Kadim hikayelerin birleşme noktası ETNOSPOR’da, GENÇKON Standı’nda Oyuncu @By_ismailHakki Gençlerle hasbihal ediyor.
23 Mayıs Cumartesi saat 14.00’da seni de bu güzel hasbihale bekliyoruz.
❝Bağımsızlığımızı tehdit eden en büyük unsur, sınırlarımıza yığılan konvansiyonel ordular değildir. Tedarik zincirlerimize, veri merkezlerimize ve doğrudan cebimizdeki cihazlara sızan 'Teknokapitalist Küresel Tahakkümdür'❞
Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, SAHA EXPO 2026 kapsamında gerçekleştirilen “Vizyon Konuşması” programında değerlendirmelerde bulundu
📌 Teknokapitalist Küresel Tahakküm
— Bu tahakküm, geçmişin diktatörlükleri gibi kaba kuvvetle de gelmiyor
— Milyarlarca insanı uyuşturucu gibi müptela kılan bir sistemle, "Gönüllü bir esaret" olarak hayatımıza giriyor
📌 Makine ve makine insanların istilası
— Sadece makinelerin insanı taklit etmesinden bahsetmiyorum, insanların hızla makineleştiği karanlık bir çağa doğru yol alıyoruz
— Bizim gayemiz; insanın makineleştiği değil, teknolojinin insana hizmet ettiği adil bir dünya inşa etmektir
📌 Onurlu bir varoluşun yol haritası
— Eğer onların belirlediği kulvarda, onların kurallarıyla koşarsak ancak vasat seviyede bir takipçi olarak kalacağız
— Harezmi de,İbn-i Sina da, Newton da, Einstein da hepimizin sahip olduğu o aynı mucizevi insan beynine sahipti; teravatlarca enerji tüketen ruhsuz bir veri merkezine değil
— Kendi açık kaynaklı, şeffaf ve denetlenebilir yazılım, donanım ve teknoloji ekosistemimizi kurmalıyız
— Yaklaşan kuantum çağının tehditlerine karşı kalkanlarımızı bugünden örmeli, iletişim ağlarımızı Kuantum-Dirençli şifreleme algoritmalarıyla donatarak, küresel tekellerin sızamayacağı otonom ve milli mimariler inşa etmeliyiz
📌 TEKNOFEST kuşağı
— Bu kuşak; kendi göbeğini kendi kesen, 'Biz en iyisini yapabiliriz' diyen, zihinsel prangaları parçalamış, asil bir hürriyet kuşağıdır
— Hakikat şudur ki, istikbalin anahtarı başkalarının yazdığı karanlık satırlarda değil, alemlerin mimarının kalbimize nakşettiği irademizde ve 'bir' olmanın muazzam sırrındadır
https://t.co/aj1VeVkQm8
🇰🇪 Kenyalı Prof. PLO Lumumba:
"Deli dana hastalığı sırasında, kibirli bir İngiliz milletvekili şöyle dedi: "Eti Afrikaya gönderin, zaten ölüyorlar."
"Afrika'nın şikayet etmenin ötesine geçmeli."
"Tarıma hak ettiği onurlu konumu verme zamanı gelmiştir."
➖ 1980'lerde ABD'den mısır ithal etmek zorunda kaldık ve bazıları bu mısırın aslında insan tüketimine uygun olmadığını söylüyor.
➖ Deli dana hastalığı sırasında, kibirli bir İngiliz milletvekilinin şöyle dediğini hatırlıyorum: "Eti onlara gönderin, zaten ölüyorlar."
➖ Ve bunlar, Afrika'yı bu Afro-kötümserlerinin zihninde aşağılamak amacıyla yapılan küçük düşürücü açıklamalardır.
➖ Bu yüzden Afrika'nın şikayet etmenin ötesine geçmesi son derece kritik bir hal almaktadır.
➖ Tarımı, sürdürülebilir ilerlemenin kaynağı olarak görmek gerekmektedir.
➖ Tarım neden bu kadar önemlidir? Önemlidir; çünkü beslenmenize dikkat etmezseniz, gelecek neslin bilişsel yeteneğini tehlikeye atmış olursunuz.
➖ Beslenmenize dikkat etmezseniz sağlığınız tehlikeye girer.
➖ Beslenmenize dikkat etmezseniz, tanımadığınız gıdalarla sizi beslemek için başkalarına muhtaç olursunuz.
➖ Benim için en rahatsız edici şeylerden biri şu ki, Afrika aslında su ürünleri yetiştiriciliği gibi alanlarda bile Brezilya'dan balık yemi ithal etmektedir.
