
Geçmişimizin bugünümüzü etkilemesi, yaşadıklarımızdan çıkarttığımız olumsuz sonuçlara inanıp, bunlara göre davranmamızla gerçekleşir. Geçmişin etkilerini ortadan kaldırmanın en iyi yolu ise şu anda yaşama daha farklı yaklaşıp daha farklı davranmaktır.
MEB Özel Eğitim Kurumları için bir yönetmelik yayınlamış. Psikolojik danışmanlar özel PD merkezleri açacak ve dershanelerde istihdam edilecekler. Psikolojik danışmanların her çalıştığı Bakanlık yararlarını farkediyor. Peki neden Sağlık ve Çalışma Bakanlıkları farketmiyor? NEDEN?
MEB Özel Öğretim Kurumlarında yapılan değişiklikle alanımızın için ikincil ve önemli bir kazanımda Öğrenci Etkinlik Merkezlerinde (Kurs Merkezi-Dershane) gerçekleşmiştir.
Artık Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmenler bu merkezler için zorunlu çalıştırılması gereken meslek grubu olarak tanımlanmıştır.
Bu önemli düzenleme için de Bakanımız Sn. Yusuf Tekin’e, MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Sn. Fethullah Günel’e ve MEB Özel Öğretim Kurumları Eğitim Politikaları Daire Başkanı, Psikolojik Danışman meslektaşımız Dr. Kadir Burak Salimoğlu’na çok teşekkür ederiz
@tcmeb@Yusuf__Tekin@turkpdrdernegi@turkpdrtopluluk@pdrogrencileri
Bizi rahatsız eden kişilerin, dünyanın, değişmesi rahat bir hayata giden mükemmel bir çözüm olurdu ama maalesef yaşam hiç kimseye böyle bir mucize sunmuyor.
Bunun alternatifi “iyi olmayı” başkalarına bağlamak yerine, bizzat kendimizin “iyiliğe” dönük yaşamaya çalışmasıdır.
Milli Eğitim Bakanlığı klinik model yerine gelişimsel model temelli hizmetler sunuyor. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberli Genel Müdürlüğü web sayfasına girip bakarsanız bunu net olarak görürsünüz. Okullarda gelişimsel modelin uygulayıcıları psk. danışmanlardır.
Bütün gelişim alanlarıyla sağlıklı çocuklar yetiştirmek için ve bu sağlıklı çocuklarla da gelecekte sağlıklı bir toplum oluşturmak için öncelikle psikolojik danışmanlara ihtiyacımız vardır
#PDRKorur
Sayın Bakanım , Ülkemizin gündeminde Psikolojik danışmanlar var bu tweetleri atan gençlerimiz okullarda çocuk ve gençlerimize destek olmak için hazırdır @Yusuf__Tekin@tcmeb#PDRKorur
Gelişimin sürekliliği ve bütünlüğü temelinde bireylerin gelişim görevlerini yerine getirmeleri ve gerekli yeterlikleri kazanmaları için her çocuk psikolojik danışmana erişebilmelidir.
#PDRKorur