Der falsche Frieden – oder Erdogans Machtpoker mit der PKK
1) Beweggründe für den Friedensprozess (innenpolitisch): Machterosion Erdogans nach der Kommunalwahl 2024, Aufstieg des Istanbuler OBs Ekrem Imamoglus als starker Gegenkandidat von Erdogan,Gefährdung Wiederwahl Erdogans🧵
Deutschland ist das größte türkische Land der Welt außerhalb der Türkei. Millionen Menschen mit türkischen Wurzeln sind unsere Landsleute. Die türkische Migration nach Deutschland ist eine Erfolgsgeschichte der Integration durch Arbeit. Aber unsere zwangsfinanzierten Vielfaltsfamatiker bei ARD und ZDF schaffen es nicht, für zehn Milliarden Euro das erste WM-Spiel der Türkei live zu zeigen. Stattdessen laufen Tigerenten-Club und Sam und Julia im Mäusehaus.
@tatakanc@erkbas O kadar doğruyu söyleyemez, çok ağır olur, ipler tamamen kopabilir. Biraz denge kurmaya çalışmış ama çok haklısınız. "Saçmalamış" doğru bir tespit.
Ben @erkbas'a kötü niyetli yaklaşmamaktan yanayım.Evet "ana dil" diyerek söyleşide yanlış bir kavram kullanıyor, hedef saptırıyor.
Keşke sadece "Biz şuna bakarız: Kim seçimlerde oyları bölmek veya rejime seçim kazandırmak için adımlar atarsa, bizi karşısında bulacaktır" deseydi.
🔴 TİP Genel Başkanı Erkan Baş, T24 Ankara Bürosu'nun sorularını yanıtladı:
💬 Türkiye yol ayrımında değil, o nokta geçildi, laiklik de cumhuriyet de kalmadı
💬 Küresel bir karşı devrim var, Türkiye bunun denendiği öncü ülkelerden. İktidarın hedefi Azerbaycan’daki gibi seçimli otokrasi
https://t.co/4Hnkl6BDzB
@erkbas
Koskoca Anayasa profesörleri iradelerini İmralı'daki Tek Adama teslim edip bizleri demokrasi masallarıyla manipüle etmeye çalışırken,Kürt/Türk aydınları Kürtlerin haklarına sahip çıkıyor ve sadece Beştepe'deki diktatörü değil İmralı'daki despotu da sorguluyor @d_ragip@mustu_yldz
@mustu_yldz@d_ragip Saltanatlar, putlar ve totaliter yapılar başlangıçta bu gibi entelektüel diskurlarla sorgulanmaya başlar, sonra eleştiri topluma yayılır ve o diktatörler tahtlarından bir gün devrilir.
Son genel seçimlerde AKP'den Ankara 2. Bölge aday adayı olan Bekir Sipahi'ye Almanya'daki Duisburg kenti şeref plaketi verdi. Tweet bu kadar. Demeçlerim haberde👇🏼 https://t.co/N6hUQOOvx2
"Das macht mich fassungslos, sagt Professor Burak Çopur. Er halte die Ehrung eines Genozidleugners für eine Opferverhöhnung. Eine solche Ehrung ist im Prinzip so,als würde die Stadt Duisburg einem bekennenden Holocaustleugner eine Ehrenplakette verleihen." https://t.co/N6hUQOOvx2
Değerli dostlar…
Bana ait olan ve/veya yorumcusu olduğum hiçbir eserimin-eserin BUTLAN ile göreve gelenler ve onun tarafı olanlar eliyle, herhangi bir ortamda kullanılmasını istemediğimi… olası izinsiz kullanımlara karşı sürecin takipçisi olacağımı paylaşmak isterim.
Saygıyla🌿
"Dedim nerede adalet ve hak?
Dediler sus sesin çıkmasın
Dedim bunun için miydi bu kadar kan ve emek
Dediler artık heybetli bir tahtımız var
Dedim bunu kabul etmiyorum
Küfür ve hakarete başladılar" @ararattmem
✨Kürt sanatçı
MEM ARARAT: yeni şarkısında
PKK ve dem parti çevrelerini
🤬Trsonek.. korkaklar diye yerden yere vurdu.
