Beyin cerrahının önerisi: Şu 4 egzersizi yaparak inme (beyin damarlarında tıkanıklık) riskini ciddi azaltmak mümkün. Etkisi çok güçlüdür. Özellikle kalp, tansiyon, diyabet, damar rahatsızlıklarına karşı..
📌Kaydedin, yakınlarınıza gönderin.
#faydalıbilgiler
yapay zekaya “numerolojiye göre hayatımda sıçrama olan yılları gecmişe dair bul. doğum tarihim xx.xx.199x” komutu verirseniz geçmişe dair yıllarınızı analiz ediyor. doğruluğunu yorumlarda konuşalım ❣️
çaresiz kaldığım anlarda Peygamber Efendimizin usulüyle dua ediyorum. o nasıl anlattıysa ben de öyle döküyorum içimi Rabbime. sonra fark ettim bu dualar günümün de bereketi oldu. sizinle de derleyip paylaşmak istedim. cuma gecesi hürmetine belki birinin yoluna ışık olurum.
Bir hocam şöyle söylemişti: “Sûreler bir insanın ihtiyaçlarına göre indirilen 114 ilahî müdahaledir” Yani insan hangi sıkıntıya düşmüşse, onun ilacı Kur’an’da vardır. Bu sözün ışığında, 114 sûrenin hangi hâlde, hangi ihtiyaçta okunması gerektiğini derledim. Umarım faydalı olur.
Bir Pimapen ustası, pencerelerin arasından gelen soğuk havayı sadece bir alyan kullanarak nasıl engelleyeceğinizi ve pencereyi kış moduna nasıl alacağınızı, herkesin kolayca uygulayabileceği şekilde basitçe anlatıyor.
Sonunda birileri konuşmaya başlamış şunu, güzel bir haber, umarım harekete de geçilir. Ben yeri gelmişken yine söyleyeyim, eğer canınızı seviyorsanız içerisinde E250 koduyla geçen nitrit tuzu olan hiçbir ürünü yemeyin, sevdiklerinize de yedirmeyin. Özellikle salam, sosis, jambon, ısıl işlem görmüş sucuk ve pastırmalarda, yani işlenmiş et ürünlerinde bulunur bu. Sucuğu pastırmayı nitrit tuzsuz bulabilirsiniz, arayın, ama salamı imkansız, sosisi de çok zor bulursunuz. Uzun uzun anlatmayayım ama marketten satın alıp da vücudunuza sokabileceğiniz muhtemelen en kötü şey nitrit tuzu. Hani hala yasal olarak satılması mucize geliyor bana diyeyim, öyle bir şey bu. Bağırsağınızın boylu boyunca içinden geçen bir madde.
Yardımınıza ihtiyacım var dostlar. Telefonda saklama alanı sürekli dolu görünüyor, icloud’ta 2tb alan var ama asla fotoğraflar alanını boşaltamıyorum. Galeriden silsem icloud’tan da siliniyor. Ne yaparsam yapayım 68 gb’tan aşağıya düşmüyor toplam alan, kurban olam yardım plsss.
cocuguna kizan aileleri hicbi zaman anlamadim. sen hani onun BES yasinda oldugunu dogdugu gunden sayarak da mi anlayamiyosun. onun da bi KALBI oldugunu. senin askinla doldugunu. ve senden baska kimsesi de olmadigini. o jetonu dusuremiyo musun sen
“Çalınan Dikkat” eserini sindire sindire okudum. Notlar aldım. Onlarca alan uzmanıyla görüşülerek yazılan bu eseri tüm ebeveynlerin ve öğretmenlerin okuması gerektiğini düşünüyorum. Tehlike çok büyük. Bakın bilimsel araştırmalar ne diyor: Öğrencilerin bilgisayarlarına yerleştirilen yazılımlar ortalama her 65 saniyede başka bir şeye geçtiklerini göstermiş. Odaklanma sürelerinin ortalaması ise inanılmaz: 19 saniye! Ofiste bilgisayar başında çalışanlar için ise bu süre 3 dakika! Peki, bir şey odaklandıktan sonra dikkatiniz dağıldığında aynı şeyi tekrar odaklanmanız ne kadar sürüyor biliyor musunuz? 23 dakika! Cep telefonlarına 24 saatte ortalama dokunma sayısı 2.617! Ortalama ekran süresi 3 saat 15 dakika. Beynin yapısını aynı anda tek şeye odaklanmaya göre yaratılmış; biz ise aynı anda birkaç şeye odaklanmaya çalışıyoruz. Amerika’da sınav olan öğrencilerle yapılan bir çalışmada bir gruba telefon verilmiş diğerlerine ise verilmemiş. Telefon öğrencilerin başarısı %20 düşük çıkmış. İstatistiklere göre trafikte ölüm nedenlerinde dünya genelinde birinci sırada dikkat dağınıklığı var. Uzmanlar bu durumu “sarhoş araba kullanmakla” eşdeğer buluyorlar.
