Melih Gökçek bir kez daha açıklama yapmış ve söylediklerimi “yalan” diye nitelendirmiş.
O halde bir kez daha, tane tane anlatalım.
Benim ortaya koyduğum bilgi bir dedikoduya, ihbara ya da sosyal medya paylaşımına dayanmıyor.
Belge mahkeme dosyasında.
Dosya numarası: 2019/236 Hukuk Dava Dosyası.
Dosyada bulunan 22 Kasım 2019 tarihli taşınmaz sorgusunun üzerinde açıkça:
“İbrahim Melih Gökçek” yazıyor.
Belgenin kaynağı da altında açıkça belirtilmiş:
“Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Bilgi Sisteminden elektronik ortamda alınmıştır.”
Şimdi özellikle altını çiziyorum:
Ben bugün Melih Gökçek adına tapu sorgusu yapmadım. Böyle bir yetkim de yok.
Bu belge, Gürcan Dağdaş ile Melih Gökçek arasındaki dava kapsamında mahkeme tarafından ilgili kurumlardan getirtilerek dosyaya konulmuş bir belge.
Ben de mahkeme dosyasında bulunan belgeyi aktarıyorum.
Belgenin sorgu tarihi 22 Kasım 2019.
Dolayısıyla bu tarihten sonra taşınmazlardan herhangi biri satılmış, devredilmiş veya başka bir hukuki işlem görmüşse bunu benim bu belgeden bilmem mümkün değil.
Benim söylediğim çok açık:
22 Kasım 2019 tarihinde mahkeme dosyasına giren resmi sorgu kayıtlarında ne görünüyorsa onu yayımlıyorum.
Ayrıca yayımladığım belgelerde T.C. kimlik numarası ve diğer kişisel bilgileri özellikle kapattım. Çünkü haberin konusu kişinin kimlik numarası değil, mahkeme dosyasındaki taşınmaz kayıtlarıdır.
Benimle tartışmayın belgeyle tartışın. Çünkü benim sözümün karşısında sizin sözünüz olabilir; ama burada karşınızda benim sözüm değil, mahkeme dosyasındaki resmi kayıt var.
Ne yazdığım yazılarda, ne de kitaplarda belgesiz tek satır yazmadım.
Bugün olduğu gibi…
Abdullah Öcalan’ın avukatı Ahmet Zeki Okçuoğlu'dan şok açıklamalar:
- Türk diye bir şey yoktur.
- Türklerin tarihi yoktur.
- Türkmenler aslında Kürt'tür.
- Türk batı uydurmasıdır.
DUYDUN MU BAHÇELİ?
OKŞADIĞIN SÜREYYA ÖNDER
793 ASKER VE POLİSİMİZİN ÖLÜM EMRİNİ VERMİŞ.
Kandil’e Hendek saldırılarını başlatması emrini veren Öcalan, talimatı iletmesi için Sırrı Süreyya Önder görev vermiş.
Sonra da saldırı başlatılmış.
O hani sevgi sözcüklerine boğduğunuz ve devlet töreniyle uğurladığınız ‘sevimli’ adamın gönderdiği talimatla 793 asker ve polisimiz şehit olmuş.
Erdem Atay
şu adamı unutmayın eyy Trabzon halkı ve Trabzonspor taraftarı adı ibrahim hacıosmanoğlu... bizzat kendi ağzıyla söylediği şeyi bugün hakemler gerçekleştirdi
Amedspor hakemin desteğini alarak bugün Trabzonspor'u yendi.
Günlerdir beni “iftira atmakla”, “yalan söylemekle” suçlayan Melih Gökçek ve avanesi…
Belgeleri savcılığa sunacağımı anlayınca, TV100’de Sinan Burhan’a yaptıkları açıklamada; benim Onlar DOSYA programında ,Sözcü TV de anlattıklarımı ve Cumhuriyet Gazetesi’nde yazdıklarımı harfiyen doğrulamışlar!
Hadi buyurun…
Yurt binasını da…
Vilbert’teki 8,5 milyon Euro’luk alışveriş merkezini de…
Lüksemburg’daki 180 milyon Euro’luk alışveriş merkezi pazarlığını da…
Harfiyen doğrulamışlar!
