@M_Sami_Mercimek@MFBirgul As. Sami bey, hocamız görmemiş olabilir diye yazayım istedim. Ben Uludağ İlahiyat'ta tefsir araştırma görevlisiyim. Mealin yazarı Salih Parlak. Mealin piyasaya çıkışı 23 sene kadar olmuş malesef. Benim meali değerlendireceğim yer ise Uluslararası Mealler sempozyumu, selamlar..
Yetkililer umarım azıcık da olsa ders alırlar ve bu yolu acilen her ne gerekiyorsa en kısa zamanda ıslah ederler ve etmeliler.. Lütfen artık daha fazla can kaybını beklemeyin @bursabuyuksehir@KestelBelediye@BursaValiligi
Bu tankerin uçtuğu yol Gürsu TOKİ'nin alternatif ve en çok kullanılan yoludur ancak yıllardır belediyeye şahsi şikayetlerimiz dahil o kadar dillendirilmesine rağmen bu yol yapılmadı. Ve en ihtiyaç duyulan günlerde tankerler azıcık duraksayınca tıkandı.
Bu yoldan devasa araçlar bir yana normal araçların çıkıp inmesi bile her gün için büyük risk taşıyordu. Gürsu TOKİ'nin tahliyesi esnasında diğer ana yola yangın sıçrayınca insanların kaçış güzergahı olan tek yol da burasıydı.
“Bir profesör daha dolandırıldı!” gibi manşetlerle anılmak istemem. Ancak adli süreç giderek saçma bir hâl aldığı, bir bankada da kayda değer bir ilerleme sağlanamadığı için yazmak zorunda kaldım. Yazdıklarımın belki birisine faydası dokunur, belki @BDDKResmi ve @BankalarBirligi tedbir alır, Meclisimiz yasal düzenlemeler yapar da insanların maddi-manevi mağduriyetleri önlenir.
2 ay önce (eski maaş bankam olan ve hesabımı kapattığım) Yapı Kredi Bankası’ndan arandım. Görevli, görüntülü hesap açma teşebbüsünde bulunduğumu ancak güvenlik kriterlerinden geçemediğimi, bir sahtecilik ihtimaline karşı beni aradıklarını söyledi. Ben böyle bir teşebbüste bulunmadığımı ifade edince hemen savcılığa başvurmamı ve banka hesaplarımı kontrol etmemi tavsiye etti. (Yapı Kredi’ye müteşekkirim).
E-devlet üzerinden baktığımda 5 bankada adıma hesap açıldığını öğrendim. Risk Merkezi Raporu çıkardığımda borçlandığımı gördüm. İlgili bankaları aradım, hesapların dondurulmasını istedim.
Avukatımla birlikte savcılığa başvurdum, ifademi verdim. Kimliğim kaybolmamış, çalınmamıştı ama savcının tavsiyesiyle hemen kimlik kartımı değiştirdim.
Bankaları dolaşmaya başladık. BİR KİŞİ BÜTÜN BİLGİLERİYLE BENİM KİMLİK KARTIMI ÜRETMİŞ, FARKLI OLARAK ÜZERİNE KENDİ FOTOĞRAFINI YAPIŞTIRMIŞ VE GÖRÜNTÜLÜ GÖRÜŞME YOLUYLA BANKA HESAPLARI AÇMIŞ. Bunun için kullandığı telefon numaraları, telefon markaları belli. İki banka gayriresmi olarak bu kişinin kullandığı kimlik kartının fotokopisini de verdi.
Elde ettiğimiz bilgileri Siber Suçlar Şube Müdürlüğü’ne götürdük, MÜŞTEKİ olarak ifade verdik.
3 banka ihtiyaç kredisi ve kredi kartı talebine –henüz- olumlu cevap vermemişti. Diğer 2 banka bir iki gün içinde talepleri kabul etmiş. Birinde 170 bin TL’lik kredi kartı açılmış, diğerinde 60 bin TL’lik kredi kartı ve toplam yine 60 bin TL tutan ihtiyaç kredileri verilmiş. Hepsi aynı gün içerisinde harcanmış.
Bankalara itirazlarımı yaptık, ihtar çektik.
Sevindiğimiz (!) husus banka hesaplarında yüksek rakamlı hareketlerin olmaması. Ancak gariplikler vardı. Mesela hesabım açılır açılmaz birisi bana 5 (beş) TL göndermiş. Nadir görülecek bu ismi internetten araştırdım ve bir tıp profesörü olduğunu gördüm. Muhtemelen onun da kimliği taklit edilerek sahte hesap açılmıştı.
Süreç bana akseden bir gelişme olmadan ilerlerken 15 gün önce karakoldan ifade için çağrıldım. Gittiğimde Yapı Kredi Bankası’nın sahte kimlik üreten kişiyle ilgili suç duyurusunda bulunduğunu öğrendim. Doğrudan ben suçlanmıyordum ama ŞÜPHELİ sıfatıyla ifade vermek zorunda kaldım. Sahte kimlik üretmediğimi, görüntülü hesap açmadığımı, bir üniversite hocası olarak böyle bir şey yapmamın mümkün olmadığını söyledim. (Suçlamalara karşı böyle şeyler demek iyi oluyormuş.) İfade tutanağının yanında “Yakalanan” kısmına imza atmak, “Salıverilme Tutanağı”nı imzalamak da insana dokunuyor.
