🤌 Sınırları Aşan Lezzetler
🍯🐝 Ülkemizin AB nezdinde tescillenen İLK balı olan, eşsiz yaylaların nektarıyla üretilen Bingöl Balı sofralarımıza şifa ve bereket taşıyor.
🤝 Üreticimizin emeğini, coğrafi işaretli ürünlerimizle korumaya ve büyütmeye devam edeceğiz.
Eğer bu sapkın herif Müslüman olsaydı, tüm dünya şu anda İslam'ı kınayacaktı. Yahudi olduğu biliniyor, ama kimse Yahudiliği kınamıyor
AŞAĞIDA Kİ ŞEREFSİZ BİR YAHUDİ.
AŞAĞIDA Kİ ŞEREFSİZ BİR YAHUDİ.
AŞAĞIDA Kİ ŞEREFSİZ BİR YAHUDİ.
#Epsteindosyaları
AK Parti’nin alametifarikası, kendini daima yenileme, tazeleme, büyütme, geliştirme, yeni şartlara adapte etme kabiliyetine haiz olmasıdır.
Başlatmayı kararlaştırdığımız kongre sürecimizi bunun en önemli vesilesi olarak görüyoruz.
Biz 50 yıla varan siyasi mücadelemizde attığımız adımları bugüne kadar dedikodulara göre belirlemedik, bundan sonra da belirlemeyiz.
Bizim temel bir kriterimiz vardır, o da Hakk’a ve halka hizmettir.
Milletimizin nazarında ibra olan, bizim gözümüzde de başarılıdır.
Milletin sınıfta bıraktığını biz de baş tacı edemeyiz.
İnşallah bu süreci kılı kırk yaran bir kuyumcu titizliğiyle yürüteceğiz.
Kırarak, dökerek, dağıtarak değil tam tersine toparlayarak, birleştirerek, bütünleştirerek, kucaklayarak ilerleyeceğiz.
Saflarımızı genişletecek, sıklaştıracak; partimizi daha da büyütmenin gayretinde olacağız.
Yeni isimlerle, yeni değerlerle, yeni hizmet erleriyle kadrolarımızı tahkim ederken partimizin emektarlarına vefasızlık göstermeyeceğiz.
Biz Türk siyasi hayatına damga vurmuş bir partiyiz.
Biz üye sayısı itibarıyla Türkiye’nin en büyük ailesiyiz.
21 yıllık iktidarlarımız döneminde bizden önce yapılan hizmet ve eserlerin katbekat fazlasını ülkemize kazandırmış bir hükûmetiz.
Nasıl Türkiye’nin son 21 yılına mührümüzü bastıysak inşallah geleceğine de yine biz yön vereceğiz.
Erdoğan, onunla birlikte siyaset yapan yöneticiler ve AK Parti seçmenleri hiç CHP’ye saldırmadı. Mesela “Oy çalındı” demediler, sokağa çağırmadılar.
AK Parti’de herkes kendini eleştiriyor. Herkes kendini suçluyor.
Herkes sandığa büyük bir saygı ve iltifatla yaklaşıyor.
Bu durum en tepeden tavana kadar Erdoğan’ın zamanın ötesinde bir kalite inşa ettiğinin kanıtıdır.
Mesela nesneler, taşlar, emojiler gibi şeyler, iletişime - gelişime - diyaloğa kapalıdırlar doğal olarak. Yine de taşa, aylar, yıllarca dokunursanız, su bile olsanız, o taşta bir değişikliği sağlayabilirsiniz. İnsan adlı varlık, doğal olarak, gelişime - iletişime - anlamaya - dinlemeye - öğrenmeye açık olması gerektir.
Ülkemizdeki hatırı sayılır bir sosyoloji ise bu doğa - insanlık dengesinin dışında kalmaktadır. Oğuzhan Uğur adlı bu kişi de o kütlenin sosyal medyadaki önemli pop ikonlarındandır. Sözünü ettiğimiz mutlak kapalılık, kalıtımsal olarak öyle icat edilmiş, üretilmiş, salınımı bu mutlak kapalılık geni ile kamusallaştırılmıştır.
Öğrenmeye - anlamaya - gelişime o denli kapalıdır ki, twitindeki ilk cümleyi daha bebekken babasından - çevresinden - okulundan öğrenmiş, sonra çevresinden - dergisinden - medyasından duymuş - yetişkin 1 humanoid olduktan sonra da hem ilk cümlesine dair hem de o en yıvış ezberlerine dair tek 1 gerçek okuma yapmamıştır.
O yaygın - baygın yâvelerin en bilineni toprak satışı mesela. Yüzde 00.08'dir. O da cebren ve hile yapılan satıştır. Bununla ilgili tek 1 okuma yapmamıştır, yapmayı akletmemiştir bile. Onu akledebilecek zihni, çok daha erken yaşta, altı ok teolojisi ile mühürlenmiş, dünyaya kapatılmıştır çünkü.
Şerif Hüseyin gibileri yok mudur. Elbette vardır. Şerif Hüseyin'in ataları ile 1744'den bugüne hem büyük hem ince mücadele-miz devam etmektedir. Ama dedim ya, daha elifi, merteği bilemeyecek kadar kuşaklararası robotik cehaletin çıktısı olan bir bünyeden bunu elbette beklemiyoruz. Daha gözünün önünün önünü, zihninin önünü göremeyen bir altı lob, bu 'çerçeveyi' nasıl akledebilir değil mi ?
