Hukuk devleti, kuralların sana bana göre değişmediği, herkese eşit uygulandığı devlet demektir. Bana yasak olan sana olmuyorsa, senin ceza almadığın bir kanun maddesinden ben ceza alıyorsam ortada hukuk devleti yoktur. Bugün yapılan operasyonlar hukuk devleti değil guguk devleti operasyonlarıdır. Siyasi rakipler hakkında verilen gözaltı/tutuklama kararları, tam da guguk devletine yakışan kararlardır. Hukuk devleti yerine guguk devleti olmayı seçerseniz bir günde yüzde 10 fakirleşir, enflasyonu azdırır, yatırımları kaçırır, işsizliği patlatırsınız. Ülkesini zerre seven insan bunu yapamaz.
Türkiye Cumhuriyeti milli, üniter, demokratik, sosyal nitelikli bir hukuk devletidir.
İnsan ve toplum huzuru vazgeçilmez değerdedir.
Milli dayanışma ve adalet ölçüleri her muamele ve müdahalenin belirleyici amilidir.
Hukuki, insani ve inanç temelinde her insan eşittir. Görevi, makamı ve mevkii ne olursa olsun normlar kümesinde herkesin eşit hak ve yükümlülükleri vardır.
Hiç kimse ayrımcılığa, ayrıştırmaya maruz bırakılamayacağı gibi ideolojik, politik ve ekonomik üstünlüğe ya da imtiyazlı bir ayrıcalığa sahip değildir.
Türk yargısı bağımsız, tarafsız ve objektiftir.
Kanunen suç kabul edilen, takip ve tecziyesi gereken, bu çerçevede soruşturma ve kovuşturmasının temini lazım gelen eylem ve fiillerin göz ardı edilmesi, sürüncemeye bırakılması, kimi zaman da hasıraltına itilmesi maşeri vicdanı derinden yaralayacak, devlet umurunu ve milletin hukuksal güvenliğini zedeleyecektir.
Adalet ve hukuka karşı çıkılması, değilse bile tartışmaya açılması asayişsizlik ve şiddet ortamına davetiyedir.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı hakkında yapılan adli tasarrufu sabır ve sağduyu ile karşılamak, hukukun vereceği her türlü karara saygıyla yaklaşmak ortak sorumluluk olmalıdır.
Hukuki bir tedbiri darbe diyerek karalamak, hak arayışını sokağa taşırmaya hazırlık yapmak cinnet geçirmiş, akıl ve ahlak seviyesini kaybetmiş bir siyasi yozluktur.
Hiç kimse dokunulamaz, ulaşılamaz, erişilemez ve hesap sorulamaz değildir. Hukuk ile demokrasiyi, adalet ile sandığı, milli iradeyle mülkün temelini cepheleştirmek, hatta çatıştırmak için beşinci kol faaliyetine tevessül etmek yaygın şiddet olaylarına, yoğun istikrarsızlık tablosuna ve yıkıcı krizlere çağrıdır.
Türk yargısına güvenim tamdır. Mahkeme marifetince suç sabit görülesiye kadar masumiyet esastır.
Türkiye’nin şiddetsiz, şikayetsiz, terörsüz, şüphesiz, refah ve huzur dolu bir yüzyıla adım adım ilerlediği şu günlerde içimizi karıştırmaya, düzen ve dirliğimizi bozmaya teşebbüs eden iç ve dış odaklara azami dikkat göstermemiz, devamlı tetikte beklememiz tarihi önemdedir.
Şiddet, insan onurunun hiçe sayılması, insanlık değerlerinin ayaklar altına alınmasıdır. Terör de sistematik bir şiddettir. Terörsüz Türkiye aynı zamanda şiddetsiz bir Türkiye’dir.
Hem bireysel hem de toplumsal düzeyde şiddetin önlenmesi öteden beri hassasiyet gösterdiğimiz, duyarlılık sergilediğimiz sıcak konu başlığıdır.
Milliyetçi Hareket Partisi’nin Araştırma-Strateji Geliştirmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımıza vermiş olduğum talimat kapsamında nadide bir çalışma çok şükür muhtevalı bir eser mahiyetinde ortaya çıkmıştır.
“Bireysel ve Toplumsal Şiddetle Mücadele” çalışmamızın meydana gelmesinde eşsiz katkıları ve emekleri bulunan, zamanlarını ayırarak teşkil edilen komisyonumuza canlılık kazandıran muhterem hocalarımıza, değerli uzmanlarımıza ve fikir insanlarımıza, ayrıca böylesi mühim bir çalışmanın gerçekleşmesini koordine eden Araştırma-Strateji Geliştirmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımıza teşekkür ediyor, hepsini birden gönülden kutluyorum.
Türkiye’de internet üzerinden yurt dışından alışveriş yapma olayı - ben 1996’da vermiştim ilk siparişimi - an itibarı ile çok çok büyük oranda sonlanmıştır.
Yurt dışından sipariş verilen ürünlerle ilgili zaten 150€ olan limit 30€’ya inmiş, üzerine ayrıca yeni vergi bindirmesi gelmiş.
