Bugün oylanacak Çerçeve Kanun Teklifi'nin Anayasa'ya aykırı yönlerini T24'e yazdım.
10 kısa notla özetleyim:
1-) Barış süreçleri (iddiaların aksine ve Kolombiya, İrlanda vb. örneklerde görüldüğü üzere) referanduma konu olabilir. Fakat Türk mevzuatında referandum, kanunlar için değil Anayasa değişiklikleri için öngörülmüştür.
Önemli olan referandum yapıp yapmama değil, bunun öncesinde ifade özgürlüğünün bulunduğu ve çoğulcu bir tartışma ortamının sağlanmasıdır. Böyle bir ortamın olmadığı yerde barış olmaz, zira demokrasi ve insan hakları bütünseldir.
40 yıldır işlenen karanlık cinayetler ile bunların arkasındaki kirli ilişkiler ağı aydınlatılmadan, yani "hakikat" ortaya çıkarılmadan barış sağlanamaz. Bugün buna en uzak olduğumuz günlerdeyiz.
2-) Teklif, ilk etapta "özel af", müteakiben "genel af" getirmektedir. Ayrıca bu süreçte rol alanlara cezasızlık da öngörmüştür. Bu nedenlerle teklif, en az 360 milletvekilinin oyuyla kabul edilmelidir.
3-) Teklif hapis cezasına odaklanmıştır, adli para cezalarının durumu netleştirilmelidir.
4-) Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen yağma, hırsızlık, mala zarar verme, dolandırıcılık, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, rehin alma, tehdit, şantaj, kasten yaralama veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, eziyet, uyuşturucu madde imal ve ticareti yönünden bir af ilanına gidilmesi yerinde değildir.
5-) Bir adi suç örgüt faaliyeti kapsamında işlendiğinde affa tabi olup diğer kişiler tarafından işlendiğinde af kapsamında olmaması, eşitlik ilkesi yönünden tartışmalıdır. Bu hapishanelerde de reaksiyon getirebilir.
6-) Mağduru devlet olmayan (özellikle neticesi sebebiyle yaralama) ve toplumu zehirleyen (özellikle uyuşturucu ticareti) suçlar yönünden af ilan etmenin topluma ve barışa (?) hiçbir katkısı yoktur.
7-) Birebir aynı nitelikteki iki eylemden 1 Haziran 2005'ten sonraki affa tabi iken, diğerinin affa tabi olmaması büyük olasılıkla eşitlik ilkesine aykırı bulunacaktır. Olası bir iptal keşmekeş getirebilir. Toplumsal yükü ağır olan konularda sorumluluğu AYM'ye yıkmak tasarlanıyorsa bu, tehlikeli bir girişimdir. Bundan kaçınılmalıdır.
Af, açıkça "af" başlığı altında; umut hakkı, açıkça "umut hakkı" başlığı altında kamusal olarak tartışılmalıdır. Politik niyetleri halktan saklamaya lüzum yoktur. Bir yandan ifade özgürlüğünü bastırıp diğer yandan gizli bir ajanda devreye sokmanın kimseye yararı yoktur.
8-) Bir terör suçunun soruşturulması için kurula "soruşturma izni" yetkisi verilmesi suçun mağdurunun gerçek kişi olduğu bağlamlar için yeni bir "cezasızlık" aracıdır. Bu yetki, siyasi hayatın üzerine yeni bir Demokles'in Kılıcı asacak görünmektedir.
9-) Kurula, (maddi anlamda) kanun teklifi yetkisinin tanınması, Anayasa'nın 88'inci maddesiyle uyumsuzdur.
10-) Kurulun adli talepte bulunma yetkisi, hem aftan yararlanacaklar için belirsizlik getirmekte hem de yargı bağımsızlığı ve erkler ayrılığı ilkeleri yönünden sorunlar içermektedir.
Harvard ve MIT, Dünya nüfusuna denk 8.3 milyar sanal insan yarattı. Dünya nüfusunun dijital ikizi de diyebiliriz buna.
