Hesabıma 3. kez Türkiye’de erişim engeli getirildi.
Siz kapatın ben tekrar açacağım, bizleri böyle susturamazsınız!
Eski takipçilerime ulaşmam için bu twitti rt yaparsanız sevinirim.
Mutlaka Kazanacağız!
Sandığa, seçime, seçmenin iradesine ne gerek var?
Üsküdar Belediye Meclisi’nin CHP’li üyeleri Ahmet Başbaydar, Ayhan Aydın, Hüseyin Kazan ve Tahsin Usta, partilerinden istifa ederek AK Parti’ye katıldı.
Üsküdar’da başkan vekilliği seçimine iki gün kala Meclis’teki siyasi denge değişti.
Bir başka gelişme de Adana Yüreğir’de yaşandı.
Görevden uzaklaştırılan Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı’nın yerine yapılan başkan vekilliği seçiminde CHP’li Cafer Boyraz seçildi.
AK Parti itiraz etti. Seçim yenilendi.Meclis yeniden sandığa gitti.Cafer Boyraz ikinci kez seçildi.AK Parti yeniden yargıya başvurdu.
Sonuç?
Mahkeme kararıyla başkan vekilliği bu kez AK Parti’nin adayı Tarık Özünal’a geçti.
Yani Yüreğir’de Meclis iki kez sandığa gitti, iki kez CHP’nin adayı kazandı; sonunda başkan vekilliği AK Parti’ye geçti.
Vallahi belediye seçimleri yapılmasın artık.
İktidar partisi kimse belediyeleri de o yönetsin.
Üsküdar Belediyesinin iptal edilen Başkan Vekilliği seçimi sonrasında yaşanan gelişmeler şunlar;
📌Önce Belediye Başkan Vekilliği 3.
Turunda AKP’ye oy veren 2 CHP’li Meclis Üyesi partilerinden istifa ettirildi.
📌Bugün 4 Belediye Meclis Üyemiz ifadeye çağrıldı. 2 Belediye Meclis üyemiz gözaltına alındı ve 4 gün gözaltında kalacaklar.
📌Belediye Meclis Üyelerimizin gözaltına alınmasından bir kaç saat sonra İstanbul Valiliği yeni Belediye Başkan Vekilliği seçim tarihini belirledi.
📌Bu şartlarda Belediye Başkan Vekilliği seçimi, Belediye Meclis Üyelerimiz gözaltındayken 5 Eylül Cumartesi günü saat 10.00’da yapılacak.
Ne diyorlardı “Türkiye’de yargı bağımsızdır” değil mi?
Türkiye’de yargı bağımsız filan değil aksine sonuna kadar “siyasidir”
Özgür Özel sade bir vatandaş olarak istediği kişinin elini sıkabilir. Ama seçilmediği koltuğa oturup tüzüğü askıya alan, partisinin genel merkezini basıp cam çerçeveyi indiren ve gelir gelmez onlarca il başkanı ve milletvekilini partiden atan bir kişiye bu tavrı göstermek, size oy veren milyonlarca seçmenin içini acıtır.
Sorun el sıkışmak değil. Bu tarz görüntüler, seçmen iradesini, siyasi etik değerleri ve parti içi hukuku bu kadar ağır biçimde ihlal eden bir kişinin yaptıklarını normalleştiriyor. @eczozgurozel@yenipartiyiz
SON DAKİKA | İstanbul’da Zabıta Teşkilatı’nın 200. kuruluş yıldönümü nedeniyle İBB zabıta yöneticilerinin İstiklal Caddesi’nde vatandaşlara karanfil dağıtmasına ve yürümesine polis tarafından izin verilmedi.
İBB Zabıta Daire Başkanı Metin Alper, müdahaleye tepki göstererek “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak İstiklal Caddesi’nde yürüyemeyecek miyim?” diye sordu.
İşte o anlar:
Bir sene önce Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe’nin tutuklanmasıyla AKP’ye geçen Gaziosmanpaşa için halk iradesi, demokratik değerler ve vicdan vurgusu yaparken şimdi böyle eleştirdiği ismi makamında ağırlamaktan memnuniyet duyuyor. Siyaset ne tuhaf, ne çirkin
@oguzzatsiz Benim tek derdim Türkiye'nin "tek adam" rejiminden kurtulması.
Bunun için de seçimin kazanılması şart.
İmamoğlu'nun engellendiği durumda kazanma ihtimali en yüksek olan aday Yavaş.
O yüzden, aday olursa sonuna kadar desteklerim. Güven müven umurumda olmaz.
Bir yargıcın avukatlara, "Bunları istinafta söylersiniz" demesi ne demek midir? Peşin peşin;
- Ben beraat vermeyeceğim, mahkumiyet vereceğim, deyip ihsas-ı rey'de bulunması demektir.
Bu kabul edilemez, suçtur.
Yargıç bu suçu pervasızca işleyebiliyorsa yargı ve söz bitmiştir.
Sayın Uçum'a katılıyorum.
Türkiye, uygulamadığı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'yle bağlı kalamaz. Bir an önce Sözleşme'den çekilmemize yönelik kararların alınmasını ve de Sözleşme'den çekilmeye yönelik tavsiyelerini Cumhurbaşkanına sunmasını, söylediklerinin gereği olarak Mehmet Uçum'dan bekliyoruz.