Sessiz sınıflarda ders gören öğrencilerin başarısı yüksek.
Facebok, Twitter ve Instagram’ın geliştiricileri, yazılım uzmanları; Skinner’in fareleri mantığıyla çalışıyorlar. Burada fare biziz… Haz ve ödül olgaritmaları öyle bir işliyor ki… Uzmanlar; sosyal medya uygulamalarının sizin dikkatinizi dağıtmak için tasarlandığını, dikkat dağınıklığının onlar için âdeta yakıt olduğunu söylüyor. Filtreler bizi uyutmak için tasarlanmış. Sosyal medya başında geçirdiğiniz her saniye para kazanan şirketler telefonunuzu neden elinizden bırakmanızı istesin ki? Bizim “sonsuz” şekilde “telefonunuzu kaydırmanızı” istiyorlar ve bunun için de bizi resmen yemliyorlar. Her türlü bilginizi ele geçirip, sizi zayıf noktanızdan avlıyorlar. Mesela bildirimler. Dileseler günlük tek bildirim yollayabilirler ama sizi sürekli yeni bildirimlerle “ekrana” çağırıyorlar. Sonsuz şekilde ekranı kaydırın istiyorlar. Kendinizi frenleyebilir misiniz? İradenize hâkim olabilir misiniz? Ekranın arkasında size karşı çalışan dünyanın en zekilerinden oluşan bin tane mühendis var! Size karşı çalışıyorlar. Sizin için değil. Ve sizi çok iyi tanıyorlar. Teknoloji bizi parçalıyor, hırpalıyor, bozuyor. DEHB’den bahsetmiyorum bile. İnsanlar; ailelerine, sosyal sorumluluk projelerine, kitap okumaya, kendilerini geliştirmeye, dünyayı daha iyi bir yer yapmak için geçirecekleri zaman “puf” diye sosyal medyada kaybediyorlar. 13-17 arasındaki çocuklarla yapılan bir araştırmada, uyanık oldukları sürede her 6 dakika bir mesaj gönderdikleri tespit edilmiş. Geçmiş yüzyıla göre insanoğlunun ortalama uyku süresi 1 saat azalmış durumda. Fiziksel oyunların yararı bilimsel olarak kanıtlanmış durumdayken çocuklarımız ekran karşısında. Uyum sağlayan, eleştirel düşünebilen, işbirliği yapabilen, sosyalleşen, hayal edebilen, problem çözebilen çocuklar için bu elzem. Peki, biz ne yaptık? Sınav hariç; oyunu, eğlenceyi, teneffüsü, egzersizi azalttık. “Harekette bereket var”ken çocukları sıralarda hareketsiz bırakarak öğrenmeye zorladık. Amerika’da DEHB teşhisi konulan öğrenci ortalaması %20’lerdeyken bu oran Finlandiya’da %1 bile değil; %0,1… Nedeni işte bu… Unutmayalım… “Hayat konfor alanınızın kıyısında başlar.” ve “Yavaşlamak dikkat becerisini besliyor, hız ise örseliyor.”
Tavsiye ederim efendim. Sevgiler…
Allah’tan imkansızı isteyerek, Allah’ın sınırı olmadığını vesaire söyleyerek Allah’ı yüceltmiş olmuyorsunuz. Öncelikle şuna karar verin: Allah’a akıl muvazenesinde mi iman ediyorsunuz, yoksa edebi coşkunluk ya da içinizden gelen taşkınlık hisleriyle mi?
Sizden beklenen birincisidir. Ve aklın imkan dahilinde görmediği bir şeyi Allah’tan istemeniz öncelikle kendi insaniyetinize, ardından Allah’a yönelik bühtandır. Bunun Allah’ın sınırı olup olmaması ile bir ilgisi yoktur, yaratılabileceklerin sınırı vardır, çünkü aklın sınırı vardır.
Şimdi tekrar cevap verin, Allah’a aklınızla mı iman edeceksiniz, yoksa başka bir organınızla mı?