IRKÇILIK VE KADIN DÜŞMANLIĞI MİZAH DEĞİLDİR
Rahmi Koç tarafından bir hastane açılışında dile getirilen ve kamuoyuna yansıyan ifadeler; kadınları ve Kürtleri aşağılayan, ayrımcı kalıp yargıları yeniden üreten niteliktedir.
Kadın düşmanlığının ve ırkçılığın "mizah" adı altında meşrulaştırılmasını kabul etmiyoruz. Özellikle Kürt kadınlarını hedef alan bu söylemler, toplumdaki eşitsizlikleri ve ayrımcılığı yeniden üretmektedir.
Toplumsal etkisi yüksek kişilerin kullandıkları dil konusunda sorumluluk taşıdıklarını hatırlatıyor; insan onuruna, eşitliğe ve ayrımcılık yasağına aykırı bu ifadeleri kınıyoruz.
İSTANBUL BAROSU
Niyet ne olursa olsun, kadınların onurunu ve haysiyetini zedeleyen, şaka, espri ya da mizah adı altında dile getirilen hiçbir ifadeyi kabul etmiyoruz.
Türk kadını, Kürt kadını ya da başka bir kimlik fark etmeksizin, bu ülkedeki her kadın eşit değere ve saygınlığa sahiptir.
Bu çerçevede, Adelet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’in konuya ilişkin yaptığı açıklama için teşekkür ediyoruz.
Kadınları hedef alan ve özellikle etnik kimlikleri üzerinden ayrıştırıcı bir dil kullanan sözlerin, “espri” ya da “şaka” kisvesi altında söylenmiş olması onları masum hâle getirmez. Aksine, bu tür ifadeler toplumsal önyargıları besleyen ve saygı kültürüne zarar veren söylemlerdir.
Yani diyor ki "Kürt kadınları hem cahil ve bilgisiz hem de hafifmeşreptir; doktor kendisine 'soyun' dediğinde bunun tıbbi müdahale için olduğunu anlamaz". 2026 yılında en büyük Türk burjuvasının zihniyeti bu, medeni değerlerden uzak çağdışı bir ırkçılık.
Kaç yaşında olursan ol ne, neyi ve nasil konuşacağın önemli. 95 yaşında bir insanın kuracağı cümleler mi bu?Büyük olasılık ne dediğinin farkında değil, komik olduğunu düşünüyor;cinsiyetçi,ayrıştırıcı ve küçük düşürücü cümleler olduğu bu kişiye hatırlatılmalı.
#RahmiKoçÖzürDile
Bir hastane açılışında "mizah" adı altında sergilenen Kürt kadınlarına yönelik ayrımcı, cinsiyetçi ve aşağılayıcı söylemleri en güçlü şekilde reddediyoruz.
Etnik köken, inanç ve cinsiyet üzerinden üretilen hiçbir nefret söylemi kabul edilemez. Toplumun her kesiminin onur ve değeri bizim için mukaddestir.
Kürtleri doğrudan hedef alan, onurunu zedeleyen ve hepimizi derinden yaralayan bu çirkin ve ayrımcı yaklaşımların hiçbir haklı gerekçesi olamaz.
Toplumsal barışı ve bir arada yaşama irademizi baltalayan hiçbir nefret unsuru, mizah kılıfı arkasına sığınılarak asla mazur gösterilemez.
Mehmet Metiner'den Rahmi Koç'a sert çıkış:
"Bu mesele özürle geçiştirilemez. Kürt ismi ayrımcılığın konusu yapılamaz. Hukuk gereğini yapmalı, kimse hukukun üstünde değildir."
Rahmi Koç’un Irkçı ve cinsiyetçi zihniyeti/söylemi “mizah” kisvesi altında normalleştirilemez.
İnsan onurunu hedef alan hiçbir söylem karşılıksız ve yaptırımsız kalmamalıdır.
Sosyal medya platformlarında yer alan paylaşımlarda bir iş insanı tarafından bir açılış programında kadınları ve belirli bir etnik kimliğe mensup vatandaşlarımızı hedef aldığı değerlendirilen ifadeler üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından resen soruşturma başlatılmıştır.
Adaletin terazisi kimsenin servetine, unvanına veya statüsüne göre tartmaz; yargı, daima insan onurunu ve hukuku korur. Kadınların onurunu zedeleyen, haysiyetini inciten ve toplumsal hassasiyetlerimizle bağdaşmayan ifadeler, kim tarafından söylenirse söylensin asla kabul edilemez.
Bu tür sözlerin bir "fıkra" veya mizah adı altında sarf edilmesi, kadınlarımıza ve toplumumuzun belirli bir kesimine yönelik sergilenen bu nezaketsizliği hafifletmez. Toplumumuzun temel direği olan kadınlarımızın onuruna ve vatandaşlarımıza yönelik her türlü ayrımcı yaklaşımın karşısında durmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Kadınlara dönük her türlü aşağılayıcı söylemi kınıyoruz.
Kadınlarla ilgili söylemlerin saygılı, özenli ve nitelikli bir yaklaşıma sahip olması esastır.
Toplumumuzun hiçbir kesiminin inancı etnik kökeni, kültürü, kimliği veya cinsiyeti aşağılayıcı, ayrımcı ve ötekileştirici söylemlerin konusu olamaz.
İnanç, etnik köken ve cinsiyet üzerinden üretilen aşağılayıcı yaklaşımlar nefret söylemi doğurur. Bu yanlış söylemlerden kesinlikle uzak durulması gerekir.
“Kürt kadın” ifadesiyle aşağılayıcı bir söylemin yan yana getirilmesi değerlerimize aykırıdır, çok yanlış ve çirkindir.
Kürt vatandaşlarımızla beraber hepimizi ve tüm kadınlarımızı inciten bu yanlış ve çirkin yaklaşımları en net şekilde ve kökten reddediyoruz.
Nefret söylemleri, mizah kılıfı ile asla mazur gösterilemez.
Yanlış söylemlerin düzeltilmesi ve özür dilenmesi, değerlerimize saygının bir gereğidir.
Herkes inanç, kültür, etnik köken, kimlik ve cinsiyet konularında sağduyulu, nitelikli ve saygılı bir dil kullanmaya özen göstermelidir.
Vatandaşlarımızın tamamı eşit onura, saygınlığa ve değere sahiptir.