Bir yıldır beklediğin konu
23-24-25 Haziran civarında sonuçlanabilir. Özellikle doğum haritasında 0-5 derece Aslan, Kova, Boğa ve Akrep yerleşimi bulunanlar için önemli bir dönemeç olabilir.
Başarılar Filenin Sultanları! 🇹🇷
🏐 A Milli Kadın Voleybol Takımımızın, 2026 Kadınlar Milletler Ligi 1. etap ilk maçı @trtspor'da başladı.
🆚 🇩🇴Dominik Cumhuriyeti
🔴 Canlı izle: https://t.co/IV3uY7TquH
Konya’da 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Hene Ebuzeynep, harçlığını çıkarmak için çalıştığı kafede elleri arkaya bağlı şekilde asılı halde bulundu
Henenin faillerinin bulunması için ses olalım
Onu görmek için 270 kilometre yol gittik. Bu defa niyetimiz yardım etmek değildi çünkü her ay destek oluyorduk kendisine. Fakat onun ihtiyacı başka bir şeydi.
Hikâyesini daha önce anlatmıştım:
******
Annem köyüne dönünce babam yeniden evlendi. Üvey annemin adı Ndala Wanii’ydi. Bu bizim dilimizde “suçum ne?” demek.
Çocukken bir anlam verememiştim ama şimdi anlıyorum.
Üvey annem kısırdı. Burada çocuğu olmayanı dışlarlar. Dahası insan yerine koymazlar. Üvey annem de bunun acısını çektiği için midir bilmem ama beni çok seviyor, her şeyimle ilgileniyordu. O kadar iyiydi ki annemi aratmıyordu.
Bir yıl sonra babam vefat etti. Sekiz yaşındaydım. Herkes anneme gitmemi beklerken ben üvey annemle kaldım. Ndala Wanii ile babamdan kalan evde yaşıyor, küçük arazimizde tarım yapıyorduk ama akrabalarımız bu durumdan rahatsızdı. Ne olursa olsun bu evi ve araziyi kadına bırakmak istemiyorlardı. Başta, hasta babama baktığı için her türlü güvenceyi verdikleri bu kadını kovmaya yer arıyorlardı.
Üvey annemin ilk eşi vefat etmişti. Bu yüzden onun uğursuz olduğu söylentisini yaydılar. Tüm köy zamanla onun uğursuz olduğuna inanmaya başladı. Hem eşleri ölüyor hem de çocuğu olmuyordu. O lanetlenmiş bir kadındı.
Benimle annem gibi ilgilenen, okuyabilmem için elinden geleni yapan kadını çok geçmeden kovdular.
Yalnız kalmıştım. Biraz büyüyünce onu bulmak istedim ama bunca sene geçmesine rağmen adını bilen tek bir kişi bile yoktu.
Aylar süren zorlu bir uğraştan sonra izini buldum. Beni görür görmez koşarak boynuma sarıldı. Bizde büyükler ağlamaz ama o ağlıyordu.
Bir süre yanında kaldım. Gördüm ki burada da kaderi değişmemiş. Komşularının gözünde zavallı bir kadındı. Hem şiddet görüyor hem aşağılanıyordu. Komşularından işittim, herkes ona Ndala Wanii diyordu, yani “suçum ne?” Ona bu ismi layık görmüşlerdi ve her yerde bu isimle biliniyordu.
******
Bu hikâyeyi Ndala Wanii’nin üvey oğlundan dinlemiştim. Dün nasip oldu birlikte kadının köyüne kadar gittik.
Karşısında bizi görünce heyecanla konuşmaya başladı. Herkes görsün, duysun istiyordu. Oğlu onu ziyarete gelmişti.
Zaten her geldiğinde sevinçle komşulara haber veriyor, “Bakın oğlum uzaklardan beni ziyarete geldi.” diyordu.
Uzun bir sohbetin ardından tüm köy, kadının kapısında toplanmaya başladı. Ndala Wanii’ye “Bu köye kaç kurban göndermemizi istersin” diye sorunca tüm köylü gözlerinin içine baktı. Dışladıkları kadın bir anda kurtarıcıları olmuştu.
Sözleştik, dört inek göndereceğiz kendisine. İnsanlar bu sayıyı duyunca mutluluklarını görmeliydiniz. Oradan ayrıldığımızda, kendisi için sakladığı yer fıstıklarını hediye etti bize. Komşular kapısına toplanmış, onu tebrik ediyorlardı.
ikindi namazını kılmak için seccadeyi sererken içimden; "yalnızca senin rızanı kazanma gayesi taşıyacağım bereketli bir ömrüm olsun" diye bir dua ettim. tarif edemiyorum şu an hissettiğim o huzuru. ömrümce bu kadar güzel dua edememişim sanki öyle bi şaşkınlık.