UYARLAMASINI YAPTIĞIM ÖLÇEKLERİN AÇIK KULLANIM İZNİ için bana e posta göndermemenizi ve doğrudan şu sayfama ulaşmanızı öneririm: https://t.co/BZaDf6fINk
Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Lisans Programı, FEDEK (Fen, Edebiyat, Fen-Edebiyat, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakülteleri Öğretim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği) tarafından yapılan değerlendirme sonucunda 5 yıl süre ile akredite olmaya hak kazanmıştır.
“Ahlakın Yeni Soyağacı: Psikolojik ve Evrimsel Bir Bakış” tükendi. Yeni baskı yapılmayacağı netleşince, kitabın haklarını devralıp PDF’ini herkes için erişime açmaya karar verdik. Bu konuda yapıcı yaklaşımları için yayınevine teşekkür ederiz. İyi okumalar.
https://t.co/YSahOKY5XG
Yeni yıla girerken hocalarımızın, araştırma görevlilerimizin ve idari personellerimizin #akademikzam çağrısını uzaktan izlemiyorum, ben de bir akademisyenim, farklı üniversitelerde ders verdim, amfilerin havasını da geçim kaygısını da yakından biliyorum.
Yoksulluk sınırı 98 bin TL’ye dayanmışken, iki çocuklu bir araştırma görevlisinin 74 bin TL’ye mahkûm edilmesi asla kabul edilemez!
Bu şartlarda gençlere akademiyi nasıl anlatacağız? Başarılı öğrenciler “gelecek” gördükleri için mi akademisyen olacak, yoksa mecbur bırakıldıkları için mi?
Bilimi ayakta tutan emeği değersizleştiren bu düzensizlik, üniversiteleri de içten içe çürütür.
Akademiyi tanıyan biri olarak söylüyorum: Akademisyen yoksullaşırsa üniversite susar, bilim geri çekilir. Biz bu gidişata itiraz ediyoruz.
İnsanca yaşam, güvenceli ücret ve onurlu bir akademik hayat bu ülkenin geleceği için şarttır, olmazsa olmazıdır!!!
Profesörden memura, memurdan doktora herkes yoksullukta eşitlendi!
Yoksulluk Sınırının 92.547 TL olduğu ülkemizde akademisyenlerin maaşları erimiş durumda! Profesör 97 bin 500 TL, Araş. Gör. 70 bin 285 TL maaş alıyor.
Yıllar önce asgari ücretin 7 katı maaş alan profesör, bugün sadece 4 katını alabiliyor.
Sıkça ziyaret etmek zorunda kaldığımız infaz koruma memurları da zor şartlar altında!
#infazkoruma #Memurlar #profesör #araştırmagörevlisi #akademikzam #akademik_zam #zam
Türkiye’nin içinden geçtiği ekonomik darboğazdan çıkışın tek yolu üretim, inovasyon ve ileri teknolojidir.
Bu da ancak güçlü bir bilim ekosistemiyle mümkündür.
Son günlerde üst düzey bürokrasiye +30.000 TL seyyanen zam yapılacağı açıklandı.
Elbette tüm kamu çalışanlarının alım gücünün desteklenmesi gerekir; ancak bilim, üniversite ve araştırma dünyasının bu iyileştirmelerin tamamen dışında bırakılması sürdürülebilir kalkınma açısından ciddi bir zafiyettir.
Bugün Türkiye’de akademik personelin önemli bir bölümü, benzer eğitim ve uzmanlık düzeylerine rağmen üst düzey kamu yöneticilerinden çok daha düşük gelir aralıklarında çalışıyor.
Büyük şehirlerde yaşayan genç akademisyenlerin kira ve temel yaşam masrafları karşısında zorlandığı; araştırma verimliliğinin bu nedenle düştüğü herkesin malumu.
Sorun bununla da sınırlı değil.
🇹🇷 Türkiye’de lisansüstü öğrenciler —özellikle doktora öğrencileri— son derece düşük burslarla geçinmeye çalışıyor.
Bu burslar:
•yaşam maliyetlerini karşılamaya yetmiyor,
•sosyal güvenlik ve emeklilik sistemine dâhil değil,
•öğrencileri güvencesiz ve geleceksiz bırakıyor.
Bu koşullarda, dünyanın en rekabetçi bilim alanlarında geleceğini kurmak isteyen yetenekli gençlerin yurt dışına yönelmesi kaçınılmaz hâle geliyor.
Nitelikli araştırmacı kaybı Türkiye’nin bilimsel kapasitesini uzun vadede dramatik şekilde zayıflatıyor.