Bir bankadan iki hafta önce arandım. Banka görevlisi hesap açma görüntüleri, hesap hareketleri ve harcamalarla ilgili bütün bilgilerin Siber Suçlar Şube Müdürlüğü’ne gönderildiğini, mahkeme sonucunda ben haklı görülürsem mahsuplaşacaklarını söyledi. “Yani,” dedim, “Bana isnat edilen borcu ödeyeceğim, mahkemede haklı görülürsem siz bana geri ödeme yapacaksınız. Doğru mu anladım?” “Evet,” diye cevap verdi. Ellerinde görüntü var, benim kimliğim, işim, yerim-yurdum belli ama kendileri kontrol edip hatalarını düzeltmek yerine mahkemeyi bekleyeceklermiş. Bunun üzerine bankadan çok daha yetkili birine ulaştım, meramımı anlattım, kısa bir sürenin ardından problemi çözdüklerini ifade ettiler.
Diğer bankaya @Akbank yaptığımız itirazın üstünden 2 ay geçmesine rağmen hâlâ incelemenin sürdüğünü söylüyorlar. Üstelik borcun üzerine faiz işliyor.
Beni iyice yoran husus ise birkaç gün önce tekrar karakola çağrılmam. İstanbul’da Vakıf Katılım Bankası’nın @VakifKatilim bir ATM’sine taşla zarar verilmiş ve ben de ŞÜPHELİ havuzunun içindeymişim. (Vakıf Katılım’da adıma sahte hesap açılmasa bankanın kayıtlarında hiç olmayacaktım.) İş resmiyete dökülünce “Saçmalamayın,” deme şansınız yok tabii. “O tarihte İstanbul’da değildim, BTK kayıtlarının incelenmesine izin veriyorum, ATM’ye taş atmadım, böyle bir hareket mesleki itibarımla da uyuşmaz,” diye ifade verdim.
Şu anda bekliyorum. 1’i MÜŞTEKİ, 2’si ŞÜPHELİ olmak üzere 3 savcılık dosyasının içindeyim. Hâlâ borç görünen bankaya ise bir ödeme yapma niyetinde değilim. Nihayetinde evime haciz memurları mı gelir, maaşıma el mi konulur, bilemiyorum. Bankalara ceza davası açılamıyormuş ama hukuk davası açılabilirmiş. Haczi hukuk davası için kullanacağım, mental olarak çökmezsem. Mevcut borç bir yana, şüpheli olarak ifade vermek, ATM taşlama gibi bir suçlamaya maruz kalmak insanı yıpratıyor.
Bana göre burada dolandırılan ben değilim, bankalar. Ben sadece bir mağdurum, mağduriyetimde adıma kimlik üreten kişi kadar zayıf güvenlik sistemlerine sahip bankaların da payı olduğunu düşünüyorum.
(Konuyla ilgili bazı detayları ve güvenlik tedbirlerini aşağıda yazdım👇)
Katliam sırası şimdi Batı Şeria’da! Cenin siyonistlerin bombaları altında. Maalesef bu milletin temel özelliği hile ve ihanet! Asla güvenilmezler ve sadece güçten anlarlar! Tarih bunun tanığıdır.
Kampüs kütüphanesinde "ders çalışanlara Redbull ikram ediyoruz ister misiniz" diyen ablamıza biz çaycıyız teşekkürler demek yeterlidir sanırım 😊
Büyük firmalar reklam için ürünlerini gençlerin ortamında bedava dağıtmaktan hiç geri durmuyorlar. Kaz gelen yere civciv sonuçta 😀
@MFBirgul Sayın Hocam malesef doğru, çok yakın bir akrabamız da aynı mağduriyeti bu dönem Bursa'da yaşadı. Sıralaması 600 ve kendisi 10 yıllık tecrübeli bir öğretmen ancak mülakatta verdikleri puanla sıralaması 1000e çekildi. Gerçekten çok yazık oluyor böyle..
Uludağ İlahiyat Medeniyetimizin kurucu şehrinin kalbidir. Kadim geleneğimizin çok boyutlu tahsili ve geleceğe dönük ufkuyla siz gençleri bekliyor. Her biri dağ gibi hocaları, harika mimarisi ve yemyeşil bahçeleriyle göz kamaştırıyor. Tabii kitap ve okuma atölyeleri sınırsız…
Önceki ay yapılan "Öğrenciler Kampüste İntifada" yürüyüşü, acının başkentinde yankı buldu.
Soykırıma uğrayan, dünyanın gözü önünde yok edilmek istenen Gazze'deki çadır kent sakinleri Üniversitemize teşekkür mesajı yolladı.
نحن دائما معك يا فلسطين
(Her zaman yanındayız Filistin)