"A witch ought never to be frightened in the darkest forest... because she should be sure in her soul that the most terrifying thing in the forest was her."
Müşahitlik yaptığım okulda oy kullanmaya gelen, karaciğer yetmezliği yaşayan bir amcayla sohbet etmiştik biraz. Durumu ciddiydi ama umutluydu, "Bu sefer olacak mı be? Dünya gözüyle görmek istiyorum." demişti. Seçimi kaybettiğimizden beri ara ara o amcayı düşünüp dertleniyorum.
Babam kanser hastasıydı artık hareket etmekte bile zorlanıyordu. Doktoru oy moy yok çıkamazsın evden vücudun kaldırmaz demişti. Tabi ki eski devrimci dinler mi...
O gün oy vermeye gittiğimizde okulun asansörü çalışmadığından kuzenimle iki koluna girip sandığa götürmüştük. Ben ölsem bile vatandaşlık görevi mi yapmazsam ve bu köhne iktidarın gittiğini dünya gözüyle görmezsem gözüm açık gider demişti.
Oy kullandıktan hemen sonra fenalaşıp ambulans ile hastaneye kaldırmıştık. Onun hayatı son görüşü benimde onu gömmeden önceki son görüşümdü.
Ben şerefini s.ktiğimin oğlu hakkımız haram olsun sana..
Merhabalar, ben Furkan, 25 Nisan cuma günü, saat 20.00'de Ankara'daki Üniversitelerin Konur Sokak'ta düzenlemiş olduğu yürüyüşe katılan alelade bir liseliyim.
Yaşım 16.
Elimden geldiğince ve hatırladığımca yaşadığım polis zulmünü sizlere anlatacağım.
++
İnsan “deprem oldu” demek için bile bir ötekine ihtiyaç duyuyor. Herhangi bir kayıp olmadığını haberlerden teyit etse bile en sevdikleriyle konuşmak istiyor. Kapitalizmin bireyci yaşama övgüleri buraya kadar. Yaşamın gerçekliği karşısında birbirimize muhtacız.
Depremden sonra İstanbullular sokaklara döküldü ama bir afet durumunda toplanma alanı olabilecek yeterli sayıda yer artık yok. Bir belgesel için o dönem Şehir Plancıları Odası’nda olan Tayfun Kahraman ile konuşmuştuk. Ancak İstanbul Büyükşehir Belediyesi Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanı Tayfun Kahraman şu anda tutuklu…