Beni yüreğinde meskûn kıl” diyor Heidegger Hannah Arendt’e yazdığı mektupta.
“Meskûn kılmak” yalnızca “beni sev” demekten öte, “beni içinde barındır, bana iç dünyanda bir yer ver, beni sende ikamet eden biri kıl” demek. Vay be…
reçel profesörü tiviti… muazzam ya. yıllardır her kadın ortamında anlatıyorum bunu. hayatı güzelleştiriyor ve kolaylaştırıyor. tdk’ya da girmeli bence. reçel profesörü: “kişinin kendisinin bilmediği/tecrübe etmediği işler üzerinden muhatabını eleştirmesi veya yermesi”
Kant yaşamı boyunca doğduğu kentten hiç çıkmadı ve yalnızca birkaç kişiyle gerçek bir ilişki kurdu. Sonra masasına oturup "evrensel" ahlak yasasını yazdı. Nietzsche Avrupa'nın pek çok kentinde, yüzlerce insanla gerçek bir ilişki kurdu ve ahlakın evrensel olamayacağını söyledi.
Nietzsche haklıdır: Söz konusu aşk olduğunda, iki kişinin arasındaki ahlâkî duvar kalkar, eylemler iyinin ve kötünün ötesinde, toplumsal söylemden arınmıştır. Yargı gücünün değil, duygu gücünün belirlenimi geçerlidir artık. Aşk, iki kişinin birlikte ahlâkî intihar eylemidir.
Düşüncesizlikle ve bencillikle ama özellikle asgari görgü kurallarından gaflet düzeyinde düşüncesizlikle karşı karşıya kalmak beni gergin biri yapıyor.
Wittgenstein için aşırı anlam arayışı hastalıklıdır. Özgürleştirici olan ise, hayatın bazı anlarının hiçbir ulvi ya da mantıklı anlamı olmadığını kabul etmek; o anı sadece ham, çıplak bir varoluş tecrübesi olarak yaşamaktır.
“Nedensellik batıl inançtır” Wittgenstein
Ne an ama… 2023 yılında Bartın Amastris Antik Kenti kazılarında, MS 2. yüzyıla ait bir Nymphe heykelinin yüzyıllar sonra ilk kez gün ışığına kavuşma anı..