Günlerdir “yalan”, “iftira” dedikleri ne varsa, şimdi çıkıp kendi ağızlarıyla anlatıyorlar.
Daha durun…
Ben yeni başlıyorum.
Melih Gökçek Bey,
Bakın, yine kamuoyuna gerçeği yansıtmayan bilgiler veriyorsunuz.
“Parsel Parsel” kitabımı yayımladığım dönemde sizin hakkınızda savcılığa suç duyurusunda bulunmuştum. Siz de kitapta yer alan tespitler nedeniyle hakkımda “suç uydurma ve iftira” iddiasıyla şikâyetçi oldunuz.
Savcılığa bir klasör dolusu belge sundum. İlk olarak hakkımda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. İtirazınız üzerine karar kaldırıldı ve yeniden inceleme yapıldı. Sonuç değişmedi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 12 Kasım 2021 tarihli ek kararıyla bir kez daha “kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına” hükmetti.
(Belge 1-2.)
Şimdi de ben sizi rahatlatayım:
Avukatım, bugün yaptığınız paylaşımla ilgili gerekli hukuki başvuruyu yapacak. Savcılıktan iddialarınızın ayrıntılı biçimde araştırılmasını isteyeceğiz.Siz de her namuslu vatandaş gibi elinizdeki bütün belge ve bilgileri savcılık makamına teslim edin.
“Belediye toplu kitap aldı”, “belediye iştiraki kitap aldı” diye ortaya attığınız iddiaların belge ve bilgilerini de savcılığa verirsiniz.
Savcılık incelesin. Kim neyi, hangi belgeye dayanarak söylüyor ortaya çıksın.
Kamuoyu da gerçeği öğrensin.
Panik nedeninizi de anlıyorum.
Çünkü araştırıyorum.
Çin’i araştırıyorum. Dubai’yi araştırıyorum. Avrupa ülkelerini araştırıyorum. Türkiye’yi de araştırıyorum. Benim neleri araştırdığımı da pek tabii biliyorsunuz!
Metrekaresi 30 TL’ye satılan 2 bin dönümlük golf arazisini de, Eskişehir Yolu’ndaki arazileri de, önüme çıkan diğer belgeleri de inceleyip yazacağım.
Bir de trollerinize sürekli “Bu araştırmayı kim finanse etti?” diye sorduruyorsunuz.
Yayında söyledim, tekrar söyleyeyim:
Onlar YouTube kanalının aboneleri.
Araştırma ve seyahat giderlerimizi kanalımızın abonelerinden elde ettiğimiz gelirle karşıladık. Uçak biletinden konaklamaya kadar yaptığım harcamaların belgeleri de burada.
(Belge 3-4-5.)
Anlıyorum. İnsanın fikri neyse zikri de o olur. Ama gördüğünüz gibi gizli bir finansör yok, gizli bir sponsor yok. Zaten bunu teklif edecek veya buna cesaret edecek bir babayiğit de yok.
Belge var. Fatura var. Makbuz var.
Şimdi siz de iddialarınızın belgelerini savcılığa verin.
NOT: Şu firari FETÖ’cülerle ilgili de bir çift sözüm var.
Bunlar sizin arkadaşlarınız Melih Bey. Gün boyunca size bir zarar gelmesin diye çırpındılar. Ne de olsa eski dostsunuz .Her zaman yaptıkları gibi haberi manipüle edip gerçeği karartmaya çalıştılar.
Sizler bu isimlerle işler çevirirken, bizler 19 yıldır olduğu gibi FETÖ ile mücadele ediyorduk.
Hatta bugün adını sorup durduğunuz FETÖ mensubuna Ankara’da bizzat siz yer verdiniz.
Şimdi çıkıp bana FETÖ üzerinden soru sormanız gerçekten ibretlik.
Murat Ağırel:
"Bu sadece bir kişinin değil, bir servetin transferi. Burada yerli ve milli martavalları okurken, yurtdışında torunları ve kendi çocukları için istedikleri hayatı, nereden elde ettikleri belli olmayan para gücüyle kurabiliyorlar. 800-900 milyon TL bir paradan bahsediyoruz. Bunun hesabının sorulması gerekiyor; MASAK raporuna bakılacak ve bu paranın kaynağı nedir diye sorulacak." @muratagirel@dmladogan
Melih Gökçek’in oğlu Ahmet Gökçek ve eşi Hülya Gökçek’in Almanya’daki şirketini ve mal varlıklarını merak edenler için kamuya açık bilgi alma adreslerini ekliyorum.
