İllegal yöntemlerle gel derneğe çök sonra da seçim kazandım masalı anlat. Kulübü devralırken kasa güllük gülistanlık değildi bunu da biliyordunuz zaten. Sen o koltuğa oturmaya talipsen maddi imkan yaratmak zorundasın işin özeti. Yapamadınız. Hepinizden istifa bekliyoruz.
Antalyaspor AŞ, Antalyaspor Kulübü ve Antalyaspor Vakfı başkanlarına tepki büyük.
Şunu net görüyoruz; camianın çok büyük bir k��smının öncelikli isteği genel kurul falan değil.
Tek istek; İstifa.
Eski Başkan Sedat Peker de hiç eveleyip gevelemeden direkt duygulara tercüman olmuş zaten.
Kendi kendilerini seçecekleri genel kurul yapıp, bakın kimse talip olmadı diyebilecek potansiyelde olduklarını biliyoruz.
Neden kimse aday olmaz?
Çünkü bu 3 başlı sistemde kimse sadece AŞ'yi almak istemiyor.
Güçlerbirliği şart.
Kusura bakmayın ama kimse de aptal değil.
Zaten bugün ya da yarın açıklanır; 'istifa da yok, genel kurul da yok, sadece yönetim değişikliği ile yola devam kararı aldık' denir, bir de basın toplantısı yaparak destek istenir.
Beyler!
Bakın tekrar yazıyorum.
Genel kurula gitmeniz ya da yönetimi değiştirmeniz istenmiyor. İstifa etmeniz isteniyor.
3 başkanın da.
Ha derseniz ki istifa edersek kulüp sahipsiz kalır, ona da bir formül bulalım.
Siz istifa edin, genel kurul yapın, nasılsa 72 saat kala aday olacaklar listelerini vermek zorunda. Kimse liste vermezse yine siz aday olun, sizi destekleyelim, kulübü sahipsiz bırakmadığınız için de ayrıca teşekkür edelim.
Ben buradan söz veriyorum. Aday çıkmazsa en büyük destek benden.
Var mısınız?
Dün yönetim kurulu toplantısı vardı.
İletişimin i'sinden anlamadıkları ve camiaya kimse bilgi verme zahmetinde bulunmadığı için biz yazalım.
15-20 dakika süren toplantıda yönetim kurulu istifa etmeme kararı aldı. Belki genel kurul yapılır ama net olan şey göreve devam edelim kararı çıktı.
Toplantıdaki genel kanı, "biz düşürdük, biz çıkaralım" şeklinde.
Kısa zamanda bakan, vali, belediye ziyaretleri başlayacak.
Destek isteyecekler.
B planı olarak "10 milyon ile geliyoruz" dediniz ama siz ne kadar verdiniz de geldiniz diye sorsak yarısını bile veremediğiniz ortada. Onu da alacaksınız zaten.
Çevrelerine "şu kadar para getirene kulübü veririz" diyecek kadar da kulübün sahibi sanıyorlar kendilerini.
2.5 milyon TL'lik hatır çekiyle başkan vekili olunan yönetim pazarlık yapıyor.
Toplantıda devam edilmesi yönünde yukarıdan telefon geldiğini söyleyen başkan, bu kişiye 'takım düşerken neredeydiniz' diye sormuş mudur acaba?
Asıl soru, bu yukarıdan gelen telefon kimden geldi?
Sizin, bizim buralarda yazdıklarımızın, fikrimizin falan hiç önemi yok.
Kim getirdiyse onların fikri önemli. Onların icazet vermesi yeterli. Getirenler 'gidin' demediği sürece gitmeyecekler.
O telefondaki ses 'gidin' diyene kadar buradalar anlayacağınız.
#BizAntalyasporuz
Antalya Serik’te 1 saat önce başlattığım 3 günlük Antalya programını iptal ederek Ankara’ya dönüyorum.
