24. PDR kongresiymiş. Benim de mesleğimde 24. yılım. 24 yıldır psikolojik danışmanlık hizmetleri sunmanın mutluluğu içindeyim. İnsanın gelişim gayesiyle kendisi ile çalışmaya istekli olmasını çok seviyorum. ❤️ #psikolojikdanışman
Türk PDR Derneği akreditasyon birimi PDR-EPDAB Akreditasyon Üst Kurulu olarak son toplantımızda, program akreditasyonu, değerlendirici eğitimi, III. #pdesas ve YÖKAK yönerge değişikliği konusunda yoğun bir gündemle toplandık. Geç saatlerde sonlanan toplantıdaki özverileri
Nezaket Üzerine
(Geçen hafta yaptığım bir konuşmanın özeti)
Nezaket, büyük jestlerin değil küçük anların dilidir. Karşılık beklemeden yapılan bir iyilik, geçerken söylenen bir “kolay gelsin”, yorgun bir yüze verilen bir tebessüm… Bunlar hayatın kenarlarına iliştirilen küçük ışıklar. İnsan benliğini bir an için geri çekebilmek, kendi ihtiyacını erteleyip başkasının varlığını fark edebilmek, işte bu sıradan görünen eylem, aslında insanın ulaşabileceği en derin olgunluklardan biri. İyiliğe dair söylenen hiçbir söz, gösterilen hiçbir ince davranış boşa gitmez; bir yerden mutlaka yankı verir, toprağa düşen her tohum gibi er ya da geç filiz verir. Nezaketi zayıflık sayanlar yanılıyor; çünkü yumuşak kalmak, özellikle de sertliğin ödüllendirildiği bir dünyada, belki de en büyük cesarettir.
Oysa bugün dünya giderek daha gürültülü, daha aceleci, daha sert bir yer hâline geliyor. İnsanlar birbirine hiç olmadığı kadar hızlı ulaşıyor ama birbirinin ruhuna hiç olmadığı kadar geç varıyor. Ekranlar aracılığıyla sürekli bağlantıda olan bu nesil, belki de tarihin en yalnız neslidir. Teknoloji hayatlarımızı alt üst etti; artık gözünü ekrandan alamayan anne babalar ve gözünü ekrandan alamayan çocuklar var. Oysa katıksız dikkat, bir insana gösterebileceğimiz en büyük ihtimam olabilir; fiziksel olmayan şeylerin yansıyabildiği biricik yüzey, nihayetinde insan yüzüdür. Modern hayat bize kendimizi göstermeyi öğretti, ama birbirimizi görmeyi öğretemedi. Bu yüzden çağımızın krizi yalnızca ekonomik ya da siyasi değil — özünde derin bir duygusal yoksullaşmadır.
Korku arttığında nezaket azalır. Başarısız olma, dışlanma, geride kalma korkusuyla büzülen insan savunmaya çekilir; savunmaya çekilince de karşısındakini tam olarak göremez. İçimizde korkunun tohumları da durur, merhamet ve nezaketin tohumları da — hangisine su verirsek o büyür, neyin yeşereceği her zaman bizim seçimimizdir. Belki de çağımızın en sessiz trajedisi şudur: İnsanlar başkalarına şefkat göstermeden önce kendilerine karşı şefkatlerini yitirdiler. İçimizde bizi durmaksızın yargılayan, yetersiz bulan, acele ettiren bir ses var. O ses sustukça, ya da en azından yumuşadıkça, insan hem kendine hem de dünyaya daha nazik bakabilir hâle geliyor.
Nezaket sözle değil, atmosferle öğrenilir. Bir evin duygusal iklimi, bir sınıfın sessiz dili, bir kurumun görünmez havası bunlar insanı şekillendirir. Çocuklarımıza şefkati ve merhameti öğretmek, onlara ötekinin de ilgiyi, iyiliği ve adaleti hak ettiğini kavratmak belki en kalıcı mirastır. Hata yaptığında aşağılanmayan çocuk, duyguları küçümsenmeden büyüyen genç, anlaşıldığında iyileştiğini keşfeden insan şefkati bu yolla içselleştirir. Zekâ merhametten ayrıldığında kolaylıkla manipülasyona dönüşebilir; eğitimin asıl amacı yalnızca başarılı değil, vicdanlı insanlar yetiştirmektir.
Gerçek nezaket pasiflik değildir. Dikkat ister, sabır ister, insanın kendi egosunu biraz geri çekebilmesini ister. Merhametin eli çoğu zaman aklın aritmetiğinden hızlıdır : Hesap yapmadan, beklenti gütmeden uzanır. Merhamet kol gezdiğinde insan insana yurt olur, sığınak olur. Bir insanı acele etmeden dinleyebilmek, sözünü kesmeden yanında durabilmek… bunlar küçük şeyler gibi görünür ama ruhsal olarak çok anlamlıdır. Çünkü insan bazen yalnızca anlaşılmakla iyileşir. Ve nezaket bulaşıcıdır: Bir insanın sakinliği başkasının gerginliğini azaltabilir, bir insanın yumuşaklığı başkasının sertliğini çözebilir.
