Türkiye'yi uzaktan takip eden birisi olarak açık kaynak model yayınlamanın kıymetini ve bu modelin neden iyi olduğunu paylaşmak istiyorum izninizle.
Benim gözlemim Türkiye'de YTU, ITU, Boğaziçi'ndeki lab'lar ve Trendyol dışında model eğitip paylaşan yok. Bu üniversitelere devlet destek sağlamıyor ve genelde Google, NVIDIA gibi şirketlerden GPU saat hibesi alarak bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Bu sefer de etiketli veri sınırına takılıyorlar, onu da ChatGPT/Gemini gibi modellerin çıktılarına başvurarak çözüyorlar.
Modellerin eğitimi genelde birkaç adımda olur: tamamlama yapmak için öneğitim, komut takibi için SFT (supervised fine-tuning) ve yardımcı olması için PO teknikleri (preference optimization). İlki için interneti scrape etmek yeterli, ikincisi için etiketleme lazım, bu bir derece var. Üçüncüsü için insanların "bu cevap iyi bu kötü" diye etiketleme yapması gerek, bu bildiğim kadarıyla hiç yok. Türkiye'de bunu yapan şirket var mı onu bile bilmiyorum. ChatGPT gibi arayüzler size chat'in ortasında hangi cevabı sevdiğinizi bu yüzden soruyor.
Bu model öneğitilmiş, SFT uygulanmış, zaten başka dillerdeki SFT edilmiş modeller de bu model kadar iyi çalışıyor emin olun. Bir model açık kaynak paylaşılırsa bu verilere sahip olanlar bu modeli çekip kendi verileri üstünde eğitip yayınlar, başkaları da nasiplenir, açık bilim bu şekilde ilerliyor. Örnek vereyim şu anda Hugging Face'te 201 tane Türkçe BERT modeli var, bunlardan azı öneğitilmiş kalanı da başkalarının verisetleriyle belli bir görev tamamlamak için tekrar eğitilmiş modeller. Öneğitimli modeller olmasa insanlar bunları yayınlayamazdı, başkaları da kullanamazdı. Zamanında Mistral ya da Meta kodlarını ve modellerini yayınlamasalar (ki modeller çok hata yapıyordu) bu model bile eğitilemezdi. Ülkemizde çok fazla açık kaynak YZ kültürü yok, @VNGRS 'ı bir adım attığı için tebrik ediyorum. Eleştirileri yapıcı tutmak çok önemli bence.
Vizontele’yi hatırlarsınız… Efsane Cem Yılmaz’ın “Peki Zeki Müren de bizi görecek mi?” repliği, 70’lerde halkın televizyonla ilk tanışmasındaki şaşkınlığını o kadar basit ama güçlü anlatır ki.
Peki şimdi yine benzer bir büyük teknoloji değişiminin içindeyken bu sefer de ben sormuş olayım: AI da bizi görecek mi?
Cevap: Umarım 😊
Bugün hepimiz günlük hayatımızda ve işimizde AI’dan faydalanıyoruz. Ama artık yeni gündem şu: AI’ın sizi, girişiminizi, markanızı doğru ve istediğiniz şekilde göstermesi. Tam tersi olursa… işte o biraz felaket senaryosu 🚨
Girişimciler açısından ise durum daha kritik. Artık VC’ler araştırmalarında ciddi şekilde AI kullanıyor. Aynı şekilde ürün arayışında olan şirketler de önce AI’a sorarak başlıyor. Yani AI’ın girişiminiz hakkında verdiği bilgiler, yatırımcının sizi bulmasını da sağlayabilir; büyük bir müşterinin lead olarak gelmesini de.
Bir süredir bu konuyu araştırıyorum. Terminoloji gördüğüm kadarıyla henüz oturmasa da en yaygın kullanılan olan bu kavramla karşılaştım --> GEO – Generative Engine Optimization.
İlk başlarda SEO hayatımıza girdi, sonra mobil dönemde ASO, şimdi ise GEO dönemi başladı. Yani kral artık GEO’da başarılı olan olacak 👑
Üstelik GEO ile görünürlük elde edilmesi ücretsiz. Yani promosyonlu içerikle birilerinin bütçe ile sizin önünüze geçmesi mümkün değil. Şimdilik...