CHP’de mutlak Butlan kararı demokrasiye indirilmiş bir darbedir:
Zafer Partisi divanı bu akşam 20.00’de Prof. Dr. Ali Şehirlioğlu’nun başkanlığında toplanacak.
Yarın saat 11.00’de benim başkanlığımda 2. Toplantıyı gerçekleştireceğiz. @zaferpartisi@herkesicinCHP@eczozgurozel
Balkanlardaki Türkler, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden vatandaşlık bekliyor.
Balkan Türklüğü asimilasyon tehlikesi altında! AKP hükümetine özellikle ve aciliyetle aktarıyoruz.
Hem Makedonya hem de Kosova’daki Türkler; “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına alınıp, Balkanlar’daki varlıklarını sürdürmek istiyorlar”.
Balkanlar’daki ata toptaklarını terk etmeyip, Türklüğün nöbetini tutmaya devam edecekler.
Fakat Doğu Avrupa’daki Türklerin kendilerini daha bir güvende hissetmeleri için üzerlerinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin vatandaşlık kimliğinin bulunması onlara ayrıca özgüven verecektir.
Bu Türk vatandaşlığı; Türk azınlığa karşı art niyetli, kötü niyetli olanlar için caydırıcı olacaktır!
Ortada bir başarısızlık var kabul edin erdemli olun gelecek olanların da önünü açın. Şehrin size güveni kalmadı kimse size güvenmiyor para bulamıyorsunuz. Gerekirse her kapıyı çalarız biz para buluruz. Yarından tezi yok bir an önce İSTİFA! @Antalyaspor@AntalyasporKlb
Kuruluşunun 60. Yılında Antalyaspor u küme düşürerek isimlerini tarihe geçiren başkan @rizapercinn ve aşağıda isimleri yazılı yönetim kurulu üyelerini istifaya davet ediyorum. İstifa da bir hizmettir.
👇
Rıza Perçin — Başkan
Hakan Onay—Başkan vekili
Hakan Kayaarası —Başkan vekili
Fatih Demirtop —Başkan vekili
Ali Çan —Başkan vekili
Bülent Kaya — Asbaşkan
Mehmet Hasan Güneysu — Asbaşkan
Cihat Gökalp — Asbaşkan
Lokman Arslan — Asbaşkan
Selçuk Kahraman — Asbaşkan
Serkan Sürer — Yönetim Kurulu üyesi
Nail Öztürk — Yönetim Kurulu üyesi
Erkan Efeoğlu — Yönetim Kurulu üyesi
Kemal Yılmaz — Yönetim Kurulu üyesi
Emir Ekmekçi — Yönetim Kurulu üyesi
Ali Altınay — — Yönetim Kurulu üyesi
Nebi Erdemsoy — Yönetim Kurulu üyesi
Haydar Ali Yıldırım —Yönetim Krl üyesi
Medeni Korkut — Yönetim Kurulu üyesi
Avni Bağçalı — Yönetim Kurulu üyesi
Bilal Özkan — Yönetim Kurulu üyesi
Serdar Kaya — Yönetim Kurulu üyesi
Ali Özenç — Yönetim Kurulu üyesi
Antalyaspor camiası ders çıkarmalı.
Kulübün dizaynı ile başlayan bu süreç dernek seçimleri zirve yapmış küçük olsun,aman bizim kontrolümüz dışına çıkmasın zihniyeti dün akşam itibari ile iflas etmiştir. Bu zihniyetin ürünü olan yöneticisinden profesyoneline 1 kişi bile kalmamalı.
Tribün biraz duruş işidir her tribünün kendine göre duruşu doğruları vardır. Bir anımı paylaşacağım buradan.
Sene kaç hatırlamıyorum Antalyaspor yine çok kötü durumda düşme potasında. Mardan stadyumun da rakibimiz Bursaspor, taraftarlarıda deplasman tribününü full doldurmuş +
Antalyasporlu Futbolculara Açık Mektup!
