@wormrotten Bir insan kendisine niçin böyle bir şey yapar? O tırnağı uzatınca nasıl bir fayda sağlıyorsun ki böyle bir şeye hem para hem de zaman ayırıyorsun? Tipi hoşuma gidiyor, diyecek olursanız da hem sağlık açısından hem de elinizi kullanma açısından zararı var, bu nasıl mantıksızlık?
bu hayatını değiştirebilir...
komiktir ama zor şeyler yapmak hayatı kolaylaştırmak için beynini adapte ediyor.
anlayacağın hayatını kolaylaştırıyor yani...
nöroplastisite çok önemli.
neden?
> düzenli olarak anlamlı zorluklarla uğraşmak, çabayla ilgili beyin devrelerini güçlendiriyor.
> benzer zorluklar karşısında daha dayanıklı, daha iyi oluyorsun.
kendini çok sıkmadan zorlaman gerekiyor ki beynin çözüm üretebilsin...
başarılar.
23 yaşında evlenip 29 yaşında boşanan da var, 35 yaşında evlenip çocuk sahibi olan da. 22 yaşında atanıp 30 yaşında ihraç olan da var son hakkı olan 35 inde atanan da. Kim neye erken vardı, kim neye geç kaldı bilemeyiz.
Her şeyin hayırlısı. Hayırlının iyisi, kolayı.
...getirip durursan o his büyür büyür seni yemeye başlar enerjinle o hissi beslersin ama öte yandan derslerim zor ama zevki zaten burada bu kendimi de bir miktar değiştirmem ve zorlamam gerekn eğlenceli zevkli kısmı olarak kendine hatırlatırsan akar öbür türlü enerjisel tıkan...
...hayatı sadece tek bir düzlükte yürüyen bir yol olmadığını asıl kontrol sahibinin sen değil senden çok daha yüce olan Rabb olduğunu anlarsın
misal öğrenim görüyorsun derslerin zorlaştı kendini daha fazla vermen gerekiyor eğer bu hisle savaşırsan ne kadar kötü olduğunu dile...
ibneyi tersine döndür
misal yaptığın işin zorlu kısmına şunu kodla bu işin zevki zaten o
bir yolculuğa çıktın bir anda sis bastırdı dolu başladı ah ulan vah ulan ben napıcam demek yerine işte yolun zevkli kısmı bu dersen akışa geçersin olaylar hem kendiliğinden akar sen de.....
@ipekyj77@_nolmuskine_ Hocam, nasıl bir faydası oluyor, bilmediğimden soruyorum. Mesela hem işe giden (10 saat çalışma) hem de AGS'ye çalışmaya çalışan birisi nasıl yapabilir bunu?
Ağırlık antrenmanı depresif belirtileri azaltıyor.
En güçlü etki haftada en az 3 gün yapılan ve set başına 12 tekrarın altında uygulanan antrenmanlarda görüldü.
Erkek arkadaşlarıma/kardeşlerime tavsiyedir. Aşağıdaki cümleleri duyduğunuz anda tek bir kalemde her şeyi silin. Dünyanın en büyük aşığı iseniz bile içinize gömüp yolunuza devam edin.
-Ben böyleyim yapacak bir şey yok.
-Bana babam bile karışmıyor.
-Kadın ve erkek en yakın arkadaş olabilir.
-Abartma bir de çarşafa gireyim.
-Sen kendini ne zannediyorsun.
-Sen bana karışamazsın.
Kadını değiştirmeyin, kadını değiştirin klişesine indirgeyecek kadar küçülmedim henüz. Ancak sevgi, anlamak ve anlaşmak beraberinde saygı ve güven getirmelidir. Aşırı açık giyinme isteği, aşırı feminizm, aşırı özgürlükçü tavırlar kadını erilliğe sürükleyen toplumsal baskının ters yansımasıdır. Bir kadın aşırı özgürlükçü veya aşırı benci olduğu sürece gerçek bir erkeği tatmin edemez.
Feminist zırvalara kulak asmayın. Şimdi feminist ve özgürlükçü tayfa yorumlara doluşmadan birkaç yorum da erkekler için yapayım.
Eşinize/partnerinize/sevgilinize kızıp küsmek gibi bir hataya düşmeyin. Trip atmayın, anlaşmaya gönül almaya ve kırgınlıkları toparlamaya niyetli olun.
Güçlenin, kaslanın para kazanmayı amaç ve araç haline getirin. Sorumluluklar alıp hayata siz yön vermeye gayret edin. Hiçbir kadın yanında ezik ve başı önde yürüyene talip olmaz. O kadar çok para kazanmak isteyin ki eşiniz çalışmak zorunda kalmadan isteği doğrultusunda çalışmak pozisyonuna gelsin.
Kavga etmeyi öğrenin. Fiziğininizi düzeltmeye, okuyup öğrenmeye dürüst ve özgüvenle hayat inşaa etmeye hevesli olun. Çok çalışıp güven ve saygı kazanın. Kendinizi ifade etmeyi, yol gösterebilmeyi, bir kadının sizden istediklerini daha istemeden bunun için mücadele etmeyi düstur haline getirin.
Sorunlarının, eksiklerinizin -hem fiziksel, hem maddi, hem mental- üstüne gidin gelişin.