(@elonmusk , Grok’a reklam getirmeyi planlıyor; yakında farklı platformlarda da reklam modelleri göreceğiz mutlaka. Yani pek bu şekilde ücretsiz kalmayacaktır. VC yatırımına daha hızlı ulaşan da reklamsız kalmaya devam edecektir. Ancak bugüne dönersek, Google’ın clickbait’e prim vermesi ve “parayı verenin üste çıktığı” politikası organik trafiği zorlaştırırdı. Tam da bu noktada, AI chatbot’ların daha az bilinen markalara ve startuplara büyük bir fırsat sunduğunu söyleyebilirim.)
Peki AI karşısında nasıl daha görünür olabiliriz?
En özet cevabı: Keyword’lere değil, içeriklerin anlamına odaklanarak.
Detaylar mı?
👉 GEO SEO’nun yerine mi geçecek?
👉 LLM’lerin bizi nasıl tanıdığını test edebilir miyiz?
👉 Görünürlüğü artırmak için hangi ipuçları var?
Bunları ve daha fazlasını sizin için derlediğim makalede anlattım. Alttaki linkten ulaşabilirsiniz. Yorumlarınızı da duymak isterim, üzerine kafa yormak büyük keyif olur 🙌
https://t.co/EOpdpKEoHj
⚡️Miami'de AI Heyecanı ve bir Exit Hikayesi⚡️
Selamlar herkese,
Geçtiğimiz hafta Miami AI Hub’ın düzenlediği Generative Gatherings etkinliğine katılma fırsatım oldu. @burhansebin ile bir buçuk sene önce tanıştığımızda, yeni kurduğu Miami AI Hub’dan ve Miami’yi Amerika’nın yapay zekâ başkenti yapma hayalinden bahsetmişti. O günden bu yana öyle dolu dolu bir yıl geçmiş ki, başlattığı inisiyatif güçlü bir topluluğa ulaşmış, birçok proje ve etkinlikle büyük bir boşluğu doldurmuş.
👉 Ve sıkı durun: Sevgili Burhan, kurduğu Miami AI Hub markasını, etrafında oluşturduğu topluluk ve projelerle birlikte bölgenin en önemli etkinlik platformlarından eMerge Americas’a exit ediyor. Ve bundan böyle Emerge Americas çatısı altında, Chief AI Officer olarak göreve alarak Miami AI Hub’ı çok daha güçlü bir şekilde büyütme fırsatı bulacak. Kendisini bu hızlı başarıdan dolayı yürekten tebrik ediyorum.💪
📈 Amerika’yı bir ekosistem olarak bu kadar çekici yapan şeylerin başında, her türlü yapının gerçekten "exitable" olması geliyor. Geniş bir exit pazarı hem girişimcileri hem de yatırımcıları motive ediyor ve bu durum kar topu etkisiyle tüm sistemi besliyor.
🎯 Etkinlikte Burhan’ın sahne hâkimiyeti ve etkileyici sunumu, Amerikalıların coşkusuyla birleşince, ortam son derece keyifliydi. Miami gibi yaz tatiliyle özdeşleşmiş bir şehirde, yılın en sıcak zamanında salon tamamen doluydu ve herkes dışarıda networking yapmak yerine içeride sunumu takip ediyordu.
⚡ Sahnede, iki AI girişiminin demosunun da yapıldığı etkinlikte en çok hissedilen şey ise salondaki yüksek heyecan ve enerjiydi. Herkes, yeni bir çağın dönüşümünün parçası olmayı istiyor. Girişimlere gelirsek, gerçekten başarılı örneklerdi ama şunu da belirtmeden geçemeyeceğim, düzey olarak bizim girişimlerimizden daha iyi olduklarını da söyleyemem.
👉 Aradaki en büyük fark neydi diye sorarsanız, kesinlikle salonda hissedilen tutku ve heyecandı...
✅Son zamanlarda bizim tarafta enerjimizin biraz düşük olduğu bir gerçek. Ancak iyimserliğimizi kaybetmeden, bu enerjiyi yeniden yükseltmemiz ve ekosistem içinde bağlarımızı güçlendirmemiz gerekiyor. Çünkü AI çağı gerçekten yeni başlıyor ve bu dönüşümde start-uplar yani girişimciler en önemli dişliler olacaklar.