➖ Amerika Birleşik Devletleri'nden mısır, Romanya'dan et ve yumurta ithal ediyoruz.
➖ Hollanda ve İsviçre'den süt ürünleri ithal ediyoruz. ➖ Bize çok ince bir şekilde verilmek istenen mesaj şudur: Tarıma hak ettiği onurlu konumu verme zamanı gelmiştir.
TEOMAN DURALI HOCA İTTİHAT VE TERAKKİ ZİHNİYETİ İLE SİYASİ ŞUBESİ CHP'NİN TÜRKİYE VE TÜRKİYE HALKLARINA YAPTIĞI SOYKIRIMIN ANATOMİSİNİ ÇIKARMIŞ
ŞU TESPİTLERE BAKAR MISINIZ?
– "Hafızayı kaybettik.
– Alzheimer olmuş bir milletiz
– Geçmiş unutuldu bitti. Bunun en önemli müsebbibi yazının katlidir
– Milli kütüphanesine gidip de tek kelime okuyamadan çıkan biricik nesiliz yeryüzünde (Peyami Safa)
– Sivyet ve Çin devriminde bile yazıya dokunmadılar
– Türkiye'nin yeniden istiklaline kavuşması yazının değişmesine mi bağlıydı?
– Doğunun en güzel giyinen milleti bir anda çırılçıplak ortada kaldı. (A. Hamdi Tanpınar)
– Beşerde gen ne ise insanda yazı odur.
– İnsan mirasını yazı ile sürdürür
– Medeniyet yazı üzerine kuruludur
– Yapacağınız en büyük katliam budur.
– Biyolojik soykırım mümkündür. Orada her zaman için kılıç artıkları olur. Ama kültür soykırımı kesinkes bitirir."
PROF.DR.NEVZAT TARHAN DAN
BAŞÖRTÜSÜ İLE İLGİLİ GÜZEL BİR YAZI!
Başını örtenler:
Eğer inanmadan örtünüyorsanız, başörtüsünü çıkarınız.
Eğer siyasi simge olarak örtüyorsanız, çıkarınız.
Eğer mahalle baskısı ile örtüyorsanız çıkarınız.
Eğer babanızın baskısı ile örtüyorsanız, çıkarınız.
Eğer kocanızın baskısı ile örtüyorsanız, çıkarınız.
Eğer ağabeyinizin baskısı ile örtüyorsanız, çıkarınız.
Eğer yaşadığınız ortamda prim yaptığı için örtüyorsanız, başörtünüzü çıkarınız.
Eğer gelenek olduğu için örtüyorsanız, çıkarınız.
Eğer sizi güzelleştirdiği için başınızı örtüyorsanız, çıkarınız.
Eğer Allah için örtüyorsanız, sizi tebrik ederiz.
Eğer inandığınız için örtüyorsanız, sizi tebrik ederiz.
Eğer dini gereklilik için örtüyorsanız, sizi tebrik ederiz devam ediniz. Ancak artık özgür olmadığınızı unutmayın. Başörtüsü ile sakız çiğneyerek dolaşamazsınız. Karşı cinsle sarmaş dolaş olamazsınız. Artık temsil ettiğiniz bazı değerlerin var olduğunu unutmayınız.
Eğer inandığınız için örtünüyorsanız içini doldurunuz. Dürüstlüğünüz, çalışkanlığınız, hoşgörünüzle örnek olurken; ahlakî anlayışınız, oturup kalkışınızda da daha dikkatli olmalısınız.
Çünkü başörtüsü sizin için hem bir hak hem bir değerdir.
Haktır; çünkü sonradan çıkarılmış bir kavram değildir. 1400 yıllık bir geçmişi vardır. O halde örtündüğünüz gibi yaşayın. Yaşadığınız gibi örtünün.
Prof.Dr.Nevzat TARHAN
İlk defa elektriği, gazı getiren, ilk modern eczanemizi açtıran,
• İlk otomobili getiren, 5 bin km kara yolunu yaptırtan,
• Dünyanın ilk metrolarından birini Karaköy-Taksim arasına yaptıran, (dünyada 2. metrodur..aıdna kısaca Tünel denir )
atlı ve elektrikli tramvaylar kuran,
• Kudüs-Yafa, Ankara-İstanbul ve Hicaz demir yollarını yaptıran (Haydarpaşa Tren İstasyonunu da tabi),
• İstanbul’un binlerce fotoğrafını çektiren, Arkeoloji müzeciliğini başlatan,
• Chicago’daki turizm fuarına ülkemizi ilk kez sokan,
• Kuduz aşısının bulunmasından sonra Ülkemizin ilk Kuduz Hastanesini (İstanbul Darü’l-Kelb Tedavihanesi) açtıran,
• Polisiye romanların ülkemize girişini sağlayan, (14 yıl içinde basılan 4000 kitaptan sadece 200 kadarı dinle ilgili idi..)