Yine hangi şirket(ler) rahatsız oldu da bu kanun çıktı acaba? Giderek dünyaya açılmaktan uzaklaşıp sıkışıp kalıyoruz canım ülkemde.
Sn. Cumhurbaşkanımız @RTErdogan,
2023 Cumhurbaşkanı ve Milletvekilleri seçim sürecinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eski Bakanı Sn. @vedatbilgn'in akademisyen maaşları ile ilgili 28 Nisan 2023’te Habertürk’te Kübra Par’la Açık ve Net programında, 2 Mayıs 2023’te24 TV’de 24 Seçim Özel programında ve 25 Mayıs 2023’te Habertürk’te Seçim 2023 programında söylemiş olduğu sözler aşağıdaki gibidir.
“Üniversite mezunu iyi bir öğrenci üniversitede maddi şartları çok kötü diye asistan kalmayı düşünmüyorsa orada büyük sorun vardır. Bilimsel gelişme sürdürülemez. Buradan yola çıkarak, ücret politikasının çalışmasını hazırladık. Önümüzdeki dönem hükümetimiz kararı uygulamaya sokacak.” 2 Mayıs 2023
“Akademi ücreti sisteminin asistanlardan başlayarak yeniden değiştirilmesi gerekir. Bu konuda çok çalıştım ve YÖK ile görüştüm. Bu konuda hazırlığımız var. Bu reformu bu sene yapmamız lazım.” 25 Mayıs 2023
YÖK Başkanımız Sn. @erolozvar'ında #akademikzam konusuna ilişkin medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle Hacettepe Beyaz Ev'de bir araya geldiği konuşmada söylemiş olduğu sözler ise aşağıdaki gibidir:
"Asgari ücretle alakalı güzel bir çalışma meydana geldi. Kamuda bütün çalışanlarla alakalı hükümetimizin üniversite öğretim elemanlarını da içine alacak şekilde bir düzenleme hazırlığı içinde olduğunu biliyorum. Biz de ilgili muhataplarımızla üniversitelerimizde çalışan gerek akademik gerek idari personelin özlük haklarıyla ilgili güncel durumu paylaşıyoruz. Bu konuda iyileştirmeler yapılması için Cumhurbaşkanlığı nezdinde gerekli girişimlerde bulunduğumuzu söylemek isterim.
Bir profesör şu anda net 32-33 bin lira alıyor. Doçent 27-28 bin lira, araştırma görevlileri 18-20 bin lira civarında. Sağlık çalışanlarıyla alakalı üniversitelerde birkaç ay önce Sayın Cumhurbaşkanı'mızın takdirleriyle yürüttüğümüz bir çalışma vardı. Üniversitelerin sağlık alanındaki akademisyenlerde ciddi bir iyileştirme meydana geldi. İnşallah o iyileştirmenin sağlık dışında kalan diğer akademik programlarda çalışan öğretim elemanlarını da yakın zamanda teşmil edeceğini umuyoruz. Bunu ilgili muhataplarımızla paylaştık. Onlar da konuyu gayet iyi biliyorlar. Biz üniversiteleri kamuda çalışan diğer istihdam edilenlerden ayrı gayrı görmüyoruz. İnşallah üniversite öğretim elemanlarıyla da alakalı gerekli çalışmanın neticesinin önümüzdeki bir iki ay içinde alınacağına, diğer kamu çalışanlarıyla birlikte onların özlük haklarında da önemli iyileştirmeler meydana geleceğine inanıyoruz." 21.06.2023
Ne yazık ki sarf edilen bu sözler üzerinden 1 seneden fazla süre geçti ancak hâlen ortada akademisyenlerin maaş iyileştirmesine yönelik bir çalışma olmadığını üzüntüyle takip ediyoruz.
2014 Kasım ayında yapılan ilk ve son #akademikzam açıklamasından sonra yıllar içerisinde enflasyon karşısında yenik düşen ve herhangi bir ek iyileştirme yapılmayan akademisyen maaşları artık yoksulluk sınırındadır.
Yoksulluk sınırının 62.652,87 TL'ye yükseldiği şu günlerde ne yazık ki geçim derdinde olan akademisyenler almış oldukları yüksek eğitimin maddi anlamda karşılığını bulmak istemektedir.
Tüm bu bilgilerden yola çıkarak verilen sözlerin tutulmasını, akademisyenlerin refah düzeylerinin en kısa sürede artırılmasını ve en geç 2024-2025 akademik yılında #akademikzam müjdesini duymayı talep ediyoruz.
Saygılarımızla
Akademik Dayanışma Platformu
Hoşça kalın
dostlarım benim
hoşça kalın!
Sizi canımda
canımın içinde,
kavgamı kafamda götürüyorum.
Hoşça kalın
dostlarım benim
hoşça kalın...
Resimlerdeki kuşlar gibi
dizilip üstüne kumsalın,
mendil sallamayın bana.
İstemez... Tek hecesiz elveda.
.