Müthiş bir ilişkinin sırrı inanılmaz derece iyi anlaşmak değil inanılmaz iyi derecede anlaşmaya çalışmaktır.
eğer bir ilişkide saygı bitmişse istediğin kadar aşık ol, istediğin kadar bir şeyleri güzelleştirmeye çalış en ufak bir problemde yine en başa döneceksin. ve maalesef ki saygıyı geri oluşturmanın hiçbir yolu yok, deneyimle sabit
Marcus Aurelius şöyle diyor bu konularla ilgili:
Denize doğru uzanmış bir kaya parçası gibi ol, dalgalar durmaksızın üzerine çarpsın ama sen yine de dimdik dur ve çevrende köpürüp kaynayan suların zamanla yatışmasına izin ver.
"Şu yaşadıklarıma bak, bunların başıma gelmesi ne büyük talihsizlik" deme. Tam tersine şöyle de,
"Tüm bunlar başıma geldiği halde hala huzurumu koruyabiliyor olmam ne büyük bir talih. Çünkü ne şimdi olanlar beni yaraladı, ne de gelecek olanlar beni kaygılandırıyor."
Aynı şey herkesin başına gelebilirdi, fakat herkes, onun ruhunu sarsmasına izin vermeden yoluna devam edemezdi.
Öyleyse yaşananı neden kötü talih sayıyorsun da, onun karşısında sükunetini koruyabilmiş olmanı iyi talih olarak görmüyorsun?
Hayatın hile kodunun testosteron olduğunu fark etmem 10 yılımı aldı.
Özgüven, rekabet etme isteği ve harekete geçme cesareti sandığımızdan çok daha biyolojik.
Napoleon Hill buna cinsel enerjiyi üretime, hırsa ve başarıya dönüştürmek diyordu.
İçindeki gücü doğru yere yönlendir.
mükemmel bir hayat hilesi vereyim:
geçenlerde "gps teorisi" diye bir şey okudum.
çok klişe ama şöyle:
> bir yolu kaçırdığında, gpu seni yargılamıyor. rotayı tekrar hesaplıyor.
> istediğin gibi dolan, istediğin gibi farklı yerlerden git, sana ilerleyebileceğin bir yol sunuyor.
okuduğum yerde hayatın da aynı böyle olduğunu söylüyor.
ne demek istiyorum?
> hata yaparsın ama varış noktan ortadan kaybolmuyor, rotan değişiyor sadece...
anlayacağın yenilgin seni yolundan saptırmak zorunda değil, bir yere varacağın varsa varırsın muhtemelen...
Yıllarca "stres atmanın en doğal yolu" diyerek mastürbasyon zararsız bir günlük rutin gibi satıldı.
Hatta bunu "prostat kanserinden korur" yalanıyla ambalajlayıp, iradesizliğinizi sözde bilimsel bir kılıfa soktular.
Sistem sizin testosteron dolu, pasif-agresif olmayan, fetheden, odaklanmış ve üreten bir erkek olmanızı istemez.
Sizi uysallaştırmanın, ekrana bağımlı hale getirmenin ve enerjinizi sömürmenin en ucuz yolu, biyolojik "başarı ve ödül" mekanizmanızı kısa devre yaptırmaktır.
Mastürbasyon; zirve noktasından hemen sonra beyniniz devasa bir Prolaktin (süt hormonu) bombası patlatır. Prolaktin, dopaminin doğal katilidir ve testosteronun nörolojik etkilerini anında bloke eder. O saniyeden sonra gelen meşhur "uyku hali, tembellik, suçluluk ve boşvermişlik", beyninizin size "artık üredin, avlanmana ve mücadele etmene gerek yok, köşene çekil" deme şeklidir. Hayattaki rekabet gücünüzü ve drive'ınızı (itici gücünüzü), 3 saniyelik sentetik bir zevke kurban edersiniz.
Doğal olmayan frekanslarda yaşanan bu yapay dopamin ve orgazm pikleri, hücrelerinizdeki androjen (erkeklik hormonu) reseptörlerini aşağı regüle eder (duyarsızlaştırır). İstediğiniz kadar ağır antrenman yapın, et yiyin, kanınızda testosteron yüzsün; eğer o hormonu hücre içine alacak reseptörleriniz bu kronik sirkülasyon yüzünden sağırlaşmışsa, biyolojik olarak düşük testosteronlu ve enerjisiz bir erkekten hiçbir farkınız kalmaz.
Milyonlarca yıllık evrimsel biyolojiniz, üreme sıvısını (semen) yaratmak için bedenin en değerli kofaktörlerini (çinko, selenyum, kalsiyum, magnezyum) ve hayati amino asitleri kullanır.
Siz bu biyolojik altını hiçbir gerçek mücadeleye girmeden, sadece piksellere bakarak sürekli dışarı attığınızda; sisteminizi kronik bir üretim stresine sokarsınız. Kas inşasına, doku onarımına ve zihinsel keskinliğe gitmesi gereken enerji ve besinler, her gün sıfırdan o sıvıyı üretmek için israf edilir.
Siz stres atmıyorsunuz; bedeninizi otonom sinir sistemi üzerinden kasten yoruyor ve erkeğin en güçlü biyolojik silahı olan "açlık, fethetme ve yaratma" mekanizmasını kendi ellerinizle yok ediyorsunuz.
Doğal yasalara aykırı alınan hiçbir bedavadan ödül cezasız kalmaz; faturasını her zaman düşen yaşam enerjiniz ve çöken androjen reseptörleriniz öder.
@mirliva2727@_nolmuskine_ Teşekkür ederim. Ben de Fuzem düşünüyorum, Kevser Hoca çok ilgili gibi. Ömür hocada da Ömür hoca ilgisiz geliyor açıkçası. Sadece Kayhan Hoca için genel tekrar alınır gibime geliyor. Tulpar uzem ve TürkçeFM için kafam karışık hâlâ. Fakat Mevlüt hocanın genel tekrarından memnunum.