"Öcalan a karşı açık tavır koyamayanlara
Trsonek korkaklar şarkısını ithaf etti..😍
@silahdaroglu152 Katıldığım nokta, PKK'nın tasfiyesi Kürtlerin hayırınadır. Fakat yeni anayasayla birlikte göstermelik anadilde eğitim gelse bile, bu üstünlükçü Türkçü yapıyla Kürtler açısından fazla bir şey değişmeyecektir. Ne özerklik, ne de başka bir statü verilecektir. Hep birlikte göreceğiz.
🔴Numan Kurtulmuş yeni Anayasa için tarih verdi
🔸️"Türkiye artık 2027’de kendisine yaraşan, çağdaş bir toplum sözleşmesi olarak yeni anayasasını gerçekleştirecektir"
@silahdaroglu152 "Erdoğan kalacakmış kalsın umrumuzda değil artık" diye yazmışsın. Günümüzde Kürtlere en çok acı çektiren+zulüm eden kişi o zattır. "Kalıyorsa kalsın" demek, Kürtlere verilecek en büyük cezadır, apolitik bir pozisyondur. Aynısını Apocular kendi aralarında şu anda söylüyorlar.
Rejim bu şekilde Kürtlerin ağızına daha çok bal çalmaya çalışacaktır, sonra Erdoğan Apocularla ve DEM'le birlikte anayasa zokasını yutturmaya çalışacak. Yutarsan tabii 👇🏼
🔴 Newroz Gelecek Seneden İtibaren Resmi Tatil Olacak!
➡️ Eylül ayında verilecek kanun teklifi ile birlikte Newroz artık Türkiye'de bir bayram olarak kutlanacak.
➡️ Kürtlerin Türkiye'ye kazandırdığı bir bayram olarak tarihe geçecek.
"Kök hücreci" Apocular ve DEM'liler iyi dinlesinler bu yayını @d_ragip@yektantyilmaz@yavuzbaydar4
“DEM Parti rejim değişikliği isteyemez, çünkü...” https://t.co/FP27ASfF0f
Çıkardın mı sonunda ağızındaki baklayı "anayasa" diyerek?
Önünede yine "demokratik" kelimesini koy ki, belki alıcısı olur.
Umarım Kürtler bu ucuz oyunu görüp, rejimin diktatoryal anayasasını desteklemeye hazırlanan DEM'e gerektiği cevabı verirler👇🏼
#SONDAKİKA Abdullah Öcalan, DEM Parti’nin Diyarbakır’da düzenlediği Demokratik Yerel Yönetimler Konferansı’na mesaj gönderdi
Öcalan’ın mesajı:
"Yerel demokrasi ve demokratik anayasa, çözümün formülüdür"
DEM Parti Yerel Yönetimler Konferansı’nın tüm delegasyon ve katılımcılarına;
Tarihin büyük bir bölümünde toplumda yönetim olgusu yerele, yerindeye; diğer bir ifadeyle kendi kendini yönetmeye dayalıydı. Hatta devlet geleneğinde dahi ağırlıklı olarak yerel yönetimler kural, merkezi iktidar ise istisnaydı. Geçerli olan hukuk, yerelin ve bölgenin hukukuydu. Bu geleneği, son iki yüz yıllık kapitalist modernitenin homojen-tekçi-katı merkeziyetçi ulus devlet modeli bozdu. Bütün sorunların ve çözümsüzlüklerin de ana kaynağı, bu modeli dayatmak ve dünyaya giydirmek oldu.
İki dünya savaşıyla, bu anlayışı doğuran Avrupa ülkeleri başta olmak üzere tüm dünya, faşizmin yol açtığı acıları iliklerine kadar yaşadı, yaşıyor. 1950’lerden itibaren yerelin, bölgenin, milliyet ve kültürün hukuku, sınırlı da olsa yeniden tanımlandı ve demokratik anayasalara geçildi. Avrupa Birliği ülkelerinin kabul ederek onayladığı ‘Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’ da bu sürecin bir devamıdır. Yerel demokrasiye dönüş ülkelerin kurtuluşu, toplumların nefesi olmuştur.
