Aslında bu yazılan paragraf direkt yansıtma psikoloji ve bunu kimse farketmemiş herkes gönderiyi beğenmiş 😀😀 Çinli demiş ki:
"imparatorluğu patlayınca acilen geçici bir kimlik kartı uydurup kendine sahte ata arayan..."
Güleceğiniz bir şey yazayım,bu ülke Türkiye değil, 1912 yılındaki Çin'in ta kendisi Aslında 😃😃😃
Maymuna anlatır gibi her şeyi Çinlilere anlatacağım ki iyi anlasınlar:
Atatürk doğmadan 450 yıl önce 1420'lerde Osmanlı Padişahı II. Murad Oğuzname yazdırarak Osmanlı hanedanının Orta Asya'dan gelen Oğuz Türklerinin Kayı boyu olduğunu kayıt altına aldırdı ve topların üstüne Kayı damgası vurdurdu. 1473'te Fatih Sultan Mehmed Otlukbeli zaferinden sonra Doğu'ya gönderdiği Fetihname'yi bizzat Uygur alfabesi ve Çağatay Türkçesiyle yazdı. 1893'te Moğolistan'daki 8. yüzyıl Orhun Yazıtları okunduğunda ise bunu İstanbul'da büyük bir gururla kitaplaştırıp yayınlayan bizzat Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid dönemi aydınlarıydı. Çünkü 732 yılında Bilge Kağan'ın Moğolistan'da taşa kazıdığı Türkçe sayılar, zamirler, fiiller ve dilbilgisi ile bugün Anadolu'daki bir çocuğun konuştuğu Türkçe birebir aynı dil idi ve bu bizim için çok büyük bir keşifti. Fakat güncel olarak Çin'e bakarsak bugünlerde Pekin'de yaşayan bir Çinli 732 yılındaki Tang başkenti Chang'an'a gitse tek bir cümleyi bile anlayamaz çünkü kuzey şiveniz Kitan, Cürçen, Moğol ve Mançu istilalarıyla bozularak Mandarin haline geldi.
Avrupa haritalarında Osmanlı İmparatorluğu'nun adı 700 yıl boyunca zaten Türkiye İmparatorluğu olarak geçiyordu ve 1876 Osmanlı Anayasası Kanun-i Esasi'nin 18. maddesinde devletin resmi dilinin Türkçe olduğu açıkça yazılıydı.
İmemparatorluğu yıkılınca sahte kimlik kartı uyduran bizzat sizsiniz Çinliler. 1902 yılından önce tarihte
Zhonghua Minzu diye bir kavram yoktu 🤣🤣🤣🤣 Sun Yat-sen ilk başta "Tatar barbarları kovun" diyordu ancak 1912'de Mançu Qing yıkılınca baktınız ki sadece Han Çinlisi kimliğiyle kalırsanız Mançu efendilerinizin fethettiği Mançurya, Moğolistan, Doğu Türkistan ve Tibet elden gidecek hepinizin götü tutuştu. Liang Qichao'nun uydurduğu Zhonghua Minzu geçici kimlik kartına sarılıp sizi 268 yıl saç kuyruğuyla kırbaçlayan Mançu köle efendilerinizi ve Moğolları bir gecede kardeş ve ata ilan ettiniz 😂😂😂😂😂😂😂😂😂 Evet Çinlilere gülün çünkü bunu yaptılar. Han Çinlileri onları kırbaçlayan ve köleleştiren kişileri kabul etmek zorunda kaldılar 😀😀😀
Öncelikle, bu kadar kapsamlı, bilgili ve saygılı bir yanıt verdiğin için teşekkür ederim. X'te milliyetçi sloganlar ve hakaretler yerine tarih üzerine gerçekten tartışabilen insanlarla karşılaşmak her zaman mümkün olmuyor. Yaklaşımına saygı duyuyorum.
Söylediklerinin önemli bir kısmına katılıyorum.
Çin tarih kaynakları, Hunlar ve erken dönem bozkır halkları hakkında paha biçilmez bilgiler sunar. Ancak bu kaynakların, yazıldıkları dönemin siyasi ve kültürel bakış açısından etkilendiği de doğrudur. Tarihsel belgeleri eleştirel okumak gerekir.
Cengiz Han'ın Moğol olduğunu açıkça kabul etmeni ve modern Türk kimliğini biyolojik saflık yerine dil, kültür ve tarihsel hafıza üzerinden tanımlamanı da takdir ediyorum. Bunlar tarihsel açıdan makul yaklaşımlar.
