Hocam maalesef cmk sınavında değil soruyu 5 kere okumak yarım defa okuduğum halde yetişmedi sınav süreleri 2 saat olmasına rağmen eskiye göre az kalıyor
NASIL DERS ÇALIŞMALI?
Bir ara bir sohbette öğrencilerimize kendi ders çalışma ve sınav sorularını cevaplandırma tarzımı anlatacağımı söylemiştim. Şimdi vakti geldi, anlatmaya gayret edeceğim. Dersi geçmek için değil de öğrenmek için çalışmak en iyisidir. Yine acele etmeden, yavaş yavaş, sindire sindire çalışmak işi kolaylaştırır. “Sınavda şurası gelir, çalışayım. Burası gelmez, atlayayım.” dediğinizde eksik öğrenirsiniz, öngörüleriniz tutmaz, gelmez dediğiniz yerden gelir, sorulara cevap veremezsiniz. Öyle yapmak yerine, ders notunun, kitabının tamamını okumak, çalışmak, ancak önemli gördüğünüz yerleri ayrıca tekrarlamak, not almak daha güvenli ve sonuca ulaştırıcı bir usuldür.
Bu demektir ki, kitabı veya notu dipnotlarına varıncaya değin okumak, çalışmak benim izlediğim ve tavsiye edeceğim yoldur.
Bazı dersleri kanunlardan çalışmak da iyi bir usuldür, çünkü kanun maddeleri nispeten kısa olduğu için akılda tutulması uzun paragraflara göre daha kolaydır.
Öğrencilik hayatımda kitabı 3-4 kez, hatta daha çok okuyup başarısız olan arkadaşlar tanıdım, oysa ben 1-2 kez okuduğum halde geçmişimdir. Çünkü acele etmiyordum, anlamaya çabalıyordum. Çok parlak bir öğrenci olduğumu söyleyemem ama dört yılda fakülteyi bitirme başarısını da gösterdim.
Sınavda nasıl davranmak gerektiği hususuna gelince… Soruları telaşla cevaplamaya girişmeden önce hocanın ne sorduğunu anlamak için birkaç kez soruları okumanın sandığınızdan daha önemli olduğu açıktır. O kadar ki, bazı soruların cevabı sonra gelen sorularda gizlidir. Bu sebeple, soruları tekrar tekrar okumanın yararı inkâr edilemez. Bazen durup düşünmek, sorulara yanıtlamaya nereden başlayacağınıza karar vermek size dersi başarma imkânı verir. Bazı arkadaşlar zaman baskısı hissedip daha doğru dürüst soruları anlamadan cevap vermeye başlar. Bu, kesinlikle yanlıştır. Beş dakika veya on dakika düşünerek, kafanızı toplayarak, başlayacağınız noktayı bulmak, elinizin ayağınızın birbirine dolaşmasını engeller ve size telaşsız zaman kazandırır.
Vurgulayacağım başka bir husus, “bilgi”ye dayalı cevap vermeniz veya yorum yapmanız gereken yerde, akıl yürütmenin çoğu zaman işe yaramayabileceğidir. Bilmiyorsanız, bilmiyorsunuzdur. Boş veya yanlış bir şey yazarak kâğıdın boş görünmesini önlemek puan almaya yetmez. Sadece bildiğinizi yazmak, okuyanı hakkınızda olumlu düşünmeye teşvik eder. Bu öğrenci, bilmediğini biliyor, bildiğine cevap veriyor, bilmediğinin farkında, bizi yormuyor diye düşünmeye sevk eder.
Cevaplarınız ne kısa, ne uzun olsun. Şüphesiz gerekçeli yazmak hukuk öğrencisinin daha birinci sınıfta öğrendiği en temel kuraldır, cevaplarınız yanlış olsa bile ona getirdiğiniz sağlam bir gerekçe size puan getirecektir.
