iki çocuk dışarı çıkıp birer simit yiyip birer meşrubat içse 500 lira. iki ergen bi sinemaya gidip birer kahve içse 1.000 lira. çocukları sanal dünyaya hapseden sizsiniz
Düzeltme ve değiştirme arzusu. Bizim en büyük kibrimiz de yeteneğimiz de bu: Ben düzeltebilirim, ben daha iyi hale getirebilirim. O yüzden genellikle eğrileri, yamukları seçiyoruz.
Diyelim ki evlendim 4 çocuk yaptım. 2 kız 2 erkek. Erkeklerden biri sokakta tacize uğrayan kız kardeşini korumak isterken öldürülebilir ve katillere hak ettikleri ceza verilmeyebilir. Diğer etik ve ahlaki değerlere önem vererek yetiştirdiğim erkek çocuğum pazarda gezerken "pardon kardeşim" dediği kişi ve arkadaşları tarafından iç organları bağışlanamayacak derecede tahrip edilerek darp edilip bıçaklanarak öldürülebilir ve yine katillere hak ettikleri ceza verilmeyebilir. Kızlarımdan biri sokakta oyun oynarken tacize, tecavüze uğrayıp öldürülebilir. Katile cezayı geçtim bulunmaz bile, aranmaz. O kızın o sokakta ne işi vardı falan denilebilir. Diğer kızım bir şekilde sağ salim büyürse de evlenip kocası tarafından öldürülebilir. Neden doğurayım şu güvensizlik ortamında?
4 kişi Ahmet'i öldürmek için pazar yerinde dört dönüyor dönüyor. Planlayıp 5 yerinden bıçaklayıp yerde tekmeliyor ve diğer ikisi nasıl suçsuz olabiliyor? Sokağa sıçılmış itler ve onların siyasi uzantısı "analar ağlamasın" diye mavra sıkarken tertemiz, kendi halinde gençleri yok ediyorlar ve üstüne serbest kalıyorlar. Yere batsın adaletiniz.