Arendt: 'If everybody always lies to you, the consequence is not that you believe the lies, but rather that nobody believes anything any longer...And with such a people you can then do what you please' https://t.co/qZFWAAVn6O
@arkeoloji_sanat Geçenlerde tesadüfen bu videoya denk gelmiştim. Evin sahibi, Halet Çambel'in eşi Nail Çakırhan'dı. Neden bağışlamak ya da miras bırakmak yerine öylece terk etmişler, diye üzülmüştüm ama demek ki tarihi korumak için bazen bunlar da yetmiyormuş 😔
Dünyanın en zengin arkeolojik alanlarına sahip ülkesi Türkiye'den tespit ettiğim en popüler 75 arkeolojik alan ile bir Google Haritalar listesi oluşturdum. Alanları önümüzdeki bayramda ve yazın keyifle gezebilmenizi dilerim.
Google Haritalar Linki: https://t.co/sjFCrWCPIx
GECE YARISI ANKARA TRENİNDEN İNEN O GİZEMLİ KADINI SONSUZLUĞA UĞURLADIK
Türk edebiyatının büyük ustalarından Yusuf Atılgan'ın eşi Serpil Atılgan, dün Kadıköy-Moda'da hayatını kaybetti. Sahip olduğu muazzam entelektüel birikime rağmen, 84 yıllık ömrünü Yusuf Atılgan'ın eşi olmaya adayan Serpil Hanım, aynı zamanda başarılı bir tiyatro sanatçısı ve müzisyendi.
Üst kat komşum olduğunu tesadüfen öğrendiğimde, hemen yukarı çıkıp kapısını çaldım. Lise yıllarımdan beri beni en etkileyen yazarlardan biri olan Yusuf Atılgan'ın gerçekten eşi olup olmadığını sordum, çünkü aralarında 21 yaş fark vardı. Mahcup bir şekilde gülümseyerek "Evet, benim" dedi.
O günden sonra 6 yıl süren arkadaşlığımız başladı. Edebiyat, sinema ve kitaplarla dolu upuzun sohbetlerimiz oldu. Oğuz Atay'dan Yılmaz Güney'e, Edip Cansever'den Cemal Süreyya'ya kadar sanat edebiyat dünyasından pek çok ismi yakından tanıyordu. Gözümüzde büyüttüğümüz kimi "büyük" sanatçının inanılmaz "küçüklüklerini" anlatıp beni hayretten hayrete sürüklerdi. Bunları yazmak için çok ısrar ettim ama kabul etmedi. Yüzümü kızartıp ölüm döşeğindeyken bile sordum, yine izin vermedi.
Yusuf Atılgan'ın baş yapıtlarından Anayurt Oteli'ndeki gece Ankara treniyle gelen gizemli kadının Serpil Atılgan olduğu söylenirdi, bunu kendisine sordum "Sen miydin?" dedim. Yine mahcup bir şeklide gülümseyerek "öyle diyorlar" dedi. Eserin Ömer Kavur tarafından 1986 yılında sinemaya uyarlanan filminde bu rolü Şahika Tekand oynamıştı ve fiziksel olarak Serpil Hanım'ın gençliğine gerçekten çok benziyordu.
Tabii gece Ankara treni ile gelen esmer kadın, romanın baş kahramanı, şizofreni ile ağır bir savaşa girmiş olan Zebercet'in halüsinasyonlarından biriydi ama Serpil Atılgan, edebiyat dünyamızın koskoca bir kesitine tanıklık etmiş, çok 'gerçek' birisiydi.
29 Nisan 2026 Çarşamba günü, kapıya bir ambulans geldi, perdeyi açıp baktığımda bir çift uzun, ince ve zarif ayak gördüm. "Eyvah, Serpil Hanım gitti!" deyip hemen dışarı fırladım. 50 yılını geçirdiği ve çok sevdiği evine bir daha dönemedi. Moda'nın bu soğuk, sessiz ve sanki içinde insan yaşamıyor duygusu yaratan 76 yıllık apartmanı biraz daha sessizleşti.
Cenazesinin kaldırıldığı küçük caminin avlusunda çok düşkün olduğu oğlu Mehmet ile birlikte en fazla yüz kişiydik. Edebiyat ve yayın dünyasından neredeyse hiç bir katılım olmadı. Bu vefasızlığı da burada not düşmek isterim. Sanırım, Yusuf Atılgan'ın kitaplarını basan Can Yayınevi'nden birileri vardı.
Serpil Hanım, aynı zamanda efsane davulcumuz, Şeyh Şamil müziğinin yaratıcısı Durul Gence'nin kız kardeşiydi.
Güle güle Serpil Hanım, insanların giderek pespayeleştiği bir dünyada annem yaşındaki bir kafa dengini bir daha zor bulurum.
Ben Moda'daki soğuk apartmana dönüyorum, canın sohbet istediğinde, seni rüyalarımda ağırlamaktan her zaman onur ve heyecan duyarım.
🌼Kızılırmak deltasını su papatyaları kapladı: Yılda sadece 1 ay görülebiliyor
🌼UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti'nde ilkbaharda açan su papatyaları, görsel şölen sunuyor
📍Samsun'un Alaçam, Bafra ile 19 Mayıs ilçeleri
‘Write it on your heart that every day is the best day in the year. (…)
This new day is too dear, with its hopes and invitations, to waste a moment on the yesterdays.’
Ralph Waldo Emerson
Works and Days from: Society and Solitude, 1870
Michelangelo
Köy enstitüsülerinin her biri ayrı bir destandı.
Emeği geçenlere, besteleyen ve dillendirenlere👏👏👏
Çifteler,Arifiye,Kızılçullu,
Gölköy,Kepirtepe,Pulur,
Hasanoğlan,Pamukpınar, Akçadağ,Aksu,Cılavuz, Beşikdüzü,Düziçi,Savaştepe Akpınar,Pazarören,Gönen, İvriz, Ortaklar, Dicle,Ernis
Günümüzde Galataport'un olduğu yerde geçmişte hangi tarihi eserler vardı, İtalyan arşivlerinde rastladığım bu muazzam filmde görmek mümkün.
Nusretiye Cami çevresi Tophane-I Amire'den ötürü bir endüstriyel miras alanıydı, Osmanlı ordularının top ve mühimmat ihtiyaçları burada karşılanırdı. Orduya top ustaları da burada yetiştirilirdi. 1950'li yıllarda yol genişletme çalışmaları esnasında bu büyük miras tarihe karıştı. Fotoğrafları arşivimde vardı ancak bir filmde ilk defa rastlıyorum.
Menderes dönemi yıkımlarından nasibini almış tek şehir İstanbul değildir. Trabzon gibi Anadolu şehirleri de yıkımlardan nasibini aldı. Trabzon Opera Binası yol genişletme çalışmaları gerekçe gösterilerek 1958 yılında yıkılmış ancak yol yapılmamıştır.
Some 3,300 years ago, an ancient Egyptian artist painted this comic illustration of a cat herding geese! 😻
They used a flake of limestone as a sketchpad for this fun scene.
From Deir el-Medina, Thebes.
📷 Egyptian Museum, Cairo.
#Archaeology