Benim için vatanseverlik tam olarak bu. Bir sürü süslü slogan cümleler değil. Vatanın taşını, toprağını, kültürel tarihi hazinelerini korumak, o toprak üzerinde yaşayanların insanca yaşamasını istemek.
Fark ettiniz mi bilmiyorum, insan layık olmadığı şeyi üzerinde taşıyamıyor. Bilgi fazla gelirse kibirleniyor, zenginlik fazla gelirse görgüsüzleşiyor, güç fazla gelirse başkalarını aşağılıyor. Yani özne ile edim arasında bozulan o orantıyı saklayamıyor, mutlaka sızdırıyor dışarı.
Dün gece de uzun uzun yazdım, bu olayın sokaktaki hırt sorunuyla, minguzzi olayıyla, maneviyatla, andımızla falan hiçbir alakası yok. Dizilerle falan da bi alakası yok, katillerin tiplerine, tarzlarına, yaşantılarına bi bakın; maraştaki katil çocuk, size sıfır birdeki, çukurdaki tipleri mi hatırlatıyor, yoksa sur cinayetindeki katil semih çeliki mi hatırlatıyor? Bu olay, eskişehirde (dün bursa diye hatırlayıp bursa yazmışım) canlı yayın açıp bıçakla çay ocağındaki yaşlılara saldıran gençle, istanbulda surlarda ayşenur ve ikbali öldürüp intihar eden gençle aynı yerden kaynaklanıyor. Surlardaki olayı en basit yerden “kadın cinayeti” olarak ele alıp geçiştirdiniz, bu olayı da yine en basit yerden “eğitimde şiddet” olarak görüp geçiştiriyosunuz. Kimse olayın gerçek kaynağını konuşmuyor, herkes ya bu olayı ezberden biyere bağlama derdinde, ya da “bu olayı düşman olduğum yere nerden fatura ederim” derdinde. Okuldaki çocukların bile can güvenliğinin kalmadığı bi ortamda, ölen çocuklar bile kimsenin umrunda bile değil.
Sanıyor musunuz bu olay sadece hayatını kaybeden çocukları etkiledi? Hayatta kalan çocuklar da sinir sistemlerine yüklenen stres sebebiyle uzun yıllar travma taşıyacaklar: anlam veremedikleri kaygı atakları, tekrarlayan kabuslar, kapalı alanlarda duramama, insanlara ve sistemlere temel düzeyde dahi güven duyamama. Bu yüzden şiddet ve zorbalık insanların toplumsal hayatlarını hedef alan korkunç bir şeydir. Ve bu yüzden belirdiği an başı ezilmelidir.
Bahsettikleri Eğitim sisteminin okullarında eskiden bunlar vardı ve hiç bir öğrenci alıp da bir canilik yapmadı.
Konuyu dönüp dolaştırıp "Kemalist Laik sistem" diyen Cumhuriyet düşmanlarına söylüyorum...
#Kahramanmaraş
Y kuşağı %90 oranında Counter Strike oyunuyla büyüdü, ata sporu gibi bir şeydi bu nesil için. Oyun iki grubun silahli çatışmasıydı. Ama kimsenin aklına okulu basıp arkadaşlarını taramak gelmiyordu. Yani demem o ki, sosyolojik bir çöküşün suçlusu "oyunlar" olamaz.
Hayatını kaybeden Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın 2025 yılında katıldığı panelden kesit:
"Mühim olan şey, tayin edemeyeceğimiz bir ömrü verimli hale getirebilmek.
Huzursuz insanlar, verimli olamazlar.
Size mutluluklar, güzel tesadüfler diliyorum.”