@IsabellaCabrnu Sizi desteklemeyeceğiz de kimi destekleyeceğiz ya. 🥰 İspanya gönlümüzde her zaman. Umarım Türkiyeyi yendiğiniz gibi 6-1 yenersiniz Fransayı da🥰
@bayhanexmachina Konudan bağımsız olarak Kazım Büfe uzun zamandır yerinde sayıyor. Eski havası ve lezzeti kalmadı. Adana'da lezzet konusunda bayrağı çoktan Hayat Büfe devraldı.
@emrahgulsunar Bu adamın yapması gereken özür dileyip YouTube videosundaki dini değerlerimizle ilgili dalga geçtiği kısımları kaldırmak olmalıydı. Özür dilemeyip kaldırmadığı gibi üstüne bir de savundu! Hala nasıl savunuyorsunuz anlamıyorum ya!!!
@abdullahnaci Eleştiri ile dalga geçip alay edici aşağılayıcı ifadeler kullanmak aynı şey mi sizce?
Ben @abdullahnaci nin görüşlerini şu şu açıdan yanlış buluyorum demek eleştiri
Onun görüşlerine sıçyım demek eleştiri değildir. Eleştiriyi tanımlamak lazım önce.
MEZİTLİ’DE MAAŞ PROMOSYONU PAZARLIK DEĞİL, HAK MESELESİDİR!
Mezitli’de yürütülen maaş promosyonu sürecinde bankaların sunduğu rakamlar, ne piyasa gerçekleriyle ne de çalışanlarımızın emeğiyle bağdaşmaktadır.
Bugün bankalar milyarlarca liralık kâr açıklarken, sıra kamu çalışanının hakkını vermeye geldiğinde “bütçe yetersiz” bahanesine sığınmaları kabul edilemez.
Maaş promosyonu bir lütuf değil, çalışanların maaşlarının bankalar tarafından değerlendirilmesi karşılığında doğan meşru hakkıdır. Bu hakkın piyasa şartlarının çok altında rakamlarla geçiştirilmeye çalışılması, eğitim çalışanlarının emeğini yok saymaktır.
Mezitli’deki eğitim çalışanları, günün ekonomik koşullarına uygun, adil ve hakkaniyetli bir promosyon beklentisi içerisindedir. Masaya getirilen tekliflerin bu beklentiyi karşılamadığı açıktır.
Biz sadaka değil, hakkımızı istiyoruz.
Bankaları, piyasa gerçeklerine uygun, çalışanların emeğine yakışır ve kamu vicdanını tatmin edecek bir teklif sunmaya davet ediyoruz.
Aksi takdirde, eğitim çalışanlarının iradesini yok sayan hiçbir teklif tarafımızdan kabul edilmeyecektir.
Emeğin değeri pazarlık konusu yapılamaz. Hakkımız olanı alana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
@myeneroglu "Halkın bir kesiminin benimsediği dinî değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması hâlinde altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”TCK m. 216/3 Zaten böyle çapsızlarla dost olmayız biz. Ama hukuk da gereğini yapsın.
@alimahir Dini değerler kapsamında soruşturma açıldığını yazıp siyasi konudaki mizahları paylaşmanız !Adam Kur’anla Hz. Paygamberimle dalga geçip alay etmiş. Dini değerler bunlardır! Bilginize.
@Crazyunfill94 İslam’da esas olan, kadının kadın hekim tarafından muayene edilmesidir. Ancak bu mümkün değilse veya tıbben gerekli görülüyorsa, mahremiyet kurallarına riayet edilerek erkek hekime muayene olmak dinen caiz kabul edilir.Yani gece gerçekleşirse doğum erkek doktor da doğumu yaptırır
@abdullahnaci Sürekli aynı şeyi anlatanlar, bir noktadan sonra onu savunmaktan çok sömürmeye başlıyor. Bu arkadaşın da en büyük sermayesi emek mağduriyeti. Emek mağduriyetini öyle sık anlatıyor ki, eline yetki geçse ilk ma��dur edeceği şey yine emek olur gibi geliyor!
@caglarcilara@aDilipak İnsanların kendi anadillerini konuşması kadar doğal bir şey yok.Ama 70 yıldır bu ülkede yaşayan birinin ortak dili öğrenmek için de bir çaba göstermesi beklenir. Bu durum özellikle kadınlarda daha sık görülüyor; bunun temel nedeni de geçmişte eğitimden uzak kalmış olmaları bence
@togankaratas Kimsenin Vikinglerin yağma seferlerine hayran olduğu yok. Beğenilen şey kürek değil, küreği çekenlerin fit ve karizmatik olması. Gerçeği kabul edelim. 😄
@denizkite Yasalar çocukların dini inancını ailenin kendi beyan ettiği inanca göre belirliyor. Farklı bir inanca sahipse zaten muaf oluyorlar din kültürü sorularından!
@denizkite LGS (Liselere Geçiş Sistemi) kapsamında Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yayımlanan merkezi sınav raporlarına göre, son beş yılda Türkiye ortalaması olarak en başarılı (doğru cevap/net ortalaması en yüksek) ders Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi olmuştur.
Sosyal medya platformlarında yer alan paylaşımlarda bir iş insanı tarafından bir açılış programında kadınları ve belirli bir etnik kimliğe mensup vatandaşlarımızı hedef aldığı değerlendirilen ifadeler üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından resen soruşturma başlatılmıştır.
Adaletin terazisi kimsenin servetine, unvanına veya statüsüne göre tartmaz; yargı, daima insan onurunu ve hukuku korur. Kadınların onurunu zedeleyen, haysiyetini inciten ve toplumsal hassasiyetlerimizle bağdaşmayan ifadeler, kim tarafından söylenirse söylensin asla kabul edilemez.
Bu tür sözlerin bir "fıkra" veya mizah adı altında sarf edilmesi, kadınlarımıza ve toplumumuzun belirli bir kesimine yönelik sergilenen bu nezaketsizliği hafifletmez. Toplumumuzun temel direği olan kadınlarımızın onuruna ve vatandaşlarımıza yönelik her türlü ayrımcı yaklaşımın karşısında durmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Paraya ve güce kulluk edenlerin, ırkçı, cinsiyetçi ve aşağılayıcı sözlere gülmesi tesadüf değil. İnsan neye değer veriyorsa ona dönüşür. Onuru olmayanlar için hakaret eğlence, aşağılamak mizah olur !
Rahmi Koç’un “Kürt” fıkrası Binali Yıldırım’ı kahkahalara boğdu:
“Doktor Kürt kadının derdini dinlemiş.
‘Hanımefendi perdenin arkasına giyinin, soyunun’ demiş.
Kadın da ‘Doktor Bey ilk sen soyun’ demiş.”