Şaşkınlık içindeyim. Instagramda takip edenler bilirler özellikle çocuk kitapları üzerine de çok konuşur yazarım, elimden 800 - 1000 kadar çocuk kitabı geçmiştir, böyle bir içeriğin okullarda dağıtılması inanılmaz. Kültürperest yayınları çıkarmış, Defne Güler yazmış, kim bu Defne Güler diye araştırdım böyle bir çocuk kitabı yazarı da bulamadım. Her okulda, sınıfta okullar, öğretmenler, sınıf zümreleri ek okuma kitapları, kaynaklar önerir ama bu fahiş bir hata. Bu mu pek övünülen Maarif Modeli? Ailem Güvende operasyonu yapıp dağıtılan kitap inanılmaz.
Saadet Partisi Ankara Milletvekili Mesut Doğan'ın konuşması gündem oldu:
"Siz bu soygunun yaşanmasından değil, sadece duyulmasından rahatsızsınız; Meclis Araştırma Komisyonu’na engel olmanızın tek sebebi bu vurgunda çoğunuzun beraber olmasıdır!"
Yok artık! Yok artık! İnanılır gibi değil🤭 “Halkı kin ve düşmanlığa, nefrete sevkeden suç” diye bir suç varsa zirvesi bu değil midir? Gönderen veli ülkenin geleceğine büyük bir iyilik yapmış, sadece o kitap dğil öneren ilköğretim yönetimi de toplatılmalı!
Özgür Özel'den Mahinur Göktaş'a:
"Sen aileden sorumlusun, Hasan Amca'dan (Hasan İmamoğlu) özür dilediniz mi? Haysiyet cellatlığı yaptığınız bizim ailelerimizden özür dilediniz mi?
Babanız, 10 dakika karalanmış görev sende, Hasan İmamoğlu orada. 18 aydır karalıyorlar. Hadi Bakalım Aileden Sorumlu Bakan, kendi ailene gösterdiğin hassasiyete bizim ailelerimize de göster."
Bir RT, bir çocuk için umut demek.
Sesimizi ne kadar büyütürsek, o duvarları o kadar hızlı yıkarız. Vicdan sahibi herkesi bu mücadeleye ortak olmaya çağırıyoruz.
Çocuklarımızın sesi ol! 👇
#İstismaraKarşıAdalet
Haksız ve hukuksuz olarak gözaltına alındıktan ve arkasından tutuklanarak 49 gün özgürlüğümden uzak bırakıldıktan sonra dün itibarıyla (5 Ekim 2026) tahliye edildim. Bu gibi hukuksuzluklar yüzünden Türkiye hukukun üstünlüğü endeksinde 178 ülke arasında 149. sırada. Bu durum ülkemiz adına çok üzücü ve çok onur kırıcı.
Tutuklu kaldığım sürece destek veren tüm yurtseverlere teşekkür ediyorum. Bana dayanma gücü ve mücadele azmi verdiniz.
Tahliye olmama gerçekten sevinebilmem için tüm siyasi tutukluların da tahliye edilmesi, hukuk ve adalet kavramlarının ülkemizde egemen olması lazım.
Türker Ertürk
Mustafa Kemal’in Askeri
🩸Sizin gibileri aday gösterenlere de, sizin gibilerin zihniyetine de, böyle utanma duygusunu yitiren düzene de yazıklar olsun‼️
Düpedüz siyasi kapkaçtır bunun adı‼️
#cemiltugay
2 Ekim gecesi, gece yarısı, Çorlu Karatepe Kuyu Tipi Cezaevi’nden yüzlerce kilometre uzaktaki Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi’ne sevk edildim. Bana makul, hukuki ve somut tek bir gerekçe dahi sunulmadı. Bunun yerine yapılanın “rutin bir uygulama” olduğu söylendi.
İnsanları gece yarısı uykularından uyandırıp dakikalar içinde eşyalarını toplatarak yüzlerce kilometre uzağa götürmek ne zamandan beri rutin?
Haftanın dört günü aralıksız devam eden duruşmaların tam ortasında, savunma hakkını fiilen kullanılamaz hale getirecek şekilde başka bir şehre sevk edilmek ne zamandan beri rutin?
Adını doğru koyalım: Bu, rutin bir uygulama değil. Bu eziyettir, zulümdür.
Sevk edilmeseydim, ayda yalnızca bir kez açık görüşte kavuşabildiğim kızımı görecektim. Sevkin özellikle gece yarısı, apar topar yapılmasının amacı bu muydu? Kızımı görmemi engellemek, canımı acıtmak mı istediniz?
Merakınızı gidereyim: Vurduğunuz yer acıdı.
Yargılarken de, kapattığınız cezaevlerinde de adaletin değil, eziyetin ve zulmün peşinden gidiyorsunuz.
Av. Mehmet Pehlivan
Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi
❗️❗️ SİLİVRİ SON DAKİKA ❗️❗️
‼️‼️SİLİVRİ SON DAKİKA!…‼️‼️
Duruşma sonunda bugün sadece 4 ismin tahliyesine karar verilmesine, sanıklar, avukatlar ve yakınları tepki gösterdi.
Son derece öfkelenen İmamoğlu:
Bağırarak şunları söyledi:
“Bizi sadece millet yargılayacak. Bu mahkeme değil.
Fon vurguncularını tutuklasınlar, fon vurguncularını!!!”
İmamoğlu salondan çıkarken bir ara kendisine engel olmak isteyen jandarmalarla da tartıştığı görüldü.
Kamuoyunun Dikkatine,
Milletvekilliği görevim süresince;
AKP’nin yaptığı yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu zararları üzerine kamuoyunu aydınlatmaya çalışıyorum.
Bu nedenle AKP’nin ve türlü güç odaklarının hedefinde ve tehdidi altında olduğumun farkındayım.
Fon vurgunu konusunda yaptığım açıklamalar ve üzerinde çalıştığım dosyalar nedeniyle AKP’nin saldıracağını biliyordum.
Ama bunu eşim üzerinden yapacak kadar alçalacaklarını tahmin etmiyordum.
Konu, bana dokunamadıklarından ailem üzerinden beni tehdit etmelerinden ibarettir.
Hem geçmişte hem de bugün, geniş bir kadroyla çalışmalarımı sürdürüyorum. Bunların arasında danışmanlarım, çeşitli alanlardaki uzmanlar, hukukçular ve siyasetçiler vardır.
Ortaya atılan asılsız iddianın amacı, fon vurgunu meselesinin konuşulmasını engellemektir.
Bana buradan, hem de eşim üzerinden saldırmak bir itibar suikastı ve susturma girişimidir.
Bu operasyonu yapanlar açıkça şunu diyorlar: “Sen ve partin, bu fon vurgunu meselesini daha fazla kurcalamayın!”
Benim üzerimden tüm milletvekillerine ve ailelerine verilmek istenen bu aşağılık mesajı reddediyorum.
Bu tehdide, bu alçaklığa pabuç bırakacak değilim. AKP’nin yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu zararlarının üzerine gitmeye kararlılıkla devam edeceğim.