Tanju Özcan'dan 7 yıl 3 ay hapis cezası sonrası açıklama:
"Görüyor musun, kral çıplak!
Öğrenciye burs vermek, yaşlılarımıza huzurevi yapmak için vakıf kurmuştuk (BOL-SEV).
528 Bolulu çocuğa 1,5 yıldır burs veriyorduk. Burs için kaynağı da vakfın 40 büyük LED ekranında reklam yayınlayarak sağlıyorduk.
Trilyonlarca lira para kazanan 3 harfli marketlerden de reklam istedik. 2 bin–10 bin TL arası reklam verdiler. 'Zorlayarak (icbar) reklam aldınız' dediler, 300 yıl hapis istemiyle dava açtılar, tutuklayıp Sincan’a sürgün ettiler.
Yedi sülalemizi araştırdılar, MASAK raporu aldılar. Sonuç itibarıyla benim ve arkadaşlarımın 1 kuruşluk şüpheli işlemini tespit edemediler.
Sonuç olarak kendilerine menfaat sağlamadan, 3 harfli marketlerden reklam alıp geliriyle de sadece öğrenciye burs vermekten 7 yıl 3 ay hapis cezası verdirttiler. (İsteyen dosyayı inceleyebilir.)
Vatandaşın milyarlarca lirasını çalanın cezasının sadece WhatsApp grubundan atılmak olduğu Türkiye’de; çalmadan, cebine tek kuruş menfaat sağlamadan, sadece burs verenin terörist gibi muamele gördüğü günleri de yaşattılar.
Öğrencinin cebine giren üç kuruşa ceza verdirteceğinize,
keşke teröristleri affetmenize, sığınmacı istilalarına gösterdiğim tepkiye daha ağır ceza verseydiniz.
En azından mert olsaydınız!"
Murat Ağırel, Metris Cezaevinden mektup gönderdi:
- Suçum neymiş biliyor musunuz? Haber yapmayarak, örgüte üye de olmayarak, örgüte yardım etmişim.
- Vallahi şaka değil. Billahi değil. Niye inanmıyorsunuz?
- Cezaevindekiler de inanmıyor. “Olur mu öyle şey ya” diyorlar. “Oluyor” diyorum. Gülüyorlar.
- Kalemini namus bilen her gazeteci araştırır, belgeler ve yazar. Oturma organından ‘kulis bilgisi’ adı altında haber yapan haysiyet cellatlarını saymayın.
- Kalemini namus bilen herkes halkın sesi, kulağı, gözü olur.
- Gazetecilik yapmaya devam edeceğim. Şimdi kalemimi Metris Cezaevi’nin duvarlarına sürtüyorum, daha da keskinleşiyor.
Yunan makamları tarafından İmha edilmek üzere el konulan ton balıklarıyla ilgili yeni bir fotoğraf paylaşıldı.
Yüksek oranda histamin içeren ton balıklarını üreten firmanın kamuoyuna duyurulması ve iç pazardaki ürünleriyle ilgili denetim yapılması gerekmektedir.
@TCTarim
Fatih Altaylı:
"Allah aşkına biri bana anlatsın, Erden Timur niye tutuklu.
14 yıl önce birine evler satmış. Binlerce müşterisinden biri.
Yasa dışı bahis organizatörü Veysel Şahin’e.
Daha sonra Emniyet gelmiş “Bu adam suçlu, tapuları devretme” demişler.
Devretmemiş ki aslında bu da yasal değil. İnşaat şirketi tapuları verir, satın alanla ilgili bir şey varsa Devlet bu tapulara el koyar. Yine de Timur söyleneni yapmış ve tapuları devretmemiş.
Aradan 10 küsur sene geçmiş. Erden Timur’a “kara parayı aklamaya yardımdan” soruşturma başlatılmış.
Peki bu suçsa, 10 küsur sene boyunca Veysel Şahin başka hiçbir şey almamış mı da sadece Erden Timur’a dava açılmış, üstelik
Devlet’in talebi üzerine tapuları da devretmediği halde.
Hadi açılmış.
14 senedir kaçmayan Erden Timur şimdi mi kaçacak da tutuklu.
Yazık değil mi çocuklarına, kanser tedavisi gören eşine.
İsmail Arı niye tutuklu.
Hakkında dava açılmasına neden olan haber resmî belgelere dayalı. Yalan değil. Davalık hiçbir şey yok. Hadi açtın. Tutukluluk neyin nesi! Haklı olduğu davayı kaybetse bile yatacağı ceza yok. Ama tutuklu.
Aynı şey Alican Uludağ için geçerli.
Ya Merdan Yanardağ. Deli saçması bir casusluk iddiası ile içerde. Casus denilen adamın iktidarda ve muhalefette görüşmediği kimse kalmamış. Belli ki, fırıldak bir yarı dolandırıcı tip. Merdan Yanardağ ile görüşmüş ama ortada casusluk faaliyetine ilişkin bir şey yok.
Merdan Yanardağ aylardır tutuklu. Merdan’ı 30 küsur yıldır tanırım. Ondan casus çıkmaz. Hadi çok zorladın çıktı diyelim, Türkiye için casusluk yapar yapsa yapsa, Türkiye aleyhine değil. Ama aylardır tutuklu.
Size kolay geliyor tutuklu demek. Üç hece. Bir de içerdekine sorun ne olduğunu. Hele hele dışarda kalanların hastalığı var ise, ekonomik sorunu var ise.
Vazgeçin bu zulümden."
Van’da Türkiye için savaşır mısınız? sorusuna:
“Vallahi savaşmam. Ben 100 yıl önce de savaştım. Ne oldu? Yine köle gibiyiz.
Yok abe, ne savaşacağım. Bana mı kalmış ya Türkiye?” cevaplarını vermişler.
Bu konuşanların önemli bir kısmı sığınmacı. Ama maalesef biz bu sığınmacılara vatandaşlık verdik. Bugünkü Ermenistanda yaşıyorlardı. Aşiret agaları Rus ordusunda subay, bunlarda erdi. Rus ordusuna hizmet ediyorlardı. Ermeniler “Müslüman” ??? olmalarından dolayı bunları katletmeye başlayınca bunları Türk yurduna aldık.“ Bir ara geniş biçimde yazmak lazım bu sığınmacıları. Çok şımartıldılar, şimdi boş boş konuşuyorlar.
100 sene önce de savaşmadınız. Tüm kayıtlar ortada. Uğrunda ölmeyeceğiniz bayrağın altında da yaşamayın. Geldiğiniz yere dönün…
DAL, kuru ot, çalı yiyen keçiye yasak olan dağlar ormanlar,
DAĞ TAŞ yiyen madencilerin iş makinalarına serbest!..
Ordu % 74
Giresun % 84
Rize % 82
Trabzon % 77
Gümüşhane % 93
Artvin % 71
⚠️Durmuş Yılmaz:
"1 ton kömür 400 dolar. Kömür madeninin işletme ömrü 40-50 yıl.
1 ton zeytinyağı 10 bin dolar. Zeytin ağacı 3 bin yıl yaşıyor.
Ekonomi bunun neresinde?"