Türkiye’nin rolünün başat olduğu Ortadoğu’da yerel ve bölgesel olana demokratik ifade şansı tanınırsa, sorunların büyük bir kısmı daha kolay aşılacaktır. Özellikle yerel demokrasi üzerindeki çekincenin kaldırılması, Türkiye’yi ikinci yüzyılda bölgede güçlü kılabilir. Demokratik çözüme duyarlı; hem toplumlar hem de devletler için yeniden yapılanma şarttır. Çağın genel akışı da ihtiyacı da merkeziyetçiliği azaltmak, yereli çoğaltmak yönündedir. Akıntıya karşı kürek çekmek, direnmek var olan siyasi, ekonomik, ekolojik krizi daha da derinleştirmektir. Nitekim bir asır böyle heba olmuştur ve herkese kaybettirmiştir.
Antidemokratik merkezi yapıların kendiliğinden dönüşeceğini bekleme yanılgısına düşmemek gerekir. Süreklilik kazanmış demokratik yerel ve kültürel yapıların örgütlü mücadelesi, dönüşümleri hızlandırmada belirleyici olmuştur. Yerel demokrasi ve demokratik anayasalar da böylesi mücadeleler sonucu geliştirilmiştir.
YEREL DEMOKRASİ ÇÖZÜMÜN FORMÜLÜDÜR
‘Yerel demokrasi ve demokratik anayasa’ formülü, Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümünün de formülüdür. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde geliştirmeye çalıştığımız demokratik entegrasyonunun şah damarı da yerel demokrasidir. Demokratik entegrasyon ancak yerel demokrasiyle anlamını bulabilir. Son yıllarda uygulanan kayyım politikasının kaynağında da yerel demokrasinin olmayışı yatar. Demokrasinin bu denli kolayca inkar edilebildiği bir ülkede, hiçbir sorun çözülemez ve çözülemediği de ortadadır.
Kürt sorunu yerel yönetim düzeyinde çözüm aşamasına gelmiştir. Sadece Kürt sorunu bağlamında değil, bir bütün olarak Türkiye için mevcut yerel yönetim sorunlarını aşmanın yolu, güçlü yerel demokrasiden geçer. Yerel demokrasinin hukuk çerçevesinde güvence altına alınması en gerçekçi ve tek çözüm formülüdür. Suriye, Irak ve İran için de gerekli olan, yerel demokrasinin tam ve eksiksiz olarak uygulanmasıdır. Tüm olumsuzlukların panzehiri demokratik siyaset ve yerel demokrasidir. Demokratik topluma ancak böyle ulaşmak mümkündür.
Yerel demokrasinin geliştirilmesinde yerel yönetimlerin rolü belirleyici ve öncüldür. Demokrasinin de demokratik komünün de ilk ayağı yereldir. Demokratik komünal halk belediyeciliğinin geliştirilmesi, bu yolda ön açıcıdır. Bunun için merkeze, iktidara ve tekelciliğe değil, halka dayalı alternatif sosyal, ekonomik, ekolojik modeller geliştirilmelidir. Yerel yönetimlerin en büyük sermayesi halktır; halkın emeği birleştirilirse altından kalkılmayacak hiçbir sorun yoktur.
Demokratik belediyecilik anlayışı geliştirilmelidir. Demokratik belediyecilik hareketi, geniş toplumsal bir ağ halinde köy-mahalle komünlerinden kooperatiflere, sivil toplum örgütlerinden insan hakları kuruluşlarına, kadın özgürlüğü mücadelesinden çocuk ve hayvan hakları savunucularına, gençlikten ekolojistlere kadar her yerde demokratik toplum örgütlenmesini sağlamalıdır. Kadınlar başta olmak üzere çocuk, gençlik, eğitim, dil, kültür, sanat, sağlık, ekonomi ve ekoloji çalışmalarına ağırlık verilmelidir. Üretim alanları artırılmalı, her geçen gün daha da büyüyen işsizliğe çözüm olunmalıdır. Kadınlar öncülüğünde yeni yaşam alanları örülmelidir.
