⚫ Önce elini sıkmadı, ardından 35 saniyede maçı bitirdi...
▪️ U20 Balkan Şampiyonası'nda milli güreşçimiz Cemal Yiğit Purcu, İsrailli rakibinin uzattığı eli havada bıraktı.
▪️ Mücadele başlar başlamaz rakibini 10-0'lık skorla 35 saniyede saf dışı bırakan milli sporcumuzun performansı gündem oldu.
🗣 Serhat Ulueren: "TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Galatasaray'ın başarısını istemeyen birisi. Bir Federasyon Başkanı, Galatasaray'ın hocasını hedef alabilir mi, sen kimsin ya? Galatasaray'ın stadına bile giremiyorsun." (Telegol)
Batuhan Karadeniz, ‘Ben bu saatten sonra Montella istifa edene kadar TFF’de bırakana kadar Milli takım yayını yapmıyorum kimse kusura bakmasın’ diyerek canlı yayını terk etti.
💥🗣 Mustafa Cengiz: "Hakemlerden en çok zarar gören kulüp biziz. Kulüpler Birliği, Galatasaray'a karşı bildiri yayımladı. Ey Ali Koç, o bildiriyi sen yazdırdın. 'Hakemler de insandır, hata yapabilirler' dedin. Bunu sen yazdırdın."
FLAŞ 🔥| TFF Yönetim Kurulu Üyesi Mevlüt Aktan, görevinden istifa ettiğini açıkladı.
“Türkiye Futbol Federasyonu aile şirketi anlayışıyla yönetilemez. Türkiye’deki futbol iklimi değişmelidir. Görevimden istifa ediyorum. Mevcut yönetimi de istifaya çağırıyorum.”
Deniz Akkaya’nın 140 bin takipçili hesabını da, 35 bin takipçili fake hesabını da, 96 bin takipçili Instagram hesabını da kapattıran sosyal medya ajansı bana ait. Galatasaray’a dil uzatıp koca camiaya iftira atmaya devam ederse aynı şekilde karşılık bulacaktır.
İbrahim Hacıosmanoğlu, Yasin Kol’un tutuklanacağını anladığı için TFF hesabını kişisel hesapmış gibi kullanıp , çiçek paylaşımını yaptırmış olabilir mi?
Zira bu işler sırayla….!!!
Şuraya bakın.. İbrahim Seten, Ferhat Gündoğdu'nu getiren heyeti açıklamış.
Bir tane bile Galatasaray yöneticisi yok.
Ali Koç, Nihat Özdemir ve Servet Yardımcı.. Hepsi Fenerbahçeli.
Şu listede Galatasaray'dan bir kaç kişi olsa medya neler derdi neler. Düşünemiyorum bile...
12 Eylül ihtilali olduğunda 13 yaşında idim. Bir yanda Devlet’e savaş açan, alan hakimiyeti adı altında sokakları, mahalleleri , üniversiteleri işgal eden aşırı sol gruplar, diğer yanda Güvenlik güçlerinin yapamadığını yaparak canları pahasına vatanını, milletini, dinini, devletini savunan Ülkücü Gençlik vardı. İhtilal sabahı Ülkücüler kahraman ilan edilecek sanmıştım.Ülkücülerin yıllarca çektiği sıkıntıları hiçbir zaman mantığım almadı. İdrak edemedim. Bu yaşıma kadar her 12 Eylül’de Devlet’in Ülkücü’lerden özür dilemesini ya da özür anlamına gelecek düzenlemeler yapmasını bekledim.12 Eylül zulmünü yaşayan hiçbir Ülkücü’den böyle bir istek görmedim. Böyle bir özür dilenmemesi “ kardeş kavgası”, “ sağ sol çatışması”, “ faşistlik ithamları” gibi sanki Ülkücüler, Milliyetçiler olmasaydı işgal, çatışma, kavga, kargaşa olmayacaktı, kamu düzeni bozulmayacaktı hatta ihtilale bile gerek kalmayacaktı anlamı çıkmaktadır. Eğer böyle ise Ülkücülerin Devlet’ten özür dilemesi gerekmez mi.12 Eylül muhasebesinin Devlet ve Siyaset nezdinde doğru yapılmadığını düşünüyorum. 11 Eylül günü eylemci sola müsamaha gösteren kamu yönetimi anlayışı ( Devlet ) 12 Eylül’den sonra PKK nın doğmasına da sebep olmuştur. 12 Eylül ve sonrasında Ülkücüleri cezalandıran Kamu güvenlik otoritesi 15 Temmuz ihanetine zemin hazırlamıştır. 11 Eylül günü vatan savunması yapan Ülkücüler suçlu idiyse 15 Temmuz günü sokağa inen asker, polis demeden direniş gösteren vatandaşlarımızda suçludur. 15 Temmuz günü sokağa inenlere kahraman muamelesi yapıp , 11 Eylül öncesi canları pahasına ülkesini koruyan Ülkücülerin 12 Eylül’de yaşadıklarından dolayı bir özür bile dilenmemesi kabul edilebilir değildir. Devlet 12 Eylül zulmüne uğrayan Ülkücü ve ailelerinden özür dilemelidir. Tuna Koç
HER GÜNÜN “ ANNELER GÜNÜ OLMASI” NİYAZI İLE BÜTÜN ANNELERİMİZİN “ANNELER GÜNÜNÜ” TEBRİK EDİYORUM.
Tuna Koç
BAHTİYAR VAHABZADE - ANAM ÖLDÜ MÜ? https://t.co/pHsdpiZoqA @YouTube aracılığıyla