Yapay Zeka, “Sağ Kol” mu oluyor?
👀Geçtiğimiz günlerde @ozer_i ’in bahçıvanı ile diyaloğunu aktardığı postu, beni ibraz düşündürttü ve bir şeyler yazmak istedim. Özetle İbrahim Bey, her dediğine inandığı bahçıvanından aldığı bilgileri AI’a soruyor, sonrasında internet araması da yapıyor ve sonuç olarak çoğu bilgi yanlış çıkıyor…
Bu olay bana ChatGPT’nin ilk çıktığı zamanlarda bizzat ilgili kişinin kendisinden dinlediğim bir anektodu hatırlattı. Oldukça önemli bir iş insanına ekibi, bir ürünle ilgili alternatif tedarikçiler bulunmadığını, bu tedarikçiyle çalışmak dışında başka bir seçenekleri olmadığını anlatıyor toplantıda.
O da tam bir “early adaptor” olarak ChatGPT’ye yazıp 2 dakika içinde 10 tane alternatif tedarikçi ismi alıyor. Sonucu ekibe söyleyip "Bunları biliyor muydunuz? Niye gitmediniz?" diye sorduğunda toplantı odası bir an sessizliğe gömülüyor.
“Yapay zeka, artık yöneticinin gözü kulağı oluyor. Görmediklerini gösteriyor, duy(a)madıklarını fısıldıyor.” Yapay zeka işlerimizi elimizden alır mı çok konuşuluyor ama gerçekte ilk etapta patronun en sadık yardımcısı oluyor. Yani tam anlamıyla bir “Sağ Kol” oluyor. Üstelik ne yoruluyor, ne de göz ardı ediliyor.
💼İş hayatım boyunca yöneticisinin zaman, bilgi veya teknik yetersizliğinden faydalanarak onu eksik ya da yanlış bilgilerle yönlendiren ve bunu yıllarca yapabilen o kadar çok kişi gördüm ki…
Eminim sizlerin de aklına “yolunuzun düştüğü” birileri mutlaka gelmiştir :)
AI vs. insan tartışmalarını bir kenara bırakalım şimdilik. Ama kesinlikle AI bir "validator" olarak hayatımıza, patronun cebine girdi. Artık her bilgi, her öneri, her "bulamadık" cevabı potansiyel olarak kontrol edilebiliyor.
Tabi yapay zekaya tamamen biat etmek, başka başka sorunlara neden olabilir, hala şu anda verdiği tüm bilgileri teyit etmek gerekiyor ama gelişim hızı göz önüne alındığında ne derse doğru olduğunu düşünen insan sayısının her geçen gün arttığını çok yakından hissedebiliyorum.
Bu durumda AI tarafından yerini alamayacak insanlar da artık her cümlelerinde çok daha dikkatli ve seçici olmak zorunda kalacak.
🧠 Bilemeyiz, artık her şeyi bilmemiz gerektiği empoze edilmiş iş dünyasından belki artık bir soruya "Bilmiyorum, araştırıp bilgi vereyim" demek tekrar erdem haline gelir...
İsterseniz bahçıvan isterseniz de patronun gerçek sağ kolu olun iş dünyasının oyunu artık farklı oynanacak...
Sizlerin de bu şekilde tanık olduğu başka örnekler varsa yorumlara yazmadan geçmeyin.
IK profesyonelleri, AI kullanan adaylara iyi gözle bakıyor mu? 🤔
Gen-AI ile yapay zekanın başka bir seviyeye atladığı ilk günlerde, girişimci arkadaşlarımdan en çok duyduğum şeylerden biri şu oluyordu:
"Yapay zeka destekli bir recruitment tool yapıyoruz."
Bu, aslında bir early alert idi. :)
AI tarafından dinamiklerin anlamlı şekilde değişeceği süreçlerin başında işe alım geliyordu. Çünkü:
• Genel olarak verimsiz bir süreç 🤷
Araştırmalar, başvuru yapanların ortalama sadece %1’inin işe alındığını gösteriyor.
(Bence daha da düşüktür; iş başvurusu yapmak kolaylaştıkça, bu oran doğal olarak düşüyor.)
• Şirketin işe alım sürecinde, kendi internal datası kullanılmıyor. Başvuran kişi de verisinin analiz edilmesine doğal olarak daha hevesli.
