Bir sonraki gösteri: ya gardaş biliyonuz levent kırcanın gızıyla sevgiliyim geçen tuttu doğum günümü kutluyo e zengin bunlar ailede öyle görmüş dedim gızım biz muhafazakar aileyiz bizde doum moum kutlanmaz haha nerden bilsin dinsiz
You're picking the person who will be with you on the worst day of your life. The day you have to bury a parent, the day the doctor calls you to give you bad news, the day you lose the job, the day your dog that you've had for 14 years doesn't come home. That's who you're choosing. And still most people date like they're casting a movie. Do they give me butterflies? Are they exciting? Is their chemistry cool?Butterflies aren't gonna matter when life punches you in the face and when that day comes, you will not care how charming they were on the first date. You'll care whether they stayed, you'll care whether they showed up, you'll care if they made the effort and they made the unbearable feel bearable. The older I get, the less I'm asking myself if I want to spend a saturday night with this person, and the more I find myself asking, do I want this person to stand next to me when my life falls apart
Osmanlıya gelen Batılı gezginler de“Sokaktaki hayvanları besliyorlar, camii çıkışlarında kuş kedi ve köpekler için yemek satan satıcılardan yiyecek alıp hayvan doyuruyorlar”yazıyorlardı.
Bu halk yüzlerce yıldır böyle, bugün sokak hayvanlarına göz dikilmesinin halkla alakası yok.
2010 civarı Borneo Adası'ndaydım. Orangutanları ve pigme filleri doğal yaşantısında görmek için Kinabatangan Nehri'ne gittim. Nehirden 10 metre sonra yağmur ormanları bitiyor ve yağ palmiyesi ağaçları başlıyordu. Rehberle tartıştık. halk çok mutlu çünkü iş sağlıyor hatta kuşlar palmiye ağaçlarına da konuyor demişti. Adamlar dünyanın ciğerini söktüler.
şöyyyle bir sahne izleyip “tokat atmasaydı” yorumları gelmiş bir sürü. ataya saygı diye öğrettikleri şey de ataerki zaten. ama bütün yargılarınızı bir tokatla ezdi geçti leyla. ellerine sağlık leyla babana attığın tokat çok güzel olmuş.
psikopatlarca marjinalleştirilen dünyanın en normal şeyleri: içki içmek, sokak hayvanlarıyla ilgilenmek, eşinden boşanmak, dul olmak, çocuk doğurmak istememek, konsere gitmek, yalnız yaşamak, hak aramak.
Diyarbakırlı bir kadın, DEM partili vekile:
“Başlarım Kürdistan davanıza! Şerefsizler! Senin çocuğun hangi özel okulda okuyor? Karın hangi plajda? Sen bunu desene! Alıştınız milletin çocuğunu dağa göndermeye!”
“30 Ağustos'u bensiz kutlayacaklar. Oysa o kadar isterdim ki törene katılmayı. Çocuklarımızı, ordumuzun geçişini görmeyi. Biliyor musun Gökçen, bayrağımızı da özledim; onun şöyle anlı şanlı dalgalanışını, göklerle bütünleşmesini."
- 28 Ağustos 1938
Milli bayram yürüyüşünde hak hukuk adalet sloganı atılsın isteyemezsin abicim. Hele ki türklükle ilgili slogandan rahatsız hic olamazsın. Milli bayramda otur evinde o zaman
"Gece hiç uyuyamadım... Acaba bu vaziyet bizim için ne gibi ihtimaller doğurabilir diye düşündüm durdum. Uykum kaçtı. Her ne ise, hayırlı olsun. Yaşarsak önümüze çıkacak güçlükleri, bağlandığımız prensipler çerçevesi içinde yenmeye çalışırız ve yeneriz."
Mustafa Kemal Atatürk