Bu ülkede doğup büyüdüğü hâlde Türkiye’ye senin kadar gönülden bağlı olmayan nice insan var…
Seni seviyoruz Vargas! 🇹🇷♥️
İyi ki bizimlesin, iyi ki bu ülkenin formasını gururla taşıyorsun.
Sen artık bizden birisin! 🇹🇷🏐
@muhendisyenn Bu dönem anne babalar köylü olanı bile ben çektim çocuğum çekmesin diye her istediğini yapan , çocuğun yaptığı herşeyi özgüven olarak gören veliler ve sonuç çektiklerimiz meğer bizi insanlaştırmış.. psikologlar baş suçlu
Okullar açılıyor, Dar gelirli aile çocuklarının beslenme desteğine ihtiyacı var.
İBB olarak, geçtiğimiz yıl 16 bin çocuğumuza ulaştık, bu eğitim yılında da çocukların yanında olacağız.
Bu yıl yeni başvurular için kayıtları başlattık. Eğer sizin de bu desteğe ihtiyacınız varsa başvurabilir ya da çevrenizde ihtiyacı olduğunu bildiğiniz komşularınızı, yakınlarınızı bize yönlendirebilirsiniz.
Hiçbir çocuğumuzun okula aç gitmemesi için herkesin yapacağı bir şeyler var.
👉 Başvuru ve Bilgi İçin:
🌐 https://t.co/HQuBLAmr1Y
📞 ALO 153 Çözüm Merkezi
#UmutBurada
BURKA
Amerika Afganistan’ı vurdu ya, gazeteci olan eşim günlerini, hatta aylarını orada geçirdi ve Türkiye’ye dönerken, bana armağan olarak mavi, ipekli bir “burka” getirdi.
Evet evet, Afganlı kadınların Taliban döneminde giymeye zorlandıkları burkadan söz ediyorum. Burkayı bavulundan çıkarıp bana uzatırken de “Bunu giydiğin an, armağanın benden değil, Atatürk’ten olduğunu anlayacaksın,” dedi.
BURKAYI GİYİYORUM
Burkayı ambalajından çıkarıp, bu acayip örtünün neresine kafamı sokacağımı araştırdım bir müddet. İşlemelerle yapışmış yarım santimlik pencerelerden oluşan kafesi gözlerimin önüne denk düşürmeye çalıştım.
Dünyayı görebilmek için!!!
Daha ilk saniyelerde kendi nefesimden tiksinmeye başlamıştım.
Soluk alıp vermek tam bir işkenceydi.
Ağzıma yapışan kumaş nefesimle ısınıyor, içerde gitgide ağırlaşan bir koku oluşuyordu.
Ellerim de felaket durumdaydı doğrusu. Hareket kabiliyetimi tümüyle kaybetmiştim.
Eşime, “Bunun omuz kısmı neresi?” diye sormuştum burkayı giymeye çabalarken.
O da, “Omuz olursa, burka olmaz. Önemli olan kadının, hiçbir hattının belli olmaması,” demişti.
Burkayı giydim.
Aynanın karşısına geçtim ve kendimi aradım!
Yok olmuştum.
Gözlerim, yüzüm, mimiklerim, bakışım, hatta sesim yok olmuştu.
Ezilmiştim.
Küçülmüştüm.
Görüş alanım daralmıştı.
Görebildiğim dünya minik karelere bölünmüştü.
Kafamı çevirmek yetmiyor, vücudumu tümüyle oynatırsam daha fazla bir şeyler görürüm zannediyordum.
Ama olmuyordu. Gözler 180 derece görür ya, benimkiler o an ancak 30 dereceye hakimdi.
Zannedersem bir dakika kalabildim burkanın içinde.
Bir ömür böyle yaşayanları anlayabilmek için, bir dakika zor dayandım, itiraf ediyorum.
Bir çırpıda çıkardım.
Ama, o günlerde evime gelen tüm kadınlara burkayı giydirmeye karar verdim. Benim öğrendiğimin, yani “Atatürk’ün kadınlara en büyük armağanı”nın farkına daha iyi varabilsinler diye.
Çünkü ben, bir kadın için çarşafa bürünmenin ne demek olduğunu, ancak burkanın içinde bir dakika kaldığımda algılayabilmiştim.