Şöyle yapalım mı ?
Şimdi sana, dilediğin yerde kullanabileceğin, hiçbir yerde bulamayacağın, paranla bile satın alamayacağın temel bazı bilgiler verebileceğim !
Hatta bu bilgileri, senin kafandaki "bana" karşı bile kullanabilirsin.
Bugünkü Filistin bayrağı İngilizler tarafından çizilmiş, renklendirilmiştir.
Tarihi de 1915'e kadar gitmektedir.
Paris'te kurulan yapı, sadece Jön Türkler değildir, aynı zamanda Fetât (Genç Araplar) hareketi de Paris'te kurulmuştur 1915'te. Merkezi sonra Beyrut'a, oradan Şam'a taşınmıştır. Tek gündemleri, kutsalları, Osmanlı ile, o BÜYÜK HİLÂL savaşmaktır. Şerif Hüseyin ile temastadırlar. İngilizlerle masadadırlar. O masada, (İngiliz) devletçikler kurulur. Bayraklarının renkleri beyaz, kırmızı, yeşil, siyahtır. Ürdün, BAE, Kuveyt, Sudan, Irak, Suriye, Libya ve Filistin bayrakları bugün tam olarak hala aynı renklerdedir.
Bu, hikayenin başlangıcı değil, ortasıdır, bugün hala akmaya devam eden o hikayeyi, keşke en azından İsrailli, Yahudi tarihçilerden - yazarlardan okumayı denesen ? Uluslararası bilimsel - akademik saygınlığı olan şu isimleri hiç duydun mu mesela hayatında? Nerdeyse hepsinin kitapları Türkçe'ye de çevrildi.
Ilan Pappe, Avi Shlaim, Norman Finkelstein, Yakov Rabkin, Benny Morris, Simcha Flapan... Yukardaki twitinde, daha ilk cümlenle nasıl bir cehalet bataklığına gömüldüğünü, bu isimler, sana sadece teknik bilgiyle, harita ile, rakamla, bizzat Yahudi kaynak ve metinleri ile anlatsınlar - öğretsinler müsade edersen. Ama bunun için, önce beynindeki hücrelere saygı duyman gerek, harekete geçebilmelerine lütfen izin ver !
İzin ver ki, twitinde yazdığın, "kaçırılan kadınlar, kurşuna dizilen yaşlı insanlar, doğranan gençler" için "acıyan için", 1910'dan bugüne yaşanan acıların yüzyılından sadece bir kaçını sana öğretmeyi denesinler. O denemeden ikisini paylaşıyorum, biri büyük bir referans çalışmadır, Türkçe, İngilizce, Bonakça ve Arapça olarak okuyabilirsin, diğerini, haritayı, görmek ister isen, bakman yeterli.
Evet, twitin 6 milyona yakın görüntülenmiş. Üzücü bir gerçeklik. Kabul edelim, "yaralı bilinç" için en çok bu coğrafyadan verim almış tarihi - eğitimi - kitleyi kurgulayanlar, 150 yıl kadar önce. Sen ve senin gibi, bu eziklikle malûl sosyolojinin tedavisi imkansız, bunu kabul etmek gerektiğini 29 Mayıs 2023 sabahı bir kez daha, binbirinci kez gösterdi. Bu yazdığım, içerisinde, teknik - kamusal - literal - tarafsız, onlarca salt bilginin de olduğu metnimi, kaç kişi okuyacaktır elbette bilemiyorum, gönül ister ki, seninki gibi en az 6 milyon kişi okusun, fakat bizim mesuliyetimiz, gereğini, gerekli biçimde, gereğince yapmak, yapmak ve yapmaktır, ötesi takdirdir, nasiptir.
Son olarak, madem her yerde, onun ismi geçiyor, İzzettin Kassam (Tugayları) portresini en azından keşke okusan. Osmanlı için - yani Türkiye için, Suriye Lazkiye doğumlu olan bu Arap, Trablus - Beyrut - Gazze köylerinde aylarca dolaşarak asker, para toplamaya kendini adamıştır. Balkan Savaşı'na destek olmak için yola çıkmıştır. Osmanlı askeri için marş yazmıştır. Nicesi ve nicesi vardır fakat sen, Şerif Hüseyin'in çalıştığı yeri hoşnut edecek ne varsa, neresi varsa, sadece oras�� için var gibisin hayatındaki her şeyinle ...
Allah var, twitindeki doğru iki cümleden biri şudur.
"Dünya kaynarken elimizde tutmamız gereken tek bayrak, Türk Bayrağıdır."
Doğrudur, amentümüz odur,
o bayrak, o BÜYÜK HİLÂL sancağıdır.
Sana rağmen, senin habitatının, yaşamınız boyu cedel - huruç içinde olduğunuz
o BÜYÜK HİLÂL HARİTASININ ANLAMI için
her yerde dalgalanmaya, dalgalandırmaya devam edeceğiz...
https://t.co/lATmgq2SFn