Adı: MatrAIx. Her birinin 1.290 farklı özelliği var: yaş, psikoloji, harcama alışkanlığı, teknik bilgisi, hatta “fiyat artınca ne kadar tereddüt eder” seviyesinde detay. Tabi bu bilgiler bizim sanal dünyaya bir şekilde sunduğumuz bilgilerden derlenmiş.
Nitekim sanal insanlar GPT ve Claude gibi modellerin içine giydirilince, anketlerde, sohbetlerde, web sitelerinde ve uygulamalarda neredeyse gerçek gibi davranıyorlar. Testlerde kişilik tutarlılığı %91.5.
Artık bir meseleyi muhtemelen sanal dünyadaki bu bireylere yani matrixteki izdüşümlerimize yaşatıp istedikleri sonucu alırlarsa gerçek dünyada hayata geçirecekler. Pazar araştırması firmalarını, odak gruplarını, haftalar süren anketleri beklemeden… Tek bir sunucuda, bir gecede.
Bu, pazarlamanın, ürün geliştirmenin ve davranışsal bilimin kurallarını sessizce değiştiren bir kilometre taşı.
Dünya nüfusunun dijital ikizi ya da woodo bebeği artık ellerinde.
YALAN: 1921 Anayasası'nda Kürtlere etnik özerklik hakkı tanınmıştı fakat 1924 Anayasasıyla bu hak gaspedildi.
GERÇEK: Bitlis mebusu Yusuf Ziya, Kürtlerin etnik ayrıcalık istemediklerini -Lozan arifesinde, 03.11.1922 günü- TBMM'den dünyaya ilan etti.
📌Akyaka'da kıyı ve sahil işgaline karşı toplu protesto eylemi ve sonuç...
Giriş için para talep edilen sahile, toplu bir şekilde giriş yapan grup ücretsiz bir şekilde girdi.
Halk hakkını bilip organize olunca bu işgaller son bulacak, 50 kişi, 100 kişi bir olup gideceksiniz plajlara. Sizden kimse para talep edemez, kimse size plajlara giremezsiniz diyemez.
Bu vesileyle bu eylemi gerçekleştiren Gökova Ekoloji Meclisi'ne teşekkür ederim. Emeklerinize sağlık.
#Akyaka #Muğla #Marmaris #kıyılarhalkındır #plajlarhalkındır #pazar #Bodrum #hırtsorununuçözün #hırtişgali #hırttehciri #HerkeseEşitAdalet #çözümüyokmu #Ecrimisil #sahillerhalkındır
Bir biyoloji profesörü şöyle dedi:
"Karnın kortizol atıklarının deposu. Yatmadan önce tek bir proteinle ondan kurtul... Ve hayatın değişecek."
9 dakikada bana öğrettiği çözüm burada:
Tarihten bir veri:
1982 Anayasası hazırlanırken "Kars ve Kahramanmaraş hattının Doğusunda kalan 19 ili ve 144 ilçeden oluşan
gerice bölgeler" için "Özelci Gelişme Modeli"nin yetersiz kalacağı ve bunun yerine "Etno-Sentrik" diye adlandırdıkları bağımsız bir kalkınma planı geliştirilmesi gerektiği ileri sürülmüştü.
Bu amaçla aşağıdaki gibi bir madde teklif edilmiş ama bu teklif kabul edilmemişti:
Atatürk; “Enver bir güneş gibi doğmuş, bir gurup ihtişamıyla batmıştır. Bunun ortasını artık tarihe bırakalım!’’ dedi.
-Özellikle Çanakkale Muharebeleri boyunca Başkomutan Vekili Enver Paşa ile Yarbay/Albay Mustafa Kemal arasında istifa dilekçesini üst makama gönderecek kadar çok çatışma olmuştur.
-Şu tarihi gerçeği not edelim:
Sarıkamış harekatında yanlış kararları Türk askerinin kayıplarını artırmıştır. Çanakkale Muharebeleri’nde Türk komutanların çığlıklarını (önerilerini) duymaması, buna karşılık Alman komutanlarını dinlemesi hem Türk askerinin daha fazla kayıp vermesine hem de Çanakkale Cephesi’nin uzun sürmesine neden olmuştur.