SONRA ATATÜRK’Ü DUYARIM
Ne vakit karamsarlık dolsa içime, ATATÜRK’ü duyarım:
“Seyahatim esnasında köylerde değil, bilhassa kasabalarda ve şehirlerde kadın arkadaşlarımızın yüzlerini ve gözlerini çok kesif olarak kapattıklarını gördüm. Erkek arkadaşlar, bu bizim bencilliğimizin eseridir! Onlar da yüzlerini cihana gösterebilsinler ve gözleriyle cihanı dikkatle görebilsinler. Bunda korkulacak bir şay yoktur!” sözlerini.
Ansiklopedi karıştırıp hatırlarım Atatürk’ün bu sözlerinden sonra, Türk kadınının önce peçeyi, 25 Kasım 1925 Şapka Devrimi’nden sonra da çarşafı bıraktığını…
Gülümserim, sessiz şükranlarımla…
Figen Ünal
@AtillaOlgun@drozcanyucel Aşıdan önce ölenlere ne oldu peki covid öldürmedi mi aşıdan önce covid geçirip 2 ay sonra da beynine pıhtı atan kişiler de var. Daha bilimsel yaklaşımlara ihtiyaç var.
Acemoğlu açıkça gençlere açıkça "dünyanın geleceğine ya yapay zekayı tekeline alan devler karar verecek ya da adalet ve demokrasi içim sorumluluk sahibi insanlar topa girecek" mesajı veriyor:
-Demokrasi çökmek üzere.
-YZ'yi yönünü düzeltmek için demokrasi lazım.
-Gücü merkezileştirmek eşitsizlikleri arttıracak.
-Adaletli dünya tek başına ortaya çıkmayacak sorumluluk -gelecek nesil olan-sizlerin omuzlarında.
Ve gelelim Economist'gilleri hoplatan bam teline,,, "Eğer siz derseniz ki 'tamam geleceğimizi bizden çok daha iyi Open AI Anhtropik ya da Google biliyor. Biz bir tek para yapalım. Piyasa nereye gidiyorsa biz de oraya gidelim. Demokrasi de batarsa batsın bizim başımıza bir şey gelmediği sürece her şey çok iyi'. O zaman gerçekten adaletli bir dünya daha iyi bir dünya yaratmamız mümkün olmayacak".
ÜST ÜSTE 13 SAAT DURUŞMA
Saat 22:30 duruşma hâlâ sürüyor. Bir ara daha verildi. Yine 12 saatten fazla, geceden geceye duruşma takip ettik. Aktarmaya çalıştık. Takip eden, abone olan, paylaşan herkese de ayrıca teşekkürler...
🔴 Bir Babanın Adalet Arayışı Yalnız Bırakılmamalı
Bir babanın tek istediği şey, kızının başına ne geldiğini öğrenmek…
Nizamettin Kabaiş, yıllardır Rojin’in ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılmasını istiyor. Son dönemlerde Van barosuna dahil olduğu hukuki süreçlerde yaşanan tartışmalar ne olursa olsun, değişmeyen tek gerçek; bir babanın adalet arayışıdır.
Hiçbir anne, hiçbir baba cevapsız bırakılmamalı. Rojin Kabaiş dosyasındaki tüm soru işaretleri, kamu vicdanını tatmin edecek şekilde açıklığa kavuşturulmalı.
Nizamettin Kabaiş yalnız değildir. Adalet arayan her aile gibi onun sesi de duyulmalı, dosya etkin ve şeffaf biçimde sonuna kadar araştırılmalıdır.
Nizamettin Kabaiş’in adalet arayışında yanındayız
2018 yılında, #LeylaAydemir’in köyüne taziyeye gitmiştik. O gün çocuğu katledenler ile aynı yerdeyiz, gözlerinin arkası karanlık demiştim…O günden bugüne bu davayı celse celse takip ettik.
Bu süreçte 24 tanık ifadesini değiştirdi. O davada neler yaptıklarını gözlerimizle gördük. Yüzlerce polis güvenlik sağlamak için uğraş vermişti. Leyla’nın annesi ve babası, sanık olan amcalar hakkındaki şikâyetlerini geri çekti.Sanıkların tamamı beraat etti. Kahrolduk, isyan ettik, çoğu zaman yalnız kaldık.