İsteyen herkes bakabilir, sorgulayabilir:
1- https://t.co/d9HKS7dLAC
2- https://t.co/VL5UDmezt0
Ben gittim, gördüm, yerinde çektim.
Satın aldıkları ve yurt yaptıkları yeri, sözleşme yaptıkları alışveriş merkezini de ekliyorum.
Dünkü yayının linkini de ekliyorum.Ayrıntılı şekilde izleyip öğrenebilirsiniz.
https://t.co/xfpS3bso1G
Troll saldırısı başlamış…
Aynı görseller, aynı sorular, aynı cümleler peş peşe servis ediliyor.
Demek ki bu akşamki yayın daha başlamadan birilerini ciddi biçimde rahatsız etmiş.Ateş bacayı sarmış!
Ama gündemi değiştiremeyeceksiniz.
Bu akşam saat 21.00’de; Gökçek ailesinin Almanya’daki milyonlarca dolarlık yatırımlarını, bu servetin nasıl oluştuğunu, paranın Türkiye’den yurt dışına nasıl taşındığını ve nelerin satın alındığını belgeleriyle anlatacağım.
Troller konuşsun, saat 21.00’de belgeler konuşacak.
Bekliyoruz👇
https://t.co/HrmgXJnfeK
📢Sen Vatan haini, bölücü, ayrıştırıcı, aşağılık bir insan mısın ki; bu ülke için kanını akıtan, Atatürk'ün takımı Fenerbahçe'ye "Sen Şampiyonlar ligine ait değilsin. Oraya Galatasaray ait" diyebiliyorsun?
SEN KİMSİN ULAN? SANA HADDİNİ BİLDİRECEĞİM GÜNÜ BEKLE!
Macaristan sınır kapısında, Macar gümrük muhafaza polisi bir Türk plakalı tırı durdurup şoförden pasaportunu istiyor.
Şoför Türk pasaportunu veriyor, polis şoföre "sen Türk müsün?" diye soruyor. Şoför "hayır ben Kürdüm..!" diyor, polis 3-4 defa "Sen Türk müsün?" diye sormaya devam ediyor, her seferinde şoför "hayır ben Kürdüm..!" diyor.
Polis, elindeki Türk pasaportunu yırtıp atıyor ve şoföre;
“Türk değilsen bu pasaport sende ne arıyor, git kendi milliyetinden olan pasaportla gel diyerek, aracı ülkesine sokmuyor..! 😃 😃 😃
‘Türkiyelilik’ diye bir kavramın hukuki bir karşılığı yoktur. Tamamen ideolojik bir uydurmadır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının adı bellidir: Türk’tür.
Anayasayı yok sayarak ürettiğiniz kavramlar gerçeği değiştirmez. Kimse kimseye etnik kimlik dayatmıyor; vatandaşsan, hukuken Türk’sün.
Bu söylem, Türkiye Cumhuriyeti’nin en temel hukuki tanımına aykırıdır. Anayasa’nın 66. maddesi açık: “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.”
‘Türk’ etnik değil, anayasal bir ulus, üst kimliktir. Kürt’ü, Laz’ı, Çerkes’i v.s hiç bir etnik kimliği dışlamaz, hepsini kapsar. Bunu “faşizm” diye çarpıtmak ya cehalettir ya da bilinçli sabotajdır..!
Dünyada her yerde böyledir: Almanya’da vatandaşa Alman, Fransa’da Fransız, ABD’de Amerikan denir. Kimse çıkıp “Ben Alman vatandaşıyım ama Alman değilim” diye saçmalamaz..!
‘Türkiyelilik’ diye bir kavramın hukuki bir karşılığı yoktur.
Tamamen ideolojik bir uydurmadır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının adı bellidir: Türk’tür.
Anayasayı yok sayarak ürettiğiniz kavramlar gerçeği değiştirmez. Kimse kimseye etnik kimlik dayatmıyor; vatandaşsan, hukuken TÜRK’sün.
Değilsen çek git...
Uğur Söğüt