Bir öğrenci, vaktiyle, bana “Dersinize çok çalıştım yine de geçemedim.” demişti. Ne kadar çalıştığını sorduğumda, sabahladığını söylemişti. Bir dersten sabahlayarak başarılı olunamaz. O sebeple, birkaç gün ayırmalısınız. Ayrıca sabahladığınızda uykusuz kalıyorsunuz demektir; uykusuzluk, bildiğinizi hatırlamanıza mani bir haldir. Bundan ötürü, sınava yeterli derecede uyuyarak gelmek başarınızı olumlu etkileyecektir.
Bir dersten kaldığınızda değerlendirilmiş kâğıdınızı görün, çünkü nerede eksik veya hatalı yazdığınızı görmeniz, size bir sonraki sınavda o eksiklikleri tamamlama, hataları giderme olanağı sağlayacaktır.
Ben söylemiş siz de duymuş olmayın ama bir sınav döneminde sınavların tümüne girmemek, bir kısmını bütünlemeye bırakmak da duruma göre doğru bir tercih olabilir. Böylece girdiğiniz sınavlara daha fazla çalışma süresi tahsis edecek, daha iyi öğrenecek, daha iyi cevap vereceksiniz. Aldığınız not da daha yüksek olabilecektir. Mezuniyetten sonra not ortalamasının yüksekliği size büyük bir üstünlük sağlayabilir. Başarınızı artırmak için hacmi sınırlı, öğrenmesi kolay derslere yüklenmek, hem geçmeniz gereken dersleri tüketmek, böylece moralinizi yükseltmek, hem de bu “kolay” derslerden yüksek not alarak not ortalamasını yukarı çekmenin yolu olabilir.
Son olarak, tek başına çalışıp hazırlandıktan sonra, sınava girmeden bir-iki saat önce bir-iki arkadaşla çıkmış soruları çözmek veya gelebilecek soruları tahmin ederek onları cevaplamak, cevaplarınızı da notlardan, kanunlardan, ders malzemesinden denetlemek sizin edilgin bilginizi etkinleştirecek ve size müthiş bir yarar getirecektir.
Tabii, önce dersleri ve bilhassa pratik çalışmaları takip etmenin faydası malum…
*
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine girmek zordur, bitirmek değil! Bunu unutmayın!
İnstagramda şu teyze her gün öld*rülen kızı için adalet arıyor kendi çapında . Amnakodumun sözde kanaat önderleri, fenomenleri ne diye aylardır sesini çıkarmıyo? Şu kadının derdini birisi dinlesin artık destek lazımsa destek olsun.
oğlum kendini dünyanın en güçlü erkeği sanıyor.. bizim dövmemiz de pek etik olmadığından mümkünse onu dövebilecek 4,5-5 yaşlarında iri bir erkek çocuğu tanıdığınız varsa yönlendirir misiniz
Herkes özünü unutmamak diye değerlendirmiş de tam tersi aslında.
Unutmamak değil bunun bir amaç olduğunu düşünüyorum. Herkesin içinde başarılı olduktan sonra veya olurken doğduğu büyüdüğü yerlere -mümkünse ustalığıyla alakalı- bir parça faydalı olma hayali vardır.
Bu kimisi için bir halısaha yaptırmak kimisi için bir cami yaptırmak kimisi için bir okul yaptırmak olabilir.
Mahmut Orhanın da bunu bir vefa olarak yaptığını değil bir “hayal” gerçekleştirdiğini biliyorum.
Olası bir savaşta Türkiye'ye daha etkin bir şekilde saldırmaları için Yunanistan'a her yıl 350 adet SCALP-EG seyir füzesi almaya yetecek kadar bütçe desteği veren Yunan Muhipleri Cemiyeti üyeleri.
Yaptığınız tatil, yarın evlatlarınıza ve Türk milletine mermi olarak dönmesin.
Türkiye'de tatil yapın demiyorum, ama tatil yaptığınız yerleri seçerken dikkatli olun.