@ekin_egeli Sizinle aynı durumdayım, yolda giderken araç arıza ışığı yakip gaza basmama rağmen hız azaltıyor. Düşünün ki bu yuksrk hızda otoyoldayken nasıl olur? Pejo Türkiye beyni değiştik iterek aracı teslim edecek ama grlde güven!!
@ekin_egeli Bende pejo dan sıfır 2008 araç aldım 3000 km olmadan motor beyin arızası verdi. Şimdi araç değişimi ve servisle uğraşıp duruyorum. Hukukun geldiği noktayı her firma kendi adına ve sonuna kadar avxntaj olarak kullanıyor
Bugün Antalya’da oynanacak Türkiye Kupası Finali için yurdun dört bir yanından takımını desteklemek üzere yola çıkan taraftarlarımızın, Antalya Valiliği’nin aldığı karar doğrultusunda şehre alınmayacağı ve maç saatine kadar otobüsler ile araçların bekletileceği bilgisini büyük bir tepkiyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Dünyanın her yerinde final organizasyonları; o şehrin tanıtımı, spor kültürünün yaşatılması ve misafirlerin en iyi şekilde ağırlanması için bir fırsat olarak görülür. Final verilen şehirler ekstra hazırlık yapar; taraftarların şehrin atmosferini yaşaması, esnafa katkı sunması, o heyecanın tüm kente yayılması için özel çaba gösterir.
Peki soruyoruz:
Eğer bu organizasyon bir Avrupa finali olsaydı, yabancı taraftarlar Antalya’ya gelecek olsaydı, aynı uygulama yapılır mıydı? Şehrin girişinde otobüsler saatlerce bekletilir, insanlar maç saatine kadar dışarıda tutulur muydu?
Kendi ülkemizde, kendi kupamızın finalinde kendi vatandaşımıza reva görülmeyen uygulamaların; yabancı misafirlere gösterilecek hassasiyetin gerisinde kalması kabul edilemez.
Takımını desteklemek için kilometrelerce yol yapan, şehre ekonomik katkı sağlayacak, final atmosferini yaşamak isteyen taraftarı potansiyel sorun gibi görmek; sporun ruhuna, misafirperverlik anlayışına ve adalet duygusuna aykırıdır.
Trabzonspor taraftarı suçlu değil, bu oyunun asli unsurudur.
Antalya Valiliği ile birlikte bu akıl dışı kararın bir diğer sorumlusu da TFF’dir. Türkiye Kupası Finali’nin Antalya’da oynanması kararı alınırken gerekli planlama, koordinasyon ve organizasyon hazırlıklarının yapılmadığı; bugün ortaya çıkan bu utanç verici tabloyla açıkça ortaya çıkmıştır.
Antalya Valiliği bu yanlış karardan derhal dönmeli; taraftarlarımızın şehre girişine ve final atmosferini herkes gibi yaşamasına izin vermelidir.
VİRA
🇹🇷 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun.
Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve kurtuluş mücadelemizin kahramanlarını saygı ve minnetle anıyoruz.
Adnan Kahveci’nin İlâhiyat Profesörü kuzeni Niyazi Kahveci'den harika tespitler.
- Bu ülkede en çok satılan, en çok satın alınan fakat hiç kullanılmayan tek şey dindir. Bunu satın alan halk problemlidir! Halkın zihin yapısı problemlidir! Bu problemlerin faturasını millet olarak birlikte ödüyoruz..
* Bu kafa birini büyütüyor, sonra da gidip kendini ona öldürtüyor.
* Bu kafa, hastalıklı bir kafadır!
* Bu kafa, anakronik (çağ dışı) bir kafadır!
* Bu kafa, şizofrenik bir kafadır!
- On bin yıl öncesinin anlayışıyla bugünü yaşamaya çalışan bir kafadır!
- Kiralık kapitalle kapitalizm, kiralık felsefeyle bağımsızlık olmaz!..
En zor iş, çağdışı insan malzemesiyle çağdaş işler yapmaya kalkışmaktır.
Otuz yıl sonra ya teknolojik insan olacaksınız, ya da gereksiz insan. Mesele bu kadar basit.
- Batı'daki dinî mezhepler teolojiktir ve zihinseldir!
Bizdekiler ise siyasaldır!.. Meşrulaştırmak için teolojisi arkadan gelir.
- Sünnilikte düşünmenin “d”si yoktur! Adı üstünde teamülcü!
Allah'tan, uygulamacı olan elin oğlu, bize teknoloji satıyor da, onu alıp kullanıyoruz.. Satmasa ne yapacağız?
- 150 milyar dolar ihracatımız var ama, 300 milyar dolara yakın da ithalatımız var!..
