Şehadetlerinin 101. yılında Şeyh Said Pirani ve dava arkadaşlarını rahmetle anıyoruz!
"Andolsun Allah'a ki, yalnız ben ve elimdeki asa bile kalsa bâtılın karşısına çıkıp kıyam edeceğim. Şehid olana kadar da mücadelemden de asla dönmeyeceğim.”
Şeyh Said Piran
Değişim Sohbetleri kapsamında gerçekleştirdiğimiz programda, İlahiyatçı-Yazar Said Doğan'ın sunumuyla "Manevi Erozyon ve Laiklik" konusu ele alındı.
Said Doğan, toplumda her geçen gün derinleşen manevi erozyonun; aile yapısındaki çözülmenin, ahlaki bozulmanın ve haramların sıradanlaşmasının tesadüfî gelişmeler olmadığını, bunların hayatı Allah'ın hükümlerinden uzaklaştıran laik anlayışın doğal sonuçları olduğunu ifade etti. Laikliğin, dini yalnızca vicdanlara ve ibadethanelere hapsederek İslam'ın hayata yön veren nizamını devre dışı bıraktığını dile getirdi.
Sunumun devamında ise manevi erozyonun, bireysel nasihatlerle veya geçici tedbirlerle ortadan kaldırılamayacağı ele alındı. İnsan ile hayat arasındaki ilişkinin yeniden vahiy esasına göre kurulmasının, Allah'ın hükümlerinin hayatın bütün alanlarında hâkim kılınmasının ve İslam'ın yeniden hayat nizamı olarak tatbik edilmesinin, manevi çöküşü sona erdirecek yegâne çözüm olduğunu vurguladı.
Allah, programa katılan tüm Müslümanlardan razı olsun.
#YenidenHilafet
@KokluDegisim@kdgenclik
Son dönemde Müslümanlara yönelik artan yargı mağduriyetlerini, kapatılan dernekleri ve asılsız gerekçelerle gerçekleştirilen tutuklamaları gündeme taşıyoruz!
Müslümanlara Yargı Zulmü ve Yaşanan Mağduriyetler
- Terörün finansmanı iddiasıyla yaşanan mağduriyetler
- IŞİD adı altında yürütülen operasyonlar
- Kapatılan dergi ve dernekler
- Yusuf Ziya Gümüşel davası
🗓️ 18 Haziran Perşembe ⏰ 21.30
Kurban Bayramınızı tebrik ediyoruz.
Bu bayramın İslam ümmetinin uyanışına, birlik ve beraberliğimizin tesisine, zafer ve fetihleri gerçekleştirecek Raşidi Hilafetin kurulmasına vesile olmasını Rabbimizden niyaz ediyoruz.
Rableri bir, dinleri bir, kıbleleri bir olan İslam ümmetinin günahlarını bağışlamasını, itaatlerini kabul etmesini ve bir ümmet olarak kutlayacağımız bayram gibi nice bayramlara bizleri ulaştırmasını Rabbimizden niyaz ediyoruz.
Bayramınız Mübarek olsun.
Bize düşen bütün batılları hükümsüz kılacak yegâne güce, “Mutlak Hakka” teslim olmaktır. Zira Hak geldiğinde, batılın her türlüsü esastan ve mutlak olarak butlana mahkûmdur.
Mahkeme'nin verdiği mutlak butlan kararı sonrasında CHP'de yaşanan olaylara ilişkin şunlar söylenebilir:
1- Yaşananlar göstermektedir ki memlekette siyaset sadece şahsi ve bencil menfaatler için yapılmaktadır. İlke, fikir ve erdemli bir duruş, tüm siyasi partilerden varestedir.
2- Siyaseti yargı ile dizayn etmeyi en iyi bilen parti CHP'dir. Çünkü Cumhuriyetin kuruluşu hile ve desileler ile doludur. Ancak bu kadar geçmişe gitmeye gerek kalmayacak en bariz örnek, 367 kararı yani Sabih Kanadoğlu vakıasıdır. Bugün mahkeme kararını eleştiren CHP'liler o gün görev başında olmayan eski bir başsavcnın gazete yazısında yaptığı bir yorum ile bu ülkede CB seçimini yaptırmamıştır.
3- "Men dakka dukka" misali devlette muktedir olanlar rakiplerini yargı sopası ile hızaya sokmaktadır. Bugün yaşananlar bu bağlamda değerlendirilmelidir. Zira asıl yaşanan İngiltere ve Amerika arasındaki hegemonya mücadelesidir.
4- AK Parti'nin 24 yıl sonunda topluma vereceği bir şey kalmamıştır. Göreve geldiklerinde "3 Y" ile mücadele sloganını ortaya atanlar; bugün yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar ile anılır olmuştur. Toplumda adalet, refah ve güven ortamı eskisini aratmayacak derecededir. Bu tabloyu iyi okuyan CB Erdoğan ise sadece seçimi kazanma odaklı hamleler yapmaktadır. Zira diğer türlü kazanma imkânı yoktur.