Türkiye, uzun zamandır kendi demokrasi ve hukuk standartlarını oluşturmuş bir ülke ve de İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'nin denetimine de ihtiyacı yok. Türkiye'nin Mahkemedeki temsilcisi olan kişi de uzun süredir Türkiye ile ilgili tüm kararlara muhalif kalmakta. Bu nedenle pratik anlamda Sözleşmeyle bağlı olmanın biz yurttaşlara zaman kaybı dışında getirdiği hiçbir şey yok. Türkiye bir Avrupa ülkesi hüviyetini de uzun zamandır kaybettiği için Sözleşmesine de bağlı olmak zorunda değil. Bunu, tüm dünyadaki herkesin bilmesinde de fayda görüyorum. Öyle ya, Türkiye madem bir Avrupa ülkesi değil, Avrupa Birliği hedefi yok, altında imzası olduğu Sözleşmeyi de uygulamıyor, Mahkemesinin kararlarını da tanımıyor; peki öyleyse neden bu ülke yurttaşlarına bu Avrupa masalı her gün anlatılıyor? Ne gereği var?
Gereğini bekliyoruz..
#İBBDavası'nda 2.Celse 4.gün
Tuncay Yılmaz'ın avukatı Ali Kemal Yıldız, İş İnsanı Adem Kameroğlu'na sordu.
Ali Kemal Yıldız: "Bu devir işlemi inşaat ruhsatı alındıktan 8 ay sonra yapılmış... Yani siz inşaat ruhsatını almışsınız, sonra satış sözleşmesi yapmışsınız 8 ay sonra. Bu normal bir durum mu? Yani önce ruhsat alıp sonra mı rüşvet verdiniz?
Ne olabilirdi ki? Ruhsatı almışsınız zaten.
Ne isteyebilirlerdi sizden belediye?"
Adem Kameroğlu:
"Bakın, bakın biz iş adamı olarak bölgemizdeki mülki amirlerle iyi geçinmek zorundayız.
Yaptığımız işler her ne kadar yasalara uygun olsa da belli talepler olursa da biz bunları yerine getirmek zorunda kalıyoruz... Türkiye'de maalesef böyle bir gerçek var."
Ali Kemal Yıldız:
"Tamam, o zaman bunun altını da çizelim yine. Yani sonuç itibarıyla varsayıma dayalı olarak verdiğinizi söylüyorsunuz."
Adem Kameroğlu:
Varsayım değil, verilmiş zaten. Ortadaki olayla verildiği gözüküyor zaten.
Ali Kemal Yıldız: Fark şurada. Şimdi ben size yönelik bir şey söylemiyorum. Ama benim de müdafim burada yargılanıyor.
O diyor ki "Ben parasını ödeyip aldım." Yani villanın verildiği konusunda bir tartışma yok zaten.
Arada konuştuğumuz konu paranın size ödenip ödenmediğiydi.
Devam edelim peki. Bu paraların verildiğine ilişkin herhangi bir tanık vesaire bir deliliniz var mı?
Adem Kameroğlu:
Valla bu işlerin gizli yapılması lazım. Bu işler öyle aleni davul çalınarak yapılmaz. Ben akşam müteahhitler kahvesine gidip de orada "Nereye ne yaptım?" diye anlatan bir yapıda değilim.
Akşam evime gidip ya da sporma gidip ondan sonra evime giden bir insanım. Yani onun için çok da bunu çalmam ama bunu Veysel Erçevik de biliyordu bunları.
Ali Kemal Yıldız:
Veysel Erçevik de sanıklardan biri. O yüzden de hani onun bilmesi pek bir şey ifade etmiyor.
Adem Kameroğlu: Yapacak bir şey yok ama o benim genel müdürümdü. Ben bunu daha fazla insana söylemem, söyleyemem. Sonuçta ticaret…
Ali Kemal Yıldız:
Şimdi yine şununla tamamlayayım. "Belediyenin yapacaklarından korktum" diyorsunuz ya.
Sadece hani sonradan ruhsat aldıktan sonra bu villayı verdiğiniz değil, ayrıca Büyükşehir Belediyesi inşaatı durdurmuş, sonra ruhsatı iptal etmiş ve bunlara dava açıp bunları da iptal ettirmişsiniz.
Yani esasen burada bu inşaatla ilgili belediyeden korkacağınız hiçbir şey yok.
Neden böyle bir şeyi kendinize mecbur hissettiniz?
Adem Kameroğlu:
Siz kendiniz de söylediniz, Büyükşehir Belediyesi gelip inşaatımı durdurdu efendim 45 gün. Nasıl korkmayayım?
Büyükşehir Belediyesi geldi, inşaatımı 45 gün, inşaatımı durdurdu bir hamlede. Devam eden bir inşaatı. Ben nasıl korkmayayım?
Ali Kemal Yıldız: Ne zaman oldu bunlar?
Adem Kameroğlu: 2017 Haziran ayında, 45 gün.
Ali Kemal Yıldız: Ve hangi partiydi o?
Adem Kameroğlu: AK Parti'ydi Büyükşehir.
Ali Kemal Yıldız: Efendim, teşekkür ederim. Benim sorularım bu kadar.
İnce Memed, ağayı öldürmeye gittiğinde, “Beni öldürmen neye yarar, bir ağa gider, yerine başka biri gelir” demişti ağa.
“Olsun” diye karşılık vermişti İnce Memed, “benim yerime de başka bir İnce Memed gelir.”
Yeni Parti iktidarında anayasaya şu maddenin eklenmesini yurttaş olarak talep ediyorum:
"Parti değiştiren milletvekili ve belediye başkanı görevden düşer."
Seçmene bu transfer rezaletini yaşatmaya kimsenin ve hiçbir partinin hakkı yok.
@sokakkedisitv Abla paylaşma şu adamı ya ! Paylaşma ya ! Her şey ama her şey etkileşim olmak zorunda mı ? Adam olucak şeylerin elçiliğini yapıyor ve hedef gösteriyor sürekli paylaşma ablacım ! Anladın mı ? Paylaşmaaaa !