Dün TBMM Plan Bütçe Komisyonunda, Fon krizi diye tabir edilen ancak boyutları itibari ile çok daha büyük olan bir krizle ilgili Kanun teklifinin görüşülmesinde; SPK İkinci Başkanının, sanki görev ve sorumluluklarını zamanında yerine getirmiş, milyonlarca insanın mağdur olması ve Ülkeye verilen bu ağır tahribatta, kendilerinin hiç bir sorumluluğu yokmuş gibi konuşmasını büyük bir üzüntü ile dinledim.
Aşağıda SPK ve MASAK'a bildirilmesi amacı ile 30-07-2025'de CİMER'e yaptığım başvuru ve SPK'dan gelen cevabı paylaşıyorum. Takdir size aittir.
@RTErdogan@memetsimsek@abakingurlek@spkgovtr@BDDKResmi
SPK 2. Başkanı Sayın Aksu, siz kuruma geleli henüz dört beş ay olmuş. Böylesine kritik bir konuda, TBMM’deki komisyon çalışmasına neden siz bilgi vermeye gidiyorsunuz? Neden sorumluluğu siz üstleniyorsunuz? Yıllardır bu kurumda görev yapanlar nerede? Başkan nerede? Başkan Vekili 28 yıldır kurumda; neden onlar burada değil?
Siz, kimden cesaret alarak bu milletin aklıyla dalga geçercesine konuşuyorsunuz? Sizi buraya gönderenler kim?
Açıkçası, orada bulunan milletvekili arkadaşlarımdan şunu beklerdim: Bu sözler söylendiği anda, “Derhâl o koltuktan kalkın ve buradan ayrılın. Başkan gelsin,” demelerini beklerdim.
Biz ilk günden bu yana, “SPK Başkanı ve Borsa İstanbul Başkanı neden kameraların karşısına geçip halkı aydınlatıcı açıklamalar yapmıyor?” diye sorup duruyorduk.
Bugün SPK Başkanı, kendisinin yapmadığını yapmış ve yardımcısını TBMM’de komisyonu bilgilendirmeye göndermiş. Orada yapılan açıklamalar, liyakatsizliğin boyutunu ortaya koymuş.
Söyleyecek sözü olmayanlar, kafalarını kuma gömerek fırtınanın geçmesini umuyor ve böyle kurtulacaklarını zannediyorlar.
Hata yapanlar kurtulamayacak, hesap verecekler.
Takipçisi olacağız.
Not: Milletin hukukunun esas alındığı Türkiye Büyük Millet Meclisi ‘ nin makamları adı geçen SPK başkan yardımcısı muhatap olup dinlememeli ve de SPK başkanının gelmesini sağlamak doğru olan değil miydi?
Ya da adı geçen başkan hangi mazeretin arkasına sığındı?
@TBMMresmi @
@istanbulmkb@spkgovtr
🚨Tutanaklara göre bugün komisyon toplantısında sayın milletvekillerimiz @tahsinocakli, @Mv_CavitAri, @OzgurKarabat34 , @AVBakirlioglu sesimizi duyup madde 4.2 rezaletinin düzeltilmesi, çökmüş fiyat tavanlı ara ödeme almamıza yol açan cümlelerin maddeden kaldırılmasını talep etmiş, fakat AKP ve MHP oylarıyla reddedilmiş.
📌 Plan-Bütçe Komisyonu Tutanaklarından Çarpıcı İtiraf:
🔹 "Herkese 1 milyon ödenecek propagandası yapıldı ama kanunda böyle bir şey yok!"
🔹 "Madde 4/2 gereği; 1 milyon yatıranın güncel fon değeri 400 bine indiyse en fazla 400 bin, kasada para yoksa 200 bin ödenecek."
⚠️ Güncel çökmüş borsa fiyatından tavan çekilmesine komisyonda itiraz eden çıkmadı!
Manşetlerle değil, gerçek anapara korumasıyla yasa yapılmasını istiyoruz!