5- Durum o kadar vahimdir ki terörist Öcalan'a dahi umut bağlanmış, en güçlü rakip Ekrem İmamoğlu cezaevine atılmış, şimdi de CHP Kılıçdaroğlu'nun ihtirası ile etkisizleştirilmek istenmiştir. Ancak bilinmelidir ki toplumun ikna olmadığı bu türden uygulamalar sadece kısa süreli kazanımlar sağlar ve bazen siyaseti yargı ile dizayn etme girişimleri ters tepebilir.
6- Ülkenin içinde bulunduğu kötü tablo daha fazla sürdürülemez. Bunu gören Amerika ve CB Erdoğan, alternatif olabilecek tüm siyasi rakipleri ekarte ederek toplumu alternatifsiz bırakıp kendine bağlamaktadır. Süreç içerisinde Süleyman Soylu, Numan Kurtulmuş, Meral Akşener ve Devlet Bahçeli farklı şekillerde ekarte edilmişlerdir.
7- Beş ay sonra iktidarında 24 yılı dolduracak olan AK Parti, yola çıktığı paradigmadan çok uzaklaşmış, değiştirmek isterken kendini değiştirmiştir. Daha fazla genişleyip kitle partisi olayım derken, din düşmanlarını dahi bünyesine katmaktan gurur duyar hale gelmiştir. Geçmiş ile bugün arasındaki çelişkili söylem ve uygulamalar ise bunun bariz bir göstergesidir.
Velhasıl; 103 yıldır yaşananlar demokrasinin bir ütopya olduğunu göstermektedir. Türkiye AK Parti'ye kadar İngiltere'nin AK Parti ile de Amerika'nın tabi devletidir. Kimin parti kuracağı, kimin kazanacağı, hangi partiye ne rol verileceği onlar tarafından belirlenmektedir. Ülkede kritik her siyasi manevradan önce tabisi olunan devlet ile kurulan temaslar bunu desteklemektedir.
Bizim nazarımızda asıl mutlak butlan; Allah'ın hükmünü yok sayan laik, demokratik düzeninin ta kendisidir! Allah’ın dinini hayattan, eğitimden, hukuktan, içtimai hayattan kovan laikliktir. Egemenliği Allah’tan alıp millete veren cumhuriyet nizamı, İslam akidesi nazarında esastan batıldır, yok hükmündedir.
Bize düşen bütün batılları hükümsüz kılacak yegâne güce, “Mutlak Hakka” teslim olmaktır. Zira Hak geldiğinde, batılın her türlüsü esastan ve mutlak olarak butlana mahkûmdur.
İslâm dışı her türlü fikri ve düşünceyi mutlak butlan sayarak sadece Allah'ın rızası için mücadele verenlere selam olsun…
Eko Vizyon I Görkemli Proje, Acı Gerçekler "İstanbul Finans Merkezi"
▪️Küresel şirketler Türkiye'ye neyin karşılığında yatırım yapacak?
▪️Büyük umutlarla hayata geçirilen İstanbul Finans Merkezi projesinin arkasındaki gerçek ne?
Eko Vizyon’un bu bölümünde, parıltılı gökdelenlerin ardındaki ekonomik gerçekleri ve projenin perde arkasını masaya yatırıyoruz.
🎬"Görkemli Proje, Acı Gerçekler: İstanbul Finans Merkezi" videomuz yayında!
#EkoVizyon #cumartesi
Rasulullah'ın ümmetinden hiç adam kalmadı mı?
Rasulullah'ın varisi hiç âlim kalmadı mı?
Kafir, küstah, Gazze'ye atılan bombaları sahibi, İran'da öldürülen çocukların katili Trump'a övgüler düzen yönetici sürüsü...
Bu yöneticileri aklamak, paklamak, masumlaştırmak için sırada bekleyen sözde âlimler...
Müslümanların üzerine küfür hükümlerini tatbik eden yöneticilere; medrese,dernek,vakıf binası, üç beş kuruş dünyalık menfaat için ilmini satan alimler, STK temsilcileri...
Küfür ile hükmetmek için oy toplayan, bunu yaparken de "Allah rızası için, İslam için" yaptığını söyleyen seçim partileri...
Hurafelerle doldurulmuş, aklî ve şer'i hiç bir dayanağı olmayan saçma sapan hikayelerle halkı uyutan, cennetten köşk satan sözde tasavvuf ehli...
Rasulullah'ın ümmeti bu mu!
Vallahi değil!
Rasulullah'ın ümmeti böyle olamaz!