Ancak yorumunda dikkatimi çeken önemli bir tutarsızlık var.
Çin'e gelen Xianbei, Cürcen, Moğol ve Mançu hanedanlarının Çin kültüründen etkilenmesini, Çin medeniyetinin onları asimile etmesi olarak anlatıyorsun. Buna karşılık batıya göç eden Türklerin İslamiyet'i benimsemesini, Fars ve Anadolu kültürleriyle kaynaşmasını Türk medeniyetinin devamlılığı olarak görüyorsun.
Neden bu iki tarihsel süreci farklı ölçütlerle değerlendiriyoruz?
Anadolu'nun Türkleşmesi de Çin tarihindeki kültürel bütünleşme kadar karmaşık bir süreçti. Bugünkü Türkler yalnızca Orta Asya'dan gelen göçmenlerin değil, Anadolu'nun daha eski halklarının da mirasını taşır. Nasıl Çin medeniyeti farklı halkların katkılarıyla şekillendiyse, Türk kimliği de farklı kültürlerin etkileşimiyle oluştu.
Üstelik Çin de bu süreçte değişti. Xianbei, Moğol ve Mançu toplulukları yalnızca Çin kültürünü benimsemediler; Çin'in siyasi kurumlarını, askeri geleneklerini ve kültürel yapısını da etkilediler. Bu nedenle Çin tarihini sadece yabancı halkları içine çeken değişmez bir medeniyet olarak görmek eksik kalır.
Bir başka nokta da tarihsel süreklilik meselesi. Göktürklerden Selçuklulara, Osmanlılardan modern Türkiye'ye uzanan çizgi önemli bir dilsel ve kültürel mirası temsil eder. Ancak bu, kesintisiz ve değişmeden varlığını sürdüren tek bir milletin tarihi değildir. Tıpkı Çin'in binlerce yıllık tarihinin de tek bir hanedanın veya değişmeyen bir etnik topluluğun tarihi olmaması gibi.
Bence burada ortak bir anlayışa ulaşabiliriz: Ne Çin medeniyeti saf ve değişmez bir etnik kimliğin ürünüdür ne de Türk medeniyeti. Her ikisi de göçlerin, savaşların, kültürel etkileşimlerin ve farklı halkların katkılarıyla şekillenmiştir.
Çinlilerin kendi tarihleriyle, Türklerin de kendi tarihleriyle gurur duymasını doğal buluyorum. Ancak tarihsel gururun, geçmişi bugünün milliyetçi kimliklerine göre yeniden şekillendirmemesi gerektiğine inanıyorum.
Sonuçta tarih, hangi milletin daha üstün olduğunu kanıtlamak için değil, bugünkü dünyayı nasıl oluşturduğumuzu anlamak için incelenmelidir.
Bu yüzden senin gibi karşılıklı saygı çerçevesinde tartışabilen insanlarla fikir alışverişini değerli buluyorum.
Anadolu, Türkler gelmeden önce Doğu Roma (Bizans) boyunduruğunda ezilen, Rumlaştırılmaya çalışılan yüzlerce farklı yerli kavmin coğrafyasıydı.
Türkler Anadolu’ya geldiklerinde kimseden dili de, dini de, kimliği de devralmadı; aksine kendi devlet aklını, kendi dili Türkçeyi ve kendi egemenliğini bu topraklara kök saldırdı!
Eğer biz senin dediğin gibi 'köleleştirilmiş Yunan' olsaydık, bugün bu topraklarda Yunanca konuşulur, Doğu Roma ayinleri yapılır ve Atina’ya biat edilirdi. Bugün Viyana’dan Çin sınırına kadar haritaya bakıldığında görülen tek bir gerçek var: TÜRKİYE VE TÜRKÇE!
Bir dinden ve medeniyetten etkilenmeyi 'o milletin kölesi olmak' sanmak ancak sizin gibi her yabancı işgalcinin içinde eriyip Han Çinlisinde yok olan bir kafanın anlayabileceği bir sığlıktır!
Türkler İslam’ı seçmiştir; ama ne Araplaşmış ne de Farslaşmıştır.
Araplar Emeviler döneminde din yaymaya çalışırken; İslam’ı küresel bir cihan medeniyeti yapan, Haçlı Seferleri’ne karşı Kudüs’ü ve doğuyu koruyan, Doğu Roma’yı tarihe gömüp İstanbul’u fetheden TÜRK DEVLET AKLIDIR!