#FonMağdurları #TBMM #PlanVeBütçe #SPK
Sayın @OzgurKarabat34,📣
Madde 4/2 ve Madde 4/3 ile yapılan,
1 Milyon propagandasına değiniyor ve eğer hisse fonlarının kasasında para yoksa nasıl ödeme alamayız anlatıyor 🚨
Kendisine bu maddelere değinerek hakkımızı savunduğu için teşekkür ederiz. 👏
#HerFonuTamOde
🚨#SONDAKİKA TOPLANTIDAN İLK KAYITLAR GELDİ. 4.2 MADDESİNDEN BAHSEDİLDİ.
Özgür Karabat:
"Değerli arkadaşlar, bir başka konu, gerekçe ile kâğıt üzerindeki değer ifadesi. Az önce kanun teklifindeki arkadaş dedi ki: "Biz tasfiyeyi net değer üzerinden yapacağız." ve sonra bütün kamuoyundaki propagandaya gelelim arkadaşlar. Herkes ne biliyor? 1 milyona kadar alacaklar ödenecek biliyor. Burada basın mensupları var, kamuoyuna sorun, herkese böyle propaganda yaptınız, 1 milyona kadar ödeyecek misiniz herkese? Net değer üzerinden ödeyecek misiniz? Tasfiye anı başka, tasfiye anı olabilir ama ara ödemede 1 milyona kadar herkese ödeme bu kanun teklifinde yok arkadaşlar. Bu kanun teklifinde ara ödeme o günkü fonun hesaplandığı değer üzerinden yazıyor. 4'üncü maddede okurken dikkatli baktım, 4'üncü maddeyi isterseniz bir kere daha okurum ama gerek duymuyorum çünkü net bir şekilde diyor ki kanun teklifinde: "O günkü fon değeri üzerinden 1 milyona kadar ara ödeme yapılacak." ama fon değeri 1 milyon yatırım yapmışsa, 1.400'e çıkmışsa sonra o günkü fon değeri, 400'e inmişse 400 ödeyeceksiniz. Hatta fondan topladığınız değerler de o 400 karşılamıyorsa 200'ü karşılıyorsa 200 ödeyeceksiniz. Bunu böyle manşet atarak yasa yapmak olmaz. Yasa yapmak manşet işi değildir, yasa yapmak ciddi bir iştir.."
Madde 4.2’deki tavan, tasfiye kararından sonra %70-85 erimiş fiyattan hesaplanırsa 1 milyon TL ara ödeme vaadi kağıt üzerinde kalır.
Hesaplanan gün, 16 Eylül 2026 kapanış fiyatı olmalıdır.
Anapara + TÜFE Ekim ayı içinde güvence altına alınmalı, aksi halde bu teklif mağduru korumaz.
#HesaplananGünTasfiyeGünüOlmalı
Sayın @_cevdetyilmaz anlamadım 1 milyon tl çıkmayabilir mi?
Şuan 12 Ekim, 2 hafta olacak, siz bize net şekilde net yatırım tutarı esas alınarak 1 milyon TLye kadar ivedelikle ödeyeceğiz diye vaatler vermediniz mi? Yoksa o an susalım diye geçici göz boyama mıydı?
Başta toz pembe açıklama yapıp aradan zaman geçtikten sonra araya imkansız kriterler sıkıştırıp malesef veremiyoruz demek vatandaşın aklıyla dalga geçmek değil midir❓
Aradan geçen zaman da ne ivediliği kaldı ne de net yatırım tutarı. Her geçen açıklamada bir parmak daha eksiliyor, o sırada olan acil ödemeye ihtiyacı olan mağdura oluyor.
Beklentimiz nettir: #HesaplananGünTasfiyeGünüOlmalı
Kanun taslağındaki madde 4.2ye göre %80 erimiş fiyattan "anapara" ödemesi KABUL EDİLEMEZ. TASFİYE GÜNÜ FİYATI BAZ ALINMALIDIR.
Hemen siteye girip tüm milletvekillerine tek tıkla kanun taslağını şikayet maillerini gönderin:
https://t.co/h2nw1gtzGf
İddia ediyorum, Türkiye’de devlet malı yenilmesin, Türkiye dünyanın en mükemmel ülkesi olur. Foncular, ırkçılar, adamcılar, torpilciler, heykelciler, ihaleciler olmasın, Türkiye bambaşka bir ülke olurdu.
