İnsan öldüğü anda kendi hikâyesini anlatma ve kendisi hakkında üretilen anlatıya itiraz etme imkânını kaybediyor. Kişinin mahremiyetinden öte bir durum var burada, yaşayanların etik sorumlulukları… Bu konuda son derece hadsiz ve vahşi bir zihniyetle yaşıyoruz. Şu anda doğrulayabildiğimiz bilgiler sınırlı öyle değil mi?.. Ancak be yapılıyor, o saçma sapan fotoğraflar yayılarak henüz ölüm nedeni kesinleşmeden, Serhat Kılıç’ın yaşam biçimi ya da ölümünün nedeni hakkında hüküm kurmaya zemin hazırlanıyor. Ne arsızlıktır bu…
Ayrıca sevgilisini evinde ölü bulan kadının sözlerinin, davranışlarının “şüpheli” olup olmadığının sosyal medyada amatör bir soruşturmaya açılması ayrı bir sorun. Üstelik bir insanın sevdiği kişinin cansız bedenini bulması başlı başına travmatik bir deneyimken…
Ve, Serhat Kılıç’ın ölüm nedeninin adli makamlarca araştırıldığını söylemekle neden yetinemiyorsunuz ey kendini bir şeylerin görevlisi zannedenler, evinin içinden görüntüler seçip bunları insanların onun hayatı hakkında spekülasyon yapmasını teşvik edecek biçimde dolaşıma sokmak nasıl bir ahlaktır, vicdandır…
Ve son olarak; bir insan öldüğünde, onun hakkında bilmek istediğimiz her şeyi gerçekten bilmeye hakkımız var mı? Bir düşünün bakalım varsa beyniniz…
"Akhilleus sarhoş olduğunda bıçağı alıp elini kesmeye ya da çok sarhoşsa kalbini deşmeye çalışırdı ve bu sebeple pek çok hançerin hassas bıçakları kırılmıştı.
Yaralar Akhilleus’u büyülüyordu."
Odysseia'nın Kayıp Bölümleri, Zachary Mason
Çev: Selin Sıral
📍Sosyoloji, felsefe, nörobilim, psikoloji ve biyolojinin sınırlarında modern çağa bakmak.
İçgörüsüyle ve güçlü gözlemleriyle etkileyici bir kitap daha okurlarıyla buluştu.
Anne babalar, eğitimciler ve ülkenin dertlerine kafa yoran herkes için.
💥Mutlaka okuyunuz.
@kronikkitap
Cumhuriyet’in Öncü Kadınları Sergisi, bir depoda eskimek yerine onu değerini bilecek bir kurum ya da mekâna bağışlamaya karar verdim. Sergide anlatılan bizim hikâyemiz, kadınların nasıl özgürleştiğinin tarihi, bu hikâye nesilden nesile sürsün isterim. Paylaşırsanız sevinirim🙂
Veeee 4 saatlik Nietzsche anlatımı yayında!
akademiFR Yayınları'nın kapılarını bugün ilk çalışmamızla açıyoruz. Filozof Luc Ferry bu kayıtta Nietzsche felsefesini A'dan Z'ye masaya yatırıyor.
Çekiciyle Batı felsefe tarihinin tüm putlarını kıran Nietzsche'yi yakından tanımak isterseniz https://t.co/tCp7nui3ZZ adresinde "Nietzsche Felsefesini Anlamak" başlıklı anlatım sizi bekliyor.
Aşağıdaki videoda kaydın küçük bir kesitini dinleyebilirsiniz.
İyi dinlemeler 🎈
Türkiye dev bir maden sahası.
Madencilik lisansları peynir ekmek gibi dağıtılıyor.
"Altın gümüş, bakır çıkarılıyor da bize ne kalıyor?" diye soruyorsanız Oğuz hocaya kulak verin:
-Bir kere kirlemiş sular kalıyor, yok edilmiş ormanlar, zehirlenmiş toprak, kirlenmiş hava kalıyor.
-Sonsuza kadar sularımızı kirletecek asit maden drenajı kalıyor.
-Ağır metallerle yüklü, siyanür ve asitlerle muameleye uğramış milyarlarca tonluk atık barajları kalıyor. Bütün atık barajlarının altında sızdırma barajları vardır çünkü bütün atık barajları sızdırıyor. Her durumda sızdırıyor. Bu sızıntı derelere, onlardan göllere denizlere bütün rezervuarlara. Sömürge madenciliği emperyalizmin en büyük soygun aracıdır.@oguzkurdoglu
Röportajın tamamı şurada: https://t.co/h2CMhXR9Ft
Duyuruyu yapmak için iyi bir zaman değil ama son zamanlarda zaten sakin bir dönemimiz kalmadığı için mecburen böyle bir zamanda duyuruyorum.
akademiFR'nin ilk yayını filozof Luc Ferry'nin Nietzsche anlatımı karşınızda. Çeviri bana, redaksiyon Ferda Keskin'e ait.
3 saat 20 dakika süren bu kayıtta Nietzsche'nin düşüncesini Luc Ferry'nin akıcı, anlaşılır ama aynı zamanda derinlikli anlatımından dinleyeceksiniz.
