Kıymetli Müslümanlar!
K U L H A K K I Y E M E K
H A R A M D I R!
F A İ Z H A R A M D I R!
İ Ç K İ H A R A M D I R!
K U M A R H A R A M D I R!
Z İ N A H A R A M D I R!
Değil 1400 yıl, üstünden 5000 yıl geçse bunlar gene haramdır ve dünya son bulana kadarda haram kalacaktır!
osmanlı’da çandarlı ailesi vardi kuruluştan fatih’e kadar ailenin soyundan gelenler devlette görev aldı. zamanımızın çandarlı ailesi de kavakçı veya sayan ailesinden biri galiba. ben karar veremedim artik tarihciler karar verir herhalde
🚨SON DAKİKA ACİL
🆘Doktor Hussam Ebu Safiya yaklaşık 2 yıldır terörist İsrail zindanlarında hapis. Sağlık durumu çok kötüleşti. Nefes almakta ve konuşmakta zorlanıyor. Onu kurtarmalıyız. 😢
Lütfen destek olun!🏷️👇
#FreeDrHussamAbuSafiya yazıyoruz
#sondakika
الله لا يسامح ولا يغفر لكل من سيتجاوز هذه التغريدة دون أن يلتفت لمعاناتنا.
نحن في غزة نناشدكم باسم الدين والإنسانية: مدّوا لنا يد العون، وتحدثوا عنا وانقلوا صوتنا إلى كل مكان. والله إننا مستضعفون، لا حول لنا ولا قوة، ونتعرض لأشد أنواع الظلم والتجويع والتنكيل.
لا تتركونا وحدنا.
Dr. Hussam Abu Safiya'nın oğlu:
"Dünyanın tüm özgür insanlarına, insan vicdanlarına ve tüm sivil toplum kuruluşlarına sesleniyorum.
Babam artık nefes almakta ve konuşmakta zorlanıyor. Yüzü, gördüğü işkence nedeniyle tanınmaz halde.
Büyük bir yalnızlığa terk edildik. Dünyanın tüm özgür insanlarına ve kalbinde bir nebze insanlık olan herkese, çok geç olmadan babamın hayatını kurtarmaları için yalvarıyoruz.
Belki de bu son yardım çığlığımız olacak. Belki bir daha babamdan haber alamayacağız.
Sizden tek istediğimiz, size yalvardığımız şey şu: Gafletinizden uyanın, çok geç olmadan. Sessizlik babamın işkencesine ortak olmaktır."
#FreeDrHussamAbuSafiya #GazaGenocide #FreePalestine #Gaza
Kâğıt üstünde kusursuz duran bir finansal mimari kurabilirsiniz. O harika rakamlar, o ahenkli tablo, sizi fırtınaya karşı da koruyabilir, bugün yaptığınız gibi fon piyasasını söküp atacak kadar güçlü de yapabilir.
Göstergeler yerine oturur, tablolar düzelir, dışarıdan alkış alırsınız, MSCI da mutlu olur FTSE de S&P de… Hatta BofA gibi bazıları zil takıp oynar.
Ama… ama… Bir ekonomik programın başarısı gerçek maliyeti taşıyanların ödediği bedel konuşulmadan ölçülemez.
Hayır, gündemdeki fon tartışmasından, hatta fona parasını koymuş küçük yatırımcıdan, oradan kazandığıyla kredisini, kirasını ödeyen, biraz da olsa nefes alabilen kesimden (o da bugüne kadardı) bahsetmiyorum.
Ben umursamadığınız, umursamadığınızı da her konuşmanızda hissettirdiğiniz emekliden, esnaftan, asgari ücretliden…hatta hatta üreticiden, istihdam eden kesimden, sıradan vatandaşın tamamından bahsediyorum…
Avrupa’da motorin 150 liraymış da, seneye eşel mobil de olmayacakmış da… Sanki lütufta bulunuyorsunuz.
Sıradan vatandaşın her gün tekrar tekrar ağzına, yüzüne, boğazına, böğrüne yediği dev yumruk, sizin o şık finansal tablolarınızda kalemin ucuyla konmuş bir nokta olarak bile yer almıyor.
Yer almaması teknik bir zorunluluk değil. Bu sizin tercihiniz. Çünkü sizin zihin dünyanızda onlar, omlet yaparken mecbur kırılacak olan yumurtalar…
Ama emeklinin, esnafın, asgari ücretlinin yıllara yayılan aşınması da, hadi sizin sevdiğiniz dille söyleyelim, ölçülebilir bir şeydir… Bunun verisi vardır, eğrisi vardır…ve kırılma noktası vardır.
Zaten mucize beklemiyorduk. Ama insanlar her geçen ay biraz daha fazla kapana sıkışırken, “dezenflasyon zaten enflasyonun düşmesi değil, enflasyonun artışının yavaşlamasıdır” cümleleri de, yaraların üzerine bastığınız tuzdan başka bir şey değil.
Kullanılan dilin, azıcık da olsa “insanı” içerecek kadar genişleyememesi çok incitici.
Sıradan vatandaşlar olarak, önünüzdeki kağıdın üstünde yönetilmesi gereken maliyetler kaleminde durduğumuzun farkındayız. Muhatap listenizde de hiç olmadık da, keşke dilinizde, veya en azından zihin dünyanızda, kırılması zorunlu yumurtalar kategorisinin bir tık üstünde olabilseydik…
Finansal tablolarınız pırıl pırıl görünüyor. Elinize sağlık… Bir gün boş vaktinizde Sefiller’in güncel yorumunu izlemek isterseniz sokağa bekleriz.
