Bêrîtan yoldaşımızın 31 yıllık görkemli mücadele yaşamı; Apocu fedaîlerin Kürt halkını yalnızca askeri ve fiziki olarak değil; ideolojik, manevi, kültürel, edebi ve çok yönlü olarak savunduğunun, değerlerini yücelterek geleceğe taşıdığının en büyük kanıtıdır. O, Colemêrg’in bilge kızı, Zagrosların sarsılmaz kadın komutanı, Kürt dilinin ve edebiyatının yılmaz kalemi, Rêber Apo’nun sadık ve hakiki bir militanı olarak devrim tarihimize altın harflerle kazındı. Bêrîtan yoldaşın anısı, kaleme aldığı eserleri, devrimci mirası ve fedaice duruşu, Özgür Önderlik ve Özgür Kurdistan yürüyüşümüzde asla sönmeyen meşalemiz olacak, hayalleri mutlaka zaferle taçlandırılacaktır.
31 yıllık kesintisiz devrim yürüyüşünü büyük bir mütevazılık, derin bir bilgelik ve sarsılmaz bir kararlılıkla sürdüren Bêrîtan yoldaşımız, 29 Şubat 2024 tarihinde Şengal alanında, fermanlardan geçmiş Êzidî halkımızın şehit ailelerini ziyaret etmek ve kutsal devrimci görevlerini yerine getirmek üzere harekete geçtiği bir sırada, işgalci düşmanın gerçekleştirdiği bir hava saldırısında şehadete ulaştı. 31 yıllık muazzam özgürlük mücadelesini zirvede, fedaice bir şehadetle tamamlayarak ölümsüz kahramanlarımız arasındaki onurlu yerini aldı
Güçlü hayaller, büyük özlemler ve yüksek bir devrimci iddia ile katıldığı özgürlük yürüyüşünde, en zorlu ve imkansız şartlarda bile bir an olsun duraksamadan yürüyen Fırat yoldaşımız, cesareti, bilgeliği ve fedai duruşuyla Kurdistan Özgürlük Mücadelesi tarihine adını altın harflerle kazıdı. O, Kürt halkının özlü, asil bir evladı ve hakikat sevdalısı gerçek bir devrimci olarak gönüllerde taht kurdu. Fırat yoldaşımız, işgalci Türk ordusunun 16 Eylül 2019 tarihinde Medya Savunma Alanları’na bağlı Garê bölgesinin Sergelê alanında gerçekleştirdiği bir hava saldırısında iki yoldaşıyla birlikte şehadete ulaşarak ölümsüzler kervanına katıldı.
Kurdistan tarihinin en görkemli direniş sayfalarının yazıldığı bu kutsal topraklarda, tarihin akışını değiştiren ilk adım da yine Amed topraklarında atılmıştır. 27 Kasım 1978 tarihinde Amed’in Licê ilçesine bağlı Fîs köyünde Rêber Apo öncülüğünde kurulan PKK, yalnızca bir partinin doğuşunu değil, yok sayılan, kimliği ve varlığı inkar edilen bir halkın yeniden dirilişini müjdelemiştir. İşte Fırat yoldaşımız, PKK’nin Kurucu Kongresine ev sahipliği yapan ve özgürlük hareketimizin kutsal mekanlarından biri olan Licê’nin Fîs köyünde, yurtseverlik geleneklerine derinden bağlı, mücadele uğruna ağır bedeller ödemiş asil bir ailede dünyaya geldi.
Heval Dîlan kesintisiz devam eden özgürlük yürüyüşüyle dağların doruklarında, coşkun suların aktığı vadilerde, direnişin tam kalbinde özgürlüğün ne anlama geldiğini en saf haliyle yaşamış ve hissetmiş, böylelikle erkek egemen sistemin saldırıları altında ezilen tüm kadınlara umut ışığı olmuştur. Bu temelde Botan’dan başlayan, Medya Savunma Alanlarından Rojavayê Kurdistan’a kadar devam eden 32 yıllık destansı mücadelesiyle, Kadın Özgürlük Hareketindeki öncü ve özlü duruşuyla her zaman yolumuzu aydınlatacaktır.
"Gotina Şehîd Çiya ya “Yê ku me dimeşîne Rêbertî ye �� yê dikeve ser milê me jî pêkanîna azadiya fîzîkî ya Rêbertî ye” kurteye jiyana wî û wesiyeta wî ya ji bo têkoşînê bû. Hevrê Çiya Rizgar, hemû gavên xwe bi vê baweriyê avêtiye, hemû henasêyên xwe ji bo vê armancê daye. Girêdana bi bîranîna wî jî di vê gotinê de veşartiye.
Îro tiştê dikeve ser milê gel û ciwanên Kurd jî; ji jiyana wî fêr bûyîn, mutevazîbûna wî, rihê wî yê berxwedêr û fedakariya wî ji xwe kirina rêbere. Lewre xwedî derketina reya şehîdan, tenê bîranîna wan dane jiyandin nîne, di heman demî de xewn û xeyalên wan pêk anîn e.
Şehîd Çiya Rizgar, bi navê xwe wek çiyakî bilind, bi têkoşîna xwe wek çemekî herikbar, bi mîrateya xwe wek sterkek ku rêya me ronî dike, di dil û têkoşîna gelan û ciwanan de dê her tim bijî.”
Sen ki,ateşten bir tarihin alevleriyle büyüyorsun.
Gencecik bir süvarisin şimdi.
Rahvan atın da,çiğnenmez bir yemin ve and gibi ileri,ileri…
Unutma!
Halkının gözyaşlarıyla sulanmış bir filizsin,ve tam ekin mevsimindesin.
Sadece kopan benim yüreğim olmayacak, bir halkın özgürlük yüreği olacak. Yaşatmak için kendini iğne ucundan geçir taktiğini uyguladık. Sende gören göz artık bir halkın gözü, atan yürek bir halkın yüreği…
Adımız bile ortadan kaldırıldıktan sonra peki ne yapmamızı bekliyorsunuz? Kim demokratik platformdan kaçıyor. Ne zaman bizden istenildi de biz gereğini yerine getirmedik…
Merhaba ben Ronî Güven. Hesabım dün TR'den erişime engellendi. Bu hesaptan devam edeceğim. Sizden ricam paylaşıp Kürt time'ına ulaşmamı sağlamanız.
Sansüre karşı dayanışmayla🌱