• Aktif olarak işe alım yapılmasa bile, AI otomasyonu ile potansiyel çalışan datası oluşturmak geleceğe yatırım açısından oldukça avantajlı. 🔍
🧩 Bu nedenleri daha da çoğaltmak mümkün.
💼 Şirketler işe alımda AI kullanacaksa, adaylar bundan mahrum mu kalacak?
Tabii ki hayır 🙂
Birçok aday, AI’ı çoktan aktif olarak kullanmaya başladı bile:
• CV’ler yapay zekayla yazılıyor; hatta şirket bazlı farklı versiyonları hazırlanıyor 📝
• Pozisyonlar botlar aracılığıyla taranıyor, analizler yapılıyor, uygun cover letter'lar hazırlanıyor.
• Şirketler ve özellikle maaş politikaları, AI ile çok daha hızlı araştırılıyor. 💰
📊 Insight Global’ın “AI in Hiring 2025” araştırmasındaki işe alım yapan IK profesyonellerine soru: “Başvuru sürecindeki adayların AI kullanımı hakkındaki düşünceniz ne olur?”
• Bu adayların teknolojiye yatkın olduğunu düşünüyor → %36
• ATS (Aday Takip Sistemi) için keyword’ler kullandığını hissediyor → %23
• İşe alınmak için çaba göstermediğini düşünüyor → %21
• Sürecin kişisel olmadığını hissediyor → %17
🎯 Bana bu sonuçlar oldukça ilginç geldi.
Aslında, AI ile insanın alışma evresin, bu araştırma biraz olsun gözler önüne seriyor.
Şirketler ve adaylar, AI’ı hızla benimserken, arada kalan insan kaynakları profesyonelleri, kısa bir süreliğine sıkışmış bir noktada duracak gibi. AI ile başvuruların adedi artacak ve başvuranların gerçek yeteneklerini görmek ise zorlaşacak.
Ben bir İK’cı değilim ama bu soru bana sorulsaydı oyum, kesinlikle teknoloji yatkınlığı yönünde olacaktı. Bugün AI’ın geldiği noktada, bu teknolojiyi özümsemek ve kullanmak tam bir gereklilik.
📌 Sonrası mı?
Zaten kısa bir süre sonra bu yeni normal olacak. AI’ın dahil olmadığı bir işe alım süreci konuşulmuyor olacak.
Bu süreç, IK profesyonellerini başta biraz zorlayacak belki ama gelecekte de işe alım süreçlerinin tamamen insansız olabileceğine ihtimal veremiyorum.
Bu akşam #FonTurkeySohbetleri XSpace yayınında #AktifPortföy Genel Müdürü Sn.Yasin Atikler (@yasinatikler) ve Genel Müdür Yardımcısı Sn.Kıvanç Manzakoğlu (@akivanc78) ile piyasalardaki son gelişmeler ve fonlara yansımalarını konuşacağız.
Aktif Portföyün öne çıkan fonları #CPU #ASJ #EYT #GPT #MJB #ONE ve yeni fonlarına ait görüş ve stratejilerini öğreneceğiz.
Sorularınızı buraya yazabilirsiniz. Akşam 20:30'da görüşmek üzere.
Sohbet odası için link 🔗https://t.co/G05BHQOQEk
@reha37 VR / AR ve etrafında gelişen teknoloji, yüksek adrenalini tabana yayacak. Sıfır riskle buna yakın deneyimleri yaşayabilmek yakın dönemde hayatımıza girmeye başlayacak.
An HK-based employee of a multinational firm wired out $25M after attending a video call where all employees were deepfaked, including the CFO.
He first got an email which was suspicious but then was reassured on the video call with his “coworkers.”
VC dünyasının ‘önlenemez’ dönüşümüne dair bir yazı yazıyorum.
İnsan, teknoloji ve ekonominin değişimi en temel tetikleyiciler.
‘Sneak peek’ tadında 4 görsel:
@engintezcan Takıntılı oldukları konuların problemleri çözmeye olanak sağladığından bahsedebiliriz. Unutulmamalı ki başarısız örnekler çok kısa vitrinde kalıp kaybolup gidiyor, dönüp bakınca hep iy örnekler üzerlnden analizler yapıyoruz. Doğru problem + adanmışlık başarıya giden güzel bir yol