1- Almanya’dan gelip Murat hakkında şikâyetçi olan karaparacı Sinan Çampınar adlı kişinin dediklerine “kesin doğru” muamelesi yapan bir yargı sistemi var. Yetmiyor, aynı yargı sistemi Murat’ın karşı hiçbir delilini dikkate almıyor. Bitmiyor, bir karaparacının şikâyetiyle Murat önce“karapara” sonra “örgüte yardım” ile soruşturuluyor. Sonunda da bir gazeteci delilsiz, olgusuz, ispatsız bir şekilde cezaevine gönderiliyor. Sahi, bu Sinan Çampınar’ı kim size muteber gösterdi? O muteber şikâyetçinizin suçlarını ve kim olduğunu soruşturmak neden aklınıza gelmiyor?
2- Acaba Sinan Çampınar, bir iktidar milletvekili ile ailesinden şikâyetçi olsaydı ve yine Murat’a haber yaptırmak isteseydi... Murat yine “Neden bu haberi hemen yapmadın, neden belgeleri kontrol ettin, neden şüphelendin” diye tutuklanır mıydı?
Cumhuriyet’te, Arka Bahçe’de yazdım 👇🏼
https://t.co/lbAmoGbLpS
“Yok oğlum bunlar Dalton’lar değil AKTON’lar”
Son zamanlarda izlediğim en anlamlı video
Akton’lardan girip FonaLiza’dan çıkmış
Melih’in de içinden geçmiş
Kaynak:Yapai
Beni, işçilerin grevine destek verdiğim için, işçi katili bir patronun şikayetiyle evimi basarak tutukladılar. 2 ay haksız yere hapis yattım. Beraat edip çıkalı 5 ay oldu, el koydukları telefonumu ve diğer cihazlarımı hala alamadım.
Binlerce insanın birikimine çökerek milyarlarca liralık vurgun yapanlara ise delilleri ortadan kaldırmaları için zaman veriyorlar.
Emekli Ali’yi intihara sürükleyen, sermaye ve Saray düzenidir!
Açlık sınırının yarısı düzeyindeki aylıklarla yaşamaya mahkum edilen emeklilerin, emekli aylıklarına seyyanen zam yapılması talebiyle Anayasa Mahkemesi önünde gerçekleştirdikleri eylem sırasında 2 çocuk babası emekli bir polis memuru beylik tabancası ile yaşamını sonlandırmak istedi.
Bu sıradan bir intihar girişimi değildir. Yoksulluğa mahkum edilen bir emekli Saray düzeni tarafından adım adım intihara sürüklenmiştir. AYM binası önünde yaşananlar iktidar eliyle tasarlanmıştır, göz göre göre gelmiştir.
Emekliyi intihara sürükleyen yoksulluğun sorumlusu; ülkeyi sermaye için cennet, emekçiler için cehenneme çeviren kapitalist düzenin kendisidir.
Emekliyi intihara sürükleyenler, trilyonları faiz ödemesi adı altında tefecilere aktarırken emeklileri açlığa mahkum edenlerdir.
Emekliyi intihara sürükleyenler, 5’li çetelere, yandaş müteahhitlere “garanti ödemeleri” adı altında milyarlar aktarırken emeklileri kümesten bozma otel odalarına mahkum edenlerdir.
Emekliyi intihara sürükleyenler sermayeye oluk oluk ucuz kredi akıtırken hayatını ancak borçla döndürebilen emeklilerin sırtındaki faiz yükünü katlayanlardır.
Bu cenderede kendisini yalnız ve çaresiz hisseden tüm işçilere, emekçilere, emeklilere sesleniyoruz!
Yalnız değilsiniz, yalnız değiliz!
Bu sömürü düzenini birleşerek değiştirebiliriz!
Bu düzeni değiştirmek için hemen birleşmeliyiz!
Seyit Aslan
Emek Partisi Genel Başkanı
ERDAL'IM...
OĞLU İDAMA MAHKUM ANNE'NİN SAVCIYA SÖYLEDİĞİ SÖZLER..
Sayın savcı güçlüsünüz güçlü olmasına
erişilmezsiniz, masanız görkemli makamınız çok yüksek.
Kendinizden eminsiniz.
Soruyorum size bir anne olarak, acaba geceleri de rahat mı içiniz?
Bir davada onaltı sanık, sekizi idamla yargılanıyor.
Ben anneyim, bunu aklım almıyor.
Soruyorum size bir anne olarak,
bugün kaç gencin idamını istediniz?
Onlar için idam isterken, biz anneleri
hiç mi düşünmediniz?
Bugüne dek bilmezdim ne polisi ne savcıyı
hiç işim düşmedi mahkemeye.
Uyarır dururdum oğlumu üstelik, sorguladığı için yaşamı karşı çıktığı için haksızlıklara.
“Aman oğlum, sen karışma biraz geride dur” derdim.
Şimdi utanıyorum bu sözlerimden,
ondan özür diliyorum.
Çünkü sayın savcı benim oğlum öldürmedi kimseyi, hırsızlık da yapmadı.
Oysa siz haklı buluyorsunuz onu öldürmeyi
devlet adına ve diyorsunuz ki, “oğlun düşündüğü için suçlu.”
Öyleyse bırakın asılsın oğlum düşündüğü için öldürülecekse.
Siz sayın savcı oğlumun idamını istediniz
gözdağı vermek için öteki “düşünenlere”
onu ölüme mahkum ettiniz.
Ah, bitmez tükenmez bu kan salonlara taşındı ölüm sokaklardan.
Boşuna bu çaba, bunca zulüm düşünceyi yok edemezsiniz ne korkuyla ne ölümle.
Sayın savcı, ben oğlu idama mahkum bir anne
sıradan bir ev kadını, şimdi ben de suçluyum.
Çünkü “düşünüyorum."
Artık biliyorum oğlumun neyle suçlandığını.
Şimdi bana düşen görev hakkını aramaktır oğlumun ve onun gibi olanların.
Sayın savcı, asın beni de oğlumla birlikte,
çünkü ben de onun gibi inanıyorum güzel günlere ve değiştirmek istiyorum dünyayı...
Gülsüm Cengiz
EMEP: Emekli Ali'yi intihara sürükleyen, sermaye ve Saray düzenidir. Bu cenderede kendisini yalnız ve çaresiz hisseden tüm işçilere, emekçilere, emeklilere sesleniyoruz! Yalnız değilsiniz, yalnız değiliz! https://t.co/Y65qdOoBii
İzmir'de 1990'lı yılların başında kurulan Grup Günola'nın üyelerinden müzisyen Necmi Bektaşoğlu, 56 yaşında yaşamını yitirdi.
Bektaşoğlu, şarkı sözü yazarlığı ve solo çalışmalarının yanı sıra şiir kitaplarıyla da üretimini sürdürdü
https://t.co/uwiI5VwpEo