Bu savaşa dair beni en çok üzen ve yaralayan 165 kız çocuğunun tek bir bombayla öldürülmesi oldu. Bu coğrafyada son 3 senesi sistematik olmak üzere çok uzun bir süredir çocuklar katlediliyor. ABD ve muhibi İsrail, çocuklarımızı öldürmekten bir an bile tereddüt etmiyor. Bunu normalleştirmemeliyiz. Bu coğrafyanın insanına bir böcekmiş gibi muamele edilmesine var gücümüzle karşı çıkmalıyız. Çünkü bize giydirmek istedikleri gömlek bu. “Bir Amerikalının burnu kanadığında ortalığı toz duman ederiz ama sizin çocuklarınızı bir düğmeyle öldürürüz.” Bunu akıllarından geçirememeliler bile.
2008 yılında ilk seferi gerçekleşen ablukayı denizden kırma girişimi Mavi Marmara, Madleen, Hanzala, Vicdan ve Sumud ile yoluna devam ederken son saldırılardan bir şekilde sıyrılarak Gazze karasularına girmeyi başaran tekneler ile yeni bir safhaya geçiş yaptı. Resmi olarak abluka artık delinmiş oldu.
Bir yandan Sumud filosu takip edilirken diğer yandan 2. dalga için Avrupa’dan yeni gemiler hareket etmeye başladı. Sayıları artarak diğer dalgalar da olacak.
Poliklinikte hasta bakarken dermatoloji polikliniğinden kavga sesleri geldi, çıktım. Bir kadın ve erkek, doktor arkadaşlarımıza saldırıyordu. Arkadaşlarımı polikliniğe çekerken kadın, doktor arkadaşımı dövmek için üzerine atladı. “Doktora saldırıyorsunuz, yapamazsınız!” dedim.
Film sahnesi desen değil, gerçek de olamayacak kadar ütopik. Süveyda’ya bedevi taşıyan Metro Turizm otobüsü, otobüsü çeken araçtan inen Memati kılıklı adam..
Şehidimiz aynı zamanda İHH’nın yetim sponsorluk projesi kapsamında Suriyeli bir yetime destek oluyordu. Kendisi de yetim olduğu için İHH’ya bağışları genelde yetim çalışmaları üzerineydi. Rabbim mekanını cennet eylesin Peygamber efendimize komşu etsin inşallah.