• Okullara (Hristiyan okulları dahil) gönderdiği emirde, Türkçe’nin iyi öğretilmesini isteyen, Azerbaycan okullarında Türkçe yasağını kaldıran, Paris’te İslam Külliyesi kuran !
• Teselya savaşı sürerken saraydakilere emir verip askerler için çamaşır diktirten de,
hastaneleri ziyaret edip hastaların ihtiyaçlarını soran da, sarayın bahçesinde bile hastalara hizmet ettirten de !
• Midilli adasını eşi Fatma Pesend Hanım’ın şahsi mülkünden ısrarla verdiği para ile Fransızlardan geri alanda O !
• Israrla yerli kumaş giyen, Hereke bez fabrikası ve Feshaneyi kuran,
• Ziraat Bankasını kuran, Ticaret, Sanayi ve Ziraat Odalarını açtıran,
• Yıldız Çini fabrikasını, Beykoz ve Kağıthane kağıt fabrikalarını,
• Toplu sünnet merasimleri yaptırıp her bir çocuğa çeyrek altın gönderen, bu yüzden yaz aylarında toplu sünnetleri moda eden,
• Mezuniyet törenlerinde öğrencilere hediye kitap gönderen,
• Yoksul halkına kendi cebinden ödeyerek kömür dağıtan,
• Ermeni Onnik’in mektubu üzerine kendi parasından takma bacak yaptırtan,
• Biriktirdiği parasından bir kısmını her sene borç yüzünden hapse düşenleri kurtarmaya tahsis eden,
• Modern matbaa makinelerini Türkiye’ye getirten, ücretsiz kitap dağıttıran, 6 bin kitabın çevrilmesini sağlayan, Beyazıt kütüphanesini kurup 30 bin kitap bağışlayan (10 bini el yazmasıdır),
• Yabancı bilim adamı ve yazarlara Nişanlar veren,
• Her yıl 30 bin saksı satın alıp çiçek ektiren,
• Bizim Hekimbaşı çöplüğü dediğimiz yerde gül yetiştiriciliği yaptıran da (Isparta’daki gül yetiştiriciliği de O’nun öncülüğünde başlamıştır),
• Türkiye’nin birçok yerinde saat kuleleri yaptıranda O dur! (İzmir,Dolmabahçe..),
• Hindistan, Cava, Afganistan, Çin, Malezya, Endonezya, Açe, Zengibar, Orta Asya ve Japonya ya elçiler ve din adamları gönderen,
• Latin Amerika ülkeleri ile diplomasiyi başlatan,
• Yalova Termal kaplıcalarını kurduran,
Terkos’un sularını İstanbul’a taşıtan,
Bursa’nın bir köyünde bile çeşme yaptırabilen O dur, (Sadece İstanbul’a 40 çeşme yaptırmıştır),
• Kendi elleri ile yaptığı marangozluk eşyalarını hediye etmeyi seven,
• Kendisine yapılan bombalı suikast de 26 kişinin ölmesine, 58 kişinin yaralanmasına rağmen Ermeni katili affedip Avrupa da hafiyelik yapmaya gönderen de O dur.
• Doğu Türkistan’a gönderdiği askeri yardım ile Çinlilere karşı onları örgütleyen, Çin'in göbeği Pekin'de Hamidiye Üniversitesini kurdurtan da,
• Beş vakit namazını aksatmadan kılan, hiçbir evrakı abdestsiz imzalamayan (hatta yere bile basmayan [yatağının dibinde teyemmüm tuğlası bulunduruyordu]),
• Yeni gemiler alan,
topla, tüfekler getirten de ! r(o toplar Çanakkale Savaşı’ndakullanılmıştır )
• Telefonu Avrupa’dan 5 yıl sonra ülkemize getiren de O dur!
• Kiliselere, sinagoglara yardım eden (hatta Vatikan’da kilise yapılmasına bile yardım eden),
• Peygamberimize, dinimize veya Osmanlıya hakaret içeren oyunları kaldırtan (Fransa-İngiltere-Roma-ABD) (Bir piyes için bile Alman İmparatorunu devreye sokmuştur),
• ABD’nin Erzurum’da konsolosluk açmasını reddeden, İzmir limanına izinsiz girmeye kalkan ABD savaş gemisini top ateşine tutturan,
+++