BELEDİYECİLİK KÜÇÜK DEVLETÇİLİK DEĞİLDİR
Halkın yönetime katılımı ve bütün kararlara dahil edilmesi esas alınmalıdır. Kent Konseyleri, Kent Meclisleri kurulabilir; yurttaşlar burada toplanıp, her türlü ekonomik, sosyal sorunlarını tartışabilir ve kararlar alabilir. Demokratik halk belediyeciliği geliştirilirse, halk belediyesine sahip çıkar; kolay kolay da kayyım atamaları gibi antidemokratik yönelimler de gelişemez.
Belediyecilik küçük devletçilik değildir. Ama uygulanan sistem mikro devlettir. Hem felsefi hem de pratik olarak bu fikirden kurtulmalıdır. Belediyeler, bir mikro devlet değil, komündür. Avrupa’da belediyenin temeli komündür. Kürtlerde de ‘kombûn’dur; kökeni binlerce yıl öncesine dayanmaktadır ve bu topraklardan Avrupa’ya uzanmaktadır.
Devlet makro düşünür ve yaklaşır, komün ise mikro çözümler üretir; ikisi arasında diyalog, müzakere ve bir rekabet olur ama çatışma olmaz. Böylece sivil toplum işlevselleşir, gerçek kültürel, sosyal, ekonomik kurumlara dönüşürler. Tüm bunların zemini ve imkanı olan belediyelerde komün ruhu geliştirilmeli ve tüm çalışmalar bu ruhla yürütülmelidir. Salt tartışma yetmemektedir, artık inşa etme ve uygulama zamanıdır.
Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu’nda sınıf yerine komün koyduk, yoğun tartışmalar yürütüldü. Biz ne sınıfı ne de devleti inkar ediyoruz. Ama devlet ur gibi büyüyor. Devletle komün sentezimiz; donmuş, büyük gerginliğe yol açan, anlamsız savaşlara ve sınıfçılığın aşırı idealize edilmesine yanıt olarak gelişiyor. Ve giderek esnetiyoruz bunu. Bunun panzeri, komün devlet ilişkisini demokratik bir mücadele ve rekabete dönüştürmektir. Suriye’de son dönemde yapılmak istenen bu açıdan önemlidir; Irak’ta da bunu uygulamak gerekir. Kerkük’te Türkmen bir valinin seçilmesi örnektir; Türkmenler burada mikro bir devlet değil, kendilerinin içeriğini belirlediği bir komün olabilir.
Yerel demokrasi zihni ve önemiyle belediyeler yönetilmelidir; küçük kırtasiyeci akılla belediyeler yönetilmemelidir. Temizlikten ucuz üretime, eğitimden sağlığa, ulaşımdan ekolojiye kadar kentlerin tüm ihtiyaçlarına komün anlayışıyla çareler bulunabilir. Yeter ki ‘belediyeler komündür’ anlayışıyla hareket edilsin ve bunun gereği yapılsın.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde yerel yönetimlerde, belediyelerde başarılı olmak yeni gelişmelere yol açacak; demokratik müzakere konumuna, zeminine daha fazla güç sunacaktır. Bu süreci geliştirecek bir ciddiyetle demokratik halkçı belediyeciliği pratikleştirme çalışmalarında yer alan herkese başarılar diliyorum. Yerel Yönetimler Konferansı’nın da başarılı geçmesini diler, bitmeyen selam ve sevgilerimi sunarım.”
Her çağın Kerbela’sında mazlumun yanında, zalimin karşısında duran Alevi canlarla yüreğimiz birdir.
Ne diyordu Pir Sultan?
‘Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan.’
Siz yolunuzdan dönmedikçe ben de bu yoldan dönmeyeceğim.
Gerekirse bu başı vereceğim ama onlara baş eğmeyeceğim!
@ddurgun68 Sen "FETÖ" yaftalamasını on binlerce genci bir HİÇ uğruna ölüme gönderen (elde var sıfır!) birisini savunman için kullandıktan sonra seninle,konuşacak tartışacak bir platform kalmadı.Kürt meselesi üzerine yazdıklarım onlarca makalem sayfamda.Açıp oku.Bu tartışma burada bitmiştir.