“Bir güneş gibi doğdu, bir gurup ihtişamıyla battı…” Atatürk’ün dediği gibi tarihe bırakalım…
Rahmetle…
Tiroidi Sessizce Bozan Tetikleyiciler
— Kronik stres ve kortizol yüksekliği
— D vitamini eksikliği
— Selenyum eksikliği
— Çinko eksikliği
— Demir eksikliği (özellikle ferritin düşüklüğü)
— Aşırı soya tüketimi
— Glutensiz ama besinsiz diyetler
— Sirkadiyen ritmin bozulması
— Uyku yetersizliği
— Aralıklı orucu abartmak / uzun süre aç kalmak
— Aşırı düşük kalorili diyetler
— Aşırı egzersiz / fazla kardiyo
— Teflon ve plastikten yayılan toksinler
— Ağır metaller (cıva, kurşun, arsenik)
— BPA ve ftalat gibi endokrin bozucular
— Sentetik kozmetikler
— Florlu içme suyu
— Klorlu duş suyu
— Hashimoto’yu tetikleyen bağırsak geçirgenliği
— Mikrobiyom bozuklukları
— Gıda intoleransları (gluten, süt, mısır, yumurta)
— Düşük karbonhidratlı diyetlerin uzun süre uygulanması
— Karaciğerin detoks kapasitesinin zayıflaması
— Tiroid dönüşümünü engelleyen bağırsak sorunları
— İnflamasyonun kronikleşmesi
— Viral yük (EBV gibi)
— Iodine eksikliği ya da fazlalığı
— Aşırı omega-6 yağ asidi alımı
There could be a stronger shake coming up in the Mediterranean, possibly at the Aegean micro-plate.
Following yesterday's high lunar peak, there is a global potential for a tremor well into the 6 magnitude range, maybe stronger in the next 2 days.
Rusya; TEK RESMİ DİL
İngiltere; TEK RESMİ DİL
Almanya; TEK RESMİ DİL
Fransa; TEK RESMİ DİL
İTALYA; TEK RESMİ DİL
Bu devletlerde onlarca yerel dil konuşulur, ama kendilerinde ikinci bir resmi dile izin vermezler!
Fakat Yugoslavya gibi parçalamaya karar verdikleri devletlerde, ikinci resmi dil için ısrar ederler. Bizde ısrar ettikleri gibi.
Yugoslavya'dan tam 7 adet Bağımsız Devlet çıkarttılar!
Siz Özgür Bey, "Ana dilde Eğitim" istediğinizi Programınıza yazdırmışsınız. Eğer Öcalan ve DEM'in bu talebini yaparsanız, ülkemiz Yugoslavya'ya benzer!
Dil'in yeterliliği konusuna hiç girmeyelim. Yaparsanız,
10-15 yıl sonra, eğitimini Kürtçe alan bir gencimiz, ülkemizin herhangi bir ilinde iş bulamaz. Yaşıtlarıyla anlaşamaz. Doğal olarak parçalanma başlar. Herkesin ana dili kutsaldır. Onu ve kültürünü yaşatmak için devlet her türlü yardımı yapmalıdır. Ama ikinci bir RESMİ DİL yapamazsınız. Arkasından ARAPÇA RESMİ DİL ve başka diller gelir. Türkçeyi de, hem Erdoğan'a, hem Bahçeli'ye, hem de Kemal Bey'e oranla çok daha iyi konuşuyorsunuz. O zaman derdiniz ne?
Anlatın da, anlayalım.....
🦷🦷DİŞLERİMİZ;
🦷 Dişlerimiz, yalnızca çiğneme organı değildir. Ayrıca vücudun geri kalanından bağımsız çalışan bir yapı da değildir.
📌Diş; %96 mineral içeren mine (enamel) ile insan vücudunun en sert dokusunu oluşturur.
📌 Altındaki dentin, milyonlarca mikroskobik tübül sayesinde sıcak, soğuk ve ağrıyı pulpadaki sinirlere iletir. Pulpa, dişin canlı merkezidir; kan damarları, sinirler ve bağışıklık hücrelerini içerir.