Biz dinde İslâm’ı, dilde Öz Türkçe’yi, devlette ise Mete Han’dan beri gelen TÜRK TÖRESİNİ yaşattık.
Siyahi köleler örneğini vererek yine kendi ayağına sıktın!
Amerika'daki siyahiler İngiltere'den gemilerle getirilip zincire vurulmuş, dilleri ZORLA UNUTTURULMUŞ kölelerdir.
Türkler ise Anadolu’ya zincirlerle değil; KILIÇLA, ÖZGÜR CEBATLA, HAKİMİYETLE VE ORHUN’DAN BERİ TAŞIDIKLARI ÖZ ANADİLLERİ TÜRKÇE İLE GİRDİ!
Biz dili sonradan efendimizden öğrenmedik; biz dili Orhun Taşları'na kazıyan atalarımızın mirası olarak konuştuk ve girdiğimiz her coğrafyaya bu dili resmi devlet dili yaptık!
Bize kölelik masalı anlatacağına dön de kendi utanç dolu tarihine bak:
Yüzyıllarca Moğolların (Yuan) ve Mançuların (Qing) altında köle gibi yaşayıp, Mançuların zorla dayattığı kuyruklu saç modelini (Queue) takmak zorunda kalan siz değil miydiniz?
Efendilerinizin dili ve kültüründe eriyip, sonra da 'sizi yöneten herkesi Çinli sayan' o ezik zihniyet sizin zihniyetinizdir!
Biz ne sizin gibi Moğol’un Mançu’nun altında eridik, ne de başkasının kimliğine sığındık. Biz Altaylar'dan çıkıp Anadolu'yu vatan yapan, dili TÜRKÇE, adı TÜRK, devleti TÜRKIYE CUMHURİYETİ olan cihan sahibiyiz!
Şimdi o ırkçı ve ezik zihniyetinle kendi kapalı sansör duvarının arkasında ağlamaya devam et!"
Saç kuyruğunu kestik diye övündüğün olayı da hiç okumamışsın. 1645'te Mançular kafanızı kazırken korkudan ses çıkaramayan dedeleriniz, 1912'de Mançular yıkılınca o köle kuyruğunu kestirmemek için direndi, cumhuriyet askerleri sokaklarda dedelerinizin saç kuyruğunu zorla keserken hepsi kuyruğum gitti diye ağlıyordu. Üstüne 1917'de generaliniz saç kuyruklu Çinli askerleriyle Pekin'i basıp Mançu imparatorunu yeniden tahta oturttu köleliği bu kadar seven başka bir millet tarihte yok sanırım. Görünüşünüz Moğollara benzemiyor demen ise ayrı bir komedi gerçekten 😂 Türkler Moğol değildir, kendi Tang hanedanı kayıtlarınızda bile antik Türklerin açık tenli, renkli gözlü ve kemerli burunlu olduğu yazar çünkü Orta Asya Türkleri başından beri Batı ve Doğu Avrasya karışımıydı. Hem 268 yıl seni kırbaçlayan Mançuların fethettiği toprakların üstüne konup hem de güneydeki milyonlarca asimile Baiyue yerlisini Han Çinlisi sayarken bize fatihlik dersi vermeye kalkman çok komik
@YuzhiyanLucian Çin nüfus 1.4 milyar, komünist parti üyesi yaklaşık 200 milyon, kalan 1.2 milyar Çinli nin hiç bir hakkı olmadığı, komünist parti ye kölelik yapıp bedava çalışarak tabut ve mağara gibi evde yaşadığı doğru mu?