Sesli kitap 1-2 aya piyasaya çıkacak, eğer bu forma bilgilerinizi bırakırsanız hem satış başladığında bilgilendirileceksiniz, hem de %15 indirim kuponu kazanacaksınız: https://t.co/B5q2h9BwxV
Normalde heyecanla yapacağım duyuruyu öylesine yapıyorum, benim durumum önemli değil ama hepimiz normalde hevesle yapacağımız güzel işlere yönelik hevesimizi bile kaybetmeye başladık. Demokrasinin kazandığı daha güzel günlerde hevesimizi geri kazanmak umuduyla.
Suçun belgesi
Burası İstanbul’un en önemli su havzalarından biri olan Sazlıdere Barajı. Bu baraj sayesinde yüz binlerce İstanbullunun evine su ulaşıyor.
Uçaktan çekilen bu yeni görüntüdeki beton yığınları ise TOKİ’nin kaçak inşaatları. İSKİ’ye rağmen yapılan kaçak inşaatlar❗️
✨ Derin Yoksulluk Ağı olarak okullar açılırken sizleri çocuklara okul desteğinde bulunmaya, “Okul Kırtasiyesi İçin Dayanışmaya” kampanyasına davet ediyoruz. ✨
Sahadaki deneyimimiz, birçok çocuğun çanta, defter–kalem ve temel okul malzemelerine erişimde zorluk yaşadığını gösteriyor. Çocuklar eksiklerini düşünerek derse giriyor. Bu eksiklerle başlamak, katılımı ve özgüveni geriye düşürüyor.
🎁 Hedefimiz: Her Çocuğa 3.000 TL Çanta/Kırtasiye Desteği
Desteğimiz, bir öğrencinin temel okul ihtiyaçlarını karşılamak içindir.
Sen de Yanımızda Ol:
📅 Kampanya Eylül 2025 sonuna kadar sürecek.
Bir çocuğun derse katılımı ve özgüveni, seninle mümkün olabilir
Bağış yap. Umudu paylaş.
“Okul Kırtasiyesi İçin Dayanışmaya” kampanya linki burada👇🏼
https://t.co/Xir8vrp4RY
Ismini vermek istemeyen bir hocamız 10bin TL eklemek istedi. Onun da katkısıyla burs miktarı 60 bin TL oldu.
Bursu kimin alacağına içinde benim olmadığım bir komite karar verecek, burs alan kişi isterse ismini ben de bilmeyeceğim.
Eğitim öğretim hayatına küçük de olsa anlamlı bir katkı olması adına aylık aylık değil iki parça şeklinde dönem başlarında verilecek.
Depremzedelere ulaşması amacıyla aşağıdaki paylaşımı paylaşabilirseniz sevinirim. 🙏
“Yaşamak için bir nedeni olan kişi, hemen her ‘nasıl’a katlanır.”
– Nietzsche
İkinci Dünya Savaşı olanca karanlığıyla bastırdığında milyonlarca insan acı dolu günlere mahkûm edildi.
O insanlardan birisi sadece hayatta kalmanın ötesine geçti. Bu kişi Viktor E. Frankl’dı.
Frankl’ın hikâyesi, yalnızca bir yaşama tutunma öyküsü değil. O, acının içinde dahi insan olabilmenin, bir amaçla ve onurlu bir şekilde yaşayabilmenin mümkün olduğunu bizlere kanıtladı. Nazi kamplarının dehşeti altında, sevdiklerini kaybetmiş, özgürlüğünden mahrum edilmiş biri olarak, insanın elinden alınamayacak tek şeyin “tutumunu seçme özgürlüğü” olduğunu bize gösterdi. Özgürlüğüne kavuştuktan sonra logoterapi ekolüyle tüm dünyada milyonlarca insana umut oldu.
Viktor E. Frankl’ın çağrısı bugün anlamsızlık çağında bir ışık oluyor. Bizleri öğütleriyle anlam üretmeye, hayatın kumlarında bıraktığımız ölümsüz ayak izlerinin sorumluluğunu almaya ve insan olmanın gerekliliklerini yeniden hatırlamaya çağırıyor.
"Varız ama öleceğiz, peki bunun içinden geçerken nasıl bir hayat yaşayacağız? Mabedimizi nasıl inşa edeceğiz? Bağ kurmamak imkansız çünkü gelişigüzel ve bilinçsizce yaşamak istemeyen bir insan için çok büyük ve sarsıcı bir olay bu. Yaşamın kendisi çok dehşetli bir hadise."
Özlem Küskü'yle @destekyayinlari'ndan çıkan yeni kitabı Viktor E. Frankl – Hayatın Anlamı Onun Bizden Ne Beklediğinde Saklıdır'ı konuştuk: https://t.co/wTfg2bGMop
Mahir Polat’ın avukatı Erkam Erdem:
"Tek başına tutuluyor ve her an beyin kanaması geçirebilir. Mevcut durum bu kadar ciddiyken bunu zorlaştırmamak gerekiyor. Devletin yaşam hakkını korumak gibi bir yükümlüğü var."
🗞️ Ruken Tuncel'in haberi
https://t.co/P3YlX8lxzd