Basına ve kamuoyuna,
Öncelikle dünden bu yana sosyal medyada, basında ve farklı mecralarda Rojîn yeğenimizin, Rojîn kızımızın gündeme getirilmesine, konuşulmasına ve sesinin duyurulmasına katkı sunan herkese teşekkür ediyoruz.
Dün Diyarbakır’daydık. Sayın Bilal Erdoğan’ın Diyarbakır’da, Ulu Cami civarında olduğunu gördüm. Yanına giderek selam verdim ve kendimi Rojîn Kabaşî’nin amcası olarak tanıttım. Rojîn kızımızın adalet süreci hakkında kendisine kısa bir bilgilendirme yaptım. Kendisi beni dinledi. Kendisine teşekkür ediyorum. Rojîn’in başına gelenlerin aydınlatılması gerektiğini ve adalet talebimizi kendisine anlattım.
Kendisine, abim Nizamettin’in de burada olduğunu ve isterse kendisiyle görüştürmek istediğimi söyledim. O da memnuniyetle görüşebileceğini ifade etti.
Daha sonra abim Nizamettin geldi. Ancak caminin önünde çok büyük bir yoğunluk vardı. Sayın Bilal Erdoğan’la görüşmek, sorunlarını ve taleplerini anlatmak isteyen çok sayıda insan vardı. Biz de kimsenin önüne geçmemek adına biraz geride bekledik.
Öncesinde benimle konuştuğu için beni Rojîn’in babası zannetmiş. Ben de kendisine, “Rojîn’in babası abim burada” diyerek abimi tanıştırdım. Kendisi de abimle görüştü ve onu dinledi.
Nizamettin abim de kendisine açık bir şekilde şunu söyledi:
“Gülistan Doku’nun başına ne geldiyse, benim kızımın da başına aynı şey geldi.”
Biz de Rojîn’in başına ne geldiğinin tüm yönleriyle aydınlatılmasını istiyoruz. Rojîn’in başına gelenleri bilmek, gerçeğin ortaya çıkmasını istiyoruz.
Biz her yerde aynı şeyi söyledik, söylemeye de devam edeceğiz:
“Rojîn intihar etmedi. Rojîn katledildi.”
Sayın Bilal Erdoğan’a da bunu açıkça ifade ettik. Herkese aynı şeyi söylemeye devam edeceğiz. Çünkü bizim kızımızın başına ne geldiğini bilmek ve gerçeğin ortaya çıkmasını istiyoruz.
Aynı görüşlerimizi daha önce Sayın Adalet Bakanı’na, Sayın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı’na, siyasi partilerin genel başkanlarına, grup başkan vekillerine ve farklı siyasi görüşlere sahip tüm siyasi partilere de ilettik. Rojîn için adalet talebimizi her platformda dile getirmeye devam ediyoruz.
Görüşme sırasında bize, “Ateş düştüğü yeri yakar.” dedi. Evet, gerçekten ateş düştüğü yeri yakıyor. Biz bu acıyı yıllardır yüreğimizde taşıyoruz. Ancak bu süreçte yanımızda olan, Rojîn’in sesini duyuran çok güzel insanlar oldu.
Sayın Bilal Erdoğan’a da şahsım ve ailem adına teşekkür ediyorum. Öncesinde beni dinledi, ardından abimi dinledi. Bizi dinledi, bilgilerimizi aldı ve konuyla ilgili danışmanlarına yönlendirdi.
Bizi dinlemesini ve Rojîn’in adalet talebini dikkate almasını önemsiyoruz. Umarım bundan sonraki süreçte gerçekler ortaya çıkar ve adalet yerini bulur.
Rojîn için adalet talebimizden vazgeçmeyeceğiz.
Bu süreçte yanımızda olan sivil toplum kuruluşlarına, Adalet bakanı sayın Akın gürlek ve Aile ve sosyal politikalar bakanı ,sayın Mahinur Özdemir güktaş siyasi partilere ve siyasi temsilcilere, genel başkanlara, grup başkan vekillerine, avukatlara, barolara, bütün hukukçulara, gazetecilere, basın emekçilerine ve Rojîn’in sesini duyuran, bizim sesimiz olan herkese teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Saygılarımla,
Ahmet Kabaiş
Rojîn Kabaiş'in amcası
Çifte Vatandaş olup da İsrail ordusunda askerlik yapan, İsrailin savaş ve soykırım suçuna iştirak eden kişilerin ülkeye dönüşte savaş ve soykırım suçuyla yargılanmasını , vatandaşlık haklarının sonlandırılmasını talep ediyorum!
Bunu Gazze'de yakılarak şehit edilen masumlara borçlusunuz! Şehit İsmail Haniyye'ye borçluyuz
@TBMMresmi
Bosna Hersek'te nerde yenmemeli? Bu ismi aklınızda tutun.
Manja fırınlarını görürseniz kaçın. Kendileri bir Sırp fırması. Sahibi Srebrenitsa soykırımıyla da dalga geçmiş biri.
2024 yılında araştırmalarım sonucunda ürünlerinde domuz yağı kullandıklarını bulup, haberini yaptım. Dava açtılar, haberi çekmem yönünde baskı gördüm vs. Bir kaç ay sonra da devletin resmi makamları denetim yapıp, aynısını ortaya çıkardılar, ''kuzu'' diye satılan etli börekte domuz etini buldular.
Şükür, o günden sonra Saraybosna'daki fırınlarından çoğununu kapatmak zorunda kaldılar. Daha çok Sırp bölgede varlar ama turistler oralardan da geçiyorlar.
O yüzden bu isme dikkat edin.
Bu arada en sevdiğim haberlerimden biri oldu.