Ama bugün, Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada, amca Yusuf Aydemir ❗️Leyla’yı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, hürriyeti tahdit suçundan ise 6 yıl hapis cezasına mahkum edildi.
Evet, adalet hala eksik. İfadelerini değiştirenler, suça yardım edenler ve gerçeğin ortaya çıkmasını engelleyenler hak ettikleri cezaları almadı. Ancak en azından Leyla’nın yaşam hakkını elinden alan kişi cezasız kalmadı.
Çocuklara zarar veren, onların hayatını karartan herkes❗️❗️❗️
kim olursa olsun, hangi sıfatı taşırsa taşısın hukuk önünde hesap vermelidir. Çünkü çocuklar için işlemeyen bir adalet, hiç kimse için gerçek adalet değildir.
MAVİ GÖZLÜ LEYLA ÇOCUĞUN ANISINA SAYGIYLA…
#ÇocuklarVatandır
@ucimorgtr@yucelceylancom
Trump’un Damadı Kushner’in Arnavutluğu yağmalamasına karşı bir milyon Arnavut sokağa çıktı.Dünya sizin ailenizin mülkü değil. Dünya Ulusları var Dünya Halkı var.
“Bu iki kitap; bir babanın özlemi, bir annenin fedakarlığı ve bir ailenin birbirine tutunma çabasıdır.”
Pınar ve Ramazan Gülten, Maya ve tüm çocuklar için umudun hikâyesini özlemle kaleme alıyor.
https://t.co/bbntEMNqrb
Filenin Sultanları, Almanya'yı 3-2 Mağlup Etti
A Milli Kadın Voleybol Takımımız, 2026 Voleybol Milletler Ligi'nin (VNL) ikinci haftasının üçüncü maçında Almanya'yı 3-2 mağlup ederek Ankara etabında üçte üç yaptı.
Karşılaşmayı Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, TVF Başkan Vekili Alper Sedat Aslandaş, Almanya Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg, TRT Genel Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zahid Sobacı ve Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran da izledi.
Milletler Ligi'nde bu sezonki beşinci galibiyetini alan Filenin Sultanları, Ankara etabındaki son maçında 21 Haziran Pazar günü saat 19.30'da Çin ile karşılaşacak.
TÜRKİYE-ALMANYA: 3-2 SALON: Ankara Spor Salonu HAKEMLER: Bernard Valentar (Slovenya), Cesare Stefano (İtalya) TÜRKİYE: Vargas, Hande, Sinead Jack, Cansu, Yaprak, Berka, Gizem (L) (Saliha, Eylül, Elif, Deniz, Defne, İlkin) ALMANYA: Straube, Alsmeier, Weitzel, Weske, Timmer, Cekulaev, Cesar (L) (Nestler, Kohn, Kindermann, Strubbe, Pfeffer) SETLER: 18-25, 24-26, 25-19, 25-22, 15-13 SÜRE: 127 dakika
Ankara etabında bugün oynanan diğer karşılaşmada Brezilya, Çin'i 3-1 (26-24, 18-25, 19-25, 15-25) mağlup etti.
Barış Terkoğlu:
-Size “kurultaya neden gitmiyorsunuz” dicem,siz de bana “tedbir kararı var” diceksiniz. Bu nasıl bir tedbir kararı ki;size disipline sevk hakkı veriyor,size ihraç hakkı veriyor,il başkanlarını görevden alma hakkı veriyor,size atama hakkı veriyor,bir tek kurultay yapamıyorsunuz bu nasıl tedbir?
Kılıçdaroğlu:
-O’nu bilemiyorum,hukukçular otursun tartışsın.
Üzülerek gördüm ki KK gerçekleri tahlilden çok uzak bir zihinsel durumda. Ne seçmeni ne de ülkeyi umursuyor. Hiç hukuk bilgisi yok. Sorulara saçma, kaçamak cevaplar veriyor. Meşruiyet seçimden alınırken mahkeme kararı ile gelip de yapılmış 3 diğer Kurultay’a rağmen koltuğu kendisinin zannetmek ve ahlaki üstünlükten söz etmekse çok manipülatif. Bir de arındırma görevini CHP tarihinden aldım demesi var ki… görevleri Millet verir, Millet alır! Bunu unutanlara da gereken cevabı da …