Bunun anlamı şudur!.
Bir liralık mal satıp, iki lirayla geçineceksiniz.
- Yeraltı kaynaklarımızı sattık! Yer üstündekileri de sattık!
Şimdi havayı betonla doldurup onunla geçinmeye çalışıyoruz.
Gelin görün ki, bunu dert edinen kimse yok.
- Şeyhlik, şıhlık kavramı, 5000 yıl önceki totemizm kavramının insana dönüşmüş halidir.
Bu toplumda şeyh, şıh çok, fakat tek filozofumuz yok!
O nedenle olguyu okuyamıyoruz.
- Biyolojik yönden aklı bozuk insanların evliyadır diye peşlerinden koşup, “Benim hâlim ne olacak?” diye soranlarımız var!
- Batılıları sömürgeci diye eleştiriyoruz!
Fakat onlar kendi insanlarını sömürmüyorlar.
Biz ise dışarda değil, içerde sömürgeciyiz.
Kendi insanımızı sömürüyoruz.
Buna “ ekonomik ensest ilişki” deniyor.
Bana göre en büyük vatan hainliği budur.
- Adam ilâhiyat profesörü olmuş, yaptığı iş;
VİP cenaze namazı kıldırmak,
VİP umre ziyareti düzenlemek.
Anlayış olarak hâlâ Farabi'yi aşamamış.
4000 yıl önce yaşayan Sümerler'in kafasına sahip.
- Bilimin, tarihin ve sosyal bilimlerin bir felsefesi vardır!
O nedenledir ki, ülkemizde bir felsefe üniversitesi açılması şarttır. Buna teoloji felsefesi de dahildir.
- Kur'an üzerinde bütünsel bir çalışma yapmadığımız, daha açık bir ifadeyle, Kur'an'ın hedefi nedir, karakteri nedir sorularına cevap bulmadığımız sürece, 1500 yıl öncesine takılır kalırız.
- Aklımızın çapını genişletmeden, mevcudun dışına çıkamayız!.. Biz de, (Türkçe) akıl nedir ve nasıl çalışır diye bir kitap yok!..
Oysa Batı'da binlerce var!
- Şunu kafamıza iyice yerleştirelim. 21. yüzyılda dinsel düşünme diye bir şey yoktur, olamaz..
Çağımız, akılcı ve bilimsel düşünme çağıdır..
Bu çağda olduğu gibi, bundan sonraki çağlarda da dindar olunabilir.
Fakat dindar olmanın yolu, akılcılıktan ve bilimsel düşünmekten geçmelidir.
~~~
Prof. Dr. Niyazi Kahveci,
İlahiyatçı, yazar, araştırmacı,
KAMUOYUNA DUYURU
Türk futbolunun en temel ihtiyacı, adaletin ve güvenin yeniden tesis edilmesidir. Ancak bugün, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu tarafından yapılan açıklamayla birlikte, hakem camiasında uzun süredir dile getirdiğimiz yapısal çürümenin boyutu açıkça ortaya çıkmıştır.
Son beş yılda 571 hakemin bahis oynadığı, bunlardan 371’inin aktif hesaba sahip olduğu, 152 hakemin ise hâlen aktif olarak bahis oynadığı tespit edilmiştir. Bu isimler arasında 7 üst klasman hakemi ve 15 üst klasman yardımcı hakeminin bulunması, skandalın boyutunu daha da çarpıcı hale getirmiştir.
Bazı hakemlerin on binlerce kez futbol müsabakalarına bahis oynamış olması, Türk futbol tarihinin en karanlık tablolarından birini ortaya koymaktadır. Bu tablo, yalnızca hakemlik müessesesini değil, Türk futbolunun adalet sistemini de temelden sarsmıştır.
Trabzonspor Kulübü olarak, yıllardır sahada emeğin karşılığının alınamadığını, adaletin tesis edilmesi gerektiğini konusundaki çağrımızın ne kadar haklı olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Türkiye Futbol Federasyonu’nu bu konuda almış olduğu aksiyonu destekliyoruz.
Bu süreç, Türk futbolunda adaletin yeniden inşası için tarihi bir fırsattır.
Futbolun itibarı, ancak adaletin yeniden sağlanmasıyla kurtarılabilir.
Bu görüntü; bir hakemin kötü niyetini ve ahlaka aykırı tavrını en çıplak haliyle ortaya koymuştur.
Adalet için, hak için, akıtılan alın teri için; atağımızı kasıtlı olarak engelleyen bu hakem hakkında Türkiye Futbol Federasyonu’nun derhal harekete geçmesi kaçınılmazdır.
Bu şahsın bir daha Türk futbolunda görev almasına izin verilmemelidir.