Okula gitmek için beklerken kızıl fönlü saçları olan bir teyze yanıma yaklaştı, selam verdi, “Bu ne güzellik böyle, nasılsınız?” dedi. Şakasız. Bir süre sohbet ettik, memleketinde kendisi gibi pozitif olan insanların azlığından yakındım. Hep moral bozacak değiliz.
Bugün de otobüste yanıma oturan ve memleketi şu an çalıştığım yer olan bir teyzeye memleketinden hiç de haz etmediğimi anlattım. Son teyze bükücü olarak anılacağım yakında.
Durakta minibüsü beklemeye başladım. O sırada bir kadın yanıma yaklaşıp “Böyle hayat dolu olmak nasıl bir his?” dedi. “Nasıl yani?” dedim. “Sizin gibi hayat dolu insanları görünce çok mutlu oluyorum.” dedi. Stresten geçmeyen baş ağrım için nöroloji randevuma gidiyorum diyemedim.
Büyük kahve zincirlerinin mevsimsel/dönemsel çıkardıkları ürünlere saygı duyuyorum ama başıma bir iş gelmeyecekse tahinli, bal kabaklı, tarçınlı çörekli latte nedir? Şeker koması.
Latince bir deyiş: "Tempora mutantur, nos et mutamur in illis". Çevirisi "Zaman değişiyor, biz de onunla birlikte değişiriz" olan bu söz, bizim zamana uyum sağladığımızı, değişenlerle değişebilmeyi ifade eder.