Biz Ayasofya'da ya da Kariye'de hiçbir mozaike zarar vermedik, kazımadık. Sadece üstünü ince bir sıva ile kapattık. Günümüzde Ayasofya'da o muhteşem eserleri hala görebilirsiniz.
Peki Yunan ne yapmış, buyurun görün!
OSMANLI DÖNEMİNDE, DEVLETİN GÜVENİNİ SUİSTİMAL EDİP, KAMUYU ZARARA UĞRATAN BÜROKRATLARA AĞIR CEZALAR VERİLİRDİ
Osmanlı döneminde tecrübeli bürokratlar ön planda tutulduğu için bürokrasinin zamanla oluşan teamülleri meseleleri çözer, bürokrasinin farklı birimleri de birbirini denetlerdi. Ancak zaman zaman farklı kesimlerle işbirliğine girip, usulsüzlükler yapan bürokratlara da rastlanırdı. Osmanlı yönetimi, devletin güvenini kötüye kullanan bürokratlara acımaz, devlet işlerinde suistimal yapanlar ve yapılmasına göz yumanlar, hapisten kürek çekmeye, el kesmeden idama kadar ağır cezalara çarptırılılardı.
https://t.co/wJA79AdCBM
VATANDAŞIMIZIN HUKUKUNA SAHİP ÇIKIYORUZ!
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın yakından takip ettiği fon soruşturmasında önceliğimiz; vatandaşlarımızın haklarını korumak, birikimlerinin istismar edilmesine izin vermemek ve uğradıkları mağduriyetlerin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesini sağlamaktır.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.
Bu kapsamda bugün yeni bir adım daha atılmış; 1 Temmuz-16 Eylül tarihleri arasındaki fonlardan para çıkışları en yüksek tutardan başlamak üzere incelenerek 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı dondurulmuş; haklarında daha önce herhangi bir tedbir bulunmayan 37 şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmıştır.
Bu kapsamda; devir, temlik, satış, bağış, ipotek ve rehin tesisi, hesap kapatma, yüksek tutarlı nakit çekimi, EFT/havale ve malvarlığını azaltıcı diğer işlemlerin önlenmesi; sermaye piyasası araçlarının dondurulması ve şüpheli işlemlerin gecikmeksizin adli makamlara bildirilmesi amacıyla ilgili tüm kurum ve kuruluşlara müzekkereler yazılmıştır.
Amacımız açıktır: Soruşturma konusu malvarlığı değerlerinin kaçırılmasına, el değiştirmesine veya üçüncü kişiler üzerine geçirilmesine imkân vermemek; suçtan elde edildiği tespit edilen değerleri güvence altına almak ve mağdur vatandaşlarımızın haklarına kavuşmasını sağlamaktır.
Para hangi hesaba aktarılmış, malvarlığı hangi şirketin veya kişinin üzerine geçirilmiş olursa olsun; izini sonuna kadar süreceğiz. İyi niyetli vatandaşlarımızın yılların emeğiyle oluşturduğu birikimlerin birtakım kişi ve yapılar tarafından istismar edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz.
Hukuka aykırı işlemleri ve bağlantılarını ortaya çıkaracak, kanunun öngördüğü şartlar çerçevesinde mağdur vatandaşlarımızın haklarının korunması için gereken bütün hukuki tedbirleri kararlılıkla uygulayacağız.
Vatandaşımızın hakkını, emeğini ve birikimini korumak için hukukun bize verdiği bütün imkânlarla sonuna kadar mücadele edeceğiz.
1821-1830 yılları arasında Mora Yarımadasında Müslüman Türk ahali sistematik olarak katledilmiştir.
Bu imha politikasına, ibadet yerlerinden medreselere, mezarlıklardan diğer kültürel miras unsurlarına kadar uzanan planlı bir yıkım ve tahribat da eşlik etmiştir.
Tripoliçe katliamının 205. yıldönümünde, acımasızca katledilen Müslüman Türk sivil halkı rahmetle anıyoruz.