Asıl incelenmesi gereken 4 hakem var
-Cihan Aydın
-Atilla Karaoğlan
-Zorbay Küçük
-Kadir Sağlam
Bu işi 1 hakeme yıkıp diğerlerini incelemeyi bırakırsanız, bu sadece sus payı olur. Bu dava samimiyse bu alçak şerefsizlerde incelenmeli.
Bakın, bütün pislik Yasin Kol’un üzerine atılıyor gibi.
Nerede kardeşim diğerleri????
Halil Umut Meler nerede?
Arda Kardeşler nerede?
Atilla Karaoğlan nerede?
“En Büyük GS Mira”nın amcası Cihan Aydın nerede?
Zorbay Küçük nerede?
Ali Maççalan nerede?
GS’nin her deplasman maçı sonrası “kadrolu hakemi” Kadir Sağlam nerede?
Mehmet Türkmen nerede?
İsmini sayamadığım eski yeni hakemler nerede?
Yıllardır tartışılan onca maç, onca karar, onca hakem varken bütün mesele Yasin Kol’dan ibaretmiş gibi davranılmasın.
Madem bu düzen gerçekten sorgulanacak, birkaç ismin üzerine yıkılıp dosya kapatılmasın.
Hepsi aynı ciddiyetle incelensin.
son günlerde Yasin Kol'un elektrik faturasını dahi öğrendik!
peki Halil Umut Meler?
Cihan Aydın?
Zorbay Küçük?
Mehmet Türkmen?
Oğuzhan Aksu
Oğuzhan Çakır
Alper Akarsu?
Atilla Karaoğlan?
Ali Şansalan?
Kadir Sağlam?
Ozan Ergün?
Ümit Öztürk?
sadece Yasin'le kurtaramazsınız bu işi!
Ferhat Gundoğdu tutuklandı diyorlar, ee güzel..
Fakat bu herifin Fenerbahçe’den çalıp Galatasaray’a verdiği şampiyonluklar ne olacak?
Galatasaray şampiyon olsun diye küme düşürttüğü takımlar ne olacak?
Bu herif bunları yaparken babasının hayrına mı yaptı?
İoanna Kuçuradi’nin adını ilk duyduğumda, 25 yıl önceydi.
2015’te biyografisini yazmak istedim.
Kabul etmedi.
Daha zamanı vardı.
Geçen yıl “Tamam yapalım” dedi ve başladık.
Biyografiyi 90 yaşına kadar “tamamlamayı” istedim.
Planı gösterince
“90’a kadar yaşayacağımı nereden biliyorsun?” dedi.
İki gün vardı 90. yaşına.
Giremedi.
Günlerce, saatlerce, defalarca…
Akla gelen her şeyi konuştuk.
Çok özel sorularda
Beni “fazla meraklı” buldu ama kırmadı.
Yazmamak kaydıyla, cevapladı.
Kitap taslağı tamamdı.
Dört profesör dostu/öğrencisi “Okusun” istedi
Okuyorlardı.
O da Zoe Karelli’nin “Kassandra” şiirinin çevirisini bitirmeye çalışıyordu kitap için.
Yıllarca bu şiiri çevirme konusunda kendini borçlu gördüğünü söylemişti.
Veda etmeden bu borcu ödemek,
sözünü tutmak istiyordu.
Bir gün önce hastane odasında, yanındaydım.
Aklında yine Kassandra vardı.
Kulağıma “Şiiri getir, bir de kalem” diye fısıldayınca…
“Artık Kassandra’yı çevirmeyi düşünmeyin” dedim.
“Benim borcum, ölmezsem, ben çevireceğim” dedi.
Bir süre sessiz kaldık.
Sonra şeftali istedi ve afiyetle yedi.
O hali, yanından ayrılırken,
bana huzur verdi.
İyi olacağına inandım.
Meğer o an son sahnemizmiş.
Şimdi çok eksiğiz:
“İnsan” için çok çabalayan “iyi insanı” kaybettik.
Artık onu izleri yaşatacak.
Her birini kendi çocuğu gibi sevdiği, onu hiç yalnız bırakmayan öğrencileri / dostları…
Ondan kalan izlerin, dünyamıza ışık tutması dileğiyle… #ioannakucuradi #sevgiyle #saygıyla
Prof. İoanna Kuçuradi sonsuzluğa intikal etti...
Türkiye'nin sayılı felsefecilerinden, hocaların hocası ve nur yüzlü Kuçuradi son nefesine kadar felsefenin Türkiye'de yaygınlaşması için çalışmış, mücadele etmiş, öğrenciler yetiştirmiş, insan hakları ve özgürlük üzerine tezler geliştirmiş ender insanlardandı.
Sevgili Özdemir İnce abinin evinde bir sohbette buluşmayı planlamıştık, fakat mümkün olmadı...
Felsefe camiasının ve sevenlerinin başı sağolsun...
Ceza sınırında üst üste 16 maç sarı kart görmeyen Osimhen hakemi kovalıyor,
Hakem Osimhen'e kart vermemek için kaçıyor.
Hakem kaçıyor Osimhen kovalıyor,
Osimhen kovalıyor hakem kaçıyor.
Tam sirk ligi yemin ederim.
#TFFİstifa#MHKİstifa#YAPI
Sadece Allah'la aldatmadılar, Allah diye diye ülkeyi soydular
Haram zıkkım olsun desek kaç para eder... Bedduayla bu rezalet giderilmez
Hukuk devletinde hukukun kaideleri işletilmelidir
Bergman'a sormuşlar:
-"Gidişat kötü, dünya nasıl kurtulacak?"
“Utanç” demiş Bergman.
-"Dünyayı bir tek utanç kurtarabilir!"
Yüzü kızarabilen, vicdanını kaybetmemiş o güzel insanlara bin selam olsun…
İyi geceler efendim…
İslam’ın çağları aşan o sarsılmaz mesajı der ki:
“Bir kişinin namazı ve orucu sizi aldatmasın. Onun dirhemle ve dinarla (para ile) olan ilişkisine bakın!”
(Hz. Ömer)