Sevgili Antalyaspor takım kaptanlarımız ve futbolcu kardeşlerimiz.
Ben son 7-8 yılımı bizzat sizlerin içinde, ondan önceki 25 yılım�� da gazeteci olarak takımın peşinde geçiren biri olarak, bugün ise bir taraftar olarak sizlere sesleniyorum.
Bu gözler 4 kez 1. Lig şampiyonluğu, 2 kez Türkiye Kupası finali, 1 kez Süper Kupa finali gördü. 3 kez de küme düşme acısını iliklerime kadar yaşadım.
6-7 ay para almadığınızda kaptan Veysel’in soyunma odasında “Parayı unutun bu maç bizim onur maçımız” dediğini ve soyunma odasına mutlu döndüğümüze bizzat şahidim.
İstediğinizde önünüzde kimsenin duramayacağı kadar ortaya karakter koyabilecek güçte olduğunuzun da farkındayım.
Kaptan Veysel; sen bu formayı tarihimizde en çok giyen ilk 3 oyuncudan birisin. Bu kulübün artık efsanesisin.
Soner, Erdoğan, Hüseyin, Abdülkadir, Abdullah, Samet; sizin daha çok olmadı bu formayı giymeye başladığınız. Ancak kulübe olan aidiyetinizin ne kadar güçlü olduğunu ben biliyorum.
Doğukan, Bahadır, Bünyamin; siz bu kulübün alt yapısından yetişen öz evlatlarısınız.
Ramzi ve Sander yıllardır buradasınız. Biliyoruz şehrimizi seviyorsunuz. Aileniz de öyle. Sokakta gezerken gururla gezmek istediğinizi en iyi ben biliyorum. Dario sen de öyle. Yoksa ikinci kez gelir miydin bu cennet kente.
Nikola, Julian, Kenneth, Lautaro, Dzhikiya, Jesper, Samuel, Yohan.. Bir kurtuluş öyküsünün baş kahramanı olmak istemez misiniz hikayesini çocuklarınıza anlatacak.
Ve gençlerimiz. Biliyoruz yükünüz de baskı da fazla ama nasıl bu armanın ağırlığını kaldıracağınızı başka ne zaman öğreneceksiniz?
Sevgili futbolcular;
Pazar günü Antalyaspor tarihinin en kritik maçlarından birine çıkacaksınız. Bu maçı profesyonel bir spor müsabakası olarak görebilirsiniz. Biz ise bugün için öyle görmüyoruz. ‘Sporun içinde galibiyet, beraberlik ve yenilgi var’ diyebilecek durumda değiliz.
Neden mi? Örneklerini vereyim.
İlk çocuğu doğarken hastaneye değil stada giden taraftar tanıyorum ben.
Antalyaspor’a daha fazla vakit ayırdığı için eşinin boşanma kararı aldığı kişileri biliyorum.
Tatile giderken valizine ilk olarak Antalyaspor atkısı koyanlara şahidim.
Oğlunun ismini Veli koyan, Metin koyan, Erdal koyan, Adnan, Sancar, Kadir koyanları biliyorum.
Çayına şeker atıp kırmızı beyaz bozulmasın diye karıştırmayan taraftar da gördü bu gözler.
Deplasman dönüşü işine yetişemeyip ekmek yediği yerden kovulanı da geçirdiği kazada kolunu kaybeden taraftarı gördüm.
Bir çoğunuz babasınız. Evladınızın yanında ağlamak istemezsiniz. Takım küme düştüğünde stat çıkışında evladına sarılarak ağlayan babayı da gördü bu gözler.
Sevgili futbolcularımız; özetle biz ağlamak istemiyoruz.
Biliyoruz ki yüzümüzü güldürecek olan da sizlersiniz.
Sizden son bir şarkı istiyoruz. Maç sonrası hep birlikte söyleyeceğimiz bir şarkı.
Güzeller içinde bir seni seçtim…