📌 Periodontal ligament ise dişi kemiğe sabitlerken çiğneme kuvvetlerini amortisör gibi dağıtır ve basıncı algılayan mekanoreseptörleriyle çiğneme kuvvetini milisaniyeler içinde düzenler.
📌Diş eti hastalıkları ise sadece ağızla sınırlı değildir. Ornegin Kronik periodontitis sırasında dolaşıma geçen bakteriler ve inflamatuvar mediyatörler; ateroskleroz, diyabet kontrolünün bozulması, gebelik komplikasyonları, romatoid artrit ve bazı nörodejeneratif hastalıklarla ilişkilendirilmiştir.
Bu ilişki ağız sağlığının sistemik sağlık üzerindeki etkisi artık güçlü bilimsel kanıtlarla desteklenmektedir.
📌Daha az bilinen bir gerçekte ise şudur: Diş kaybı yalnızca estetik veya çiğneme sorunu değildir. Uzun süreli diş eksikliği çene kemiğinde rezorpsiyona yol açar; çiğneme fonksiyonunun azalması ise yaşlı bireylerde bilişsel gerileme ve yetersiz beslenme riskiyle ilişkilendirilmektedir.
‼️Dişlerinizi korumak; yalnızca gülüşünüzü değil, kalbinizi, metabolizmanızı, beyninizi ve yaşam kalitenizi de korumaktır.
BAHÇELİYE CEVABIM…
Seni ülkücü camia içinde en iyi tanıyan kişi benim. Bunu sen de çok iyi biliyorsun.
Hani bana her karşılaştığımızda benim bu hareketin çekirdeği olduğumu söyler, sonra da her seçimden önce milletvekilliğine müracaat etmemi ısrarla isterdin. Sen öyle iki yüzlü, öyle riyakar, öyle kalleş, öyle kıskanç, öyle korkak, öyle bir iblissin ki bunu da ben çok iyi biliyorum.
Sen senin ne beş para etmez bir ajan ve ülkücü düşmanı olduğunu bilen başta ben olmak üzere kurucu, çekirdek, çilekeş, kahraman ve gerçek ülkücüleri nasıl birer birer partimizden uzaklaştırdığını biliyoruz. Partimizin tüm kayıtlı üyelerini sanki bu kutlu parti babanın çiftliği imiş gibi sildirdiğini, 65 yaşüstü,gençlikleri cezaevlerinde ve işkence odalarında heba edilen bozkurtların üzerine pavyon fedaisi kılıklı sözüm ona ülkü ocaklı otuz kırk çakalı salarak darbettirdiğini de unutmadık. Sen kalleş, kancık ve karaktersiz bir insan müsfettesisin. Bu kalleşlikten vaz geç, bunun sonu iyi olmaz diye kaç sefer yazdım ve sonuçta aynı yöntemle Sinan Ateş şehit oldu. Bana göre bu kalleşçe işlenen cinayetin 1 numaralı suçlusu sensin.
Yurtiçinde ve yurtdışında nerede canlı, hareketli, güçlü ve başarılı bir Ülkü Ocağı varsa hepsini tek tek kapattın ve ocaklarımızı söndürdün. Genel başkanlığa oturtulduğun günde kaç ülkü ocağı vardı ve şimdi kaç tanesi kaldı.
Ben sana namussuzsun, şerefsizsin desem hakaret olur. Hani sen Tayyipten cımhurbaşkanı olmaaz, onu yüce divana çıkarmazsam namussuzum, şerefsizim diye o kulakları tırmalayan çirkin sesinle yırtınıyordun. Ne oldu da bir gecede u dönüşü yaptın ve halk arasında kaçaksarayın tasmalı köpeği lakabıyla anılmaya başladın. Bunun sebebini bilenler biliyor, bilmeyenlere de sen itiraf et ve açıkla.