🕊️ 和平推文 | Barış Paylaşımı
最近,X平台上因一张将土耳其国旗与“海绵宝宝”中跳伞派大星对比的图片,引发中土网民之间的趣味对峙,长城笑话、旗帜互动与历史调侃迅速升温,甚至被戏称为“第一次推特战争”。表面热闹,实则多是算法放大的网络玩笑,双方官方关系与民间经贸、旅游往来仍在稳步推进。
历史上,中土文明曾通过丝绸之路彼此照见:瓷器与丝绸东去,马匹与香料西来;今天,两国在基建、新能源、贸易结算等领域持续合作,2026年土耳其对中国公民免签更便利了人员往来。网络上的针锋相对,往往源于信息不对称与民族情绪的瞬时发酵,而非根本对立。理性看待,任何国家都有自己的历史叙事与文化自豪,用玩笑回应玩笑可以,但不必升级为敌意。
和平不是回避差异,而是在差异中寻找共处之道。中土两国都是拥有悠久文明的大国,人民勤劳智慧,对美好生活的追求并无二致。与其在评论区互送“礼物”,不如多分享彼此的美食、音乐、风景与真实故事——伊斯坦布尔的海峡落日与北京的胡同烟火,都值得被善意看见。
愿理性的声音多一些,和平鸽飞得远一些。中土人民本无仇,网络喧嚣终会散,留下的仍是可以并肩而行的路。
——来自希望看到更多微笑而非怒火的普通人
Son günlerde X platformunda, Türk bayrağını SüngerBob’daki paraşütlü Patrick’e benzeten bir görsel nedeniyle Türk ve Çinli kullanıcılar arasında eğlenceli bir atışma başladı. Çin Seddi esprileri, bayrak göndermeleri ve tarihsel takılmalar hızla yayıldı; kimileri buna “Birinci Twitter Savaşı” adını verdi. Görünüşte hararetli olsa da, aslında algoritmanın büyüttüğü çevrimiçi bir şakadan ibaret. İki ülke arasındaki resmi ilişkiler ile ticaret ve turizm bağları ise istikrarlı şekilde ilerliyor.
Tarihte Çin ve Türk medeniyetleri İpek Yolu aracılığıyla birbirini tanıdı: porselen ve ipek doğuya, atlar ve baharatlar batıya gitti. Bugün iki ülke altyapı, yeni enerji ve ticaret gibi alanlarda iş birliğini sürdürüyor; 2026’da Türkiye’nin Çin vatandaşlarına vize muafiyeti getirmesi de insan hareketliliğini kolaylaştırdı. İnternetteki karşıtlıklar çoğunlukla bilgi asimetrisi ve anlık milli duygulardan kaynaklanıyor, temel bir düşmanlıktan değil. Her milletin kendi tarih anlatısı ve kültürel gururu vardır; şakaya şakayla cevap vermek mümkün, ama bunu düşmanlığa dönüştürmeye gerek yok.
Barış, farklılıkları yok saymak değil, farklılıkların içinde birlikte yaşama yolu bulmaktır. Çin ve Türkiye, köklü medeniyetlere sahip iki büyük ülkedir. İnsanları çalışkan ve zekidir; güzel bir yaşam arayışında aynıdır. Yorumlarda birbirine “hediye” göndermek yerine, birbirimizin yemeklerini, müziklerini, manzaralarını ve gerçek hikâyelerini paylaşsak daha iyi olmaz mı? İstanbul Boğazı’nın gün batımı ile Pekin’in hutong ışıkları, iyi niyetle görülmeyi hak ediyor.
Akılcı sesler çoğalsın, barış güvercini daha uzağa uçsun. Çin ve Türk halkları arasında düşmanlık yoktur; internetteki gürültü dağılır, geriye yan yana yürünebilecek bir yol kalır.
——Daha fazla gülümseme, daha az öfke görmek isteyen sıradan birinden.
Konuşmanın büyüklüğüne bakar mısınız..
“Ne mutlu bize ki soran, sorgulayan, eleştiren bir tabanımız var. Ne mutlu bize ki yanlışa yanlış, doğruya doğru diyen bir seçmenimiz var.”
- Recep Tayyip Erdoğan
@RELXofgy@BeakInAir@grok@sdr3eBwMht494@1904aprilrobert Atlar icin DNA önemlidir, safkaniz diye övünürler , efendileri sırtlarında taşırlar, efendileri çok zengin diye övünürler sonra gidip ahırda yatarlar, bu sende birşey çağrıştırıyor mu?
@Chinalnsight@EricY_SH Atlar icin DNA önemlidir, safkaniz diye övünürler , efendileri sırtlarında taşırlar, efendileri çok zengin diye övünürler sonra gidip ahırda yatarlar, bu sende birşey çağrıştırıyor mu?
@Chinalnsight@EricY_SH Çok merak ediyorum Çin hakkında duyduğum nüfus 1.4 milyar komünist parti üyesi yani 200 milyon efendi ve çok zengin, ve geri kalan 1.2 milyar Çinliler onların kölesi ve bedava onlara çalışıyor, bu doğru mu?
@BeakInAir@grok@sdr3eBwMht494@1904aprilrobert@RELXofgy Atlar icin DNA önemlidir, safkan derler efendileri sırtında taşırlar, efendileri çok zengin diye övünürler sonra gidip ahırda yatarlar, bu sende birşey çağrıştırıyor mu?