Merhamet hâlâ insanın en kadim ve en derin kapasitesidir. Dünyanın tüm çirkinliklerini tek başına yenemeyiz ama dünyanın, bizim yapabildiğimiz kadar olan o iyiliğe ve güzelliğe her zaman ihtiyacı vardır. Günün hesabını topladığımız hasatla değil, ektiğimiz tohumla yapmak gerekir. Nezaket bize şunu hatırlatır: Karşımızdaki insan yalnızca bir işlev değildir, bir hayatı vardır, bir hikâyesi vardır. İyilik dünyayı bir anda değiştirmeyebilir ama bir insanın dünyasını değiştirebilir. Ve bazen bir insanın dünyası değiştiğinde, dünya da yavaş yavaş değişmeye başlar.
Akdeniz Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Ziraat Fakültesi’nin LÖSEV iş birliğiyle yürüttüğü “Hayata Kök Salan Kadınlar” isimli Toplumsal Katkı Projesi başarıyla tamamlandı.
🔗https://t.co/2HPbVO3Y7D
Akdeniz Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi (PDRUAM) ile Ziraat Fakültesi’nin, LÖSEV iş birliğiyle hayata geçirdiği “Hayata Kök Salan Kadınlar” isimli toplumsal katkı projesi başladı.
🔗https://t.co/fKwnyXZkXS
Akdeniz Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi (PDRUAM) tarafından, “İyi Oluş” temalı Gelişim Seminerleri V düzenlendi.
🔗https://t.co/E0kStYCIAs
Hayatın asıl kıymeti, kişinin kendi dar varoluşunu aşarak, dünyaya ya da başkalarının hayatına ışık düşürebilmesinde, anlamlı bir iz bırakabilmesinde yatar. Bu iz, büyük ve gösterişli olmak zorunda değil; bir deha veya şöhret olmak zorunda değiliz. Bazen bir insanın hayatına dokunmak, bir düşünceyi derinleştirmek ya da sadakatle bir emeği sürdürmek de aynı ölçüde anlam üretebilir. Geriye dönüp baktığında, ‘anlatacak bir hikayem var’ diyebilmek.
Gazi Üniversitesi 100. yıl etkinlikleri kapsamında bu buluşmada yer almak benim için büyük bir onur. Nazik daveti için Prof. Dr. Şerife Işık’a teşekkür ederim.
Görüşmek dileğiyle 🌿
Akdeniz Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi (PDRUAM) tarafından “Öz Temas: Kendini Destekleme” başlıklı bir atölye düzenlendi.
🔗https://t.co/KXPGvxO8A1
Heidelberg Üniversitesi çalışmasında gençler üç gün akıllı telefonlarından uzak tutuldu ve beyin taraması yapıldı. 72 saat sonra, beyinde en önemli değişiklikler beynin ödül ve öz denetim merkezleri olan nükleus akumbens ve ön singulat kortekste ortaya çıktı.
En güzel Kadınlar Günü 💗 Kıymetli rektörümüz Prof. Dr. Özlenen Özkan ile birlikte paylaştığımız güzel günden hatıra… An unforgettable Women’s Day gathering with our inspiring woman rector. 🌸 @ozlenenozkn
Akdeniz Üniversitesi Serik İşletme Fakültesi ile Serik Gülsün-Süleyman Süral Meslek Yüksekokulu iş birliğinde “Dayanıklılık ve İletişim” söyleşisi gerçekleştirildi.
🔗https://t.co/FZAGg1sJRt
Akdeniz Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi (PDRUAM) tarafından, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı iş birliğiyle düzenlenen Gelişim Seminerleri IV gerçekleştirildi.
🔗https://t.co/Ytv1dh2Ikh
📚 2017’de Türkçeye çevirdiğimiz Pozitif Psikoloji ve Aile Terapisi kitabı, vaka örnekleri ve pratik araçlarla aile terapisine ışık tutuyor. Keşfetmek isteyenler için: 🔗 https://t.co/xxq9B2zb9a
Bugün Umutlu Kalabilmek Programı’nın ilk oturumunu gerçekleştirdik 💫
Farklı fakültelerden öğrencilerimizin umuda olan ihtiyacını ve dayanışmasını görmek çok anlamlıydı 🌱
Program, sevgili doktora öğrencim @mlikegumus’un yürütücülüğünde sürüyor.
@Akdenizun#PDRUAM
Vicdan, aldırış etmektir. Umursamaktır. İçimizin derinliklerinden gelen ve bizi ahlaka çağıran o sestir. Bize ‘başka türlü yapamazdım’ dedirten şeydir.
Çağın merhamet seferine selam. Gazze’ye selam, Sumud’a selam, insanlığa selam. Direniş ve dayanışmaya selam!
Ortaokul, lise, üniversite öğrencileri ve ebeveynlerle minnettarlık temelli kısa müdahaleler yürüttüm.
Hepsinde ortak sonuç:
👉 Ruh sağlığı güçlendi
👉 Mutluluk desteklendi
💜 Minnettarlık, en güçlü iyileştiricilerden biri.
✨ Peki siz, bugün ne için minnettarsınız?