Sen bizim CKMP’den geçiş ve MHP’nin kuruluş döneminde hiç yoktun. Biz yeni kurulan ve maddi imkanları sıfır olan MHP’yi parti haline getirmek için dağları taşları bıkıp usanmadan dolaşırken ve davamızı anlatıp ilk teşkilatları kurarken de ortalıkta görünmedin. 12 Eylül darbesinde Kensn Evren ve cuntanın kalleşliğine uğradığımızda, akıl almaz işkencelere çekildiğimizde, tepeden tırnağa biçildiğimizdr, idam sehpalarında asıldığımızda ve hemen hergün vatanımızı bölmeye çalışan onlarca komünist örgütle çarpışıp yüzlerce şehit verdiğimiz dönemde de yoktun.Torpille asistan yapıldın ve öğrenciler profesörlükten emekli oldu sen hep asistan kaldın. Seni asistan yapan rahmetli prof. Naci Kınacıoğlu bana bizzat seni asistan yaptığına bin pişman olduğunu söyledi. Senin bilgi, kültür ve zeka düzeyin ilkokul seviyesinde bile değil. Bunu en iyi ben biliyorum. Sen 12 Eylül darbesinde neredeydin, niçin hiç adın sanın geçmedi, tutuklanmadın, işkence ve cezaevi çilesi çekmedin, neden otomobilinde 4 adet vahim silah yakalandığı halde sana tek kelime bile sorulmadı, hiç sanmıyorum ama sende erkekliğin zerresi varsa gel seninle bir tv kanalında ikili oturum yapalım. Bak sana daha ne sorular soracağım.
GELELİM APO KONUSUNA…
Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum Trump'a sesleniyor:
"Yani, bir duvar inşa etmek için oy verdiniz....
Evet, Amerikalılar, coğrafyadan pek anlamasanız da, size göre Amerika kıta değil, sizin ülkeniz olduğu için, ilk tuğlalar konulmadan önce, o duvarın ardında 7 milyar insan olduğunu bilmek önemlidir.
Ama siz "insan" terimini bilmediğiniz için biz onlara "tüketici" diyeceğiz.
42 saatten daha kısa bir sürede iPhone'larını Samsung veya Huawei cihazlarıyla değiştirmeye hazır 7 milyar tüketici var.
Levi's'i Zara veya Massimo Duti ile de değiştirebilirler.
Altı aydan daha kısa bir süre içinde Ford veya Chevrolet araç almayı kolayca bırakıp teknik olarak ürettikleri araçlardan daha iyi olan Toyota, KİA, Mazda, Honda, Hyundai, Volvo, Subaru, Renault veya BMW ile değiştirebiliriz.
Bu 7 milyar insan Direct TV'ye abone olmayı da bırakabilir ve biz bunu yapmak istemiyoruz ama Hollywood filmleri izlemeyi bırakıp daha kaliteli, mesaj, sinema ve içerikli Latin Amerika veya Avrupa yapımları izlemeye başlayabiliriz.
Kulağa inanılmaz gelebilir ama Disney'i atlayıp Cancun, Meksika, Kanada veya Avrupa'daki Xcaret resort'a gidebiliriz:
Güney Amerika, Doğu Amerika ve Avrupa'da başka harika destinasyonlar var.
İnanmasanız bile, Meksika'da bile McDonald's'tan daha iyi burgerler var ve daha iyi besin içerikleri var.
Amerika Birleşik Devletleri'nde piramitleri gören var mı?
Mısır, Meksika, Peru, Guatemala, Sudan ve diğer ülkelerde inanılmaz kültürlere sahip piramitler var.
Antik ve modern dünyanın harikalarını nerede bulabileceğinizi öğrenin...
Bunların hiçbiri ABD'de yok...
Trump'a yazıklar olsun, bunları alıp satardı!
Sadece Nike'ın değil Adidas'ın da var olduğunu biliyoruz ve Panam gibi Meksika spor ayakkabıları giymeye başlayabiliriz. Düşündüğünüzden daha fazlasını biliyoruz.
Biz biliyoruz mesela 7 milyar tüketici ürünlerini almazsa işsizlik olacak ekonomileri çökecek kadar (ırkçı duvardan) bu çirkin duvarı yıkmamız için yalvaracak kadar.
İstemedik ama...
Bir duvar istiyorsan,
bir duvar alacaksın.
Saygılarımla.
Ayakta alkislanir?