TÜBİTAK’ın destekleri de aynı erozyonu yaşıyor: 2006’da üç yıllık bir projeye 270.000 dolar alım gücünde destek verilirken bugün aynı program 55.000 dolar seviyesinde.
Böylesi bir düşüşle dünya bilimiyle rekabet etmek mümkün değil.
Her ile üniversite açmak bilim üretmiyor.
Bilim; liyakatle atanmış yönetim, güçlü araştırma bütçesi, özgür akademik ortam, nitelikli lisansüstü öğrenci ve insanca çalışma koşulları gerektirir.
Eğer Türkiye teknoloji üretmek istiyorsa; bunun yolu bürokrasiyi değil bilimi ve bilim insanını güçlendirmekten geçiyor.
Akademik maaşlarda gerçek bir iyileştirme, doktora burslarının yaşam standardına uygun biçimde artırılması ve araştırma bütçelerinin yeniden yapılandırılması artık ertelenemez bir zorunluluktur.
Bilim insanı güçlendirilmeden Türkiye’nin geleceği güçlendirilemez. @zaferpartisi@RTErdogan@Akparti
En yüksek seviyedeki kariyer mesleği akademisyenliktir. Akademisyenleri görmezden gelerek ülkeyi bir adım bile ileri götüremezsiniz! Nokta! #akademikzam gelene kadar #akademikzam demeye devam edeceğiz!
Türk Psikologlar Derneği olarak; her bireyin erişilebilir, bütüncül ve hak temelli psikolojik destek hizmetlerinden yararlanabildiği bir toplum, meslektaşlarımızın ise emeklerinin karşılığını aldığı, mesleki haklarının tanındığı ve korunabildiği bir meslek ortamı hedefliyoruz.
10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü vesilesiyle, ruh sağlığının herkes için bir hak olduğunu bir kez daha hatırlatıyor; psikologların emeğine, toplumun ruh sağlığına ve insana değer veren bir gelecek için çalışmaya devam ediyoruz.
Chp Genel Başkanı Sayın @eczozgurozel
- Akademisyenlerin ekonomik özgürlüğünün elinden alınmış olduğunu, onların da köleleştirilmiş olduğunun altını çizmek isterim.
Teşekkürler @eczozgurozel@herkesicinCHP#akademikzam
Günün Sorusu: Ülkenin geleceğini düşünen bir yönetim nasıl kıdemli akademisyenleri yoksulluk sınırında, genç akademisyenleri açlık sınırında bir maaşa mahkum edebilir? Bu nitelik düşmanlığı nelere mâl oluyor?
Cevabı⤵️
Değerli hocamız yine desteğini esirgemedi. Profesör olup arkasını dönenlerden değil, bizimle önde yürüyenlerden kendisi. Teşekkürler hocam @drleventeraslan#akademikzam
Uzun ZAMandır süründürdükleri #akademikZAM yapılırsa bu ekonomik şartlarda bize muazZAM ilaç olacak ama yapılmazsa ZAManaşımına uğrayıp gömülecek üzerine de ZAMbak dikilecek diye korkarım. Görüyorsunuz durumumuz ZAMane deyimle "kafayı yeme"ye doğru gidiyor😆derhal #akademikZAM !
Biz bu #akademikzam etiketini oluştururken acaba bir yanlış mı yaptık? Baksanıza yetkililer herhalde bunu yanlış anladılar ve beklediğimiz zamma yıllarca 'akademik kariyer' yaptırıp 'zammımızın AKADEMİK derecesini' bir türlü vermiyorlar. Tüh...Kahrt....😆🥸😪Akademik zam derhal!
Adaletsiz maaş düzenindeki motivasyonu öğrenmek istiyoruz. Cimer’e gönderilecektir. Mevcut durumdan şikayetçi olan memur akademisyen farketmeksizin herkesten destek bekliyoruz. Artık dur deme zamanı !!!
Daha sürdürülebilir bir akademik gelecek için:
#akademikzam@tc_cimer
En son 2014 de kurulan kamuda nitelikli personel ücret dengesinin uzun zamandır bozulduğunu yetkililer çok iyi biliyor. Bu dengeye yüz yıldır neden gerek duyulduğu sağduyu ile düşünülürse acilen #akademikzam yapmanın Cumhuriyetimizin bekasının da bir bileşeni olduğu görülecektir.
Hergün üniversitemizin sıralaması yukarı yönlü değişiyor ancak maaşlarımız da kamudaki maaş hiyerarşisinde aşağı yönlü değişiyor. Bilgi, beceri, çalışkanlık cezalandırmada üzerimize yok malesef. #akademikzam yapılarak mesleğin itibarını yeniden sağlamalısınız. @isikhanvedat